Kırık Meal (Arapça) : |انْظُرْ: bak | كَيْفَ: nasıl | يَفْتَرُونَ: uyduruyorlar | عَلَى: karşı | اللَّهِ: Allah'a | الْكَذِبَ: yalan | وَكَفَىٰ: ve yeter | بِهِ: bu (onlara) | إِثْمًا: bir günah olarak | مُبِينًا: apaçık |
Kırık Meal (Harekesiz) : |انظر ENƵRbak | كيف KYFnasıl | يفترون YFTRWNuyduruyorlar | على ALkarşı | الله ELLHAllah'a | الكذب ELKZ̃Byalan | وكفى WKFve yeter | به BHbu (onlara) | إثما ÎS̃MEbir günah olarak | مبينا MBYNEapaçık |
Kırık Meal (Okunuş) : |unZur: bak | keyfe: nasıl | yefterūne: uyduruyorlar | ǎlā: karşı | llahi: Allah'a | l-keƶibe: yalan | ve kefā: ve yeter | bihi: bu (onlara) | iṧmen: bir günah olarak | mubīnen: apaçık |
Kırık Meal (Transcript) : |ENƵR: bak | KYF: nasıl | YFTRVN: uyduruyorlar | AL: karşı | ELLH: Allah'a | ELKZ̃B: yalan | VKF: ve yeter | BH: bu (onlara) | ÎS̃ME: bir günah olarak | MBYNE: apaçık |
Abdulbaki Gölpınarlı : Hele bak, Allah'a nasıl iftirâ ediyor, ona yalan isnat ediyorlar ve yeter bu apaçık suç onlara.
Adem Uğur : Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!
Ahmed Hulusi : Bak nasıl yalanla Allâh'a iftira ediyorlar! Bundan daha açık suç olmaz!
Ahmet Tekin : İbret nazarıyla bak, nasıl da, Allah adına yalan uyduruyorlar. Bile bile işlenmiş âşikâr bir günah olarak bu onlara yeter.
Ahmet Varol : Onların Allah'a karşı nasıl yalan uydurduklarına bak! Bu, apaçık bir günah olarak yeter.
Ali Bulaç : Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.
Ali Fikri Yavuz : Bak! Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar! Bu yanlış inançları, açık bir günah olarak (onlara) yeter.
Bekir Sadak : Allah'a nasil yalan yere iftira ettiklerine bir bak. Bu, apacik bir gunah olarak yeter. *
Celal Yıldırım : Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar! Açık günah olarak bu yeter.
Diyanet İşleri : Bak, Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'a nasıl yalan yere iftira ettiklerine bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.
Diyanet Vakfi : Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!
Edip Yüksel : Bak, nasıl da yalan yere ALLAH'a iftira ediyorlar. Büyük bir hakaret olarak bu yeter.