Kırık Meal (Arapça) : |وَاللَّهُ: Allah | يُرِيدُ: istiyor | أَنْ: | يَتُوبَ: tevbenizi kabul etmek | عَلَيْكُمْ: sizin | وَيُرِيدُ: ve istiyorlar | الَّذِينَ: kimseler | يَتَّبِعُونَ: uyan(lar) | الشَّهَوَاتِ: şehvetlerine | أَنْ: | تَمِيلُوا: sizin düşmenizi | مَيْلًا: bir sapıklığa | عَظِيمًا: büyük |
Kırık Meal (Harekesiz) : |والله WELLHAllah | يريد YRYD̃istiyor | أن ÊN | يتوب YTWBtevbenizi kabul etmek | عليكم ALYKMsizin | ويريد WYRYD̃ve istiyorlar | الذين ELZ̃YNkimseler | يتبعون YTBAWNuyan(lar) | الشهوات ELŞHWETşehvetlerine | أن ÊN | تميلوا TMYLWEsizin düşmenizi | ميلا MYLEbir sapıklığa | عظيما AƵYMEbüyük |
Kırık Meal (Okunuş) : |vallahu: Allah | yurīdu: istiyor | en: | yetūbe: tevbenizi kabul etmek | ǎleykum: sizin | veyurīdu: ve istiyorlar | elleƶīne: kimseler | yettebiǔne: uyan(lar) | ş-şehevāti: şehvetlerine | en: | temīlū: sizin düşmenizi | meylen: bir sapıklığa | ǎZīmen: büyük |
Kırık Meal (Transcript) : |VELLH: Allah | YRYD̃: istiyor | ÊN: | YTVB: tevbenizi kabul etmek | ALYKM: sizin | VYRYD̃: ve istiyorlar | ELZ̃YN: kimseler | YTBAVN: uyan(lar) | ELŞHVET: şehvetlerine | ÊN: | TMYLVE: sizin düşmenizi | MYLE: bir sapıklığa | AƵYME: büyük |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Allah, tövbenizi kabul etmeyi diler, şehvetlerine uyanlarsa, sizin doğru yoldan tamamıyla sapmanızı.
Adem Uğur : Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.
Ahmed Hulusi : Allâh, (yanlışlarınıza olan) tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvaniyete (bedensel dürtülere) tâbi olanlar ise, sizin büyük bir sapma ile (hakikatten) uzaklaşmanızı isterler.
Ahmet Tekin : Allah tevbenizi, günah işlemekten vazgeçerek kendisine itaate yönelmenizi kabul etmek ister. Allah’ın haram kıldıklarının peşinden koşanlar, kötü arzularının esiri olanlar ise büsbütün yoldan çıkmanızı, haram işlemenizi isterler.
Ahmet Varol : Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor, şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Ali Bulaç : Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.
Ali Fikri Yavuz : Allah, sizin tevbelerinizi kabul etmek ister. Halbuki şehvetlerine uyanlar (Yahudi, hristiyan ve diğer kâfirler) sizi doğru yoldan büyük bir meyil ile harama götürmek isterler.
Bekir Sadak : Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, sehvetlerine uyanlar ise sizin buyuk bir sapikliga girmenizi isterler.
Celal Yıldırım : (Öyle ya) Allah tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyup gidenler ise, sizin (doğru yoldan) iyice sapmanızı arzu ederler.
Diyanet İşleri : Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Diyanet İşleri (eski) : Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa girmenizi isterler.
Diyanet Vakfi : Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.
Edip Yüksel : ALLAH sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; heva ve heveslerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Halbuki şehvetlerine uyanlar ise, sizin doğru yoldan büyük bir meyl ile sapmanızı istiyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak isterken, o şehvetleri peşinde koşanlar sizin büyük bir yamuklukla yamulmanızı, yoldan sapmanızı istiyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Allah tevbekâr olduğunuzu görerek size nazar buyurmak istiyorken o şehvetleri ardında koşanlar sizin büyük bir yamıklıkla yamılmanızı istiyorlar
Fizilal-il Kuran : Allah sizin tevbelerinizi kabuk etmek ister. Oysa nefislerinin arzuları peşinden koşanlar sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler..
Gültekin Onan : Tanrı, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.
Hakkı Yılmaz : Ve Allah, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyan kimseler de, sizin doğru yoldan büyük bir meyil ile eğilmenizi istiyorlar.
Hasan Basri Çantay : (Evet) Allah sizin tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyi ile (yoldan) sapmanızı dilerler.
Hayrat Neşriyat : Ve Allah, sizin tevbelerinizi kabûl etmek ister; şehvetler(in)e uyanlar ise, (sizin)büyük bir meyil ile (bütün bütün haktan) sapmanızı ister.
İbni Kesir : Allah; sizin tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlarda sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler.
İskender Evrenosoğlu : Ve Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister, şehvetlerine uyanlar ise, sizin büyük bir meyille (şehvete) meyletmenizi isterler.
Muhammed Esed : Allah size bağışlayacağı ile yaklaşırken (yalnızca) kendi ihtiraslarının ardından gidenler ise doğru yoldan sapmanızı isterler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Allah Teâlâ sizin tevbe ederek aff-ı ilâhiye nâiliyetinizi diler. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyil ile sapmanızı isterler.
Ömer Öngüt : Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor, şehvetlerine uyanlar ise sizin büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.
Şaban Piriş : Allah, tevbe etmenizi ister; şehvetlerine tabi olanlar ise büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler.
Suat Yıldırım : Evet Allah sizin yuvanıza dönüş yapıp tövbenizi kabul buyurmak istiyorken, Şehvetlerinin ardına düşenler ise, büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.
Süleyman Ateş : Allâh, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor; şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.
Tefhim-ul Kuran : Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.
Ümit Şimşek : Allah size böylece tevbe nasip etmek ve günahlarınızı bağışlamak istiyor; ihtiraslarının peşine düşenler ise sizin büsbütün yoldan çıkmanızı arzuluyor.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlarsa sizin büyük bir sapışla sapmanızı isterler.