Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım"(19:4)
"Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et."(19:5)
"Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan(lardan) kıl."(19:6)
(Tanrı:) "Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; biz bundan önce ona hiç bir adaş kılmamışız."(19:7)
Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."(19:8)
(Ona gelen melek:) "işte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: -Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiç bir şey değil iken, seni yaratmıştım."(19:9)
Dedi ki: "Rabbim, bana bir ayet ver." Dedi ki: "Senin ayetin, sapasağlam iken üç tam gece insanlarla konuşmamandır."(19:10)
Böylelikle (Zekeriya) mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."(19:11)
(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut." Daha çocuk iken ona hikmet verdik.(19:12)
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.(19:13)
Ana ve babasına itaatkardı ve isyan eden bir zorba değildi.(19:14)
Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden kaldırılacağı gün de.(19:15)
Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ehlinden (ailesinden) kopup doğu tarafında bir yere çekilmişti.(19:16)
Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, o da, düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.(19:17)
Demişti ki: "Gerçekten ben, senden Rahmana sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)."(19:18)
Demişti ki: "Ben, yalnızca rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)."(19:19)
O: "Benim nasıl bir erkek çocuğum olabilir? Bana hiç bir beşer dokunmamışken ve ben azgın utanmaz (bir kadın) değilken" dedi.(19:20)
"İşte böyle" dedi. Rabbin dedi ki: "Bu benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve bizden bir rahmet kılmak için (bu çocuk olacaktır)." Ve buyruk da yerine getirilmişti (kaza).(19:21)
Böylelikle ona gebe kaldı, sonra onunla ıssız bir yere çekildi.(19:22)
Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: "Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim."(19:23)
Altından (bir ses) ona seslendi: "Hüzne kapılma, rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır."(19:24)
Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."(19:25)
Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: "Ben Rahmana oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."(19:26)
Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın."(19:27)
"Ey Harun'un kız kardeşi, senin baban kötü bir kişi değildi ve annen de azgın, utanmaz (bir kadın) değildi."(19:28)
Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?"(19:29)
(İsa) Dedi ki: "Şüphesiz ben Tanrı'nın kuluyum. (Tanrı) bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı."(19:30)
"Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti."(19:31)
"Anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı."(19:32)
"Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden kaldırılacağım gün de."(19:33)
İşte Meryem oğlu İsa; hakkında kuşkuya düştükleri "Hak Söz".(19:34)
Tanrı'nın çocuk edinmesi olacak şey değil. O yücedir. Bir buyruğun olmasına karar verirse ancak ona: "Ol" der, o da hemen oluverir.(19:35)
Gerçek şu ki, Tanrı benim de rabbim, sizin de rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.(19:36)
İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay küfredenlere.(19:37)
Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler. Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.(19:38)
Buyruğun bitirileceği / yerine getirileceği (kaza), hasret gününe karşı onları uyar. Onlar bir gaflet içindedirler ve onlar inanmıyorlar.(19:39)
Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.(19:40)
Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Gerçekten o, doğruyu söyleyen bir peygamberdi.(19:41)
Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?(19:42)
"Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım."(19:43)
"Babacığım, gerçekten ben, sana Rahman tarafından bir azabın dokunacağından korkuyorum, o zaman şeytanın velisi olursun."(19:45)
(Babası) Demişti ki: "İbrahim, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, andolsun, seni taşa tutarım; uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git."(19:46)
(İbrahim:) "Selam üzerine olsun, senin için rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi.(19:47)
"Sizden ve Tanrı'dan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve rabbime dua ediyorum. Umulur ki, rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım."(19:48)
Böylelikle, onlardan ve Tanrı'dan başka taptıklarından kopup ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakup'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık.(19:49)
Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.(19:50)