Diyanet İşleri (eski) 🔊 Meali
(2-4) Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.(20:2)

Rahman arşa hükmetmektedir.(20:5)

Göklerde ve yerde, her ikisi arasında ve toprağın altında bulunanlar O'nundur.(20:6)

Sen sözü istersen açığa vur, şüphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.(20:7)

Allah'tan başka tanrı yoktur, en güzel isimler O'nundur.(20:8)

Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?(20:9)

O, bir ateş görmüştü de, ailesine: 'Durun, ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getirir, ya da ateşin yanında bir yol gösteren bulurum' demişti.(20:10)

Musa ateşin yanına gelince: 'Ey Musa!' diye seslenildi:(20:11)

'Ben şüphesiz senin Rabbinim; ayağındakileri çıkar; çünkü sen, kutsal bir vadi olan Tuva'dasın.'(20:12)

'Ben seni seçtim; artık vahyolunanları dinle.'(20:13)

'Şüphesiz Ben Allah'ım, Benden başka tanrı yoktur; Bana kulluk et; Beni anmak için namaz kıl.'(20:14)

Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, zamanını gizli tuttuğum kıyamet mutlaka gelecektir.(20:15)

'Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun.'(20:16)

'Ey Musa! Sağ elindeki nedir?'(20:17)

Musa: 'O benim değneğimdir, ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim, ondan daha birçok işlerde faydalanırım' dedi.(20:18)

Allah: 'Ey Musa! Bırak onu' dedi.(20:19)

Bırakınca, değnek hemen, koşan bir yılan oluverdi.(20:20)

(21-23) Allah: 'Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın' dedi.(20:21)

'Firavun'a git, doğrusu o azmıştır.'(20:24)

(25-35) Musa: 'Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin' dedi.(20:25)

(36-39) Allah: 'Ey Musa! İstediğin sana verildi' dedi, 'Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım.'(20:36)

Kızkardeşin Firavun'un sarayına giderek: 'Ona bakacak birini size göstereyim mi?' diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmiştik. Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik. Bunun için, Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa gelince dönüp geldin.(20:40)

Sen ve kardeşin, ayetlerimle gidin; beni anmakta gevşek davranmayın.(20:42)

Firavun'a gidin, doğrusu o azmıştır.(20:43)

Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.(20:44)

Musa ve kardeşi: 'Rabbimiz! Onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız' dediler.(20:45)

(46-48) Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: 'Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.'(20:46)

Firavun: 'Musa! Rabbiniz kimdir?' dedi.(20:49)

Musa: 'Rabbimiz, her şeye ayrı bir özellik veren, sonra doğru yola eriştirendir' dedi.(20:50)

Firavun: 'Öyleyse önceki nesillerin durumu ne oluyor?' dedi.(20:51)

Musa: 'Onların bilgisi Rabbimin katında yazılıdır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz.' dedi.(20:52)

Sizin için yeryüzünü döşeyen, yollar açan, gökten su indiren O'dur. Biz o su ile türlü türlü, çift çift bitkiler yetiştirdik.(20:53)

İster yiyin, ister hayvanlarınızı otlatın, onlarda akıl sahipleri için şüphesiz dersler vardır.(20:54)

Sizi yerden yarattık, oraya döndüreceğiz, sizi tekrar oradan çıkaracağız.(20:55)

(56-58) And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: 'Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım' dedi.(20:56)

Musa: 'Buluşma zamanımız sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir' dedi.(20:59)

Firavun döndü, tuzaklarını toplayıp o gün geldi.(20:60)

Musa onlara: 'Size yazıklar olsun! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azabla yok eder. Allah'a iftira eden hüsrana uğrar' dedi.(20:61)

Sihirbazlar işi aralarında tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.(20:62)

(63-64) Musa ile Harun'u göstererek: 'Bu iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak, sizin en üstün dininizi ortadan kaldırmak istiyorlar; onun için tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra sırayla gelin. Bugün üstün gelen başarıya erecektir' dediler.(20:63)

'Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy, ya da önce biz koyalım' dediler.(20:65)

Musa: 'Siz koyun' dedi. Hemen, değnekleri ve ipleri, sihirleri yüzünden, Musa'ya sanki yürüyorlarmış gibi geldi.(20:66)

Bu yüzden Musa içinde bir korku hissetti.(20:67)

'Korkma, sen muhakkak daha üstünsün' dedik.(20:68)

'Sağ elindekini at da onların yaptıklarını yutsun, yaptıkları sadece sihirbaz düzenidir. Sihirbaz nereden gelirse gelsin başarı kazanamaz.'(20:69)

Sonunda sihirbazlar: 'Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık' deyip secdeye kapandılar.(20:70)

Firavun 'Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz' dedi.(20:71)

(72-73) İman eden sihirbazlar: 'Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah'ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır' dediler.(20:72)
