Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّكَ : şüphesiz sen | كُنْتَ : sensin | بِنَا : bizi | بَصِيرًا : gören | Kırık Meal (Harekesiz) : |إنك ÎNK şüphesiz sen | كنت KNT sensin | بنا BNE bizi | بصيرا BṦYRE gören | Kırık Meal (Okunuş) : |inneke : şüphesiz sen | kunte : sensin | binā : bizi | beSīran : gören | Kırık Meal (Transcript) : |ÎNK : şüphesiz sen | KNT : sensin | BNE : bizi | BṦYRE : gören | Abdulbaki Gölpınarlı : Şüphe yok ki sen, görmedesin bizi. Adem Uğur : Şüphesiz sen bizi görmektesin. Ahmed Hulusi : "Muhakkak ki sen bizi Basıyr'sin!" Ahmet Tekin : 'Şüphesiz sen bizim halimizi bilmekte, görmekte; bize doğrusunu göstermektesin.' Ahmet Varol : Şüphesiz sen bizi görmektesin.' Ali Bulaç : "Şüphesiz sen bizi görüyorsun." Ali Fikri Yavuz : Şüphe yok ki, sen bizi görüp duruyorsun.” Bekir Sadak : (25-35) Musa: «Rabbim! Gogsumu genislet, isimi kolaylastir, dilimin dugumunu coz ki sozumu iyi anlasinlar. Ailemden kardesim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu gorevimde ortak kil ki Seni daha cok tesbih edelim ve cokca analim. suphesiz Sen bizi grmektesin» dedi. Celal Yıldırım : Şüphesiz ki Sen bizi (her an) görmektesin. Diyanet İşleri : “Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin.” Diyanet İşleri (eski) : (25-35) Musa: 'Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin' dedi. Diyanet Vakfi : Şüphesiz sen bizi görmektesin. Edip Yüksel : 'Sen, elbette bizi Görensin.' Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun.» Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Şüphe yok ki, Sen bizi görüp duruyorsun.» Elmalılı Hamdi Yazır : Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun Fizilal-il Kuran : Kuşku yok ki, biz senin gözetimin altındayız.» Gültekin Onan : "Şüphesiz sen bizi görüyorsun." Hakkı Yılmaz : Şüphe yok ki Sen bizi görüp duruyorsun” Hasan Basri Çantay : «Şübhe yok ki Sen bizi hakkıyle görensin». Hayrat Neşriyat : 'Muhakkak ki sen, bizi hakkıyla görensin.' İbni Kesir : Şüphesiz ki Sen, bizi görmektesin. İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki Sen, bizi görensin. Muhammed Esed : Muhakkak ki, Sen bizi bütün varlığımızla görmektesin!" Ömer Nasuhi Bilmen : (34-35) «Ve seni çokça zikreyleyelim.» «Şüphe yok ki, Sen bizi bihakkın görücüsün.» Ömer Öngüt : “Şüphesiz ki sen bizi görüyorsun. ” Şaban Piriş : Şüphesiz sen bizi görmektesin. Suat Yıldırım : Aslında Sen bizim bütün hallerimizi hakkıyla görmektesin." Süleyman Ateş : "Şüphesiz sen, bizi görmektesin." Tefhim-ul Kuran : «Hiç şüphesiz sen, bizi görmektesin.» Ümit Şimşek : 'Hiç kuşkusuz Sen bizi görüyorsun.' Yaşar Nuri Öztürk : "Kuşkusuz sen, bizi görmektesin."