Hani o Rabbine içinden yalvararak seslenmişti.(19:3)
'Rabbim,' demişti. 'Artık benim kemiklerim yıprandı; başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu. Sana dualarımda da, ey Rabbim, mahrum kaldığım hiç olmadı.(19:4)
'Arkamdan benim yerimi alacaklardan kaygılanıyorum. Eşim ise kısırdır. Sen bana yüce katından bir veli bağışla.(19:5)
'Tâ ki bana ve Yakub ailesine vâris olsun. Rabbim, onu rızana erişen bir kul eyle.'(19:6)
'Ey Zekeriya,' buyurdu Allah. 'Biz seni Yahyâ adında bir oğulla müjdeliyoruz ki, daha önce hiç kimseyi ona adaş yapmış değiliz.'(19:7)
Zekeriya 'Nasıl oğlum olabilir ki?' dedi. 'Eşim kısır, ben de ihtiyarlığın son haddine varmış haldeyim.'(19:8)
'Öyledir,' buyurdu Allah. 'Fakat Rabbin buyurdu ki: Bu Benim için kolaydır. Bundan önce de seni hiçbir şey değilken yaratmıştım.'(19:9)
Zekeriya 'Bana bir alâmet ver, Rabbim' dedi. Allah 'Alâmetin, sapasağlam olduğun halde üç gece boyunca insanlarla konuşmamandır' buyurdu.(19:10)
Derken Zekeriya mescidden halkın içine çıktı ve onlara 'Sabah akşam tesbih edin' diye işaret etti.(19:11)
'Yahyâ, kitaba sımsıkı sarıl' buyurduk. Ve daha çocukluğunda ona hikmet nasip ettik.(19:12)
Tarafımızdan ona bir şefkat ve bir arınmışlık verdik. O da takvâ sahibi bir kul oldu.(19:13)
Anne-babasına iyilik ederdi; isyankâr bir zorba değildi.(19:14)
Selâm olsun ona doğduğu gün, öldüğü gün ve diriltileceği gün.(19:15)
Kitapta Meryem'i de an. Hani o ailesinden ayrılmış ve doğu tarafında bir yere çekilmişti.(19:16)
Ve onlarla arasına bir perde germişti. Derken Biz ona Ruhumuzu gönderdik; o da kendisine aynen bir beşer şeklinde göründü.(19:17)
Meryem 'Senden Rahmân'a sığınırım,' dedi. 'Allah'tan korkuyorsan bana dokunma.'(19:18)
Cebrail 'Ben Rabbinin elçisiyim,' dedi. 'Sana tertemiz bir oğul bağışlamak için geldim.'(19:19)
Meryem 'Benim nasıl oğlum olabilir ki?' dedi. 'Ne bana bir beşer eli değdi, ne de ben iffetsizlik ettim.'(19:20)
'Orası öyle,' dedi Cebrail. 'Fakat Rabbin buyurdu ki: Bu Benim için kolaydır. Biz onu insanlara tarafımızdan bir âyet ve bir rahmet yapacağız. Bu ise hükme bağlanmış bir iştir.'(19:21)
Meryem İsa'yı yüklendi ve onunla uzak bir yere çekildi.(19:22)
Derken doğum sancısı geldi, onu bir hurma dalına tutunmaya zorladı.'Ne olurdu, bundan önce ölüp de unutulup gitseydim' diyordu.(19:23)
'Üzülme,' diye seslendi melek ona aşağıdan. 'Ayağının dibinde Rabbin bir dere yarattı.(19:24)
'Hurmanın dalını kendine doğru silkele; sana taze hurma dökülsün.(19:25)
'Artık ye, iç; gözün aydın olsun. Bir beşer gördüğünde 'Ben Rahmân için oruç adadım; bugün hiçbir insanla konuşmayacağım' de.'(19:26)
Böylece onu kucağına alıp kavmine getirdi. 'Ey Meryem,' dediler. 'Sen pek tuhaf birşey yapmışsın.(19:27)
'Ey Harun'un kızkardeşi, senin baban kötü biri değildi; annen de iffetsiz değildi.(19:28)
Meryem çocuğu işaret etti. 'Beşikteki çocukla nasıl konuşalım?' dediler.(19:29)
Çocuk dedi ki: 'Ben Allah'ın kuluyum. O bana kitap verdi, beni peygamber yaptı.(19:30)
'Bulunduğum her yerde beni mübarek kıldı. Hayatta olduğum müddetçe bana namazı ve zekâtı öğütledi.(19:31)
'Beni anneme hayırlı bir evlât kıldı; bedbaht bir zorba yapmadı.(19:32)
'Doğduğum gün de, öldüğüm gün de, diriltileceğim gün de bana selâm olsun.'(19:33)
İşte Meryem oğlu İsa budur. Hakkında anlaşmazlığa düştükleri sözün doğrusu da böyledir.(19:34)
Evlât edinmek Allah'a yaraşmaz; O her kusurdan münezzehtir. O bir işin olmasını murad ettiğinde sadece 'Ol' der; o da oluverir.(19:35)
İsa onlara 'Allah sizin de, benim de Rabbimizdir; Ona kulluk edin. İşte dosdoğru yol budur' demişti.(19:36)
Fakat çeşitli topluluklar onun hakkında anlaşmazlığa düştüler. O büyük gün görüldüğünde, kâfirlerin başına gelecek var!(19:37)
Huzurumuza getirildiklerinde neler işitecek, neler görecekler! Fakat bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindeler.(19:38)
Onları, hükmün verileceği pişmanlık gününden sakındır. Çünkü onlar hâlâ gaflet içindeler ve inanmıyorlar.(19:39)
Yeryüzüne de, onun üzerindekilere de Biz vâris oluruz; onlar ise huzurumuza dönerler.(19:40)
Kitapta İbrahim'i de an. O, özü sözü doğru bir peygamberdi.(19:41)
Hani o babasına demişti ki: 'Babacığım, işitmeyen, görmeyen, senin bir ihtiyacını gidermeyen şeylere niçin ibadet ediyorsun?(19:42)
'Babacığım, sana gelmeyen bir bilgi bana ulaşmış bulunuyor. Bana uy ki seni doğru bir yola ulaştırayım.(19:43)
'Babacığım, şeytana tapma. Çünkü şeytan, Rahmân'a âsi olmuştur.(19:44)
'Babacığım, sana Rahmân'dan bir azap dokunur da şeytana arkadaş olursun diye korkuyorum.'(19:45)
Babası 'İbrahim,' dedi. 'Yoksa sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen seni taşlarım. Şimdi sen uzunca bir süre benden uzak dur.'(19:46)
İbrahim 'Sana selâm olsun,' dedi. 'Senin için Rabbimden af dileyeceğim. O bana karşı çok lütufkârdır.(19:47)
'Ben sizden de, sizin Allah'tan başka dua ettiklerinizden de uzaklaşıyor ve sadece Rabbime dua ediyorum. Umarım, Rabbime ettiğim dualarımda mahrum kalmam.'(19:48)
İbrahim onlardan ve onların Allah'tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşınca, Biz de ona İshak ile Yakub'u bağışladık; herbirini de peygamber yaptık.(19:49)
Onlara rahmetimizden lütfettik ve arkalarında güzel ve şerefli bir nam bıraktık.(19:50)