Kırık Meal (Arapça) : |وَقَضَىٰ: ve emretti | رَبُّكَ: Rabbin | أَلَّا: | تَعْبُدُوا: tapmamanızı | إِلَّا: başkasına | إِيَّاهُ: kendisinden | وَبِالْوَالِدَيْنِ: ve anaya babaya | إِحْسَانًا: iyilik etmenizi | إِمَّا: | يَبْلُغَنَّ: ulaşırsa | عِنْدَكَ: senin yanında | الْكِبَرَ: ihtiyarlık çağına | أَحَدُهُمَا: ikisinden birisi | أَوْ: yahut | كِلَاهُمَا: her ikisi | فَلَا: sakın | تَقُلْ: deme | لَهُمَا: onlara | أُفٍّ: Öf! | وَلَا: ve | تَنْهَرْهُمَا: onları azarlama | وَقُلْ: söyle | لَهُمَا: onlara | قَوْلًا: bir söz | كَرِيمًا: güzel |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقضى WGŽve emretti | ربك RBKRabbin | ألا ÊLE | تعبدوا TABD̃WEtapmamanızı | إلا ÎLEbaşkasına | إياه ÎYEHkendisinden | وبالوالدين WBELWELD̃YNve anaya babaya | إحسانا ÎḪSENEiyilik etmenizi | إما ÎME | يبلغن YBLĞNulaşırsa | عندك AND̃Ksenin yanında | الكبر ELKBRihtiyarlık çağına | أحدهما ÊḪD̃HMEikisinden birisi | أو ÊWyahut | كلاهما KLEHMEher ikisi | فلا FLEsakın | تقل TGLdeme | لهما LHMEonlara | أف ÊFÖf! | ولا WLEve | تنهرهما TNHRHMEonları azarlama | وقل WGLsöyle | لهما LHMEonlara | قولا GWLEbir söz | كريما KRYMEgüzel |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳaDā: ve emretti | rabbuke: Rabbin | ellā: | teǎ'budū: tapmamanızı | illā: başkasına | iyyāhu: kendisinden | ve bil-vālideyni: ve anaya babaya | iHsānen: iyilik etmenizi | immā: | yebluğanne: ulaşırsa | ǐndeke: senin yanında | l-kibera: ihtiyarlık çağına | eHaduhumā: ikisinden birisi | ev: yahut | kilāhumā: her ikisi | felā: sakın | teḳul: deme | lehumā: onlara | uffin: Öf! | ve lā: ve | tenherhumā: onları azarlama | veḳul: söyle | lehumā: onlara | ḳavlen: bir söz | kerīmen: güzel |
Kırık Meal (Transcript) : |VGŽ: ve emretti | RBK: Rabbin | ÊLE: | TABD̃VE: tapmamanızı | ÎLE: başkasına | ÎYEH: kendisinden | VBELVELD̃YN: ve anaya babaya | ÎḪSENE: iyilik etmenizi | ÎME: | YBLĞN: ulaşırsa | AND̃K: senin yanında | ELKBR: ihtiyarlık çağına | ÊḪD̃HME: ikisinden birisi | ÊV: yahut | KLEHME: her ikisi | FLE: sakın | TGL: deme | LHME: onlara | ÊF: Öf! | VLE: ve | TNHRHME: onları azarlama | VGL: söyle | LHME: onlara | GVLE: bir söz | KRYME: güzel |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anaya, babaya iyilik etmenizi hükmetmiştir; onlardan biri, yahut her ikisi, senin hayâtında ihtiyarlık çağına ererse onlara üf bile deme, azarlama onları ve onlara güzel ve iyi söz söyle.
Adem Uğur : Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.
Ahmed Hulusi : Rabbin, sadece O'na kulluk etmenizi hükmetti; ana-babanıza iyilik yapıp cömert olmanızı da! Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererse (bakmaktan usanıp) sakın onlara "üf" (bile) deme; onları azarlama ve onları yücelten şekilde hitap et!
Ahmet Tekin : Rabbin, sadece kendisini ilâh tanımanızı, candan müslümanlar olarak kendisine teslim olmanızı, saygıyla kendisine kulluk ve ibadet etmenizi, yalnızca kendi şeriatına bağlanmanızı, kendisine boyun eğmenizi, anaya babaya devamlı iyilikle ihsan ile muameleyi icrası zorunlu kesin bir hüküm haline getirdi. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara,
'Öf!' bile deme, onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.
Ahmet Varol : Rabbin kendinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmenizi emretti. Biri ya da ikisi senin yanında yaşlılığa ererse onlara 'üf' bile deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle.
Ali Bulaç : Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.
Ali Fikri Yavuz : Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, ana babaya güzellikle muâmele edin, eğer onlardan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlık haline ulaşırsa, sakın onlara “Öf” bile deme ve onları azarlama. İkisine de iyi ve yumuşak söz söyle.
Bekir Sadak : Rabbin, yalniz Kendisine tapmanizi ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmustur. Eger ikisinden biri veya her ikisi, senin yaninda iken ihtiyarliyacak olursa, onlara karsi «Of» bile demeyesin, onlari azarlamayasin. Ikisine de hep tatli soz soyleyesin.
Celal Yıldırım : Rabbin ancak kendisine kulluk etmeni; ana-babaya iyilikte bulunmanı emretmiştir. Onlardan biri ya da ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara «öf!» bile deme; onları sakın azarlama, onlara hep güzel, tatlı, iç açıcı söz söyle.
Diyanet İşleri : Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.
Diyanet İşleri (eski) : Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı 'Öf' bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin.
Diyanet Vakfi : Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine «of!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.
Edip Yüksel : Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anaya babaya karşı iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa onlara 'Öf' bile deme ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara «öf» bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Rabbin kesin olarak şunları emretti: «O'ndan başkasına ibadet etmeyin; ana babaya iyilik edin; onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılık çağına ulaşırsa sakın onlara «öf!» deme ve onları azarlama; ikisine de tatlı söz söyle.
Elmalılı Hamdi Yazır : Rabbın şunları kat'î ferman buyurdu: ondan başkasına ıbadet etmeyin, ebeveyne güzellik edin, ya birisi yâhud ikisi de yanında ıhtiyarlık haline gelirse sakın onlara üff deme ve onları azarlama ikisine de ikramlı söz söyle!
Fizilal-il Kuran : Allah yalnız kendisine kulluk sunmanı ve ana babana karşı nazik davranmanı kesin hükme bağladı. Eğer ana babadan biri ya da her ikisi yanında yaşlılık çağına ererlerse, sakın onlara «öf be, bıktım senden» deme, onları azarlama; onlara tatlı ve saygılı sözler söyle.
Gültekin Onan : Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.
Hakkı Yılmaz : (23,24) "Ve senin Rabbin kesin olarak, Kendisinden başkasına kul olmamanızı, anne ve babayı iyileştirmeyi- güzelleştirmeyi karar altına aldı. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererse, sakın onlara “Öf” deme, onları azarlama; onlara çok duyarlı davran. Ve ikisine de onurlu, tatlı ve güzel söz söyle. Ve merhametinden dolayı onlar için alçak gönüllülük kanatlarını indir. Ve de ki: “Rabbim! Onların beni küçükten eğitip görgülü biri olarak yetiştirdikleri gibi, onlara rahmet et.” "
Hasan Basri Çantay : Rabbin, «Kendinden başkasına kulluk etmeyin. Ana ve babaya iyi muamele edin» diye hükmetdi. Eğer onlardan biri veya her. ikisi senin nezdinde ihtiyarlığa ererlerse onlara «Öf» (bile) deme. Onları azarlama. Onlara çok güzel (ve tatlı) söz söyle.
Hayrat Neşriyat : Ve Rabbin, kendisinden başkasına ibâdet etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmeyi emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi, senin yanında ihtiyarlığa erişirse, sakın onlara 'öf!' bile deme! Onları azarlama ve onlara güzel söz söyle!
İbni Kesir : Rabbın buyurmuştur ki: Kendisinden başkasına ibadet etmeyesiniz, ana ve babaya iyi davranasınız. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında iken yaşlılığa erecek olurlarsa; onlara karşı, of dahi deme. Onları azarlama. Ve her ikisine de efendice sözler söyle.
İskender Evrenosoğlu : Rabbin, ondan başkasına kul olmamanızı ve anne ve babaya ihsanla davranmanızı kaza etti (taktir etti, hükmetti). Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa onlara (ikisine) “öf” deme. Ve onları (ikisini) azarlama ve onlara kerim (güzel, yumuşak) söz söyle!
Muhammed Esed : Çünkü Rabbin, başkasına değil, yalnızca O'na kulluk etmenizi ve ana babaya iyi davranmanızı buyurmuştur. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında kocarsa, onlara sakın "Öf!" demeyesin; onları azarlamayasın; onlara saygılı, yüceltici sözler söyleyesin,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Rabbin emretmiştir ki, kendisinden başkasına ibadet etmeyiniz ve ana ile babaya ihsanda bulunun. Senin yanında onlardan biri veya ikisi de ihtiyarlık çağına gelirse sakın onlara of (bile) deme ve onları men etme (azarlama) lâkırdılarını kesme ve onlara güzelce hitapta bulun.
Ömer Öngüt : Rabbin yalnız kendisine kulluk etmenizi ve ana-babaya güzellikle muâmele etmenizi emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında iken ihtiyarlığa ererlerse onlara öf bile deme, onları azarlama, onlara güzel ve tatlı söz söyle.
Şaban Piriş : Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana babaya iyilik etmenizi emretmiştir. Eğer, onlardan biri veya her ikisi de senin yanında ihtiyarlayacak olurlarsa, onlara “öf” bile deme! Onları azarlama. Onlara güzel söz söyle.
Suat Yıldırım : Rabbin şöyle buyurdu: Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin.Şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, "öff!" bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle.
Süleyman Ateş : Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır(ihtiyarlık zamanlarında senin yanında kalırlar)sa sakın onlara "Öf!" deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle.
Tefhim-ul Kuran : Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: «Öf» bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.
Ümit Şimşek : Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikte bulunmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanacak olursa, onlara öf bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle.
Yaşar Nuri Öztürk : Rabbin şöyle hükmetti: O'ndan başkasına kulluk / ibadet etmeyin, anaya babaya çok iyi davranın: Onlardan birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına gelirse sakın onlara "Öf!" bile deme; onları azarlama, onlara tatlı, iltifatlı söz söyle.