Kırık Meal (Arapça) : |إِنْ: eğer | تَجْتَنِبُوا: kaçınırsanız | كَبَائِرَ: büyük günahlardan | مَا: ne ki | تُنْهَوْنَ: size yasaklanan | عَنْهُ: ondan | نُكَفِّرْ: örteriz | عَنْكُمْ: sizin | سَيِّئَاتِكُمْ: küçük günahlarınızı | وَنُدْخِلْكُمْ: ve sizi sokarız | مُدْخَلًا: bir yere | كَرِيمًا: güzel |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إن ÎNeğer | تجتنبوا TCTNBWEkaçınırsanız | كبائر KBEÙRbüyük günahlardan | ما MEne ki | تنهون TNHWNsize yasaklanan | عنه ANHondan | نكفر NKFRörteriz | عنكم ANKMsizin | سيئاتكم SYÙETKMküçük günahlarınızı | وندخلكم WND̃ḢLKMve sizi sokarız | مدخلا MD̃ḢLEbir yere | كريما KRYMEgüzel |
Kırık Meal (Okunuş) : |in: eğer | tectenibū: kaçınırsanız | kebāira: büyük günahlardan | mā: ne ki | tunhevne: size yasaklanan | ǎnhu: ondan | nukeffir: örteriz | ǎnkum: sizin | seyyiātikum: küçük günahlarınızı | ve nudḣilkum: ve sizi sokarız | mudḣalen: bir yere | kerīmen: güzel |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎN: eğer | TCTNBVE: kaçınırsanız | KBEÙR: büyük günahlardan | ME: ne ki | TNHVN: size yasaklanan | ANH: ondan | NKFR: örteriz | ANKM: sizin | SYÙETKM: küçük günahlarınızı | VND̃ḢLKM: ve sizi sokarız | MD̃ḢLE: bir yere | KRYME: güzel |
Abdulbaki Gölpınarlı : Nehyedildiğiniz büyük günahlardan kaçınırsanız suçlarınızı örteriz ve sizi büyük ve şerefli bir mevkie ulaştırırız.
Adem Uğur : Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.
Ahmed Hulusi : Kebairden (büyük suçlardan - şirk, insan öldürmek vs. ) kaçınırsanız, küçük suçlarınızı örter, kerîm bir mekâna yerleştiririz.
Ahmet Tekin : Siz yasaklandığınız büyük günahlardan, bunların savunuculuğundan, sözcülüğünden kaçınırsanız, biz de sizin kusurlarınızı sileriz, bağışlarız. Sizi güzel, saygı gösterilen hoş bir yere koyarız.
Ahmet Varol : Eğer size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız kusurlarınızı örteriz ve sizi değerli bir yere sokarız.
Ali Bulaç : Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.
Ali Fikri Yavuz : Eğer siz, yasak edildiğiniz günahların büyüklerinden sakınırsanız, sizden diğer kabahatlerinizi örteriz ve sizi iyi bir gidişata sokarız.
Bekir Sadak : Size yasak edilen buyuk gunahlardan kacinirsaniz, kusurlarinizi orter ve sizi serefli bir yere yerlestiririz.
Celal Yıldırım : Eğer men'edildiğiniz büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örtüp temizleriz ve sizi şerefli bir makama yerleştiririz.
Diyanet İşleri : Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.
Diyanet İşleri (eski) : Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz.
Diyanet Vakfi : Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.
Edip Yüksel : Büyük yasaklardan kaçınırsanız günahlarınızı örter ve sizi onurlu bir girişle kabul ederiz
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Eğer siz, yasaklandığınız büyük günahlardan sakınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Eğer siz, yasaklandığınız günahların büyüklerinden kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi güzel bir yere koyarız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Eğer siz nehyedildiğiniz günahların büyüklerinden ictinab ederseniz sizden kabahatlerinizi keffaretleriz ve sizi hoş bir mesleğe koyarız
Fizilal-il Kuran : Eğer size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, küçük günahlarınızı bağışlar ve sizi onurlu bir konuta yerleştiririz.
Gültekin Onan : Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz (keffir) ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.
Hakkı Yılmaz : Eğer siz, yasaklandığınız şeylerin büyüklerinden sakınırsanız, kötülüklerinizi sizden örteriz. Ve sizi saygın giriş yerine girdiririz.
Hasan Basri Çantay : Eğer yasak edildiğiniz büyük (günâh) lardan kaçınırsanız sizin (öbür) kabahatlerinizi örteriz ve sizi şerefli bir mevkia (getirib) sokarız.
Hayrat Neşriyat : Eğer kendisinden yasaklanmakta olduğunuz (günahlar)ın büyüklerinden kaçınırsanız, (küçük) günahlarınızı sizden örteriz ve sizi çok hoş bir yere (Cennete) koyarız.
İbni Kesir : Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız; küçük günahlarınızı örter ve sizi şerefli bir mevkiye koyarız.
İskender Evrenosoğlu : Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin günahlarınızı örteriz ve sizi (şerefli bir makama) ikram olunacağınız bir yere koyarız.
Muhammed Esed : Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, (küçük) kusurlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir meskene yerleştiririz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Eğer nehyedilmiş olduğunuz şeylerin büyüklerinden kaçınırsanız sizden kabahatlerinizi kefaretlendirir ve sizleri bir kerîm mahalle girdirir.
Ömer Öngüt : Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örteriz ve sizi ağırlanacağınız şerefli bir yere yerleştiririz.
Şaban Piriş : Size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu ve üstün bir makama girdiririz.
Suat Yıldırım : Eğer yasaklanan günahların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin öbür küçük günahlarınızı örtüp affederiz ve sizi değerli bir mevkiye yerleştiririz.
Süleyman Ateş : Eğer size yasaklanan büyük günâhlardan kaçınırsanz, sizin küçük günâhlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere sokarız.
Tefhim-ul Kuran : Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız.
Ümit Şimşek : Eğer size yasaklanmış olan şeylerin büyüklerinden kaçınırsanız, kalan günahlarınızı da Biz örter ve sizi çok şerefli bir yere yerleştiririz.
Yaşar Nuri Öztürk : Eğer yasaklandığınız günahların büyüklerinden uzak kalırsanız, diğer kötülüklerinizi örteriz ve sizi nimet ve bereket dolu bir varış yerine ulaştırırız.