Elmalılı Hamdi Yazır 🔊 Meali
Rabbının rahmetini bir anış Zekerriya kuluna(19:2)

O vakıt ki rabbına nida etmişti, gizli bir nida(19:3)

Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana duâ ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım(19:4)

Bu halimle ben arkamdan yerime kalacak taallûkattan endişedeyim, hatunum da akîm bulundu, onun için bana bir veliy ihsan eyle(19:5)

Ki hem benim mirasımı, hem Ya'kub henadanının mirasını ala, hem de onu rızaya mazhar kıl rabbım!(19:6)

Ey Zekeriyya! Haberin olsun biz sana bir oğul tebşir ediyoruz, adı Yahya, bundan evvel hiç bir adaş yapmadık ona(19:7)

Dedi: Yarab! benim için bir oğul nereden olacak: hatunum akîm bulunuyor ben de ihtiyarlıktan kağşamak derecesine geldim(19:8)

Buyurdu: öyle, fakat rabbın buyurdu ki: o bana kolaydır, bundan evvel seni yarattım! Halbuki hiç bir şey değildin(19:9)

Dedi: yarab! Bana bir alâmet yap, buyurdu ki: alâmetin, sapsağlam olduğun halde üç gece nasa söz söyleyememendir(19:10)

Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da «Sabah ve akşam tesbih edin» diye onlara işaret verdi(19:11)

Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik(19:12)

Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir pâklik, ki çok takvaşiar idi(19:13)

Ve valideynine ihsankâr idi, cebbar, isyarkâr değil idi(19:14)

Selâm ona hem doğduğu gün, hem öleceği gün hem de diri olarak ba'solunacağı gün(19:15)

Kitabda Meryemi de an, o vakıt ki ailesinden çekildi de şark tarafından bir mekâna(19:16)

Onlardan öte bir perde çekti derken kendisine ruhumuzu gönderdik de düzgün bir beşer halinde ona temessül ediverdi(19:17)

(Meryem) ona ben, dedi: her halde senden rahmana sığınırım, sakınırsın eğer bir teki isen(19:18)

(Ruh) dedi: haberin olsun ben sana gayet temiz bir oğlan vermek için sırf rabbının resulüyüm.(19:19)

Dedi: benim için bir oğlan nasıl olur? bana bir beşer dokunmadı, ben bir kahbe de değilim.(19:20)

Dedi öyle, fakat rabbın buyurdu ki o bana göre kolay hem onu nasa kudretimizin bir bürhanı ve tarafımızdan bir rahmet kılacağımız için, hem de o, bir kaza edilmiş emir bulunuyor(19:21)

Bu suretle ona hamil oldu, ve bu hamlile uzak bir yere çekildi(19:22)

Derken ağrı onu bir hurma dalına götürdü, ay dedi: nolaydım bundan evvel öleydim ve unutulmuş gitmiş olaydım(19:23)

Derken ona altından nida etti: sakın mahzun olma, rabbın senin altında bir su arkı vücûde getirdi(19:24)

Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş tâze hurmalar dökülsün(19:25)

Artık ye, iç, gözün aydın olsun, bunun üzerine şayed beşerden birini görürsen ben, de: rahmana oruç adadım, onun için bu gün hiç bir inse söz söylemiyeceğim(19:26)

Derken onu yüklenerek kavmine getirdi, hey Meryem! Dediler: alimallah yumurcak bir şey getirdin(19:27)

Ey Harûnun hemşiresi, baban bir kötülük adamı değil idi, anan da bir kahbe değil idi(19:28)

Bunun üzerine ona işaret etti, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz dediler(19:29)

O dedi ki: haberiniz olsun ben Allahın kuluyum, o bana kitab verdi ve beni bir Peygamber yaptı(19:30)

Ve beni her nerede olsam mübarek kıldı ve berhayat olduğum müddetçe bana namaz ve zekât tavsıye buyurdu(19:31)

Ve beni valideme hürmetkâr kıldı, bir cebbar şekıy kılmadı(19:32)

Ve selâm bana hem doğduğum gün hem öleceğim gün, hem diri olarak ba's olunacağım gün(19:33)

İşte hakkında niza edip durdukları İsâ ibn Meryem hak sözü olarak budur(19:34)

Allahın veled ittihaz etmesi hiç bir zaman olur şey değildir, tenzih o sübhana, o bir emri murad edince sade ona 'ol!' der, oluverir(19:35)

Hem o haberiniz olsun dedi: Allah benim de rabbım sizin de rabbınızdır, onun için hep ona ibadet ediniz işte yegâne doğru yol budur(19:36)

Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilâfa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hâilesinden veyl o küfredenlere(19:37)

Neler işidecek neler görecekler onlar bize gelecekleri gün, lâkin o zalimler bugün açık dalâl içindeler(19:38)

Onlar gaflet içinde iken, onlar iyman etmezlerken, o hasret gününün, o iş bitirildiği saatin dehşetini kendilerine haber ver,(19:39)

her halde Arza ve bütün üzerindekilere biz varis olacağız biz, ve hep onlar bize irca olunacaklar(19:40)

Kitabda İbrahimi de an, çünki o bir sıddık, bir Peygamber idi(19:41)

Bir vakıt babasına demişti: â babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın(19:42)

 babacığım emin ol bana ilimden sana gelmiyen hakikat geldi, gel bana uy da seni bir düz yola çıkarayım(19:43)

Babacığım Şeytana tapma, çünki Şeytan rehmana âsi oldu(19:44)

Babacığım ben cidden korkarım ki sana o rahmandan bir azâb dokunur da Şeytana yar olursun.(19:45)

Sen dedi: benim mabudlarımdan geçmekmi istiyorsun ya İbrahim? yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen seni muhakkak recm ederim, hem beni uzun müddet bırak git(19:46)

Dedi: selâm sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkârdır(19:47)

Hem sizi Allahdan başka taptıklarınızla bırakıp çekilirim de rabbıma duâ ederim, umulur ki rabbıma duâ ile bedbaht olmam(19:48)

Vaktaki onları ve Allahtan başka taptıklarını bırakıp çekildi, biz de ona İshakı ve Ya'kubu bahşeyledik ve her birini birer Peygamber yaptık(19:49)

Ve bunlara rahmetimizden ihsanlar eyledik ve hepsine dillerde yüksek bir yad-ı sıdk verdik(19:50)
