» 17 / Isrâ  21:

Kuran Sırası: 17
İniş Sırası: 50
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111

 » 17 / Isrâ  Suresi: 21
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. انْظُرْ (ENƵR) = unZur : bak
2. كَيْفَ (KYF) = keyfe : nasıl
3. فَضَّلْنَا (FŽLNE) = feDDelnā : üstün yaptık
4. بَعْضَهُمْ (BAŽHM) = beǎ'Dehum : onların kimini
5. عَلَىٰ (AL) = ǎlā : üzerine
6. بَعْضٍ (BAŽ) = beǎ'Din : kimi
7. وَلَلْاخِرَةُ (VLL ËḢRT) = velelāḣiratu : elbette ahiret
8. أَكْبَرُ (ÊKBR) = ekberu : daha büyüktür
9. دَرَجَاتٍ (D̃RCET) = deracātin : dereceler bakımından
10. وَأَكْبَرُ (VÊKBR) = ve ekberu : ve daha büyüktür
11. تَفْضِيلًا (TFŽYLE) = tefDīlen : üstünlük bakımından
bak | nasıl | üstün yaptık | onların kimini | üzerine | kimi | elbette ahiret | daha büyüktür | dereceler bakımından | ve daha büyüktür | üstünlük bakımından |

[NƵR] [KYF] [FŽL] [BAŽ] [] [BAŽ] [EḢR] [KBR] [D̃RC] [KBR] [FŽL]
ENƵR KYF FŽLNE BAŽHM AL BAŽ VLL ËḢRT ÊKBR D̃RCET VÊKBR TFŽYLE

unZur keyfe feDDelnā beǎ'Dehum ǎlā beǎ'Din velelāḣiratu ekberu deracātin ve ekberu tefDīlen
انظر كيف فضلنا بعضهم على بعض وللآخرة أكبر درجات وأكبر تفضيلا

 » 17 / Isrâ  Suresi: 21
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
انظر ن ظ ر | NƵR ENƵR unZur bak See
كيف ك ي ف | KYF KYF keyfe nasıl how
فضلنا ف ض ل | FŽL FŽLNE feDDelnā üstün yaptık We preferred
بعضهم ب ع ض | BAŽ BAŽHM beǎ'Dehum onların kimini some of them
على | AL ǎlā üzerine over
بعض ب ع ض | BAŽ BAŽ beǎ'Din kimi others.
وللآخرة ا خ ر | EḢR VLL ËḢRT velelāḣiratu elbette ahiret And surely the Hereafter
أكبر ك ب ر | KBR ÊKBR ekberu daha büyüktür (is) greater
درجات د ر ج | D̃RC D̃RCET deracātin dereceler bakımından (in) degrees
وأكبر ك ب ر | KBR VÊKBR ve ekberu ve daha büyüktür and greater
تفضيلا ف ض ل | FŽL TFŽYLE tefDīlen üstünlük bakımından (in) excellence.

17:21 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

bak | nasıl | üstün yaptık | onların kimini | üzerine | kimi | elbette ahiret | daha büyüktür | dereceler bakımından | ve daha büyüktür | üstünlük bakımından |

[NƵR] [KYF] [FŽL] [BAŽ] [] [BAŽ] [EḢR] [KBR] [D̃RC] [KBR] [FŽL]
ENƵR KYF FŽLNE BAŽHM AL BAŽ VLL ËḢRT ÊKBR D̃RCET VÊKBR TFŽYLE

unZur keyfe feDDelnā beǎ'Dehum ǎlā beǎ'Din velelāḣiratu ekberu deracātin ve ekberu tefDīlen
انظر كيف فضلنا بعضهم على بعض وللآخرة أكبر درجات وأكبر تفضيلا

[ن ظ ر] [ك ي ف] [ف ض ل] [ب ع ض] [] [ب ع ض] [ا خ ر] [ك ب ر] [د ر ج] [ك ب ر] [ف ض ل]

 » 17 / Isrâ  Suresi: 21
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
انظر ن ظ ر | NƵR ENƵR unZur bak See
Elif,Nun,Zı,Re,
1,50,900,200,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
كيف ك ي ف | KYF KYF keyfe nasıl how
Kef,Ye,Fe,
20,10,80,
INTG – interrogative noun
اسم استفهام
فضلنا ف ض ل | FŽL FŽLNE feDDelnā üstün yaptık We preferred
Fe,Dad,Lam,Nun,Elif,
80,800,30,50,1,
V – 1st person plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
بعضهم ب ع ض | BAŽ BAŽHM beǎ'Dehum onların kimini some of them
Be,Ayn,Dad,He,Mim,
2,70,800,5,40,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
على | AL ǎlā üzerine over
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
بعض ب ع ض | BAŽ BAŽ beǎ'Din kimi others.
Be,Ayn,Dad,
2,70,800,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
وللآخرة ا خ ر | EḢR VLL ËḢRT velelāḣiratu elbette ahiret And surely the Hereafter
Vav,Lam,Lam,,Hı,Re,Te merbuta,
6,30,30,,600,200,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EMPH – emphatic prefix lām
N – nominative feminine singular noun
الواو عاطفة
اللام لام التوكيد
اسم مرفوع
أكبر ك ب ر | KBR ÊKBR ekberu daha büyüktür (is) greater
,Kef,Be,Re,
,20,2,200,
ADJ – nominative masculine singular adjective
صفة مرفوعة
درجات د ر ج | D̃RC D̃RCET deracātin dereceler bakımından (in) degrees
Dal,Re,Cim,Elif,Te,
4,200,3,1,400,
N – genitive feminine plural indefinite noun
اسم مجرور
وأكبر ك ب ر | KBR VÊKBR ve ekberu ve daha büyüktür and greater
Vav,,Kef,Be,Re,
6,,20,2,200,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative masculine singular noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
تفضيلا ف ض ل | FŽL TFŽYLE tefDīlen üstünlük bakımından (in) excellence.
Te,Fe,Dad,Ye,Lam,Elif,
400,80,800,10,30,1,
N – accusative masculine indefinite (form II) verbal noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |انْظُرْ: bak | كَيْفَ: nasıl | فَضَّلْنَا: üstün yaptık | بَعْضَهُمْ: onların kimini | عَلَىٰ: üzerine | بَعْضٍ: kimi | وَلَلْاخِرَةُ: elbette ahiret | أَكْبَرُ: daha büyüktür | دَرَجَاتٍ: dereceler bakımından | وَأَكْبَرُ: ve daha büyüktür | تَفْضِيلًا: üstünlük bakımından |
Kırık Meal (Harekesiz) : |انظر ENƵR bak | كيف KYF nasıl | فضلنا FŽLNE üstün yaptık | بعضهم BAŽHM onların kimini | على AL üzerine | بعض BAŽ kimi | وللآخرة WLL ËḢRT elbette ahiret | أكبر ÊKBR daha büyüktür | درجات D̃RCET dereceler bakımından | وأكبر WÊKBR ve daha büyüktür | تفضيلا TFŽYLE üstünlük bakımından |
Kırık Meal (Okunuş) : |unZur: bak | keyfe: nasıl | feDDelnā: üstün yaptık | beǎ'Dehum: onların kimini | ǎlā: üzerine | beǎ'Din: kimi | velelāḣiratu: elbette ahiret | ekberu: daha büyüktür | deracātin: dereceler bakımından | ve ekberu: ve daha büyüktür | tefDīlen: üstünlük bakımından |
Kırık Meal (Transcript) : |ENƵR: bak | KYF: nasıl | FŽLNE: üstün yaptık | BAŽHM: onların kimini | AL: üzerine | BAŽ: kimi | VLL ËḢRT: elbette ahiret | ÊKBR: daha büyüktür | D̃RCET: dereceler bakımından | VÊKBR: ve daha büyüktür | TFŽYLE: üstünlük bakımından |
Abdulbaki Gölpınarlı : Bak da gör, onların bir kısmını nasıl bir kısmından üstün ettik; elbette âhiretteki yücelik, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyük.
Adem Uğur : Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.
Ahmed Hulusi : Bak, nasıl onların kimini kimine üstün kıldık! Elbette sonsuz gelecek boyutu, yaşam mertebeleri itibarıyla da en büyüktür, kişisel hissedişler itibarıyla da en büyüktür.
Ahmet Tekin : Lütufta bulunarak, onların bir kısmını rızıkta, servette, güç ve kuvvette, sıhhatte, makam ve mevkide sıradan bir aklın kavrayamayacağı hikmetlere dayalı olarak diğerlerine nasıl üstün kıldığımızı düşün ve araştır. Andolsun ki âhiret daha büyük rütbeler ve makamlarla doludur, daha yüce ve daha çok üstünlükleri vardır.
Ahmet Varol : Bak, nasıl bazılarını bazılarından üstün kıldık. Elbette ahiret dereceler yönünden de daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Ali Bulaç : Onlardan kimini kimine nasıl üstün tuttuğumuzu gör. Muhakkak ahiret dereceler bakımından daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Ali Fikri Yavuz : Bak, bir kısmını diğerine nasıl üstün kıldık (rızk ve mevkilerini değişik yaptık). Elbette âhiret, derece farkları yönünden daha büyüktür, faziletçe de daha yüksektir.
Bekir Sadak : Onlari birbirlerinden nasil ustun kildigimiza bir bak! Dogrusu ahirette daha buyuk dereceler ve daha buyuk ustunlukler vardir.
Celal Yıldırım : Bak, onların kimini kiminden nasıl üstün kıldık ve şanıma and olsun ki, Âhiret, dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Diyanet İşleri : Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.
Diyanet İşleri (eski) : Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Doğrusu ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır.
Diyanet Vakfi : Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.
Edip Yüksel : İnsanları birbirinden nasıl üstün kıldığımıza dikkat et. Ahiretin dereceleri ve üstünlükleri daha büyüktür
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bak! Onların bir kısmını diğerine nasıl üstün kıldık! Elbette ahiret, hem dereceler bakımından daha büyüktür, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bak! Bir kısmını diğerine nasıl üstün kılmışız; elbette ahiret hem dereceler bakımından, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bak bir kısmını diğerine nasıl tafdıl etmişiz ve elbette Âhıret derecatca da daha büyük, tafdılce de daha büyüktür
Fizilal-il Kuran : Bir baksana, insanları dünyada nasıl birbirinden üstün kıldık. Oysa ahiretin dereceleri daha büyük olduğu gibi, aralarındaki üstünlük farkları daha geniş çaplıdır.
Gültekin Onan : Onlardan kimini kimine nasıl üstün tuttuğumuzu gör. Muhakkak ahiret dereceler bakımından daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Hakkı Yılmaz : Onların bir kısmını bir kısmı üzerine fazlalıklı yaptığımıza bir bak! Elbette âhiret, dereceler bakımından daha büyüktür, fazlalık bakımından da daha büyüktür.
Hasan Basri Çantay : Baksan a, biz onların kimini kiminden nasıl üstün kıldık. Elbette âhiret, dereceler (farkları) i'tibariyle de daha büyükdür, üstün kılmak bakımından da daha büyükdür.
Hayrat Neşriyat : Bak, (rızıkta ve makamda) onların bazısını bazısından nasıl üstün kıldık! Elbette âhiret, hem dereceler i'tibâriyle daha büyük, hem de üstünlük i'tibâriyle daha büyüktür.
İbni Kesir : Bak, nasıl onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Elbetteki ahiret; dereceler bakımından da büyüktür, üstünlük bakımından da.
İskender Evrenosoğlu : Bak, nasıl onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Muhakkak ki ahiret, dereceler bakımından daha büyüktür ve üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Muhammed Esed : Onların bazılarına (yeryüzünde) diğerlerine göre nasıl cömert davrandığımıza bir bak: fakat (unutma ki,) ahiret, paye olarak daha yüksek, erdem ve (manevi) zenginlik bakımından daha yücedir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Bak! Onların bazısını bazısı üzerine nasıl üstün kılmışızdır. Ve elbetteki ki, ahiret, dereceler itibariyle daha büyüktür ve üstünlük itibariyle de daha büyüktür.
Ömer Öngüt : Bak! Biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır. Elbette ki ahiret, dereceler ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.
Şaban Piriş : Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Ahiretin üstünlük ve fazileti ise daha büyüktür.
Suat Yıldırım : Bak nasıl dünyada onların kimini kimine üstün kıldık!Elbette âhirette erişilecek daha büyük mertebeler, kazanılacak daha yüksek faziletler vardır.
Süleyman Ateş : Bak, (rızık bakımından) nasıl onların kimini kiminden üstün yaptık. Elbette âhiret, dereceler bakımından da daha büyük, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Tefhim-ul Kuran : Onlardan bir kısmını bir kısmına nasıl üstün tuttuğumuzu gör. Muhakkak ahiret dereceler bakımından da daha büyüktür, üstünlük bakımından da daha büyüktür.
Ümit Şimşek : Onları birbirine nasıl üstün kıldığımıza bir bak. Âhiretin ise mertebeleri de, üstünlükleri de daha yüksektir.
Yaşar Nuri Öztürk : Bak nasıl, kimini kimine üstün kıldık! Ama âhiret, dereceler bakımından elbette daha büyük, lütuflandırma bakımından daha yücedir.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}