Kırık Meal (Arapça) : |وَمَنْ: ve kim | يَكْسِبْ: işlerse | خَطِيئَةً: bir hata | أَوْ: ya da | إِثْمًا: günah | ثُمَّ: sonra | يَرْمِ: üstüne atarsa | بِهِ: onu | بَرِيئًا: bir suçsuzun | فَقَدِ: muhakkak ki | احْتَمَلَ: yüklenmiş olur | بُهْتَانًا: büyük bir iftira | وَإِثْمًا: ve bir günah | مُبِينًا: açık |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ومن WMNve kim | يكسب YKSBişlerse | خطيئة ḢŦYÙTbir hata | أو ÊWya da | إثما ÎS̃MEgünah | ثم S̃Msonra | يرم YRMüstüne atarsa | به BHonu | بريئا BRYÙEbir suçsuzun | فقد FGD̃muhakkak ki | احتمل EḪTMLyüklenmiş olur | بهتانا BHTENEbüyük bir iftira | وإثما WÎS̃MEve bir günah | مبينا MBYNEaçık |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve men: ve kim | yeksib: işlerse | ḣaTiyeten: bir hata | ev: ya da | iṧmen: günah | ṧumme: sonra | yermi: üstüne atarsa | bihi: onu | beriyen: bir suçsuzun | feḳadi: muhakkak ki | Htemele: yüklenmiş olur | buhtānen: büyük bir iftira | ve iṧmen: ve bir günah | mubīnen: açık |
Kırık Meal (Transcript) : |VMN: ve kim | YKSB: işlerse | ḢŦYÙT: bir hata | ÊV: ya da | ÎS̃ME: günah | S̃M: sonra | YRM: üstüne atarsa | BH: onu | BRYÙE: bir suçsuzun | FGD̃: muhakkak ki | EḪTML: yüklenmiş olur | BHTENE: büyük bir iftira | VÎS̃ME: ve bir günah | MBYNE: açık |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kim bir hatada bulunur, yahut suç işler de onu bir suçsuza isnat ederse iftirâda bulunmuş, apaçık bir günahı yüklenmiş olur.
Adem Uğur : Kim kasıtlı veya kasıtsız bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Ahmed Hulusi : Kim bir kabahat veya suç işler de onu masum birinin üstüne atarsa, gerçekten açık bir iftira ile büyük bir suç yüklenmiş olur.
Ahmet Tekin : Kim de bir hata veya bile bile bir günah işler, sonra suçsuz birinin üstüne atarsa, muhakkak ki büyük bir iftirada bulunmuş, bilerek apaçık bir günah işlemiş olur.
Ahmet Varol : Kim bir hata yapar veya günah işler de sonra onu suçsuz birinin üzerine atarsa büyük bir iftira ve apaçık bir günah yükünü yüklenmiş olur.
Ali Bulaç : Kim bir hata veya günah kazanır da sonra bunu bir suçsuza yüklerse, gerçekten o, böyle bir yalan (bühtan)ı ve apaçık bir günahı yüklenmiştir.
Ali Fikri Yavuz : Kim bir hata veya bir günah yapar da, sonra onu bir suçsuza atarsa, muhakkak ki o, iftira ve bir büyük günahı yüklenmiştir.
Bekir Sadak : Kim yanilir veya suc isler de sonra onu bir sucsuzun uzerine atarsa, suphesiz iftira etmis, apacik bir gunah yuklenmis olur. *
Celal Yıldırım : Kim de bir hatâ veya bir günah kazanır da sonra onu bir günahsızın üzerine atarsa, şüphesiz ki o çok çirkin bir iftira ve açık bir günah ve vebal yüklenmiştir.
Diyanet İşleri : Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Diyanet İşleri (eski) : Kim yanılır veya suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Diyanet Vakfi : Kim kasıtlı veya kasıtsız bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Edip Yüksel : Kim bir hata yahut bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa şüphesiz büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kim bir hata veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kim de bir cinayet veya bir suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz bir iftirada bulunmuş ve açık bir günah daha yüklenmiş olur.
Elmalılı Hamdi Yazır : Her kim de bir cinayet veya bir vebal kazanır da sonra onu bir bîgünahın üzerine atarsa şüphesiz bir bühtan ve açık bir vebal daha yüklenmiş olur
Fizilal-il Kuran : Kim bir kusur ya da bir suç işler de onu bir masumun üzerine atarsa açık bir iftira, bir günah yükünün altına girmiş olur.
Gültekin Onan : Kim bir hata veya günah kazanır da sonra bunu bir suçsuza yüklerse, gerçekten o, böyle bir yalan (bühtan)ı ve apaçık bir günahı yüklenmiştir.
Hakkı Yılmaz : Kim de bir hata veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, o zaman kesinlikle bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Hasan Basri Çantay : Kim bir hataa veya bir günâh kazanır da sonra onu bir suçsuz (un üstüne) atarsa muhakkak ki o, bir iftirayı ve apaçık bir günâhı da sırtına yüklemişdir.
Hayrat Neşriyat : Kim de bir hatâ veya bir günah işler, sonra da onu bir suçsuzun üzerine atarsa, o takdirde şübhesiz ki bir iftirâ ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
İbni Kesir : Kim, bir hata veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üstüne atarsa; şüphesiz iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
İskender Evrenosoğlu : Ve kim hata yaparak veya bir suç işleyerek günah kazanır sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, o taktirde o, iftirayı ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.
Muhammed Esed : Ama kim bir hata yapar ve günah işler de sonra onu suçsuz bir kimsenin üstüne atarsa, iftira suçu ve (hatta daha da) iğrenç bir günah yüklenmiş olur.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve her kim bir kusur veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuz kimse üzerine atarsa muhakkak ki, bir iftirayı ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.
Ömer Öngüt : Kim bir hatâ veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Şaban Piriş : Kim de bir hata veya günah işler sonra da onu bir suçsuza atarsa, o, iftira ve büyük bir günahı yüklenmiş olur.
Suat Yıldırım : Kim bir hata (küçük günah) veya büyük günah işler, sonra onu masum olan birinin üstüne atarsa, bir iftira ve pek kesin bir vebal yüklenmiş olur.
Süleyman Ateş : Kim bir hatâ, ya da günâh işler de sonra onu bir suçsuzun üstüne atarsa, muhakkak ki büyük bir iftirâ ve açık bir günâh yüklenmiş olur.
Tefhim-ul Kuran : Kim bir hata ya da günah kazanır da sonra bunu bir suçsuza yüklerse, gerçekten o, böyle bir yalan (bühtan) ı ve apaçık bir günahı yüklenmiştir.
Ümit Şimşek : Küçük veya büyük bir günah işledikten sonra onu suçsuz birinin üzerine atan kimse ise, bir iftirayı ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.
Yaşar Nuri Öztürk : Kim bir hata yahut günah işler de sonra onunla bir suçsuzu itham ederse hiç kuşkusuz, büyük bir iftira ve açık bir günah yüklenmiş olur.