4:19Nisâ  Suresi 19. Ayet

Kuran Sırası: 4 İniş Sırası: 92
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165166167168169170171172173174175176

4:19Nisâ  Suresi 19. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. يَا (YE) = yā : EY/HEY/AH
2. أَيُّهَا (ÊYHE) = eyyuhā : SİZ!
3. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseler
4. امَنُوا ( ËMNVE) = āmenū : inanan(lar)
5. لَا (LE) = lā :
6. يَحِلُّ (YḪL) = yeHillu : helal değildir
7. لَكُمْ (LKM) = lekum : size
8. أَنْ (ÊN) = en :
9. تَرِثُوا (TRS̃VE) = teriṧū : miras yoluyla almanız
10. النِّسَاءَ (ELNSEÙ) = n-nisā'e : kadınları
11. كَرْهًا (KRHE) = kerhen : zorla
12. وَلَا (VLE) = ve lā :
13. تَعْضُلُوهُنَّ (TAŽLVHN) = teǎ'Dulūhunne : onları sıkıştırmayın
14. لِتَذْهَبُوا (LTZ̃HBVE) = liteƶhebū : alıp götürmek için
15. بِبَعْضِ (BBAŽ) = bibeǎ'Di : bir kısmını
16. مَا (ME) = mā : şeylerin
17. اتَيْتُمُوهُنَّ ( ËTYTMVHN) = āteytumūhunne : onlara verdiğiniz
18. إِلَّا (ÎLE) = illā : dışında
19. أَنْ (ÊN) = en :
20. يَأْتِينَ (YÊTYN) = ye'tīne : yapmaları
21. بِفَاحِشَةٍ (BFEḪŞT) = bifāHişetin : edepsizlik
22. مُبَيِّنَةٍ (MBYNT) = mubeyyinetin : açık bir
23. وَعَاشِرُوهُنَّ (VAEŞRVHN) = ve ǎāşirūhunne : ve onlarla geçinin
24. بِالْمَعْرُوفِ (BELMARVF) = bil-meǎ'rūfi : iyi
25. فَإِنْ (FÎN) = fein : eğer
26. كَرِهْتُمُوهُنَّ (KRHTMVHN) = kerihtumūhunne : onlardan hoşlanmazsanız
27. فَعَسَىٰ (FAS) = feǎsā : bilinki
28. أَنْ (ÊN) = en :
29. تَكْرَهُوا (TKRHVE) = tekrahū : sizin hoşlanmadığınız
30. شَيْئًا (ŞYÙE) = şey'en : bir şeye
31. وَيَجْعَلَ (VYCAL) = ve yec'ǎle : koymuş olabilir
32. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah
33. فِيهِ (FYH) = fīhi : ona
34. خَيْرًا (ḢYRE) = ḣayran : hayır
35. كَثِيرًا (KS̃YRE) = keṧīran : çok
EY/HEY/AH | SİZ! | kimseler | inanan(lar) | | helal değildir | size | | miras yoluyla almanız | kadınları | zorla | | onları sıkıştırmayın | alıp götürmek için | bir kısmını | şeylerin | onlara verdiğiniz | dışında | | yapmaları | edepsizlik | açık bir | ve onlarla geçinin | iyi | eğer | onlardan hoşlanmazsanız | bilinki | | sizin hoşlanmadığınız | bir şeye | koymuş olabilir | Allah | ona | hayır | çok |

[Y] [EYH] [] [EMN] [] [ḪLL] [] [] [VRS̃] [NSV] [KRH] [] [AŽL] [Z̃HB] [BAŽ] [] [ETY] [] [] [ETY] [FḪŞ] [BYN] [AŞR] [ARF] [] [KRH] [ASY] [] [KRH] [ŞYE] [CAL] [] [] [ḢYR] [KS̃R]
YE ÊYHE ELZ̃YN ËMNVE LE YḪL LKM ÊN TRS̃VE ELNSEÙ KRHE VLE TAŽLVHN LTZ̃HBVE BBAŽ ME ËTYTMVHN ÎLE ÊN YÊTYN BFEḪŞT MBYNT VAEŞRVHN BELMARVF FÎN KRHTMVHN FAS ÊN TKRHVE ŞYÙE VYCAL ELLH FYH ḢYRE KS̃YRE

eyyuhā elleƶīne āmenū yeHillu lekum en teriṧū n-nisā'e kerhen ve lā teǎ'Dulūhunne liteƶhebū bibeǎ'Di āteytumūhunne illā en ye'tīne bifāHişetin mubeyyinetin ve ǎāşirūhunne bil-meǎ'rūfi fein kerihtumūhunne feǎsā en tekrahū şey'en ve yec'ǎle llahu fīhi ḣayran keṧīran
يا أيها الذين آمنوا لا يحل لكم أن ترثوا النساء كرها ولا تعضلوهن لتذهبوا ببعض ما آتيتموهن إلا أن يأتين بفاحشة مبينة وعاشروهن بالمعروف فإن كرهتموهن فعسى أن تكرهوا شيئا ويجعل الله فيه خيرا كثيرا

4:19Nisâ  Suresi 19. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler who
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believe[d]!
لا | LE Not
يحل ح ل ل | ḪLL YḪL yeHillu helal değildir (is) lawful
لكم | LKM lekum size for you
أن | ÊN en that
ترثوا و ر ث | VRS̃ TRS̃VE teriṧū miras yoluyla almanız you inherit
النساء ن س و | NSV ELNSEÙ n-nisā'e kadınları the women
كرها ك ر ه | KRH KRHE kerhen zorla (by) force.
ولا | VLE ve lā And not
تعضلوهن ع ض ل | AŽL TAŽLVHN teǎ'Dulūhunne onları sıkıştırmayın you constraint them
لتذهبوا ذ ه ب | Z̃HB LTZ̃HBVE liteƶhebū alıp götürmek için so that you may take
ببعض ب ع ض | BAŽ BBAŽ bibeǎ'Di bir kısmını a part
ما | ME şeylerin (of) what
آتيتموهن ا ت ي | ETY ËTYTMVHN āteytumūhunne onlara verdiğiniz you have given them
إلا | ÎLE illā dışında except
أن | ÊN en that
يأتين ا ت ي | ETY YÊTYN ye'tīne yapmaları they commit
بفاحشة ف ح ش | FḪŞ BFEḪŞT bifāHişetin edepsizlik immorality
مبينة ب ي ن | BYN MBYNT mubeyyinetin açık bir open.
وعاشروهن ع ش ر | AŞR VAEŞRVHN ve ǎāşirūhunne ve onlarla geçinin And live with them
بالمعروف ع ر ف | ARF BELMARVF bil-meǎ'rūfi iyi in kindness.
فإن | FÎN fein eğer But if
كرهتموهن ك ر ه | KRH KRHTMVHN kerihtumūhunne onlardan hoşlanmazsanız you dislike them,
فعسى ع س ي | ASY FAS feǎsā bilinki then perhaps
أن | ÊN en that
تكرهوا ك ر ه | KRH TKRHVE tekrahū sizin hoşlanmadığınız you dislike
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şeye a thing
ويجعل ج ع ل | CAL VYCAL ve yec'ǎle koymuş olabilir and has placed
الله | ELLH llahu Allah Allah
فيه | FYH fīhi ona in it
خيرا خ ي ر | ḢYR ḢYRE ḣayran hayır good
كثيرا ك ث ر | KS̃R KS̃YRE keṧīran çok much.
4:19 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

EY/HEY/AH | SİZ! | kimseler | inanan(lar) | | helal değildir | size | | miras yoluyla almanız | kadınları | zorla | | onları sıkıştırmayın | alıp götürmek için | bir kısmını | şeylerin | onlara verdiğiniz | dışında | | yapmaları | edepsizlik | açık bir | ve onlarla geçinin | iyi | eğer | onlardan hoşlanmazsanız | bilinki | | sizin hoşlanmadığınız | bir şeye | koymuş olabilir | Allah | ona | hayır | çok |

[Y] [EYH] [] [EMN] [] [ḪLL] [] [] [VRS̃] [NSV] [KRH] [] [AŽL] [Z̃HB] [BAŽ] [] [ETY] [] [] [ETY] [FḪŞ] [BYN] [AŞR] [ARF] [] [KRH] [ASY] [] [KRH] [ŞYE] [CAL] [] [] [ḢYR] [KS̃R]
YE ÊYHE ELZ̃YN ËMNVE LE YḪL LKM ÊN TRS̃VE ELNSEÙ KRHE VLE TAŽLVHN LTZ̃HBVE BBAŽ ME ËTYTMVHN ÎLE ÊN YÊTYN BFEḪŞT MBYNT VAEŞRVHN BELMARVF FÎN KRHTMVHN FAS ÊN TKRHVE ŞYÙE VYCAL ELLH FYH ḢYRE KS̃YRE

eyyuhā elleƶīne āmenū yeHillu lekum en teriṧū n-nisā'e kerhen ve lā teǎ'Dulūhunne liteƶhebū bibeǎ'Di āteytumūhunne illā en ye'tīne bifāHişetin mubeyyinetin ve ǎāşirūhunne bil-meǎ'rūfi fein kerihtumūhunne feǎsā en tekrahū şey'en ve yec'ǎle llahu fīhi ḣayran keṧīran
يا أيها الذين آمنوا لا يحل لكم أن ترثوا النساء كرها ولا تعضلوهن لتذهبوا ببعض ما آتيتموهن إلا أن يأتين بفاحشة مبينة وعاشروهن بالمعروف فإن كرهتموهن فعسى أن تكرهوا شيئا ويجعل الله فيه خيرا كثيرا

[ي] [أ ي ه] [] [ا م ن] [] [ح ل ل] [] [] [و ر ث] [ن س و] [ك ر ه] [] [ع ض ل] [ذ ه ب] [ب ع ض] [] [ا ت ي] [] [] [ا ت ي] [ف ح ش] [ب ي ن] [ع ش ر] [ع ر ف] [] [ك ر ه] [ع س ي] [] [ك ر ه] [ش ي ا] [ج ع ل] [] [] [خ ي ر] [ك ث ر]

4:19Nisâ  Suresi 19. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
Ye,Elif,
10,1,

أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
,Ye,He,Elif,
,10,5,1,
VOC – prefixed vocative particle ya
N – nominative noun
أداة نداء
اسم مرفوع
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believe[d]!
,Mim,Nun,Vav,Elif,
,40,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
لا | LE Not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يحل ح ل ل | ḪLL YḪL yeHillu helal değildir (is) lawful
Ye,Ha,Lam,
10,8,30,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
لكم | LKM lekum size for you
Lam,Kef,Mim,
30,20,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 2nd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
أن | ÊN en that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
ترثوا و ر ث | VRS̃ TRS̃VE teriṧū miras yoluyla almanız you inherit
Te,Re,Se,Vav,Elif,
400,200,500,6,1,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
النساء ن س و | NSV ELNSEÙ n-nisā'e kadınları the women
Elif,Lam,Nun,Sin,Elif,,
1,30,50,60,1,,
N – accusative feminine plural noun
اسم منصوب
كرها ك ر ه | KRH KRHE kerhen zorla (by) force.
Kef,Re,He,Elif,
20,200,5,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
ولا | VLE ve lā And not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRO – prohibition particle
الواو عاطفة
حرف نهي
تعضلوهن ع ض ل | AŽL TAŽLVHN teǎ'Dulūhunne onları sıkıştırmayın you constraint them
Te,Ayn,Dad,Lam,Vav,He,Nun,
400,70,800,30,6,5,50,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb, jussive mood
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person feminine plural object pronoun
فعل مضارع مجزوم والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هن» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
لتذهبوا ذ ه ب | Z̃HB LTZ̃HBVE liteƶhebū alıp götürmek için so that you may take
Lam,Te,Zel,He,Be,Vav,Elif,
30,400,700,5,2,6,1,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 2nd person masculine plural imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
ببعض ب ع ض | BAŽ BBAŽ bibeǎ'Di bir kısmını a part
Be,Be,Ayn,Dad,
2,2,70,800,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine noun
جار ومجرور
ما | ME şeylerin (of) what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
آتيتموهن ا ت ي | ETY ËTYTMVHN āteytumūhunne onlara verdiğiniz you have given them
,Te,Ye,Te,Mim,Vav,He,Nun,
,400,10,400,40,6,5,50,
V – 2nd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person feminine plural object pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هن» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
إلا | ÎLE illā dışında except
,Lam,Elif,
,30,1,
EXP – exceptive particle
أداة استثناء
أن | ÊN en that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
يأتين ا ت ي | ETY YÊTYN ye'tīne yapmaları they commit
Ye,,Te,Ye,Nun,
10,,400,10,50,
V – 3rd person feminine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والنون ضمير متصل في محل رفع فاعل
بفاحشة ف ح ش | FḪŞ BFEḪŞT bifāHişetin edepsizlik immorality
Be,Fe,Elif,Ha,Şın,Te merbuta,
2,80,1,8,300,400,
P – prefixed preposition bi
N – genitive feminine indefinite noun
جار ومجرور
مبينة ب ي ن | BYN MBYNT mubeyyinetin açık bir open.
Mim,Be,Ye,Nun,Te merbuta,
40,2,10,50,400,
ADJ – genitive feminine indefinite (form II) active participle
صفة مجرورة
وعاشروهن ع ش ر | AŞR VAEŞRVHN ve ǎāşirūhunne ve onlarla geçinin And live with them
Vav,Ayn,Elif,Şın,Re,Vav,He,Nun,
6,70,1,300,200,6,5,50,
REM – prefixed resumption particle
V – 2nd person masculine plural (form III) imperative verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person feminine plural object pronoun
الواو استئنافية
فعل أمر والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هن» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بالمعروف ع ر ف | ARF BELMARVF bil-meǎ'rūfi iyi in kindness.
Be,Elif,Lam,Mim,Ayn,Re,Vav,Fe,
2,1,30,40,70,200,6,80,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine passive participle
جار ومجرور
فإن | FÎN fein eğer But if
Fe,,Nun,
80,,50,
REM – prefixed resumption particle
COND – conditional particle
الفاء استئنافية
حرف شرط
كرهتموهن ك ر ه | KRH KRHTMVHN kerihtumūhunne onlardan hoşlanmazsanız you dislike them,
Kef,Re,He,Te,Mim,Vav,He,Nun,
20,200,5,400,40,6,5,50,
V – 2nd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person feminine plural object pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل و«هن» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فعسى ع س ي | ASY FAS feǎsā bilinki then perhaps
Fe,Ayn,Sin,,
80,70,60,,
RSLT – prefixed result particle
V – 3rd person masculine singular perfect verb
الفاء واقعة في جواب الشرط
فعل ماض
أن | ÊN en that
,Nun,
,50,
SUB – subordinating conjunction
حرف مصدري
تكرهوا ك ر ه | KRH TKRHVE tekrahū sizin hoşlanmadığınız you dislike
Te,Kef,Re,He,Vav,Elif,
400,20,200,5,6,1,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb, subjunctive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع منصوب والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şeye a thing
Şın,Ye,,Elif,
300,10,,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
ويجعل ج ع ل | CAL VYCAL ve yec'ǎle koymuş olabilir and has placed
Vav,Ye,Cim,Ayn,Lam,
6,10,3,70,30,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine singular imperfect verb, subjunctive mood
الواو عاطفة
فعل مضارع منصوب
الله | ELLH llahu Allah Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
فيه | FYH fīhi ona in it
Fe,Ye,He,
80,10,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
خيرا خ ي ر | ḢYR ḢYRE ḣayran hayır good
Hı,Ye,Re,Elif,
600,10,200,1,
N – accusative masculine singular indefinite noun
اسم منصوب
كثيرا ك ث ر | KS̃R KS̃YRE keṧīran çok much.
Kef,Se,Ye,Re,Elif,
20,500,10,200,1,
ADJ – accusative masculine singular indefinite adjective
صفة منصوبة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
أيها
eyyuhā
EYH|أ ي ه
SİZ!
3
الذين
elleƶīne
|
kimseler
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan(lar)
5
لا
|
Kombi Müfredat
يحل
yeHillu
ḪLL|ح ل ل
helal değildir
7
لكم
lekum
|
size
8
أن
en
|
Kombi Müfredat
ترثوا
teriṧū
VRS̃|و ر ث
miras yoluyla almanız
10 Kombi Müfredat
النساء
n-nisā'e
NSV|ن س و
kadınları
11 Kombi Müfredat
كرها
kerhen
KRH|ك ر ه
zorla
12
ولا
ve lā
|
13 Kombi Müfredat
تعضلوهن
teǎ'Dulūhunne
AŽL|ع ض ل
onları sıkıştırmayın
14 Kombi Müfredat
لتذهبوا
liteƶhebū
Z̃HB|ذ ه ب
alıp götürmek için
15 Kombi Müfredat
ببعض
bibeǎ'Di
BAŽ|ب ع ض
bir kısmını
16
ما
|
şeylerin
17 Kombi Müfredat
آتيتموهن
āteytumūhunne
ETY|ا ت ي
onlara verdiğiniz
18
إلا
illā
|
dışında
19
أن
en
|
20 Kombi Müfredat
يأتين
ye'tīne
ETY|ا ت ي
yapmaları
21 Kombi Müfredat
بفاحشة
bifāHişetin
FḪŞ|ف ح ش
edepsizlik
22 Kombi Müfredat
مبينة
mubeyyinetin
BYN|ب ي ن
açık bir
23 Kombi Müfredat
وعاشروهن
ve ǎāşirūhunne
AŞR|ع ش ر
ve onlarla geçinin
24 Kombi Müfredat
بالمعروف
bil-meǎ'rūfi
ARF|ع ر ف
iyi
25
فإن
fein
|
eğer
26 Kombi Müfredat
كرهتموهن
kerihtumūhunne
KRH|ك ر ه
onlardan hoşlanmazsanız
27 Kombi Müfredat
فعسى
feǎsā
ASY|ع س ي
bilinki
28
أن
en
|
29 Kombi Müfredat
تكرهوا
tekrahū
KRH|ك ر ه
sizin hoşlanmadığınız
30 Kombi Müfredat
شيئا
şey'en
ŞYE|ش ي ا
bir şeye
31 Kombi Müfredat
ويجعل
ve yec'ǎle
CAL|ج ع ل
koymuş olabilir
32
الله
llahu
|
Allah
33
فيه
fīhi
|
ona
34 Kombi Müfredat
خيرا
ḣayran
ḢYR|خ ي ر
hayır
35 Kombi Müfredat
كثيرا
keṧīran
KS̃R|ك ث ر
çok
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | يَحِلُّ: helal değildir | لَكُمْ: size | أَنْ: | تَرِثُوا: miras yoluyla almanız | النِّسَاءَ: kadınları | كَرْهًا: zorla | وَلَا: | تَعْضُلُوهُنَّ: onları sıkıştırmayın | لِتَذْهَبُوا: alıp götürmek için | بِبَعْضِ: bir kısmını | مَا: şeylerin | اتَيْتُمُوهُنَّ: onlara verdiğiniz | إِلَّا: dışında | أَنْ: | يَأْتِينَ: yapmaları | بِفَاحِشَةٍ: edepsizlik | مُبَيِّنَةٍ: açık bir | وَعَاشِرُوهُنَّ: ve onlarla geçinin | بِالْمَعْرُوفِ: iyi | فَإِنْ: eğer | كَرِهْتُمُوهُنَّ: onlardan hoşlanmazsanız | فَعَسَىٰ: bilinki | أَنْ: | تَكْرَهُوا: sizin hoşlanmadığınız | شَيْئًا: bir şeye | وَيَجْعَلَ: koymuş olabilir | اللَّهُ: Allah | فِيهِ: ona | خَيْرًا: hayır | كَثِيرًا: çok | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YE EY/HEY/AH | أيها ÊYHE SİZ! | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | لا LE | يحل YḪL helal değildir | لكم LKM size | أن ÊN | ترثوا TRS̃WE miras yoluyla almanız | النساء ELNSEÙ kadınları | كرها KRHE zorla | ولا WLE | تعضلوهن TAŽLWHN onları sıkıştırmayın | لتذهبوا LTZ̃HBWE alıp götürmek için | ببعض BBAŽ bir kısmını | ما ME şeylerin | آتيتموهن ËTYTMWHN onlara verdiğiniz | إلا ÎLE dışında | أن ÊN | يأتين YÊTYN yapmaları | بفاحشة BFEḪŞT edepsizlik | مبينة MBYNT açık bir | وعاشروهن WAEŞRWHN ve onlarla geçinin | بالمعروف BELMARWF iyi | فإن FÎN eğer | كرهتموهن KRHTMWHN onlardan hoşlanmazsanız | فعسى FAS bilinki | أن ÊN | تكرهوا TKRHWE sizin hoşlanmadığınız | شيئا ŞYÙE bir şeye | ويجعل WYCAL koymuş olabilir | الله ELLH Allah | فيه FYH ona | خيرا ḢYRE hayır | كثيرا KS̃YRE çok | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | : | yeHillu: helal değildir | lekum: size | en: | teriṧū: miras yoluyla almanız | n-nisā'e: kadınları | kerhen: zorla | ve lā: | teǎ'Dulūhunne: onları sıkıştırmayın | liteƶhebū: alıp götürmek için | bibeǎ'Di: bir kısmını | : şeylerin | āteytumūhunne: onlara verdiğiniz | illā: dışında | en: | ye'tīne: yapmaları | bifāHişetin: edepsizlik | mubeyyinetin: açık bir | ve ǎāşirūhunne: ve onlarla geçinin | bil-meǎ'rūfi: iyi | fein: eğer | kerihtumūhunne: onlardan hoşlanmazsanız | feǎsā: bilinki | en: | tekrahū: sizin hoşlanmadığınız | şey'en: bir şeye | ve yec'ǎle: koymuş olabilir | llahu: Allah | fīhi: ona | ḣayran: hayır | keṧīran: çok | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | LE: | YḪL: helal değildir | LKM: size | ÊN: | TRS̃VE: miras yoluyla almanız | ELNSEÙ: kadınları | KRHE: zorla | VLE: | TAŽLVHN: onları sıkıştırmayın | LTZ̃HBVE: alıp götürmek için | BBAŽ: bir kısmını | ME: şeylerin | ËTYTMVHN: onlara verdiğiniz | ÎLE: dışında | ÊN: | YÊTYN: yapmaları | BFEḪŞT: edepsizlik | MBYNT: açık bir | VAEŞRVHN: ve onlarla geçinin | BELMARVF: iyi | FÎN: eğer | KRHTMVHN: onlardan hoşlanmazsanız | FAS: bilinki | ÊN: | TKRHVE: sizin hoşlanmadığınız | ŞYÙE: bir şeye | VYCAL: koymuş olabilir | ELLH: Allah | FYH: ona | ḢYRE: hayır | KS̃YRE: çok | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, zorla kadınları mîras olarak almanız helâl değildir size. Apaçık kötülükte bulunmadıkları halde onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmek için sıkıştırmayın onları ve onlarla iyi ve güzel geçinin, onlardan hoşlanmadığınız takdîrde de olabilir ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah, birçok hayırlar takdîr etmiştir. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler; kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmaz. . . Kendilerine vermiş olduklarınızın (mehr) bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. . . Açık (şahitlerle ispatlanmış) bir fuhuş yapmaları durumu müstesna. . . Onlarla hakka uygun şekilde geçinin. . . Kendilerinde hoşlanmadığınız bir şey olsa bile, Allâh onda pek çok hayır takdir etmiş olabilir. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Ey iman edenler, kadınlara, zorla verâset yoluyla geçen mal muamelesi yapmanız, güç durumda bırakılarak arzuları hilâfına onlara vâris olmanız size helâl ve meşrû değildir. Delille, şâhitle ispatlanmış apaçık bir edepsizlik, fuhuş yapmadıkça, gayrimeşru ilişkiye girmedikçe, onlara verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtarmanız için de, kadınları sıkıştırmayın. Onlarla Kur’ân’ın ve sünnetin hükümlerine göre, İslâmî kurallarla örtüşen örfe, hakkaniyete uygun yaşayın. Eğer onlardan hoşlanmadınızsa, olabilir ki, hiç hoşlanmadığınız şeylerde, Allah sayısız hayırlar, hayırlı nesiller meydana getirir. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Sizin kadınlara zorla mirasçı olmanız helal olmaz [5]. Açık bir hayasızlık etmedikleri sürece onlara verdiklerinizden bir kısmını geri alabilmeniz için kadınlarınıza baskı yapmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sizin hoşlanmadığınız şeyde Allah çok hayır kılmış olabilir. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size halal olmaz. (Cahiliyyet devrinde mevcud bir âdete göre, bir erkek, akrabasından ölen birinin malına varis olduğu gibi, onun karısına da varis olurdu. Bunu isterse mihir vermeksizin kendine nikâhlar ve dilerse mihrini almak suretiyle başkasına nikâhlardı. Bu âyet-i kerime o kötü âdeti yasaklamıştır.) Verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye, onları tazyik etmeniz, mal karşılığında boşamak istemeniz de helâl olmaz. Meğer ki onlar, arayı açacak bir fuhuş irtikâp etmiş olsunlar. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ey Inananlar! Kadinlara zorla mirasci olmaya kalkamaniz size helal degildir. Apacik hayasizlik etmedikce onlara verdiginizin bir kismini alip goturmeniz icin onlari sikistirmayin. Onlarla guzellikle gecinin. Eger onlardan hoslanmiyorsaniz, sabredin, hoslanmadiginiz bir seyi Allah cok hayirli kilmis olabilir. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! Kadınlara zorla vâris olmaya kalkmanız, (mehir olarak) verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmanız size helâl değildir. Meğerki apaçık bir fuhuş işleyeler. (O takdirde verilenin bir kısmı karşılığında boşayabilirsiniz). Kadınlarınızla iyi geçinin. Kendilerinden hoşlanmayıp tiksiniyorsanız, hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayr takdir etmiş olabilir. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Açık bir hayâsızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnananlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirasçı olmanız sizin için yasal değil. Kendilerine önceden vermiş bulunduğunuz malları onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, olur ki hoşlanmadığınız bir şeye ALLAH çok hayır koymuştur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmadığı gibi, verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye, açık bir fuhuş işlemeleri durumu hariç, onları sıkıştırmanız da helal olmaz. Haydi onlarla güzel geçinin! Kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, sizin hoşlanmadığınız bir şeyde Allah, birçok hayırlar takdir etmiş olur. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size halâl olmadığı gibi verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye onları tazyık etmeniz de halâl olmaz, meğer ki arayı açacak bir fuhş irtikâb eylemiş olsunlar, haydin onlarla güzel geçinin, şayed kendilerini hoşlanmadınızsa olabilir ki siz bir şeyi hoşlanmazsınız da Allah onda bir çok hayırlar takdir etmiş bulunur Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey müminler, akrabalarınızın dul eşlerini zorla nikahlamanız helal değildir. İspatlanmış bir edepsizlik işlemedikleri sürece kendilerine verdiğiniz mehrin bir kısmını geri almak amacı ile onlara baskı yapmayınız. Onlara karşı iyi davranınız. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, biliniz ki; hoşlanmadığınız birşeyi Allah hakkınızda çok hayırlı kılmış olabilir. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ey inananlar, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir). Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Tanrı onda çok hayır kılar. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ey iman etmiş kişiler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız/ mallarından istifade etmek amacıyla onların sizden ayrılmasını engellemeniz size helal olmaz. Ve onlara verdiğinizin bir kısmını götürmeniz için, açık bir fahişe [çirkin bir hayâsızlık/zina] getirmedikleri sürece onları sıkıştırmayınız. Ve onlarla örfe uygun/herkesçe iyi olduğu kabul edilen yollarla ilişkide bulununuz. Ve eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah, sizin hoşlanmadığınız şeyde birçok hayır oluşturacak olabilir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız ve onların — kendilerine verdiğiniz (mehir) den birazını gider (ib elinize geçire) bilmeniz için — tazyik etmeniz size halâl olmaz. Meğer ki arayı açacak bir fuhuş irtikâb etmiş olsunlar. Onlarla (kadınlarınızla) iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl olmaz! Verdiğiniz (mehr)in bir kısmını (alıp) götürmeniz için onları sıkıştırmayın; ancak apaçık bir hayâsızlık yapmaları müstesnâ. Hem onlarla iyi geçinin! Fakat onlardan hoşlanmazsanız artık (sabrediniz,) olur ki bir şey hoşunuza gitmez de Allah, onda birçok hayır takdîr etmiş bulunur. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ey iman edenler; kadınlara zorla varis olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizden mehrin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın, onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan boşanmıyorsanız; olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de Allah onu çok daha hayırlı kılar. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ey îmân edenler (Allah'a ölmeden önce ulaşmayı dileyenler)! (Eşi vefat eden ve yakınınız olan) kadınlara zorla (kerhen) varis olmanız size helâl değildir. Ve onlara verdiklerinizin (mehrin) bir kısmını (onlardan) almak için, onları sıkıştırmayın, açıkça fuhuş yapmaları hariç. Ve onlarla iyi geçinin. Fakat eğer onlardan hoşlanmadınızsa, o taktirde umulur ki, sizin hoşlanmadığınız bir şey hakkında Allah pek çok hayır kılar. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Siz ey imana ermiş olanlar! Hanımlarınıza, onların arzusu hilafına (baskı yaparak) mirasçı olma(ya çalışma)nız helal değildir. Ve açık bir şekilde hayasızca davranma suçu işlemedikçe vermiş olduğunuz herhangi bir şeyi geri almak amacıyla onlara baskı yapmayın. Ve hanımlarınızla güzel bir şekilde geçinin; çünkü onlardan hoşlanmıyor olsanız bile, olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir. Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey mü'minler! Kadınlara zor zoruna varis olmanız ve onlara vermiş olduğunuzun bazısını giderip kurtarmanız için onları tazyik etmeniz sizin için helâl olmaz. Meğer ki apaçık bir fuhuş yapıversinler. Ve onlarla maruf veçhile geçininiz. Şayet onları kerih görür iseniz, olabilir ki siz bir şeyi kerih görürsünüz, Allah Teâlâ ise onda birçok hayır vücuda getirir. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir hayâsızlık yapmadıkça, onlara (mehir olarak) verdiğinizin bir kısmını geri almak için onları sıkıştırmayın. Kadınlarınızla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, olabilir ki hoşunuza gitmeyen bir şeye Allah birçok hayırlar koymuş olabilir. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ey iman edenler! Kadınları zorla miras olarak almanız helâl olmaz. Çok belli bir fuhuş işlemedikçe onlara verdiğiniz mehrin bir kısmını ele geçirmek için onları sıkıştırmanız da size helâl değildir. Onlarla hoşça, güzelce geçinin. Şayet onlardan hoşlanmayacak olursanız, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ey inananlar, kadınları mirâs yoluyla zorla almanız size helâl değildir. Onlara verdiklerinizin bir kısmını alıp götürmek için onları sıkıştırmayın. Şâyet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilin ki sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allâh çok hayır koymuş olabilir. Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız size helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Ey iman edenler! Kadınları zorla miras olarak almak size helâl olmaz. Onlar apaçık bir fuhuş irtikâp etmedikçe, kendilerine vermiş olduğunuz mehirden birşeyler koparabilmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Onlardan hoşlanmayacak olsanız da, bakarsınız, Allah, sizin hoşlanmadığınız birşeyde nice hayırlar yaratmıştır. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ey iman edenler! Kadınlara, zor ve baskı kullanarak mirasçı olmanız size helal olmaz. Kendilerine vermiş bulunduğunuz şeylerin bir kısmını çarpıp götürmek için onları sıkıştırmanız da helal değildir. Kanıta bağlanmış bir fuhuş yapmaları hali müstesna. Onlarla iyi ve güzel geçinin. Onlardan tiksindinizse olabilir ki, siz bir şeyi çirkin bulursunuz da Allah, ona çok hayır koymuş olur. Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.