Önceki Sonraki

17:102Isrâ Suresi 102. Ayet

Kuran Sırası: 17 İniş Sırası: 50
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111

17:102Isrâ Suresi 102. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
(Musa) dedi ki
2
لقد
leḳad
|
andolsun
Kombi Müfredat
علمت
ǎlimte
ALM|ع ل م
sen biliyorsun ki
4
ما
|
Kombi Müfredat
أنزل
enzele
NZL|ن ز ل
indirmez
6
هؤلاء
hā'ulā'i
|
bunları
7
إلا
illā
|
başkası
Kombi Müfredat
رب
rabbu
RBB|ر ب ب
Rabbinden
Kombi Müfredat
السماوات
s-semāvāti
SMV|س م و
göklerin
10 Kombi Müfredat
والأرض
vel'erDi
ERŽ|ا ر ض
ve yerin
11 Kombi Müfredat
بصائر
beSāira
BṦR|ب ص ر
kanıtlar olarak
12
وإني
ve innī
|
şüphesiz ben de
13 Kombi Müfredat
لأظنك
leeZunnuke
ƵNN|ظ ن ن
seni görüyorum
14 Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
15 Kombi Müfredat
فرعون
fir'ǎvnu
FRA|ف ر ع
Fir'avn
16 Kombi Müfredat
مثبورا
meṧbūran
S̃BR|ث ب ر
mahvolmuş
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: (Musa) dedi ki | لَقَدْ: andolsun | عَلِمْتَ: sen biliyorsun ki | مَا: | أَنْزَلَ: indirmez | هَٰؤُلَاءِ: bunları | إِلَّا: başkası | رَبُّ: Rabbinden | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | بَصَائِرَ: kanıtlar olarak | وَإِنِّي: şüphesiz ben de | لَأَظُنُّكَ: seni görüyorum | يَا: EY/HEY/AH | فِرْعَوْنُ: Fir'avn | مَثْبُورًا: mahvolmuş | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GEL (Musa) dedi ki | لقد LGD̃ andolsun | علمت ALMT sen biliyorsun ki | ما ME | أنزل ÊNZL indirmez | هؤلاء HÙLEÙ bunları | إلا ÎLE başkası | رب RB Rabbinden | السماوات ELSMEWET göklerin | والأرض WELÊRŽ ve yerin | بصائر BṦEÙR kanıtlar olarak | وإني WÎNY şüphesiz ben de | لأظنك LÊƵNK seni görüyorum | يا YE EY/HEY/AH | فرعون FRAWN Fir'avn | مثبورا MS̃BWRE mahvolmuş | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: (Musa) dedi ki | leḳad: andolsun | ǎlimte: sen biliyorsun ki | : | enzele: indirmez | hā'ulā'i: bunları | illā: başkası | rabbu: Rabbinden | s-semāvāti: göklerin | vel'erDi: ve yerin | beSāira: kanıtlar olarak | ve innī: şüphesiz ben de | leeZunnuke: seni görüyorum | : EY/HEY/AH | fir'ǎvnu: Fir'avn | meṧbūran: mahvolmuş | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: (Musa) dedi ki | LGD̃: andolsun | ALMT: sen biliyorsun ki | ME: | ÊNZL: indirmez | HÙLEÙ: bunları | ÎLE: başkası | RB: Rabbinden | ELSMEVET: göklerin | VELÊRŽ: ve yerin | BṦEÙR: kanıtlar olarak | VÎNY: şüphesiz ben de | LÊƵNK: seni görüyorum | YE: EY/HEY/AH | FRAVN: Fir'avn | MS̃BVRE: mahvolmuş | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : O da, sen de biliyorsun ki demişti, bunları, insanlara apaçık deliller olmak üzere ancak göklerin ve yeryüzünün Rabbi indirmiştir ve şüphe yok ki ey Firavun, ben de seni küfriyle helâk olmuş sanıyorum.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Musa Firavun'a:) "Pek âlâ biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : (Musa da Firavun'a) dedi ki: "Andolsun ki, bunları, doğruluğumu sana gösteren kanıtlar olarak semâların ve arzın Rabbinden başkasının inzâl etmediğini pekâlâ bilirsin. . . Muhakkak ki ben de senin hüsrana uğramış olduğunu zannediyorum, ey Firavun!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Mûsâ Firavun’a: 'Pekâlâ biliyorsun ki, bunları, birliğinin ve kudretinin delili olan gözünle gördüğün mûcizeleri, birer ibret olarak göklerin ve yerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbinden başkası indirmedi. Ey Firavun ben de senin hakikaten mahvolduğunu biliyorum.' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Demişti ki: 'Andolsun bunları ancak göklerin ve yerin Rabbinin görülen belgeler olarak indirdiğini bilmişsindir. Ey Firavun! Ben de seni helak olmuş sanıyorum.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : O da: "Andolsun, bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin; gerçekten ben de seni yıkılmış, harab olmuş sanıyorum" demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Mûsa dedi ki: “Pekalâ bilirsin ki, bu mûcizeler birer ibret olsunlar diye, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmemiştir. Ben de, ey Firavun! Seni helak olmuş zannediyorum.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Musa da: «And olsun ki, bunlari goklerin ve yerin Rabbinin acik belgeler olarak indirdigini biliyorsun. Ey Firavun! Dogrusu senin mahvolacagini saniyorum» demisti.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Musa da ona: «Yemin ederim ki bunları ancak göklerin ve yerin Rabbinin açıkça görülecek belgeler halinde indirdiğini sen de çok iyi bilirsin ve elbette ben de seni yok edilmiş sanıyorum» demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Mûsâ ise, “İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helâk olmuş bir kişi olarak görüyorum” demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Musa da: 'And olsun ki, bunları göklerin ve yerin Rabbinin açık belgeler olarak indirdiğini biliyorsun. Ey Firavun! Doğrusu senin mahvolacağını sanıyorum' demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Musa Firavun'a:) «Pek âlâ biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum!»Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'Göklerin ve yerin Rabbi'nden başkasının bu delilleri indirmediğini iyi biliyorsun. Firavun, seni mahvolmuş biri olarak görüyorum!'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Musa dedi ki: «Ey Firavun! Pekâlâ bilirsin ki, bu mucizeleri, birer ibret olmak üzere, ancak göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de seni helak olmuş zannediyorum.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Musa da: «Pekala bilirsin ki, bunları, göklerin ve yerin Rabbi ancak birer ibret olmak üzere indirdi. Mutlaka ben de seni, ey Firavun helak olmuş sanıyorum!»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Alimallah dedi: pek âlâ bilirsin ki bunları o Göklerin Yerin rabbı, sırf birer basîret olmak üzere indirdi, her halde ben de seni ya Fir'avn! Helâk olmuş zannediyorumDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Musa ona dedi ki; «Bu mucizelerin, getirdiğimiz ilahi mesajın gerçek olduğunu gösteren kanıtlar olarak yerin ve göklerin Rabbi tarafından gönderildiklerini kesin biliyorsun. Ey Firavun, bana göre sen mahvolmaya aday oluyorsun.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : O da: "Andolsun, bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin; gerçekten ben de seni yıkılmış, harab olmuş sanıyorum" demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Mûsâ dedi ki: “Sen kesinlikle bildin ki, âyetleri, birer ibret olmak üzere, ancak göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ve ben de senin yıkıma uğramışlığına kesinlikle inanıyorum.” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : O da: «Andolsun, dedi, bunları (her biri basıyretle görülecek) birer ibret olmak üzere göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini bilmişsindir. Ben de, Fir'avn, seni herhalde helak edilmiş sanıyorum». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Mûsâ ise:) 'Gerçekten (sen de) bilirsin ki, bunları birer delil olarak, ancak göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Fir'avun! Şübhesiz ki ben de seni mahvolmuş zannediyorum' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : O da demişti ki: Andolsun ki sen; bunları göklerin ve yerin Rabbının, açık deliller olarak indirmiş olduğunu biliyorsun. Ben, doğrusu ey Firavun, senin mahvolacağını sanıyorum.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : ““Andolsun bunları (9 mucizeyi), görünür bir şekilde, semaların ve arzın Rabbinden başkasının indirmediğini sen biliyordun. Ve ey firavun! Muhakkak ki ben, senin helâk olacağına kesin şekilde inanıyorum.” dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Musa) da ona: "Bu (mucizevi olguları, sana) uyarıcı, aydınlatıcı belirtiler olarak göklerin ve yerin (gerçek) sahibinden başkasının indiremeyeceğini pekala biliyorsun!" diye karşılık verdi, "Ve ey Firavun, (onları doğru değerlendirme yolunu seçmediğin için) ben de senin bütünüyle ziyan içinde olduğunu düşünüyorum!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Dedi ki: «Andolsun, sen bilirsin ki, bunları indirmedi, ancak göklerin ve yerin Rabbi birer basiret olmak üzere indirdi. Ve muhakkak ki, ey Fir'avun, ben seni elbette helâk olmuş sanıyorum.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Musa da: “Sen çok iyi biliyorsun ki, kalp gözlerini açmak üzere bunları ancak göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum. ” dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Musa da ona: -Elbette bunları deliller olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini bilirsin. Ben de kesinlikle senin mahvolacağını zannediyorum ey Firavun! dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Mûsâ da şöyle cevap verdi: "Pek iyi bilirsin ki bu âyetleri, birer belge olmak üzere, indiren, göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. Ey Firavun! Ben de senin mahvolduğunu zannediyorum."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Mûsâ dedi ki: "Bunları, ancak göklerin ve yerin Rabbinin, (benim doğruluğumu belgeleyen) kanıtlar olarak indirdiğini pekâlâ bildin. Ey Fir'avn, ben de seni mahvolmuş görüyorum."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : O da: «Andolsun, bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin; gerçekten ben de seni yıkılmış, harab olmuş sanıyorum» demişti.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Musa dedi ki: 'And olsun, sen de biliyorsun ki, gerçeği gösteren birer delil olarak bunları indiren, Yer ve Gökler Rabbinden başkası değildir. Ey Firavun, ben de senin helâke uğrayacağını düşünüyorum.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Mûsa dedi: "Yemin olsun, sen bilmektesin ki, bunları, basîretle görülebilecek ibretler halinde/basîretler olarak o, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmedi. Vallahi ben de seni mahvolmuş görüyorum, ey Firavun!"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.