4:54Nisâ  Suresi 54. Ayet

Kuran Sırası: 4 İniş Sırası: 92
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176

4:54Nisâ  Suresi 54. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. أَمْ (ÊM) = em : yoksa
2. يَحْسُدُونَ (YḪSD̃VN) = yeHsudūne : kıskanıyorlar mı
3. النَّاسَ (ELNES) = n-nāse : insanlara
4. عَلَىٰ (AL) = ǎlā : yüzünden
5. مَا (ME) = mā : şeyi (vahiyleri)
6. اتَاهُمُ ( ËTEHM) = ātāhumu : verdiği
7. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah'ın
8. مِنْ (MN) = min : -ndan
9. فَضْلِهِ (FŽLH) = feDlihi : lutfu-
10. فَقَدْ (FGD̃) = feḳad : oysa
11. اتَيْنَا ( ËTYNE) = āteynā : biz verdik
12. الَ ( ËL) = āle : soyuna
13. إِبْرَاهِيمَ (ÎBREHYM) = ibrāhīme : İbrahim
14. الْكِتَابَ (ELKTEB) = l-kitābe : Kitabı
15. وَالْحِكْمَةَ (VELḪKMT) = velHikmete : ve hikmeti
16. وَاتَيْنَاهُمْ (V ËTYNEHM) = ve āteynāhum : ve onlara verdik
17. مُلْكًا (MLKE) = mulken : bir mülk
18. عَظِيمًا (AƵYME) = ǎZīmen : büyük
yoksa | kıskanıyorlar mı | insanlara | yüzünden | şeyi (vahiyleri) | verdiği | Allah'ın | -ndan | lutfu- | oysa | biz verdik | soyuna | İbrahim | Kitabı | ve hikmeti | ve onlara verdik | bir mülk | büyük |

[] [ḪSD̃] [NVS] [] [] [ETY] [] [] [FŽL] [] [ETY] [EVL] [] [KTB] [ḪKM] [ETY] [MLK] [AƵM]
ÊM YḪSD̃VN ELNES AL ME ËTEHM ELLH MN FŽLH FGD̃ ËTYNE ËL ÎBREHYM ELKTEB VELḪKMT V ËTYNEHM MLKE AƵYME

em yeHsudūne n-nāse ǎlā ātāhumu llahu min feDlihi feḳad āteynā āle ibrāhīme l-kitābe velHikmete ve āteynāhum mulken ǎZīmen
أم يحسدون الناس على ما آتاهم الله من فضله فقد آتينا آل إبراهيم الكتاب والحكمة وآتيناهم ملكا عظيما

4:54Nisâ  Suresi 54. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أم | ÊM em yoksa Or
يحسدون ح س د | ḪSD̃ YḪSD̃VN yeHsudūne kıskanıyorlar mı are they jealous
الناس ن و س | NVS ELNES n-nāse insanlara (of) the people
على | AL ǎlā yüzünden for
ما | ME şeyi (vahiyleri) what
آتاهم ا ت ي | ETY ËTEHM ātāhumu verdiği gave them
الله | ELLH llahu Allah'ın Allah
من | MN min -ndan from
فضله ف ض ل | FŽL FŽLH feDlihi lutfu- His Bounty?
فقد | FGD̃ feḳad oysa But surely
آتينا ا ت ي | ETY ËTYNE āteynā biz verdik We gave
آل ا و ل | EVL ËL āle soyuna (the) family
إبراهيم | ÎBREHYM ibrāhīme İbrahim (of) Ibrahim
الكتاب ك ت ب | KTB ELKTEB l-kitābe Kitabı the Book
والحكمة ح ك م | ḪKM VELḪKMT velHikmete ve hikmeti and [the] wisdom
وآتيناهم ا ت ي | ETY V ËTYNEHM ve āteynāhum ve onlara verdik and [We] gave them
ملكا م ل ك | MLK MLKE mulken bir mülk a kingdom
عظيما ع ظ م | AƵM AƵYME ǎZīmen büyük great.
4:54 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

yoksa | kıskanıyorlar mı | insanlara | yüzünden | şeyi (vahiyleri) | verdiği | Allah'ın | -ndan | lutfu- | oysa | biz verdik | soyuna | İbrahim | Kitabı | ve hikmeti | ve onlara verdik | bir mülk | büyük |

[] [ḪSD̃] [NVS] [] [] [ETY] [] [] [FŽL] [] [ETY] [EVL] [] [KTB] [ḪKM] [ETY] [MLK] [AƵM]
ÊM YḪSD̃VN ELNES AL ME ËTEHM ELLH MN FŽLH FGD̃ ËTYNE ËL ÎBREHYM ELKTEB VELḪKMT V ËTYNEHM MLKE AƵYME

em yeHsudūne n-nāse ǎlā ātāhumu llahu min feDlihi feḳad āteynā āle ibrāhīme l-kitābe velHikmete ve āteynāhum mulken ǎZīmen
أم يحسدون الناس على ما آتاهم الله من فضله فقد آتينا آل إبراهيم الكتاب والحكمة وآتيناهم ملكا عظيما

[] [ح س د] [ن و س] [] [] [ا ت ي] [] [] [ف ض ل] [] [ا ت ي] [ا و ل] [] [ك ت ب] [ح ك م] [ا ت ي] [م ل ك] [ع ظ م]

4:54Nisâ  Suresi 54. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أم | ÊM em yoksa Or
,Mim,
,40,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
يحسدون ح س د | ḪSD̃ YḪSD̃VN yeHsudūne kıskanıyorlar mı are they jealous
Ye,Ha,Sin,Dal,Vav,Nun,
10,8,60,4,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
الناس ن و س | NVS ELNES n-nāse insanlara (of) the people
Elif,Lam,Nun,Elif,Sin,
1,30,50,1,60,
N – accusative masculine plural noun
اسم منصوب
على | AL ǎlā yüzünden for
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
ما | ME şeyi (vahiyleri) what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
آتاهم ا ت ي | ETY ËTEHM ātāhumu verdiği gave them
,Te,Elif,He,Mim,
,400,1,5,40,
V – 3rd person masculine singular (form IV) perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الله | ELLH llahu Allah'ın Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
من | MN min -ndan from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
فضله ف ض ل | FŽL FŽLH feDlihi lutfu- His Bounty?
Fe,Dad,Lam,He,
80,800,30,5,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فقد | FGD̃ feḳad oysa But surely
Fe,Gaf,Dal,
80,100,4,
SUP – prefixed supplemental particle
CERT – particle of certainty
الفاء زائدة
حرف تحقيق
آتينا ا ت ي | ETY ËTYNE āteynā biz verdik We gave
,Te,Ye,Nun,Elif,
,400,10,50,1,
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
آل ا و ل | EVL ËL āle soyuna (the) family
,Lam,
,30,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
إبراهيم | ÎBREHYM ibrāhīme İbrahim (of) Ibrahim
,Be,Re,Elif,He,Ye,Mim,
,2,200,1,5,10,40,
"PN – genitive masculine proper noun → Ibrahim"
اسم علم مجرور بالفتحة بدلاً من الكسرة لأنه ممنوع من الصرف
الكتاب ك ت ب | KTB ELKTEB l-kitābe Kitabı the Book
Elif,Lam,Kef,Te,Elif,Be,
1,30,20,400,1,2,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
والحكمة ح ك م | ḪKM VELḪKMT velHikmete ve hikmeti and [the] wisdom
Vav,Elif,Lam,Ha,Kef,Mim,Te merbuta,
6,1,30,8,20,40,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative feminine noun
الواو عاطفة
اسم منصوب
وآتيناهم ا ت ي | ETY V ËTYNEHM ve āteynāhum ve onlara verdik and [We] gave them
Vav,,Te,Ye,Nun,Elif,He,Mim,
6,,400,10,50,1,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
ملكا م ل ك | MLK MLKE mulken bir mülk a kingdom
Mim,Lam,Kef,Elif,
40,30,20,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
عظيما ع ظ م | AƵM AƵYME ǎZīmen büyük great.
Ayn,Zı,Ye,Mim,Elif,
70,900,10,40,1,
ADJ – accusative masculine singular indefinite adjective
صفة منصوبة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
أم
em
|
yoksa
Kombi Müfredat
يحسدون
yeHsudūne
ḪSD̃|ح س د
kıskanıyorlar mı
Kombi Müfredat
الناس
n-nāse
NVS|ن و س
insanlara
4
على
ǎlā
|
yüzünden
5
ما
|
şeyi (vahiyleri)
Kombi Müfredat
آتاهم
ātāhumu
ETY|ا ت ي
verdiği
7
الله
llahu
|
Allah'ın
8
من
min
|
-ndan
Kombi Müfredat
فضله
feDlihi
FŽL|ف ض ل
lutfu-
10
فقد
feḳad
|
oysa
11 Kombi Müfredat
آتينا
āteynā
ETY|ا ت ي
biz verdik
12 Kombi Müfredat
آل
āle
EVL|ا و ل
soyuna
13
إبراهيم
ibrāhīme
|
İbrahim
14 Kombi Müfredat
الكتاب
l-kitābe
KTB|ك ت ب
Kitabı
15 Kombi Müfredat
والحكمة
velHikmete
ḪKM|ح ك م
ve hikmeti
16 Kombi Müfredat
وآتيناهم
ve āteynāhum
ETY|ا ت ي
ve onlara verdik
17 Kombi Müfredat
ملكا
mulken
MLK|م ل ك
bir mülk
18 Kombi Müfredat
عظيما
ǎZīmen
AƵM|ع ظ م
büyük
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |أَمْ: yoksa | يَحْسُدُونَ: kıskanıyorlar mı | النَّاسَ: insanlara | عَلَىٰ: yüzünden | مَا: şeyi (vahiyleri) | اتَاهُمُ: verdiği | اللَّهُ: Allah'ın | مِنْ: -ndan | فَضْلِهِ: lutfu- | فَقَدْ: oysa | اتَيْنَا: biz verdik | الَ: soyuna | إِبْرَاهِيمَ: İbrahim | الْكِتَابَ: Kitabı | وَالْحِكْمَةَ: ve hikmeti | وَاتَيْنَاهُمْ: ve onlara verdik | مُلْكًا: bir mülk | عَظِيمًا: büyük | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |أم ÊM yoksa | يحسدون YḪSD̃WN kıskanıyorlar mı | الناس ELNES insanlara | على AL yüzünden | ما ME şeyi (vahiyleri) | آتاهم ËTEHM verdiği | الله ELLH Allah'ın | من MN -ndan | فضله FŽLH lutfu- | فقد FGD̃ oysa | آتينا ËTYNE biz verdik | آل ËL soyuna | إبراهيم ÎBREHYM İbrahim | الكتاب ELKTEB Kitabı | والحكمة WELḪKMT ve hikmeti | وآتيناهم W ËTYNEHM ve onlara verdik | ملكا MLKE bir mülk | عظيما AƵYME büyük | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |em: yoksa | yeHsudūne: kıskanıyorlar mı | n-nāse: insanlara | ǎlā: yüzünden | : şeyi (vahiyleri) | ātāhumu: verdiği | llahu: Allah'ın | min: -ndan | feDlihi: lutfu- | feḳad: oysa | āteynā: biz verdik | āle: soyuna | ibrāhīme: İbrahim | l-kitābe: Kitabı | velHikmete: ve hikmeti | ve āteynāhum: ve onlara verdik | mulken: bir mülk | ǎZīmen: büyük | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÊM: yoksa | YḪSD̃VN: kıskanıyorlar mı | ELNES: insanlara | AL: yüzünden | ME: şeyi (vahiyleri) | ËTEHM: verdiği | ELLH: Allah'ın | MN: -ndan | FŽLH: lutfu- | FGD̃: oysa | ËTYNE: biz verdik | ËL: soyuna | ÎBREHYM: İbrahim | ELKTEB: Kitabı | VELḪKMT: ve hikmeti | V ËTYNEHM: ve onlara verdik | MLKE: bir mülk | AƵYME: büyük | Dinle Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Yoksa Allah'ın, lütfedip insanlara ihsân ettiği şeylere haset mi ediyorlar? Gerçekten de biz İbrahîm soyuna kitap ve hikmet verdik ve onlara büyük bir saltanat ihsân ettik.Dinle Paylaş
Adem Uğur : Yoksa onlar, Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara hased mi ediyorlar? Oysa İbrahim soyuna Kitab'ı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.Dinle Paylaş
Ahmed Hulusi : Yoksa o insanlara, Allâh'ın fazlından verdiklerini hazmedemeyip, haset mi ediyorlar? Gerçekten biz Âl-i İbrahim'e hakikat bilgisi ve Hikmet (Sünnetullah ilmi) verdik. Hem de aziym bir mülk verdik.Dinle Paylaş
Ahmet Tekin : Yoksa onlar, Allah’ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği maddî-manevî nimetleri, imkânları mı kıskanıyorlar? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine ve nesline, kitaplar, peygamberlik, ilim ve hikmet, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini verdik. Onlara büyük bir mülk, büyük bir devlet ve saltanat ihsan ettik.Dinle Paylaş
Ahmet Varol : Yoksa Allah'ın kendi lütfundan vermiş olduğu şeylerden dolayı insanları çekemiyorlar mı? Biz İbrahim ailesine de Kitab'ı ve hikmeti verdik; onlara ayrıca büyük bir mülk bahşettik.Dinle Paylaş
Ali Bulaç : Yoksa onlar, Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Doğrusu biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk de verdik.Dinle Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Yoksa, Allah, fazlından insanlara verdiği nimetlere hased mi ediyorlar? Gerçekten biz İbrahim hanedânına kitab ve hikmet verdik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik.Dinle Paylaş
Bekir Sadak : Yoksa Allah'in bol nimetinden verdigi kimseleri mi cekemiyorlar? Oysa Ibrahim ailesine kitap ve hikmet verdik, onlara buyuk hukumranlik bahsettik.Dinle Paylaş
Celal Yıldırım : Yoksa Allah'ın insanlara cömertçe sunduğu nîmet ve bol ihsanına karşı hased mi ediyorlar ? Gerçekten biz İbrahim hanedanına kitap ve hikmet verdik, hem de büyük bir mülk sunduk.Dinle Paylaş
Diyanet İşleri : Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.Dinle Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Yoksa Allah'ın bol nimetinden verdiği kimseleri mi çekemiyorlar? Oysa İbrahim ailesine kitap ve hikmet verdik, onlara büyük hükümranlık bahşettik.Dinle Paylaş
Diyanet Vakfi : Yoksa onlar, Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara hased mi ediyorlar? Oysa İbrahim soyuna Kitab'ı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık bahşettik.Dinle Paylaş
Edip Yüksel : Yoksa ALLAH'ın lütfundan insanlara verdiğini mi çekemiyorlar? Oysa biz, İbrahim ailesine kitap ve bilgelik verdik. Onlara büyük bir otorite verdik.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yoksa onlar, Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yoksa o insanlara Allah'ın kendi lütfundan verdiği nimeti çekemiyorlar da haset mi ediyorlar. Oysa biz İbrahim ailesine kitap ve hikmet verdik, ayrıca büyük bir mülk de verdik.Dinle Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Yoksa o nasa Allahın fazlından verdiği ni'meti çekemiyorlar da hased mi ediyorlar? Evet, biz Âli İbrahime kitab ve hikmet verdik hem de azîm bir mülk verdikDinle Paylaş
Fizilal-il Kuran : Yoksa Allah'ın, lütfunun eseri olarak insanlara bağışlamış olduğu imtiyazı çekemiyorlar, bu yüzden onları kıskanıyorlar mı? Oysa biz İbrahim'in soyundan gelenlere de kitap ve hikmet vermiş, kendilerine büyük bir egemenlik bağışlamıştık.Dinle Paylaş
Gültekin Onan : Yoksa onlar, Tanrı'nın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Doğrusu biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk de verdik.Dinle Paylaş
Hakkı Yılmaz : Yoksa onlar insanları, Allah'ın onlara armağan olarak verdiği şey için kıskanıyorlar mı? Bakın, şüphesiz Biz, İbrâhîm soyuna da kitap ve haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeleri vermiştik. Hem de onlara büyük bir hükümranlık verdik. Dinle Paylaş
Hasan Basri Çantay : Yoksa onlar Allahın fazl (-u kerem) inden insanlara verdiği şeylere (ni'metlere) karşı hased mi ediyorlar? Biz, hakıykat, İbrâhîm haanedanına da kitab ve hikmet vermişizdir. Onlara (başkaca) büyük bir mülk (-ü saltanat) da bahşetdik. Dinle Paylaş
Hayrat Neşriyat : Yoksa Allah’ın lütfundan onlara (peygambere ve mü’minlere) verdiği şeylerden dolayı insanlara hased mi ediyorlar? Muhakkak ki (biz,) İbrâhîm âilesine de kitab ve hikmet verdik ve onlara (pek) büyük bir saltanat verdik.Dinle Paylaş
İbni Kesir : Yoksa Allah'ın bol nimetinden verdiği insanları mı çekemiyorlar? Doğrusu biz, İbrahim soyuna da kitab ve hikmet verdik. Ve onlara büyük bir nimet bahşettik.Dinle Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Yoksa onlar, Allah'ın fazlından (ni'metinden) insanlara verdiği şeylere haset mi ediyorlar (çekemiyorlar mı)? Oysa Biz, Hz.İbrâhîm ailesine (soyuna) kitap ve hikmet vermiştik.Ve onlara “büyük mülk “verdik.Dinle Paylaş
Muhammed Esed : Yoksa onlar, Allahın zenginlik ve cömertliğinden başkalarına bahşettiği nimetleri dolayısıyla onları kıskanıyorlar mı? Oysa biz İbrahim ailesine vahiy ve hikmet bahşetmiş ve onlara güçlü bir hükümranlık vermiştik.Dinle Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Yoksa onlar Allah Teâlâ'nın fazlından olarak nâsa verdiği şey üzerine haset mi ediyorlar? Biz muhakkak âl-i İbrahim'e kitap ve hikmet verdik ve onlara azîm bir mülk verdik.Dinle Paylaş
Ömer Öngüt : Yoksa onlar, Allah'ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara haset mi ediyorlar? Oysa biz İbrâhim âilesine kitabı ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk bağışladık.Dinle Paylaş
Şaban Piriş : Yoksa onlar, Allah’ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Biz, İbrahim’in ailesine kitabı ve hikmeti vermişizdir. Onlara büyük bir mülk (saltanat) verdik.Dinle Paylaş
Suat Yıldırım : Yoksa onlar Allah’ın lütfundan insanlara ihsan ettiği nimetlere karşı haset mi ediyorlar? Evet biz Âl-i İbrâhime de kitap ve hikmet verdik, hem de büyük bir hâkimiyet ve mülk verdik.Dinle Paylaş
Süleyman Ateş : Yoksa Allâh'ın, lutfundan insanlara verdiği (vahiyler) yüzünden onları kıskanıyorlar mı? Oysa biz İbrâhim soyuna da Kitabı ve hikmeti vermiş ve onlara büyük bir mülk vermiştik.Dinle Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Yoksa onlar, Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Doğrusu biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk de verdik.Dinle Paylaş
Ümit Şimşek : Veya onlar, Allah'ın insanlara lütuf ve kereminden verdiği şeyi mi kıskanıyorlar? Doğrusu, Biz İbrahim hanedanına kitap ve hikmet verdik; onlara ayrıca büyük bir mülk ve egemenlik de verdik.Dinle Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yoksa insanları, Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği nimet yüzünden kıskanıyorlar mı? Evet biz, İbrahim Ailesi'ne de Kitap'ı ve hikmeti vermiş, onlara çok büyük bir mülk de lütfetmiştik.Dinle Paylaş
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.