Kırık Meal (Arapça) : |وَمَنْ: ve kim de | أَرَادَ: isterse | الْاخِرَةَ: ahireti | وَسَعَىٰ: ve çalışırsa | لَهَا: ona | سَعْيَهَا: yaraşır biçimde | وَهُوَ: ve o | مُؤْمِنٌ: inanarak | فَأُولَٰئِكَ: öylelerinin | كَانَ: | سَعْيُهُمْ: çalışmalarının | مَشْكُورًا: karşılığı verilir |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ومن WMNve kim de | أراد ÊRED̃isterse | الآخرة EL ËḢRTahireti | وسعى WSAve çalışırsa | لها LHEona | سعيها SAYHEyaraşır biçimde | وهو WHWve o | مؤمن MÙMNinanarak | فأولئك FÊWLÙKöylelerinin | كان KEN | سعيهم SAYHMçalışmalarının | مشكورا MŞKWREkarşılığı verilir |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve men: ve kim de | erāde: isterse | l-āḣirate: ahireti | ve seǎā: ve çalışırsa | lehā: ona | seǎ'yehā: yaraşır biçimde | vehuve: ve o | mu'minun: inanarak | feulāike: öylelerinin | kāne: | seǎ'yuhum: çalışmalarının | meşkūran: karşılığı verilir |
Kırık Meal (Transcript) : |VMN: ve kim de | ÊRED̃: isterse | EL ËḢRT: ahireti | VSA: ve çalışırsa | LHE: ona | SAYHE: yaraşır biçimde | VHV: ve o | MÙMN: inanarak | FÊVLÙK: öylelerinin | KEN: | SAYHM: çalışmalarının | MŞKVRE: karşılığı verilir |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve kim, inanarak âhireti diler ve bu hususta adamakıllı çalışıp çabalarsa bu çeşit kimseler, çalışmalarının mükâfatını mutlaka görürler.
Adem Uğur : Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür.
Ahmed Hulusi : Kim de gelecek sonsuz yaşamı irade eder ve imanlı olarak onun için gerekli çalışmaları yaparsa, işte onların çalışmaları da değerlendirilir, sonucu yaşatılır!
Ahmet Tekin : Kim de, âhireti, ebedî yurdu isterse, mü’min olarak kendine yaraşır bir çaba ile âhireti kazanmak için gayret gösterirse, işte onların niyetleri, çabaları, emekleri makbuldür, mükâfatlandırılacaktır.
Ahmet Varol : Kim de ahireti ister ve mü'min olarak onun için gereken çabayı gösterirse işte onların çabaları kabul görür.
Ali Bulaç : Kim de ahireti ister ve bir mü'min olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.
Ali Fikri Yavuz : Kim de mümin olduğu halde ahireti ister ve çalışmasını da onun için yaparsa, işte bunların çalışmaları makbul olur.
Bekir Sadak : Ahireti isteyip, inanmis olarak onun icin gerekli calismada bulunan kimselerin, iste onlarin calismalari sukre deger.
Celal Yıldırım : Kim de Âhiret"! ister ve mü'min olarak orası için lâyık olduğu biçimde çalışıp çaba gösterirse, işte onların çalışıp çabalaması övülmeye ve kabul edilmeye lâyıktır.
Diyanet İşleri : Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.
Diyanet İşleri (eski) : Ahireti isteyip, inanmış olarak onun için gerekli çalışmada bulunan kimselerin, işte onların çalışmaları şükre değer.
Diyanet Vakfi : Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür.
Edip Yüksel : Kim ahireti seçer ve mümin olarak gereken çabayı gösterirse, işte onların çabası takdir edilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kim de ahireti isterse ve mümin olarak kendine yaraşır bir çaba ile onun için çalışırsa, öylelerinin çalışmalarının karşılığı verilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Her kim de ahireti ister ve inanarak orası için gerekli çalışmayı yaparsa, işte bunların çalışması şükre değer.
Elmalılı Hamdi Yazır : Her kim de Âhıreti ister ona lâyık bir sa'yile onun için mü'min olarak çalısırsa işte bunların sa'ıyleri meşkûr olur
Fizilal-il Kuran : Buna karşılık, kim ahiret mutluluğunu ister de mü'min olmak şartı ile o uğurda gerekli çabayı harcarsa, böylelerinin çabaları takdir edilir, emeklerinin karşılığını alırlar.
Gültekin Onan : Kim de ahireti ister ve bir inançlı olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.
Hakkı Yılmaz : Kim de âhireti isterse ve mü’min olarak âhirete yaraşır bir çaba ile âhiret için çalışırsa, işte öylelerinin çalışmalarının karşılığı verilir.
Hasan Basri Çantay : Kim de mü'min olarak âhireti diler, onun için (ona gereken) bir sa'y ile çalışırsa işte onların (bu) çalışmaları meşkûr (ve makbul) olur.
Hayrat Neşriyat : Kim de âhireti ister ve mü’min olarak ona lâyık bir gayretle çalışırsa, işte onların çalışmaları (Allah katında) makbûldür.
İbni Kesir : Kim de ahireti isterse ve onun için inanmış olarak gerekli çabayı gösterirse; işte onların say'i şükre değerdir.
İskender Evrenosoğlu : Kim mü'min olarak ahireti istedi ise ve onun (ahiret) için, onun gerektirdiği şekilde çalıştı ise işte onların çalışması, böylece meşkur (şükrün, karşılığını hakeden) oldu.
Muhammed Esed : Fakat ahiret hayatını(n güzelliğini) isteyen ve bunun için gösterilmesi gereken çabayı gösterenlere gelince, (gerçek) müminler bunlardır; çabalarına (Allah katında) değer verilen kimseler de işte böyleleridir!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve her kim mü'min olduğu halde ahireti diler ve onun için (layık-ı veçhile) çalışmasıyla çalışırsa işte o gibi kimselerin çalışmaları şayan-ı şükran bulunur.
Ömer Öngüt : Kim de inanmış olarak ahireti ister ve çalışmasını da onun için yaparsa, işte onların bu çalışmaları meşkûr ve makbul olur.
Şaban Piriş : Kim de ahireti isterse ve tüm çabasıyla onun için çalışırsa, o mümindir ve böyle yapanların çalışması övülmeye değerdir.
Suat Yıldırım : Kim de âhireti ister ve ona lâyık bir biçimde mümin olarak gayret gösterirse, işte bunların çalışmaları makbul olur.
Süleyman Ateş : Kim de âhireti ister ve inanarak ona yaraşır biçimde çalışırsa, öylelerinin çalışmalarının karşılığı verilir.
Tefhim-ul Kuran : Kim de ahireti ister ve bir mü'min olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.
Ümit Şimşek : Kim de âhireti ister ve inanmış olarak ona lâyık bir çabayla çalışırsa, işte öylelerinin çabaları karşılık görür.
Yaşar Nuri Öztürk : Kim de âhireti ister ve inanmış olarak ona yaraşır bir gayretle çalışırsa, böylelerinin gayretleri teşekkürle karşılanır.