"Rabbim. . . Gerçek ki, kemiklerim gevşedi, saçlarım ağarıp bembeyaz oldu! Rabbim, sana dua edip de hiç hüsrana uğramadım. . . "(19:4)
"Muhakkak ki ben, arkamda kalacakların neler yapacağından korkarım. Karım ise zaten kısır! O hâlde ledünnünden bana bir velî hibe et. "(19:5)
"Ki bana da vâris olsun, Âl-i Yakup'a da vâris olsun. . . Rabbim onu rızanla yaşattıklarından eyle. "(19:6)
"Ey Zekeriya. . . Seni, kendisinin ismi Yahya olan bir erkek çocukla müjdeliyoruz. . . Daha önce Ona bir adaş da yapmadık (hiç kimseyi Yahya ismi ile isimlendirmedik). "(19:7)
(Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim, karım kısır ve ben de ihtiyarlıkta sınıra ulaşmış olduğum hâlde, benim nasıl bir oğlum olur?"(19:8)
"Orası öyledir" dedi (Rabbi). . . (Ancak) Rabbin dedi ki: "O bana kolaydır. . . Sen (anılır herhangi) bir şey değilken, daha önce seni halketmiştim. "(19:9)
(Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim! Bana bir alâmet ver. . . " Dedi ki: "Senin işaretin, sorunun olmadığı hâlde, insanlarla üç gece süresince konuşmamandır. "(19:10)
(Zekeriyya) mabetten halkının yanına çıktı ve onlara: "Sabah - akşam tespih edin" diye işaret etti.(19:11)
"Ey Yahya! Hakikat Bilgisine sımsıkı sarıl!" (Yahya'ya) olayların oluş nedenlerini, sistemi OKUma özelliğini verdiğimizde, daha çocuktu!(19:12)
Ve ledünnümüzden bir ruhanî hayat ve bir sâfiye (zekât) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!(19:13)
Ana-babasına iyi davranırdı, zorba ve âsi değildi.(19:14)
Dünyaya geldiği, ölümü tattığı ve ölümsüz olarak bâ's olduğunda, Selâm üzerindeydi. (Bâ'sın vefatın hemen sonrasında olduğuna işaret).(19:15)
Gelen bilgiler içinde Meryem'i de hatırlat (zikret). . . Hani o ailesinden (uzakta, mabedin) doğu tarafında bir yere çekilmişti.(19:16)
Onlardan kendini tecrid etti. . . Ona ruhumuzu (ilmi suret - dalga - data yapı) irsâl ettik de, Ona tam bir beşer olarak göründü.(19:17)
(Meryem) dedi ki: "Rahmanıma sığınırım senden; eğer çok korunansan (bana yaklaşma)!"(19:18)
(Ruh) dedi ki: "Ben Rabbinin Rasûlüyüm! Sana sâfiye bir oğul hibe etmek için açığa çıktım. "(19:19)
(Meryem) dedi ki: "Bana bir beşer dokunmadığı ve ben de iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl bir oğlum olur?"(19:20)
"Orası öyle! (Ancak) Rabbin dedi ki: "O, bana kolaydır! Onu insanlar için bir mucize ve bizden bir rahmet olarak açığa çıkaracağız. Bu hükmedilmiş (olup bitmiş) bir iştir!"(19:21)
(Meryem) Ona (İsa'ya) hamile kaldı. Onunla uzak bir bölgeye çekildi.(19:22)
Doğum sancısı ile bir hurma dalına yapışırken; "Keşke bundan önce ölseydim ve büsbütün unutulup gitseydim" dedi.(19:23)
Onun altından bir ses: "Mahzun olma, Rabbin senin alt tarafında bir dere oluşturdu" diye nida etti.(19:24)
"O hurma ağacının dalını kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma düşecektir. "(19:25)
"Artık ye, iç, gözün aydın olsun! Eğer beşerden birini görürsen; 'Ben Rahman için bir oruç adadım; artık bugün kimseyle konuşmayacağım' de!"(19:26)
(Meryem) çocuğu kucağında, ailesinin yanına döndü. . . Dediler ki: "Ey Meryem! Andolsun sen korkunç bir iş yapmışsın!"(19:27)
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kişi değildi. . . Senin anan da iffetsiz bir kadın değildi. "(19:28)
Meryem oruçlu olduğundan konuşmayıp, çocuğu işaret etti (ona sorun gibisinden). . . "Kundaktaki bebekle ne konuşabiliriz ki!" dediler.(19:29)
(Bebek İsa) konuştu: "Kesinlikle Ben Allâh kuluyum; bana Bilgi (Kitap) verdi ve beni Nebi olarak meydana getirdi. "(19:30)
"Nerede olursam olayım beni bereketli kıldı. . . Salâtı (sürekli Rabbime yönelik yaşamayı) ve sâfiyeyi hükmetti, Hayy olduğum sürece!"(19:31)
"Anneme hayırlı kıldı; zorba mahrum kılmadı!"(19:32)
"Dünyaya geldiğimde, ölümü tattığımda ve ölümsüz olarak bâ's olduğumda, Es Selâm üzerimdedir. "(19:33)
İşte İsa, Meryemoğlu. . . Hakkında şüpheye düştükleri gerçek!(19:34)
Çocuk edinmesi (kendinden gayrı mevcut olmayan El AHAD-üs Samed) Allâh için olacak şey değildir; O, Subhan'dır! Bir işin olmasını hükmederse onun için yalnızca "Ol" der; o olur.(19:35)
Kesinlikle Allâh'tır benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz! O'na kulluk etmekte olduğunuzu fark edin. . . Bu sırat-ı müstakimdir.(19:36)
Çeşitli anlayıştakiler (Ulûhiyetin TEK'liğinden perdeliler) aralarında ayrılığa düştüler (Allâh'a iftira attılar). . . Yaşanacak azametli sürecin dehşetinde yazık olacak o hakikat bilgisini inkâr edenlere!(19:37)
(Hakikati) işitecekler, görecekler bize gelecekleri süreçte! Ne var ki bugün, o zâlimler apaçık bir sapkınlık içindedirler.(19:38)
Onları, olayın sonucunun yaşanacağı, hasret süreci hakkında uyar! Onlar kozaları içinde ve iman etmemiş bir hâldeyken (iş bitirilecek).(19:39)
Ne arz kalır ne de üstünde herhangi bir şey! Hepsi bize (hakikatlerine) döndürülürler.(19:40)
Gelen BİLGİ içinde İbrahim'i de hatırla (zikret)! Muhakkak ki O Sıddık'tı, Nebi idi.(19:41)
(İbrahim) babasına demişti ki: "Ey babacığım. . . İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeye niçin tapınıyorsun?"(19:42)
"Ey babacığım. . . Kesinlikle sende olmayan ilim, bende açığa çıktı! Bu nedenle bana tâbi ol, seni düzgün yola yönlendireyim. "(19:43)
"Ey babacığım. . . Şeytana kulluk yapma! Muhakkak ki şeytan Rahman'a âsi oldu. "(19:44)
"Ey babacığım. . . Ben, sana Rahman'dan bir azap dokunmasından, böylece (gelecek yaşamda da) şeytanın dostu (bedensellik sınırları içinde kalmış) olmandan korkarım. "(19:45)
(Babası) dedi ki: "Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun, İbrahim? Yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlatarak öldürürüm. . . Uzun müddet benden uzak kal!"(19:46)
(İbrahim) dedi ki: "Selâm üzerinde olsun. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana çok ikramda bulunandır" dedi.(19:47)
"Sizden de, sizin Allâh dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım. "(19:48)
(İbrahim) onlardan ve onların Allâh dûnundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak'ı ve Yakup'u hibe ettik. . . Hepsini Nebi oluşturduk!(19:49)
Onlara rahmetimizden hibe ettik ve onlarda Sıddıkiyet (Hakikati yaşayarak tasdik) ilminin yüce anlatım kuvvesini oluşturduk.(19:50)