19:29Meryem  Suresi 29. Ayet

Kuran Sırası: 19 İniş Sırası: 44
1234567891011121314151617181920212223242526272829303132333435363738394041424344454647484950515253545556575859606162636465666768697071727374757677787980818283848586878889909192939495969798

19:29Meryem  Suresi 29. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. فَأَشَارَتْ (FÊŞERT) = feeşārat : (çocuğu) gösterdi
2. إِلَيْهِ (ÎLYH) = ileyhi : onlara
3. قَالُوا (GELVE) = ḳālū : dediler ki
4. كَيْفَ (KYF) = keyfe : nasıl
5. نُكَلِّمُ (NKLM) = nukellimu : konuşuruz
6. مَنْ (MN) = men : kimseyle
7. كَانَ (KEN) = kāne : olan
8. فِي (FY) = fī :
9. الْمَهْدِ (ELMHD̃) = l-mehdi : beşikte
10. صَبِيًّا (ṦBYE) = Sabiyyen : çocukla
(çocuğu) gösterdi | onlara | dediler ki | nasıl | konuşuruz | kimseyle | olan | | beşikte | çocukla |

[ŞVR] [] [GVL] [KYF] [KLM] [] [KVN] [] [MHD̃] [ṦBV]
FÊŞERT ÎLYH GELVE KYF NKLM MN KEN FY ELMHD̃ ṦBYE

feeşārat ileyhi ḳālū keyfe nukellimu men kāne l-mehdi Sabiyyen
فأشارت إليه قالوا كيف نكلم من كان في المهد صبيا

19:29Meryem  Suresi 29. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فأشارت ش و ر | ŞVR FÊŞERT feeşārat (çocuğu) gösterdi Then she pointed
إليه | ÎLYH ileyhi onlara to him.
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
كيف ك ي ف | KYF KYF keyfe nasıl """How"
نكلم ك ل م | KLM NKLM nukellimu konuşuruz (can) we speak
من | MN men kimseyle (to one) who
كان ك و ن | KVN KEN kāne olan is
في | FY in
المهد م ه د | MHD̃ ELMHD̃ l-mehdi beşikte the cradle,
صبيا ص ب و | ṦBV ṦBYE Sabiyyen çocukla "a child?"""
19:29 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

(çocuğu) gösterdi | onlara | dediler ki | nasıl | konuşuruz | kimseyle | olan | | beşikte | çocukla |

[ŞVR] [] [GVL] [KYF] [KLM] [] [KVN] [] [MHD̃] [ṦBV]
FÊŞERT ÎLYH GELVE KYF NKLM MN KEN FY ELMHD̃ ṦBYE

feeşārat ileyhi ḳālū keyfe nukellimu men kāne l-mehdi Sabiyyen
فأشارت إليه قالوا كيف نكلم من كان في المهد صبيا

[ش و ر] [] [ق و ل] [ك ي ف] [ك ل م] [] [ك و ن] [] [م ه د] [ص ب و]

19:29Meryem  Suresi 29. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
فأشارت ش و ر | ŞVR FÊŞERT feeşārat (çocuğu) gösterdi Then she pointed
Fe,,Şın,Elif,Re,Te,
80,,300,1,200,400,
REM – prefixed resumption particle
V – 3rd person feminine singular (form IV) perfect verb
الفاء استئنافية
فعل ماض
إليه | ÎLYH ileyhi onlara to him.
,Lam,Ye,He,
,30,10,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
قالوا ق و ل | GVL GELVE ḳālū dediler ki They said,
Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
100,1,30,6,1,
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
كيف ك ي ف | KYF KYF keyfe nasıl """How"
Kef,Ye,Fe,
20,10,80,
INTG – interrogative noun
اسم استفهام
نكلم ك ل م | KLM NKLM nukellimu konuşuruz (can) we speak
Nun,Kef,Lam,Mim,
50,20,30,40,
V – 1st person plural (form II) imperfect verb
فعل مضارع
من | MN men kimseyle (to one) who
Mim,Nun,
40,50,
REL – relative pronoun
اسم موصول
كان ك و ن | KVN KEN kāne olan is
Kef,Elif,Nun,
20,1,50,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
المهد م ه د | MHD̃ ELMHD̃ l-mehdi beşikte the cradle,
Elif,Lam,Mim,He,Dal,
1,30,40,5,4,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
صبيا ص ب و | ṦBV ṦBYE Sabiyyen çocukla "a child?"""
Sad,Be,Ye,Elif,
90,2,10,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فأشارت
feeşārat
ŞVR|ش و ر
(çocuğu) gösterdi
2
إليه
ileyhi
|
onlara
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler ki
Kombi Müfredat
كيف
keyfe
KYF|ك ي ف
nasıl
Kombi Müfredat
نكلم
nukellimu
KLM|ك ل م
konuşuruz
6
من
men
|
kimseyle
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
olan
8
في
|
Kombi Müfredat
المهد
l-mehdi
MHD̃|م ه د
beşikte
10 Kombi Müfredat
صبيا
Sabiyyen
ṦBV|ص ب و
çocukla
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَأَشَارَتْ: (çocuğu) gösterdi | إِلَيْهِ: onlara | قَالُوا: dediler ki | كَيْفَ: nasıl | نُكَلِّمُ: konuşuruz | مَنْ: kimseyle | كَانَ: olan | فِي: | الْمَهْدِ: beşikte | صَبِيًّا: çocukla | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فأشارت FÊŞERT (çocuğu) gösterdi | إليه ÎLYH onlara | قالوا GELWE dediler ki | كيف KYF nasıl | نكلم NKLM konuşuruz | من MN kimseyle | كان KEN olan | في FY | المهد ELMHD̃ beşikte | صبيا ṦBYE çocukla | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |feeşārat: (çocuğu) gösterdi | ileyhi: onlara | ḳālū: dediler ki | keyfe: nasıl | nukellimu: konuşuruz | men: kimseyle | kāne: olan | : | l-mehdi: beşikte | Sabiyyen: çocukla | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FÊŞERT: (çocuğu) gösterdi | ÎLYH: onlara | GELVE: dediler ki | KYF: nasıl | NKLM: konuşuruz | MN: kimseyle | KEN: olan | FY: | ELMHD̃: beşikte | ṦBYE: çocukla | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Meryem, çocuğuna işâret etti. Nasıl olur da dediler, beşikteki çocuk konuşur? Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. "Biz, dediler, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?" Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Meryem oruçlu olduğundan konuşmayıp, çocuğu işaret etti (ona sorun gibisinden). . . "Kundaktaki bebekle ne konuşabiliriz ki!" dediler. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. 'Biz beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?' dediler. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. 'Beşikte bulunan bir bebekle nasıl konuşuruz?' dediler. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?" Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine Meryem, (kendilerine cevap vermek için) çocuğu işaret etti. Onlar: “- Biz, beşikteki çocukla nasıl konuşuruz” dediler. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Meryem cocugu gosterdi. «Biz besikteki cocukla nasil konusabiliriz?» dediler. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Bunun üzerine Meryem çocuğa işaret ederek onu gösterdi. Onlar : Henüz beşikteki bir çocukla nasıl konuşalım ? dediler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Meryem çocuğu gösterdi. 'Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?' dediler. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. «Biz, dediler, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz?» Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : (Tanıklık için) Onu gösterdi. 'Nasıl olur da beşikteki bir çocukla konuşuruz,' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. Onlar; «Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?» dediler. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi: «Beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?» dediler. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine ona işaret etti, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz dediler Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Bunun üzerine Meryem, eli ile oğlunu göstererek onunla konuşmalarını önerdi. Onlar da «Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz?» dediler. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?" Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Bunun üzerine Meryem ona; doğum anında aşağısında bulunan kişiye; Zekeriyya’ya işaret etti, ondan gelişmeleri açıklamasını istedi. Zekeriyya, Meryem’in zina etmeden çocuğu doğurduğuna kefil olup çocuğun ma’bedde yetiştirilmesini istedi. Onlar, “Biz, yüksek mevkide olan kişiler, henüz ergenlik çağına gelmemiş birine nasıl söz söyleriz/yüksek mevkide olan kişiler henüz ergenlik çağına gelmemiş birine nasıl söz söyler?” dediler. " Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Bunun üzerine (Meryem) ona (îsâya) işaret etdi. «Biz, dediler, henüz beşikde bulunan bir sabî ile nasıl konuşuruz»? Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (Meryem konuşmayarak) ona (çocuğa) işâret etti. (Onlar:)'Beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?' dediler. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Bunun üzerine o, çocuğu gösterdi: Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Bunun üzerine, onu (çocuğu) işaret etti. (Onlar) dediler ki: “Beşikte olan bir sabi (bebek) ile biz nasıl konuşuruz?” Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Bunun üzerine (Meryem) çocuğa işaret etti. "Daha beşikteki bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz ki!" diye çıkıştılar. Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: «Biz daha beşikte bir çocuk bulunan ile nasıl konuşabiliriz?» Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Bunun üzerine çocuğu gösterdi. “Biz beşikteki çocukla nasıl konuşuruz?” dediler. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Bunun üzerine çocuğu işaret etti. - Biz, beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Meryem, (bana değil, çocuğa sorun dercesine) çocuğu gösterdi: "Nasıl olur da, dediler, beşikteki bebekle konuşuruz?" Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Meryem), çocuğu gösterdi. Dediler ki: "Beşikteki çocukla nasıl konuşuruz?" Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: «Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?» Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Meryem çocuğu işaret etti. 'Beşikteki çocukla nasıl konuşalım?' dediler. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Meryem, çocuğa işaret etti. Dediler: "Beşikteki bir sabiyle nasıl konuşuruz?" Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.