Kırık Meal (Arapça) : |وَوَهَبْنَا: ve armağan ettik | لَهُ: ona | مِنْ: dolayı | رَحْمَتِنَا: acıdığımızdan | أَخَاهُ: kardeşi | هَارُونَ: Harun'u | نَبِيًّا: peygamber olarak |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ووهبنا WWHBNE ve armağan ettik | له LH ona | من MN dolayı | رحمتنا RḪMTNE acıdığımızdan | أخاه ÊḢEH kardeşi | هارون HERWN Harun'u | نبيا NBYE peygamber olarak |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve vehebnā: ve armağan ettik | lehu: ona | min: dolayı | raHmetinā: acıdığımızdan | eḣāhu: kardeşi | hārūne: Harun'u | nebiyyen: peygamber olarak |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |VVHBNE: ve armağan ettik | LH: ona | MN: dolayı | RḪMTNE: acıdığımızdan | ÊḢEH: kardeşi | HERVN: Harun'u | NBYE: peygamber olarak |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Rahmetimizden bir lütuf olarak kardeşi Hârûn'u da peygamber ettik.  | |
Adem Uğur : Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u bir peygamber olarak armağan ettik.  | |
Ahmed Hulusi : Rahmetimizden, Ona kardeşi Harun'u Nebi olarak hibe ettik.  | |
Ahmet Tekin : Ona da, kardeşi Hârûn’u, tarafımızdan bir rahmet ve bir peygamber olarak armağan ettik.  | |
Ahmet Varol : Ona rahmetimizden dolayı kardeşi Harun'u peygamber olarak bahşettik.  | |
Ali Bulaç : Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak armağan ettik.  | |
Ali Fikri Yavuz : Rahmetimizden de ona, kardeşi Harûn’u bir peygamber olarak ihsan eyledik.  | |
Bekir Sadak : Rahmetimizden, kardesi Harun'u bir peygamber olarak ona bagisladik.  | |
Celal Yıldırım : Ve rahmetimizden kardeşi Harun'u peygamber olarak ona (bir rahmet bağışı olarak) verdik.  | |
Diyanet İşleri : Rahmetimiz sonucu kardeşi Hârûn’u bir nebî olarak kendisine bahşettik.  | |
Diyanet İşleri (eski) : Rahmetimizden, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ona bağışladık.  | |
Diyanet Vakfi : Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u bir peygamber olarak armağan ettik.  | |
Edip Yüksel : Katımızdan bir rahmet olarak kardeşi Harun'u kendisine peygamber olarak armağan ettik.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Rahmetimizden de ona, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak ona lutfettik.  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve rahmetimizden ona biraderi Harûnu da bir Peygamber olarak ihsan eyledik  | |
Fizilal-il Kuran : Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u peygamber olarak armağan ettik.  | |
Gültekin Onan : Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak armağan ettik.  | |
Hakkı Yılmaz : Ve rahmetimizden o'na, kardeşi Hârûn'u bir peygamber olarak ihsan eyledik.  | |
Hasan Basri Çantay : Onu, rahmetimiz cümlesinden, biraderi Hârunu da bir peygamber olarak ihsan etdik.  | |
Hayrat Neşriyat : Ve ona rahmetimizden, kardeşi Hârûn’u, bir peygamber (ve bir yardımcı) olarakihsân ettik.  | |
İbni Kesir : Ve rahmetimizden ötürü ona; kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak bağışladık.  | |
İskender Evrenosoğlu : Ve ona, rahmetimizden kardeşi Harun (A.S)'ı Nebî (Peygamber) olarak bahşettik.  | |
Muhammed Esed : ve o'na bahşettiğimiz rahmetin bir devamı olarak, kardeşi Harun'u da (o'nunla beraber) haberci kılmıştık.  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve ona rahmetimizden olarak kardeşi Harûn'u bir nebi olmak üzere ihsan ettik.  | |
Ömer Öngüt : Rahmetimizden, kardeşi Harun'u bir peygamber olarak ona bağışladık.  | |
Şaban Piriş : O’na rahmetimizin (bir eseri olarak) Kardeşi Harun’u Peygamber olarak bağışlamıştık.  | |
Suat Yıldırım : Ve rahmet ve keremimizden, kardeşi Harun’u da nebî olarak ona ihsan etmiştik.  | |
Süleyman Ateş : Ona, acıdığımızdan dolayı kardeşi Hârûn'u da peygamber olarak armağan ettik.  | |
Tefhim-ul Kuran : Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygaber olarak armağan ettik.  | |
Ümit Şimşek : Ona, rahmetimizin eseri olarak, kardeşi Harun'u peygamber olarak vermiştik.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : Rahmetimizden ona kardeşi Hârun'u bir peygamber olarak armağan ettik.  | |