Kırık Meal (Arapça) : |فَلْيُقَاتِلْ: savaşsınlar | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | الَّذِينَ: kimseler | يَشْرُونَ: satan(lar) | الْحَيَاةَ: hayatını | الدُّنْيَا: dünya | بِالْاخِرَةِ: ahireti karşılığında | وَمَنْ: ve kim | يُقَاتِلْ: savaşır da | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | فَيُقْتَلْ: öldürülür | أَوْ: veya | يَغْلِبْ: galib gelirse | فَسَوْفَ: yakında | نُؤْتِيهِ: biz ona vereceğiz | أَجْرًا: bir mükafat | عَظِيمًا: büyük |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فليقاتل FLYGETLsavaşsınlar | في FY | سبيل SBYLyolunda | الله ELLHAllah | الذين ELZ̃YNkimseler | يشرون YŞRWNsatan(lar) | الحياة ELḪYEThayatını | الدنيا ELD̃NYEdünya | بالآخرة BEL ËḢRTahireti karşılığında | ومن WMNve kim | يقاتل YGETLsavaşır da | في FY | سبيل SBYLyolunda | الله ELLHAllah | فيقتل FYGTLöldürülür | أو ÊWveya | يغلب YĞLBgalib gelirse | فسوف FSWFyakında | نؤتيه NÙTYHbiz ona vereceğiz | أجرا ÊCREbir mükafat | عظيما AƵYMEbüyük |
Kırık Meal (Okunuş) : |felyuḳātil: savaşsınlar | fī: | sebīli: yolunda | llahi: Allah | elleƶīne: kimseler | yeşrūne: satan(lar) | l-Hayāte: hayatını | d-dunyā: dünya | bil-āḣirati: ahireti karşılığında | ve men: ve kim | yuḳātil: savaşır da | fī: | sebīli: yolunda | llahi: Allah | feyuḳtel: öldürülür | ev: veya | yeğlib: galib gelirse | fesevfe: yakında | nu'tīhi: biz ona vereceğiz | ecran: bir mükafat | ǎZīmen: büyük |
Kırık Meal (Transcript) : |FLYGETL: savaşsınlar | FY: | SBYL: yolunda | ELLH: Allah | ELZ̃YN: kimseler | YŞRVN: satan(lar) | ELḪYET: hayatını | ELD̃NYE: dünya | BEL ËḢRT: ahireti karşılığında | VMN: ve kim | YGETL: savaşır da | FY: | SBYL: yolunda | ELLH: Allah | FYGTL: öldürülür | ÊV: veya | YĞLB: galib gelirse | FSVF: yakında | NÙTYH: biz ona vereceğiz | ÊCRE: bir mükafat | AƵYME: büyük |
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık Allah yolunda savaşsın dünya yaşayışı yerine âhireti satın alanlar ve kim Allah yolunda savaşır da öldürülür, yahut üstün olursa ona büyük bir ecir vereceğiz.
Adem Uğur : O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Ahmed Hulusi : Geleceklerindeki sonsuz yaşam sürecinin getirisi karşılığında dünya yaşamını feda etmeyi göze alanlar, Allâh yolunda savaşsınlar. Kim Allâh uğruna savaşır da öldürülür veya galip gelirse, kendisine büyük mükâfat vereceğiz.
Ahmet Tekin : Âhiret hayatı, ebedî yurt karşılığında dünya hayatının süflî zevklerini, debdebesini terk edenler, hiçe sayanlar, Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşır, öldürülür veya zafer kazanırsa biz ona büyük mükâfatlar vereceğiz.
Ahmet Varol : O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Kim Allah yolunda çarpışır sonra öldürülür veya üstün gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Bulaç : Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Fikri Yavuz : O halde dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaş etsin. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse, yahud düşmanına üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.
Bekir Sadak : O halde, dunya hayati yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savassinlar . Kim Allah yolunda savasir, oldurulur veya galib gelirse, Biz ona buyuk bir ecir verecegiz.
Celal Yıldırım : Gerçek bu olunca, artık dünya hayatını Âhiret (sevabı ve mutluluğu) karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya üstün gelir (gazi olur)sa, ona büyük bir ecir (mükâfat) vereceğiz.
Diyanet İşleri : O hâlde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Diyanet İşleri (eski) : O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galib gelirse, Biz ona büyük bir ecir vereceğiz.
Diyanet Vakfi : O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Edip Yüksel : Dünya hayatını ahirete değişenler ALLAH yolunda savaşsınlar. Kim ALLAH yolunda savaşır, ölür yahut yenerse, kendisine büyük bir ödül vereceğiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O halde geçici dünya hayatını, ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O halde seferber olun da o geçici dünya hayatını ahiretin ebedi hayatı karşılığında satacak olanlar çarpışsın! Her kim Allah yolunda çarpışır da, öldürülür veya üstün gelirse, her iki surette de biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır : O halde seferber olun da o geçici dünya hayatını Âhıretin ebedî hayatına satacak olanlar çarpışsın, her kim Allah yolunda çarpışır da katlolunur veya galib gelirse iki surette de biz ona yarın pek büyük bir ecir vereceğiz
Fizilal-il Kuran : Öyleyse dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda öldürülür veya galip gelirse biz ona ilerde büyük bir ödül vereceğiz.
Gültekin Onan : Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Tanrı yolunda savaşsınlar; kim Tanrı yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Hakkı Yılmaz : O hâlde basit dünya hayatını, âhiret karşılığında satacak kimseler, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, artık Biz, ona çok büyük bir ödül vereceğiz.
Hasan Basri Çantay : Artık âhiret (seâdeti) yerine (geçici) dünyâ hayaatını satacak olanlar Allah yolunda muhaarebe etsin. Kim Allah yolunda vuruşub da öldürülür, yahud (düşmanına) galebe ederse ona pek büyük bir ecîr vereceğiz.
Hayrat Neşriyat : Öyle ise, dünya hayâtını âhiret karşılığında satan (o bahtiyar)lar Allah yolunda savaşsınlar! Artık kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, bunun üzerine ileride ona (pek) büyük bir mükâfât vereceğiz.
İbni Kesir : O halde dünya hayatını ahirete satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan kimse; öldürülse de, galip gelse de Biz, ona büyük bir mükafat vereceğiz.
İskender Evrenosoğlu : Öyleyse dünya hayatını, ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Ve kim Allah yolunda savaşırken öldürülse veya gâlip gelse, o taktirde Biz ona, “büyük ecir” vereceğiz.
Muhammed Esed : Öyleyse, bu dünya hayatını ahiret ile takas etmek isteyenler Allah yolunda savaşsınlar! Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülmüş olsun ister zafer kazansın, zamanı geldiğinde büyük bir mükafat ihsan edeceğiz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık dünya hayatını ahiret mukabilinde satacak olanlar, Allah yolunda savaşa atılsınlar, ve her kim Allah yolunda mukatelede bulunur da katlolunursa veya galip gelirse ona elbette büyük bir mükâfaat vereceğiz.
Ömer Öngüt : Öyleyse dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır ve öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Şaban Piriş : Ahiret karşılığında dünya hayatını satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Suat Yıldırım : O halde, dünya hayatına değil, âhirete talip ve müşteri olanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşa girer de öldürülüp şehid olur veya galip gelir gazi olursa, her iki halde de biz ona yarın pek büyük mükâfat vereceğiz.
Süleyman Ateş : Dünyâ hayâtını âhiret hayâtı karşılığında satanlar, Allâh yolunda savaşsınlar. Kim Allâh yolunda savaşır da öldürülür veya gâlib gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfât vereceğiz.
Tefhim-ul Kuran : Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Ümit Şimşek : Dünya hayatını âhiret hayatıyla değiştirmek isteyenler, Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan kimseye ise, ister öldürülsün, ister galip gelsin, Biz pek büyük bir ödül vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk : İğreti hayatı âhiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Allah yolunda çarpışıp da öldürülen yahut galip gelene biz, yakında, büyük bir ödül vereceğiz.