Kırık Meal (Arapça) : |وَاذْكُرْ: an (hatırla) | فِي: | الْكِتَابِ: Kitapta | مَرْيَمَ: Meryem'i | إِذِ: bir zaman | انْتَبَذَتْ: o ayrılıp çekilmişti | مِنْ: | أَهْلِهَا: ailesinden | مَكَانًا: bir yere | شَرْقِيًّا: doğu yönünde |
Kırık Meal (Harekesiz) : |واذكر WEZ̃KRan (hatırla) | في FY | الكتاب ELKTEBKitapta | مريم MRYMMeryem'i | إذ ÎZ̃bir zaman | انتبذت ENTBZ̃To ayrılıp çekilmişti | من MN | أهلها ÊHLHEailesinden | مكانا MKENEbir yere | شرقيا ŞRGYEdoğu yönünde |
Kırık Meal (Okunuş) : |veƶkur: an (hatırla) | fī: | l-kitābi: Kitapta | meryeme: Meryem'i | iƶi: bir zaman | ntebeƶet: o ayrılıp çekilmişti | min: | ehlihā: ailesinden | mekānen: bir yere | şerḳiyyen: doğu yönünde |
Kırık Meal (Transcript) : |VEZ̃KR: an (hatırla) | FY: | ELKTEB: Kitapta | MRYM: Meryem'i | ÎZ̃: bir zaman | ENTBZ̃T: o ayrılıp çekilmişti | MN: | ÊHLHE: ailesinden | MKENE: bir yere | ŞRGYE: doğu yönünde |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kitapta Meryem'i de an. Hani o, âilesinden ayrılmış, doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Kitap'ta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Ahmed Hulusi : Gelen bilgiler içinde Meryem'i de hatırlat (zikret). . . Hani o ailesinden (uzakta, mabedin) doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Ahmet Tekin : Meryem ile ilgili kitapta, Kur’ân’da zikredilenleri insanlara anlat. Hani, Meryem, ailesinden uzaklaşarak, bulunduğu yerin, evin doğu tarafına çekilmişti.
Ahmet Varol : Kitap'ta Meryem'i de an. Hani o ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Ali Bulaç : Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ailesinden kopup doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Ali Fikri Yavuz : (Ey Resûlüm) Kur’ân’daki Meryem kıssasını (onlara) oku. Hani o, ibadet için) ailesinden ayrılıp (evinin veya Beytü’l-Makdis’in) doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Bekir Sadak : Kitabda Meryem'i de an. O, ailesinden ayrilarak, dogu yonunde bir yere cekilmisti.
Celal Yıldırım : Kitapta Meryem'i de ân; hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafına çekilmişti.
Diyanet İşleri : (16-17) (Ey Muhammed!) Kitap’ta (Kur’an’da) Meryem’i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.
Diyanet İşleri (eski) : Kitabda Meryem'i de an. O, ailesinden ayrılarak, doğu yönünde bir yere çekilmişti.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Kitap'ta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Edip Yüksel : Kitapta Meryem'i de an. Ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Ey Muhammed!) Kur'ân'daki Meryem kıssasını da an (insanlara anlat). Hani o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kitap'da Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır : Kitabda Meryemi de an, o vakıt ki ailesinden çekildi de şark tarafından bir mekâna
Fizilal-il Kuran : Bu Kitap'ta Meryem hakkında anlattıklarımızı da hatırla. Hani O, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Gültekin Onan : Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ehlinden (ailesinden) kopup doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Hakkı Yılmaz : Kitap'ta Meryem'i de an! Hani o, ailesinden/yakınlarından ayrılarak doğu tarafında bir yere kaçıp gitmişti.
Hasan Basri Çantay : Kitabda Meryem (kıssasını) da an. Hani o, aailesinden ayrılıb şark tarafında bir yere çekilmişdi.
Hayrat Neşriyat : (Habîbim, yâ Muhammed!) Kitab’da (bu Kur’ân’da) Meryem’i de yâd et! Hani, âilesinden (ayrılarak evinin hemen yanında) doğu tarafında bir yere çekilmişti.
İbni Kesir : Kitab'da Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılarak Doğu tarafında bir yere çekilmişti.
İskender Evrenosoğlu : Kitap'ta Hz. Meryem'i zikret. Ailesinden ayrılıp, şark (doğu) tarafında bir yere çekilmişti.
Muhammed Esed : Ve bu ilahi mesajda Meryem'i de an. Hani, o ailesinden ayrılıp doğu yönünde bir yere çekilmişti;
Ömer Nasuhi Bilmen : Kitapta Meryem'i de yâd et. O vakit ki, ailesinden ayrılarak şark tarafında bir yere çekilmişti.
Ömer Öngüt : Resulüm! Kitapta Meryem'i de an. Hani o, âilesinden ayrılarak, doğu yönünde bir yere çekilmişti.
Şaban Piriş : -Kitapta Meryem’i de an! Hani o, ailesinden ayrılarak doğuda bir yere gitmişti.
Suat Yıldırım : Kitapta Meryem’i de an! Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekiliverdi.
Süleyman Ateş : Kitapta Meryem'i de an. Bir zaman o âilesinden ayrılıp doğu yönünde bir yere çekilmişti.
Tefhim-ul Kuran : Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ailesinden kopup doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Ümit Şimşek : Kitapta Meryem'i de an. Hani o ailesinden ayrılmış ve doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Yaşar Nuri Öztürk : Kitap'ta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir mekâna çekilmişti.