Kırık Meal (Arapça) : |نَحْنُ: biz | أَعْلَمُ: gayet iyi biliyoruz | بِمَا: ne sebeple | يَسْتَمِعُونَ: dinlediklerini | بِهِ: onların | إِذْ: | يَسْتَمِعُونَ: dinlerken | إِلَيْكَ: seni | وَإِذْ: ve zaman | هُمْ: onlar | نَجْوَىٰ: fısıldaşırken | إِذْ: zaman | يَقُولُ: dedikleri | الظَّالِمُونَ: zalimlerin | إِنْ: | تَتَّبِعُونَ: siz uymuyorsunuz | إِلَّا: başkasına | رَجُلًا: bir adamdan | مَسْحُورًا: büyülenmiş |
Kırık Meal (Harekesiz) : |نحن NḪNbiz | أعلم ÊALMgayet iyi biliyoruz | بما BMEne sebeple | يستمعون YSTMAWNdinlediklerini | به BHonların | إذ ÎZ̃ | يستمعون YSTMAWNdinlerken | إليك ÎLYKseni | وإذ WÎZ̃ve zaman | هم HMonlar | نجوى NCWfısıldaşırken | إذ ÎZ̃zaman | يقول YGWLdedikleri | الظالمون ELƵELMWNzalimlerin | إن ÎN | تتبعون TTBAWNsiz uymuyorsunuz | إلا ÎLEbaşkasına | رجلا RCLEbir adamdan | مسحورا MSḪWREbüyülenmiş |
Kırık Meal (Okunuş) : |neHnu: biz | eǎ'lemu: gayet iyi biliyoruz | bimā: ne sebeple | yestemiǔne: dinlediklerini | bihi: onların | iƶ: | yestemiǔne: dinlerken | ileyke: seni | ve iƶ: ve zaman | hum: onlar | necvā: fısıldaşırken | iƶ: zaman | yeḳūlu: dedikleri | Z-Zālimūne: zalimlerin | in: | tettebiǔne: siz uymuyorsunuz | illā: başkasına | raculen: bir adamdan | mesHūran: büyülenmiş |
Kırık Meal (Transcript) : |NḪN: biz | ÊALM: gayet iyi biliyoruz | BME: ne sebeple | YSTMAVN: dinlediklerini | BH: onların | ÎZ̃: | YSTMAVN: dinlerken | ÎLYK: seni | VÎZ̃: ve zaman | HM: onlar | NCV: fısıldaşırken | ÎZ̃: zaman | YGVL: dedikleri | ELƵELMVN: zalimlerin | ÎN: | TTBAVN: siz uymuyorsunuz | ÎLE: başkasına | RCLE: bir adamdan | MSḪVRE: büyülenmiş |
Abdulbaki Gölpınarlı : Biz, seni dinleyecekleri zaman asıl neyi dinliyeceklerini ve birbirleriyle gizlice konuşurlarken o zâlimlerin, siz ancak büyülenmiş bir adama uymuşsunuz diyeceklerini pek iyi biliriz.
Adem Uğur : Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini çok iyi biliriz.
Ahmed Hulusi : Sana kulak verdiklerinde nasıl dinlediklerini; aralarında fısıldaşırlarken de, o zâlimlerin: "Sihirlenmiş bir adama tâbi oluyorsunuz" dediklerini biz iyi biliriz.
Ahmet Tekin : Biz, onların, seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, ortalık bulandırmak için Kur’ân’ı yalanlayan ve alaya alan fısıltılar yaydıklarını; isyan ile, inkâr ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin:
'Siz, büyülenerek aklı etki altına alınmış bir adama tâbi oluyorsunuz' dediklerini çok iyi biliyoruz.
Ahmet Varol : Onların seni dinlediklerinde neye kulak verdiklerini ve gizli konuşmaları esnasında da o zalimlerin: 'Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz' dediklerini biz çok iyi biliriz.
Ali Bulaç : Biz onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliriz.
Ali Fikri Yavuz : Onlar senin okuyuşunu dinlerken nasıl (alay ederek) dinlediklerini, birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: “- Siz ancak büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz.” demekte olduklarını biz çok iyi biliyoruz.
Bekir Sadak : Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantilarinda zalimlerin: «Siz sadece buyulenmis bir adama uyuyorsunuz» dediklerini Biz cok iyi biliriz.
Celal Yıldırım : Seni dinledikleri zaman neye nasıl kulak verdiklerini ve o gizli toplanıp fısıldaşarak zâlimlerin ; «siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz» dediklerini çok iyi biliyoruz.
Diyanet İşleri : Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliyoruz.
Diyanet İşleri (eski) : Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantılarında zalimlerin: 'Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz' dediklerini Biz çok iyi biliriz.
Diyanet Vakfi : Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırlarken de o zalimlerin: «Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!» dediklerini çok iyi biliriz.
Edip Yüksel : Seni dinlerlerken nasıl işittiklerini ve kendi aralarında konuşurlarken zalimlerin, 'Siz sadece büyülenmiş bir adamı izliyorsunuz,' dediklerini iyi biliyoruz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz onların, seni dinlerken nasıl dinlediklerini çok iyi biliriz. Birbiriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: «Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!» dediklerini biz çok iyi biliriz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz çok iyi biliriz seni dinledikleri zaman ne maksatla dinlediklerini ve birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: «Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!» dediklerini.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz pek âlâ biliyoruz seni dinlerken ne suretle dinliyorlar? Birbirleriyle fısıldaşırlarken de ve o zalimler derlerken de: başka değil, sırf bir sihirli adama tâbi' oluyorsunuz
Fizilal-il Kuran : Onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, sonra aralarında neler fısıldaştıklarını ve o zalimlerin müslümanlara «Siz kesinlikle büyülenmiş bir adamın peşinden gidiyorsunuz» dediklerini iyi biliyoruz.
Gültekin Onan : Biz onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliriz.
Hakkı Yılmaz : "Biz, onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan kimselerin, “Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz” dediklerini çok iyi biliriz. "
Hasan Basri Çantay : Onlar seni dinleyecekleri zaman (hakıykatde) neyi dinleyeceklerini, gizli (ve sinsi) konuşurlarken o zalimlerin (nasıl) «Siz büyülenmiş bir kimseden başkasına tâbi' olmuyorsunuz» diyeceğini biz pek iyi bileniz.
Hayrat Neşriyat : Seni dinlerken ne maksadla dinlemekte olduklarını ve onlar (kendi aralarında)fısıldaşırlarken o zâlimleri: '(Siz) ancak sihirlenmiş bir adama tâbi' oluyorsunuz!' diyorlarken en iyi bilen biziz!
İbni Kesir : Biz, onların seni dinledikleri zaman; neye kulak verdiklerini çok iyi biliriz. Gizli toplandıkları zaman da hani zalimler diyorlardı ki: Siz, sadece büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz.
İskender Evrenosoğlu : Onların dinledikleri şeyi ve seni dinliyorlarken, zalimlerin “Büyülenmiş bir adama tâbî oluyorsunuz.” diyerek fısıldaştıklarını Biz çok iyi biliyoruz.
Muhammed Esed : Seni dinledikleri zaman, Biz onların aslında neye kulak kesildiklerini ve kendi aralarında görüştükleri zaman, bu zalimlerin (birbirlerine): "(Eğer Muhammed'e uyarsanız,) düpedüz büyülenmiş bir adama uymuş olacaksınız!" dediklerini çok iyi biliyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Biz pek iyi biliriz, seni dinleyecekleri zaman onların neyi dinleyeceklerini. Onlar o zaman bir gürûhturlar, o zaman o zalimler derler ki: «Başka değil, büyülenmiş bir erkeğe tâbi oluyorsunuz.»
Ömer Öngüt : Onların seni dinlerken neye kulak verdiklerini (ne maksatla dinlediklerini) biz çok iyi biliriz. Kendi aralarında fısıldaşırlarken de, hani o zâlimler diyorlardı ki: “Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!”
Şaban Piriş : Biz, onların seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini ve gizli konuşmalarında zalimlerin ”Siz büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” dediklerini de çok iyi biliyoruz.
Suat Yıldırım : Onlar senin okuyuşunu dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kulis yaparken insanlara: "Siz, sadece sihir tesirinde kalmış birinin peşinde gidiyorsunuz, aklınızı kullanın!" diye fısıldaşarak vesvese verdiklerini pek iyi biliyoruz.
Süleyman Ateş : Biz onların, seni dinlerken ne sebeple dinlediklerini, kendi aralarında gizli konuşurlarken de o zâlimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini gâyet iyi biliyoruz.
Tefhim-ul Kuran : Biz onların seni dinlediklerinde ne için dinlediklerini, gizli konuşmalarında da o zalimlerin: «Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz» dediklerini çok iyi biliriz.
Ümit Şimşek : Onların seni dinlerken ne niyetle dinlediklerini ve aralarında fısıldaştıkları zaman o zalimlerin 'Siz ancak büyülenmiş bir adamın peşine takılıyorsunuz' dediklerini Biz biliyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk : Onların seni dinlerken, neye kulak verdiklerini biz daha iyi biliriz. Aralarında fısıldaşırlarken de şöyle konuşur o zalimler: "Büyülenmiş bir adamdan başkasının ardısıra gitmiyorsunuz!"