Kırık Meal (Arapça) : |ثُمَّ: sonra | لَنَحْنُ: elbette biz | أَعْلَمُ: daha iyi biliriz | بِالَّذِينَ: kimlerin | هُمْ: onlar | أَوْلَىٰ: uygun olduğunu | بِهَا: oraya | صِلِيًّا: girmeğe |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ثم S̃Msonra | لنحن LNḪNelbette biz | أعلم ÊALMdaha iyi biliriz | بالذين BELZ̃YNkimlerin | هم HMonlar | أولى ÊWLuygun olduğunu | بها BHEoraya | صليا ṦLYEgirmeğe |
Kırık Meal (Okunuş) : |ṧumme: sonra | leneHnu: elbette biz | eǎ'lemu: daha iyi biliriz | bielleƶīne: kimlerin | hum: onlar | evlā: uygun olduğunu | bihā: oraya | Siliyyen: girmeğe |
Kırık Meal (Transcript) : |S̃M: sonra | LNḪN: elbette biz | ÊALM: daha iyi biliriz | BELZ̃YN: kimlerin | HM: onlar | ÊVL: uygun olduğunu | BHE: oraya | ṦLYE: girmeğe |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonra elbette biz daha iyi biliriz cehenneme girmeye daha lâyık olanı.
Adem Uğur : Sonra, orayı boylamaya daha çok müstahak olanları elbette biz daha iyi biliriz.
Ahmed Hulusi : Zira ateşte yanmayı kimler hak etmiştir biz iyi biliriz.
Ahmet Tekin : Bir daha ifade edelim ki, Cehennem’i boylamaya daha çok müstehak olanları elbette biz iyi biliriz.
Ahmet Varol : Sonra elbette biz, oraya girmeye kimlerin daha çok lâyık olduklarını daha iyi biliriz.
Ali Bulaç : Sonra biz ona (cehenneme) girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu daha iyi biliriz.
Ali Fikri Yavuz : Sonra o Cehennem’e atılmaya lâyık olanların kimler bulunduğunu elbette biz daha iyi biliriz.
Bekir Sadak : Cehenneme girmeye en layik olanlari Biz biliriz.
Celal Yıldırım : Sonra, elbette biz o Cehennem'e girip yaslanmaya en lâyık olanları da daha iyi biliriz.
Diyanet İşleri : Sonra, oraya girmeye en lâyık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.