Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | لَوْ: eğer | كَانَ: olsaydı | فِي: | الْأَرْضِ: yer yüzünde | مَلَائِكَةٌ: melekler | يَمْشُونَ: yürüyen | مُطْمَئِنِّينَ: uslu uslu | لَنَزَّلْنَا: elbette gönderirdik | عَلَيْهِمْ: onlara | مِنَ: -ten | السَّمَاءِ: gök- | مَلَكًا: bir meleği | رَسُولًا: elçi |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GLde ki | لو LWeğer | كان KENolsaydı | في FY | الأرض ELÊRŽyer yüzünde | ملائكة MLEÙKTmelekler | يمشون YMŞWNyürüyen | مطمئنين MŦMÙNYNuslu uslu | لنزلنا LNZLNEelbette gönderirdik | عليهم ALYHMonlara | من MN-ten | السماء ELSMEÙgök- | ملكا MLKEbir meleği | رسولا RSWLEelçi |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | lev: eğer | kāne: olsaydı | fī: | l-erDi: yer yüzünde | melāiketun: melekler | yemşūne: yürüyen | muTmeinnīne: uslu uslu | lenezzelnā: elbette gönderirdik | ǎleyhim: onlara | mine: -ten | s-semāi: gök- | meleken: bir meleği | rasūlen: elçi |
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | LV: eğer | KEN: olsaydı | FY: | ELÊRŽ: yer yüzünde | MLEÙKT: melekler | YMŞVN: yürüyen | MŦMÙNYN: uslu uslu | LNZLNE: elbette gönderirdik | ALYHM: onlara | MN: -ten | ELSMEÙ: gök- | MLKE: bir meleği | RSVLE: elçi |
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Yeryüzünde melekler bulunsaydı da rahat rahat gezselerdi onlara gökten bir meleği peygamber olarak gönderirdik.
Adem Uğur : Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.
Ahmed Hulusi : De ki: "Eğer arzda yaşayanlar yürüyen melekler olsaydı, elbette onlar üzerine semâdan melek bir Rasûl indirirdik. "
Ahmet Tekin : 'Eğer yeryüzünde yerleşip, yaşayan, gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara, gökten Rasul olarak bir melek gönderirdik.' de.
Ahmet Varol : De ki: 'Eğer yeryüzünde sakin sakin yürüyen melekler olsaydı elbette onlara peygamber olarak gökten bir melek gönderirdik.'
Ali Bulaç : De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm, Mekke’lilere) şöyle de: “- Eğer (insanlar gibi) yeryüzünde, yürüyüp duran Melekler olsaydı, elbette onlara da gökten melek bir peygamber gönderirdik.
Bekir Sadak : De ki: «Yeryuzunde yerlesip dolasanlar melek olsalardi, biz de onlara gokten peygamber olarak bir melek gonderirdik.»
Celal Yıldırım : De ki: Eğer yeryüzünde eyleşip gönülleri mutmain ve huzur içinde yürüyen melekler bulunsaydı, elbette üzerlerine gökten peygamber olarak melek gönderirdik.
Diyanet İşleri : De ki: “Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.'
Diyanet Vakfi : Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.
Edip Yüksel : De ki: 'Yeryüzünde yerleşip dolaşan melekler olsaydı onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Ey Muhammed! Mekkelilere) şöyle de: «Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyüp duran melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek indirirdik.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Söyle onlara: «Eğer yeryüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten melek olan bir peygamber gönderirdik!»
Elmalılı Hamdi Yazır : Söyle onlara eğer, Arzda hep uslu uslu yürüyen Melâike olsa idi elbette onlara Semâdan Melek bir Resul gönderdik
Fizilal-il Kuran : De ki; «Eğer yeryüzünde doğallıkla, rahatça gezinen melekler yaşasaydı, onlara gökten melek kökenli bir peygamber gönderirdik.»
Gültekin Onan : De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
Hakkı Yılmaz : De ki: “Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyüp duran melekler olsaydı, elbette Biz onlara gökten elçi olarak bir melek indirirdik.”
Hasan Basri Çantay : De ki: «Eğer (yüzün) de (insanlar gibi) sakin sakin yürüyen melekler olsaydı biz ancak onlara gökden melek bir peygamber gönderirdik».
Hayrat Neşriyat : De ki: 'Eğer yeryüzünde yerleşmiş kimseler olarak gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara (da kendi nev'lerinden) gökten melek bir peygamber gönderirdik.'
İbni Kesir : De ki: Eğer yeryüzünde yerleşmiş dolaşan melekler olsaydı; Biz, ancak onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik.
İskender Evrenosoğlu : De ki: “Eğer yeryüzünde mutmain olarak yürüyenler melekler olsaydı, elbette onlara semadan melek resûl indirirdik.”
Muhammed Esed : Onlara (şu sözümüzü) ilet: "Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı, o zaman onlara elçi olarak şüphesiz gökten bir melek indirirdik!"
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Eğer yeryüzünde mutmainler olarak yürür melekler olsa idi elbette onlara gökten resûl olan bir melek indirirdik.»
Ömer Öngüt : De ki: “Eğer yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik. ”
Şaban Piriş : De ki: -Eğer yeryüzünde yürüyen ve nimetlerinden istifade eden melekler olsaydı; biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.
Suat Yıldırım : Onlara de ki: "Eğer yeryüzünde melekler yerleşip dolaşsalardı o zaman Biz onlara melek elçi gönderirdik."
Süleyman Ateş : De ki: "Eğer yer yüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik."
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik.»
Ümit Şimşek : De ki: Yeryüzünün sakinleri olarak orada melekler dolaşsaydı, o zaman Biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Eğer yeryüzünde doygunluğa ulaşmış melekler dolaşır olsaydı, elbette gökten onlara bir melek resul gönderirdik."