Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunan şeyler ile toprağın altında olanlar hep O'nundur.(20:6)
Eğer sen, sözü açıktan söylersen, bilesin ki O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.(20:7)
Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur.(20:8)
(Resûlüm!) Musa (olayının) haberi sana ulaştı mı?(20:9)
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum, demişti.(20:10)
Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:(20:11)
Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!(20:12)
Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.(20:13)
Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah'ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl.(20:14)
Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Herkes peşine koştuğu şeyin karşılığını bulsun diye neredeyse onu (kendimden) gizleyeceğim.(20:15)
Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!(20:16)
Allah: Ey Musa! dedi, istediğin sana verildi.(20:36)
Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.(20:37)
Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:(20:38)
Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.(20:39)
Hani, kız kardeşin gidip "Ona bakacak birini size bulayım mı?" diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa!(20:40)
Sen ve kardeşin birlikte âyetlerimi götürün. Beni anmayı ihmal etmeyin.(20:42)
Firavun'a gidin. Çünkü o, iyiden iyiye azdı.(20:43)
Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.(20:44)
Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.(20:45)
Buyurdu ki: Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim; işitir ve görürüm.(20:46)
Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir âyet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.(20:47)
Hakikaten bize vahyolundu ki: (Peygamberleri) yalanlayan ve yüz çevirenlere azap edilecektir.(20:48)
Firavun: Rabbiniz de kimmiş, ey Musa? dedi.(20:49)
O da: Bizim Rabbimiz, her şeye hılkatini (varlık ve özelliğini) veren, sonra da doğru yolu gösterendir, dedi.(20:50)
Firavun: Öyle ise, önceki milletlerin hali ne olacak? dedi.(20:51)