Kırık Meal (Arapça) : |كَيْ : ki | نُسَبِّحَكَ : seni tesbih edelim | كَثِيرًا : çok | Kırık Meal (Harekesiz) : |كي KY ki | نسبحك NSBḪK seni tesbih edelim | كثيرا KS̃YRE çok | Kırık Meal (Okunuş) : |key : ki | nusebbiHake : seni tesbih edelim | keṧīran : çok | Kırık Meal (Transcript) : |KY : ki | NSBḪK : seni tesbih edelim | KS̃YRE : çok | Abdulbaki Gölpınarlı : Bunları yap da şanını çok tenzîh edelim. Adem Uğur : Böylece seni bol bol tesbih edelim. Ahmed Hulusi : "Ki seni çokça tespih edelim. " Ahmet Tekin : 'Böylece seni bol bol tesbih edelim.' Ahmet Varol : Böylece seni çok tesbih edelim. Ali Bulaç : "Böylece seni çok tesbih edelim." Ali Fikri Yavuz : Ki seni çok tesbih edelim. Bekir Sadak : (25-35) Musa: «Rabbim! Gogsumu genislet, isimi kolaylastir, dilimin dugumunu coz ki sozumu iyi anlasinlar. Ailemden kardesim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu gorevimde ortak kil ki Seni daha cok tesbih edelim ve cokca analim. suphesiz Sen bizi grmektesin» dedi. Celal Yıldırım : Ki seni çokça tesbîh edelim, Diyanet İşleri : “Seni çok tespih edelim diye”, Diyanet İşleri (eski) : (25-35) Musa: 'Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin' dedi. Diyanet Vakfi : Böylece seni bol bol tesbih edelim. Edip Yüksel : 'Ki seni çokça yüceltelim.' Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ki seni çok tesbih edelim. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ki Seni çok tesbih edelim Elmalılı Hamdi Yazır : Ki seni çok tesbih edelim Fizilal-il Kuran : Böylece seni daha çok noksanlıklardan tenzih edelim. Gültekin Onan : "Böylece seni çok tesbih edelim." Hakkı Yılmaz : Seni tüm noksanlıklardan çok arındırmamız Hasan Basri Çantay : «Tâki Seni çok tesbîh edelim». Hayrat Neşriyat : (31-34) 'Onunla gücümü takviye et ve onu vazîfeme ortak yap ki, seni çok tesbîh edelim ve seni çok zikredelim!' İbni Kesir : Ki seni daha çok tesbih edelim. İskender Evrenosoğlu : Seni, çok tesbih etmemiz için. Muhammed Esed : ki, (birlikte) Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkaralım, Ömer Nasuhi Bilmen : (32-33) «Ve onu işimde ortak kıl.» «Tâ ki, seni çokça tesbih edelim.» Ömer Öngüt : “Böylece seni daha çok tesbih edelim. ” Şaban Piriş : ki seni çokça tesbih edebilelim. Suat Yıldırım : Ta ki Seni daha çok tesbih ve tenzih edelim. Süleyman Ateş : "Ki seni çok tesbih edelim," Tefhim-ul Kuran : «Böylece seni çok tesbih edelim.» Ümit Şimşek : 'Tâ ki Seni çokça tesbih edelim. Yaşar Nuri Öztürk : "Taki seni çokça tespih edelim."