» 5 / Mâide  105:

Kuran Sırası: 5
İniş Sırası: 112
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120

 » 5 / Mâide  Suresi: 105
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. يَا (YE) = yā : EY/HEY/AH
2. أَيُّهَا (ÊYHE) = eyyuhā : SİZ!
3. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseler
4. امَنُوا ( ËMNVE) = āmenū : inanan(lar)
5. عَلَيْكُمْ (ALYKM) = ǎleykum : siz (bakın)
6. أَنْفُسَكُمْ (ÊNFSKM) = enfusekum : kendinize
7. لَا (LE) = lā :
8. يَضُرُّكُمْ (YŽRKM) = yeDurrukum : size zarar vermez
9. مَنْ (MN) = men : kimse
10. ضَلَّ (ŽL) = Delle : sapan
11. إِذَا (ÎZ̃E) = iƶā : takdirde
12. اهْتَدَيْتُمْ (EHTD̃YTM) = htedeytum : siz doğru yolda olduğunuz
13. إِلَى (ÎL) = ilā :
14. اللَّهِ (ELLH) = llahi : Allah'adır
15. مَرْجِعُكُمْ (MRCAKM) = merciǔkum : dönüşünüz
16. جَمِيعًا (CMYAE) = cemīǎn : hepinizin
17. فَيُنَبِّئُكُمْ (FYNBÙKM) = feyunebbiukum : O size haber verecektir
18. بِمَا (BME) = bimā : şeyi
19. كُنْتُمْ (KNTM) = kuntum : olduğunuz
20. تَعْمَلُونَ (TAMLVN) = teǎ'melūne : yapmış
EY/HEY/AH | SİZ! | kimseler | inanan(lar) | siz (bakın) | kendinize | | size zarar vermez | kimse | sapan | takdirde | siz doğru yolda olduğunuz | | Allah'adır | dönüşünüz | hepinizin | O size haber verecektir | şeyi | olduğunuz | yapmış |

[Y] [EYH] [] [EMN] [] [NFS] [] [ŽRR] [] [ŽLL] [] [HD̃Y] [] [] [RCA] [CMA] [NBE] [] [KVN] [AML]
YE ÊYHE ELZ̃YN ËMNVE ALYKM ÊNFSKM LE YŽRKM MN ŽL ÎZ̃E EHTD̃YTM ÎL ELLH MRCAKM CMYAE FYNBÙKM BME KNTM TAMLVN

eyyuhā elleƶīne āmenū ǎleykum enfusekum yeDurrukum men Delle iƶā htedeytum ilā llahi merciǔkum cemīǎn feyunebbiukum bimā kuntum teǎ'melūne
يا أيها الذين آمنوا عليكم أنفسكم لا يضركم من ضل إذا اهتديتم إلى الله مرجعكم جميعا فينبئكم بما كنتم تعملون

 » 5 / Mâide  Suresi: 105
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler who
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believe!
عليكم | ALYKM ǎleykum siz (bakın) Upon you
أنفسكم ن ف س | NFS ÊNFSKM enfusekum kendinize (is to guard) yourselves.
لا | LE Not
يضركم ض ر ر | ŽRR YŽRKM yeDurrukum size zarar vermez will harm you
من | MN men kimse (those) who
ضل ض ل ل | ŽLL ŽL Delle sapan (have gone) astray
إذا | ÎZ̃E iƶā takdirde when
اهتديتم ه د ي | HD̃Y EHTD̃YTM htedeytum siz doğru yolda olduğunuz you have been guided.
إلى | ÎL ilā To
الله | ELLH llahi Allah'adır Allah
مرجعكم ر ج ع | RCA MRCAKM merciǔkum dönüşünüz (is) your return -
جميعا ج م ع | CMA CMYAE cemīǎn hepinizin "all;"
فينبئكم ن ب ا | NBE FYNBÙKM feyunebbiukum O size haber verecektir then He will inform you
بما | BME bimā şeyi of what
كنتم ك و ن | KVN KNTM kuntum olduğunuz you used to
تعملون ع م ل | AML TAMLVN teǎ'melūne yapmış do.

5:105 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

EY/HEY/AH | SİZ! | kimseler | inanan(lar) | siz (bakın) | kendinize | | size zarar vermez | kimse | sapan | takdirde | siz doğru yolda olduğunuz | | Allah'adır | dönüşünüz | hepinizin | O size haber verecektir | şeyi | olduğunuz | yapmış |

[Y] [EYH] [] [EMN] [] [NFS] [] [ŽRR] [] [ŽLL] [] [HD̃Y] [] [] [RCA] [CMA] [NBE] [] [KVN] [AML]
YE ÊYHE ELZ̃YN ËMNVE ALYKM ÊNFSKM LE YŽRKM MN ŽL ÎZ̃E EHTD̃YTM ÎL ELLH MRCAKM CMYAE FYNBÙKM BME KNTM TAMLVN

eyyuhā elleƶīne āmenū ǎleykum enfusekum yeDurrukum men Delle iƶā htedeytum ilā llahi merciǔkum cemīǎn feyunebbiukum bimā kuntum teǎ'melūne
يا أيها الذين آمنوا عليكم أنفسكم لا يضركم من ضل إذا اهتديتم إلى الله مرجعكم جميعا فينبئكم بما كنتم تعملون

[ي] [أ ي ه] [] [ا م ن] [] [ن ف س] [] [ض ر ر] [] [ض ل ل] [] [ه د ي] [] [] [ر ج ع] [ج م ع] [ن ب ا] [] [ك و ن] [ع م ل]

 » 5 / Mâide  Suresi: 105
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
Ye,Elif,
10,1,

أيها أ ي ه | EYH ÊYHE eyyuhā SİZ! You
,Ye,He,Elif,
,10,5,1,
VOC – prefixed vocative particle ya
N – nominative noun
أداة نداء
اسم مرفوع
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believe!
,Mim,Nun,Vav,Elif,
,40,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
عليكم | ALYKM ǎleykum siz (bakın) Upon you
Ayn,Lam,Ye,Kef,Mim,
70,30,10,20,40,
P – preposition
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
جار ومجرور
أنفسكم ن ف س | NFS ÊNFSKM enfusekum kendinize (is to guard) yourselves.
,Nun,Fe,Sin,Kef,Mim,
,50,80,60,20,40,
N – accusative feminine plural noun
PRON – 2nd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
لا | LE Not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يضركم ض ر ر | ŽRR YŽRKM yeDurrukum size zarar vermez will harm you
Ye,Dad,Re,Kef,Mim,
10,800,200,20,40,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
فعل مضارع والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
من | MN men kimse (those) who
Mim,Nun,
40,50,
REL – relative pronoun
اسم موصول
ضل ض ل ل | ŽLL ŽL Delle sapan (have gone) astray
Dad,Lam,
800,30,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
إذا | ÎZ̃E iƶā takdirde when
,Zel,Elif,
,700,1,
T – time adverb
ظرف زمان
اهتديتم ه د ي | HD̃Y EHTD̃YTM htedeytum siz doğru yolda olduğunuz you have been guided.
Elif,He,Te,Dal,Ye,Te,Mim,
1,5,400,4,10,400,40,
V – 2nd person masculine plural (form VIII) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
إلى | ÎL ilā To
,Lam,,
,30,,
P – preposition
حرف جر
الله | ELLH llahi Allah'adır Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – genitive proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مجرور
مرجعكم ر ج ع | RCA MRCAKM merciǔkum dönüşünüz (is) your return -
Mim,Re,Cim,Ayn,Kef,Mim,
40,200,3,70,20,40,
N – nominative masculine noun
PRON – 2nd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
جميعا ج م ع | CMA CMYAE cemīǎn hepinizin "all;"
Cim,Mim,Ye,Ayn,Elif,
3,40,10,70,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
فينبئكم ن ب ا | NBE FYNBÙKM feyunebbiukum O size haber verecektir then He will inform you
Fe,Ye,Nun,Be,,Kef,Mim,
80,10,50,2,,20,40,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person masculine singular (form II) imperfect verb
PRON – 2nd person masculine plural object pronoun
الفاء استئنافية
فعل مضارع والكاف ضمير متصل في محل نصب مفعول به
بما | BME bimā şeyi of what
Be,Mim,Elif,
2,40,1,
P – prefixed preposition bi
REL – relative pronoun
جار ومجرور
كنتم ك و ن | KVN KNTM kuntum olduğunuz you used to
Kef,Nun,Te,Mim,
20,50,400,40,
V – 2nd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع اسم «كان»
تعملون ع م ل | AML TAMLVN teǎ'melūne yapmış do.
Te,Ayn,Mim,Lam,Vav,Nun,
400,70,40,30,6,50,
V – 2nd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | عَلَيْكُمْ: siz (bakın) | أَنْفُسَكُمْ: kendinize | لَا: | يَضُرُّكُمْ: size zarar vermez | مَنْ: kimse | ضَلَّ: sapan | إِذَا: takdirde | اهْتَدَيْتُمْ: siz doğru yolda olduğunuz | إِلَى: | اللَّهِ: Allah'adır | مَرْجِعُكُمْ: dönüşünüz | جَمِيعًا: hepinizin | فَيُنَبِّئُكُمْ: O size haber verecektir | بِمَا: şeyi | كُنْتُمْ: olduğunuz | تَعْمَلُونَ: yapmış |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YE EY/HEY/AH | أيها ÊYHE SİZ! | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | عليكم ALYKM siz (bakın) | أنفسكم ÊNFSKM kendinize | لا LE | يضركم YŽRKM size zarar vermez | من MN kimse | ضل ŽL sapan | إذا ÎZ̃E takdirde | اهتديتم EHTD̃YTM siz doğru yolda olduğunuz | إلى ÎL | الله ELLH Allah'adır | مرجعكم MRCAKM dönüşünüz | جميعا CMYAE hepinizin | فينبئكم FYNBÙKM O size haber verecektir | بما BME şeyi | كنتم KNTM olduğunuz | تعملون TAMLWN yapmış |
Kırık Meal (Okunuş) : |: EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | ǎleykum: siz (bakın) | enfusekum: kendinize | : | yeDurrukum: size zarar vermez | men: kimse | Delle: sapan | iƶā: takdirde | htedeytum: siz doğru yolda olduğunuz | ilā: | llahi: Allah'adır | merciǔkum: dönüşünüz | cemīǎn: hepinizin | feyunebbiukum: O size haber verecektir | bimā: şeyi | kuntum: olduğunuz | teǎ'melūne: yapmış |
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | ALYKM: siz (bakın) | ÊNFSKM: kendinize | LE: | YŽRKM: size zarar vermez | MN: kimse | ŽL: sapan | ÎZ̃E: takdirde | EHTD̃YTM: siz doğru yolda olduğunuz | ÎL: | ELLH: Allah'adır | MRCAKM: dönüşünüz | CMYAE: hepinizin | FYNBÙKM: O size haber verecektir | BME: şeyi | KNTM: olduğunuz | TAMLVN: yapmış |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, siz, kendinize bakın; doğru yolu buldunuzsa sapık kişi, size bir zarar veremez. Hepinizin de dönüp varacağı yer, Allah tapısıdır ve o mutlaka yaptığınız şeyleri bildirir size.
Adem Uğur : Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler. . . Siz nefsinizden sorumlusunuz! Siz hidâyet üzere oldukça, sapmış olan size zarar veremez! Sizin hep birlikte dönüşünüz Allâh'adır. . . Yapmış olduklarınızın size neler getirdiğini gösterecektir!
Ahmet Tekin : Ey iman edenler, kendinize ve birbirinize sahip çıkın, duyarlı davranın. Siz doğru yolda bulunduğunuz, İslâm’ı yaşayarak sebat ettiğiniz takdirde, başlarına buyruk hareket edip, hak yoldan uzaklaşanlar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenler size zarar veremezler. Hepiniz hesap vermek üzere Allah’ın huzuruna getirileceksiniz, işlemekte olduğunuz amellerinizin hepsini birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecekti
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz. Siz doğru yola girerseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır ve O size yapmakta olduklarınızı bildirecektir.
Ali Bulaç : Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Ali Fikri Yavuz : Ey iman edenler! Nefislerinizi düzeltmek üzerinize borçtur. Siz düzelip doğru yolda bulunduktan sonra, yolunu şaşıranlar size zarar veremez. Hepinizin dönüşü nihayet Allah’adır. Artık ne yapmış olduğunuzu, O, size haber verecektir.
Bekir Sadak : Ey Inananlar! Siz kendinize bakin; dogru yolda iseniz sapitan kimse size zarar veremez. Hepinizin donusu Allah'adir, islemekte olduklarinizi size haber verecektir.
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! Kendinize sahip çıkın. Siz doğru yolda iseniz, yoldan sapan size zarar veremez. Hepinizin de dönüşü Allah'adır. O size yaptıklarınızı bir bir haber verip açıklayacaktır.
Diyanet İşleri : Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Diyanet İşleri (eski) : Ey İnananlar! Siz kendinize bakın; doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.
Edip Yüksel : İnananlar, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü ALLAH'adır. Yaptıklarınızı size haber verecek.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey inananlar, kendinize dikkat edin. Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Yaptıklarınızı size O haber verecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, siz kendinizi düzeltmeye bakın; siz doğru gittikten sonra öte taraftan sapıtanlar size ziyan dokunduramaz. Hepinizin varışı sonunda Allah'adır. O size neler yaptıklarınızı o zaman haber verecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iyman edenler! Sizler kendinizi düzeltmeğe bakın, siz doğru gittikten sonra öte taraftan sapanlar size bir ziyan dokunduramaz, hepinizin varacağı nihayet Allah, o vakıt haber verecek o size neler yapıyordunuz
Fizilal-il Kuran : Ey müminler, siz kendinizden sorumlusunuz, eğer siz doğru yolda olursanız sapıklar size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O size yapmış olduklarınızın iç yüzünü bildirecektir.
Gültekin Onan : Ey inananlar, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefslerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Tanrı'yadır. O size yaptıklarınızı haber verecektir.
Hakkı Yılmaz : Ey iman eden kimseler! Herkes kendinden sorumludur. Siz, kılavuzlandığınız doğru yola girdiğiniz zaman, sapan kimseler size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Sonra da O, yapmış olduğunuz şeyleri size haber verecektir.
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, siz nefisleriniz (i ıslah etmiy) e bakın. Kendiniz doğru yolu bulunca sapanlar size zarar vermez. Hepinizin dönüb varacağı nihayet Allahdır. Artık O, neler yapıyordunuz, size haber verecekdir.
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Siz kendinize bakın! Hidâyete erdiğiniz takdirde, dalâlete düşenler size zarar vermez. Dönüşünüz hep berâber ancak Allah’adır; artık (O,)yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecektir.
İbni Kesir : Ey iman edenler; siz kendinize bakın. Siz doğru yolda bulunursanız; sapıtmış olanalr size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'a dır. Yapmış olduklarınızı O, size haber verecektir.
İskender Evrenosoğlu : Ey âmenû olanlar! Nefsleriniz, üzerinizedir (nefsinizin sorumluluğu üzerinize borçtur). Siz hidayette iseniz, dalâletteki bir kimse size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman yapmış olduğunuz şeyleri size haber verecek.
Muhammed Esed : Siz ey imana ermiş olanlar! Siz (yalnız) kendinizden sorumlusunuz: Sapkınlığa düşenler, eğer doğru yolda iseniz, size hiçbir zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allaha olacaktır: Ve o zaman Allah, size (hayatta) yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey imân edenler! Siz kendi nefsinize bakınız. Siz hidâyette bulunduktan sonra dalâlete düşmüş olanlar size bir zarar veremez. Hepinizin nihâyet varacağı Allah Teâlâ' dır, O da size ne yaptığınızı haber verecektir.
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Siz kendi nefislerinizi ıslah etmeye bakın. Siz doğru yolda bulundukça yoldan sapanların size zararı olmaz. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman yaptıklarınızı size haber verecektir.
Şaban Piriş : -Ey iman edenler! Kendinize dikkat edin. Siz hidayette olursanız, sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Yapmakta olduklarınızı o size haber verecektir.
Suat Yıldırım : Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar veremez. Hepiniz dönüp dolaşıp Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. O da yaptıklarınızı size bir bir bildirecek, karşılığını verecektir.
Süleyman Ateş : Ey inananlar, siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde sapan kimse size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O size ne yaptığınızı haber verecektir.
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
Ümit Şimşek : Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz müddetçe, sapıtanlar size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır; yapmakta olduklarınızı O size haber verir.
Yaşar Nuri Öztürk : Ey iman edenler! Siz, kendinizi düzeltmeye bakın. Siz, doğru yolda oldukça sapmış olan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size neler yapıyor olduğunuzu haber verecektir.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}