| RB: Rabbim
| ÎNY: şüphesiz ben
| VHN: gevşedi
| ELAƵM: kemik(lerim)
| MNY: benim
| VEŞTAL: ve tutuştu
| ELRÊS: başım
| ŞYBE: ihtiyarlık aleviyle
| VLM: ve
| ÊKN: olmadım
| BD̃AEÙK: sana du'a ile
| RB: Rabbim
| ŞGYE: bahtsız
| (19:4)
| ḢFT: korktum
| ELMVELY: yerime geçecek yakınlarımdan
| MN:
| VREÙY: arkamdan
| VKENT: ve
| EMRÊTY: karım da
| AEGRE: kısırdır
| FHB: (Ne olur) lutfet
| LY: bana
| MN:
| LD̃NK: katından
| VLYE: bir veli(aht)
| (19:5)
| VYRS̃: ve mirasçı olsun
| MN:
| ËL: oğullarına
| YAGVB: Ya'kub
| VECALH: ve onu yap
| RB: Rabbim
| RŽYE: razı olduklarından
| (19:6)
| ZKRYE: Zekeriyya
| ÎNE: şüphesiz biz
| NBŞRK: sana müjdeleriz
| BĞLEM: bir oğul
| ESMH: onun adı
| YḪY: Yahya'dır
| LM:
| NCAL: yapmadık
| LH: ona
| MN:
| GBL: daha önce
| SMYE: adaş
| (19:7)
| RB: Rabbim
| ÊN: nasıl olur?
| YKVN:
| LY: benim
| ĞLEM: oğlum
| VKENT: ve
| EMRÊTY: karım da
| AEGRE: kısırdır
| VGD̃: ve gerçekten
| BLĞT: ben ulaştım
| MN:
| ELKBR: ihtiyarlığın
| ATYE: son sınırına
| (19:8)
| KZ̃LK: öyledir
| GEL: dedi
| RBK: senin Rabbin
| HV: O
| ALY: bana
| HYN: kolaydır
| VGD̃: ve gerçekten
| ḢLGTK: seni de yaratmıştım
| MN:
| GBL: daha önce
| VLM: ve değilken
| TK: sen
| ŞYÙE: hiçbir şey
| (19:9)
| RB: Rabbim
| ECAL: (öyle ise) ver
| LY: bana
| ËYT: bir işaret
| GEL: dedi
| ËYTK: senin işaretin
| ÊLE:
| TKLM: konuşamamandır
| ELNES: insanlarla
| S̃LES̃: üç
| LYEL: gece
| SVYE: sapasağlam olduğun halde
| (19:10)
| AL: karşısına
| GVMH: kavminin
| MN: -den
| ELMḪREB: ma'bed-
| FÊVḪ: işaret etti
| ÎLYHM: onlara
| ÊN: diye
| SBḪVE: tesbih edin
| BKRT: sabah
| VAŞYE: ve akşam
| (19:11)
| YḪY: YaHya
| ḢZ̃: tut
| ELKTEB: Kitabı
| BGVT: kuvvetle
| V ËTYNEH: ve ona verdik
| ELḪKM: hikmet
| ṦBYE: çocuk iken
| (19:12)
| MN:
| LD̃NE: katımızdan
| VZKET: ve temizlik
| VKEN: ve oldu
| TGYE: sakınan (bir kimse)
| (19:13)
| BVELD̃YH: ana babasına
| VLM: ve
| YKN: değildi
| CBERE: baş kaldıran
| AṦYE: bir zorba
| (19:14)
| ALYH: ona
| YVM: gün
| VLD̃: doğduğu
| VYVM: ve gün
| YMVT: öleceği
| VYVM: ve gün
| YBAS̃: kaldırılacağı
| ḪYE: diri olarak
| (19:15)
| FY:
| ELKTEB: Kitapta
| MRYM: Meryem'i
| ÎZ̃: bir zaman
| ENTBZ̃T: o ayrılıp çekilmişti
| MN:
| ÊHLHE: ailesinden
| MKENE: bir yere
| ŞRGYE: doğu yönünde
| (19:16)
| MN:
| D̃VNHM: onlarla arasına
| ḪCEBE: bir perde
| FÊRSLNE: biz de gönderdik
| ÎLYHE: ona
| RVḪNE: ruhumuzu (Cebrail'i)
| FTMS̃L: göründü
| LHE: ona
| BŞRE: bir insan şeklinde
| SVYE: düzgün
| (19:17)
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊAVZ̃: sığınırım
| BELRḪMN: Rahman'a
| MNK: senden
| ÎN: eğer
| KNT: isen
| TGYE: korkuyor
| (19:18)
| ÎNME: sadece
| ÊNE: ben
| RSVL: elçisiyim
| RBK: Rabbinin
| LÊHB: hediye edeyim diye
| LK: sana
| ĞLEME: bir erkek çocuğu
| ZKYE: tertemiz
| (19:19)
| ÊN: nasıl
| YKVN: olur
| LY: benim
| ĞLEM: oğlum
| VLM:
| YMSSNY: bana dokunmadı
| BŞR: bir insan
| VLM: ve
| ÊK: ben değilim
| BĞYE: iffetsiz
| (19:20)
| KZ̃LK: öyledir
| GEL: dedi
| RBK: Rabbin
| HV: O
| ALY: bana
| HYN: kolaydır
| VLNCALH: onu kılmak için
| ËYT: bir mu'cize
| LLNES: insanlara
| VRḪMT: ve bir rahmet
| MNE: bizden
| VKEN: ve olup
| ÊMRE: iş
| MGŽYE: karara bağlanarak
| (19:21)
| FENTBZ̃T: ve çekildi
| BH: onunla
| MKENE: bir yere
| GṦYE: uzak
| (19:22)
| ELMḢEŽ: doğum sancısı
| ÎL:
| CZ̃A: dalı(nın altı)na
| ELNḢLT: bir hurma
| GELT: dedi
| YE: EY/HEY
| LYTNY: keşke ben
| MT: ölseydim
| GBL: önce
| HZ̃E: bundan
| VKNT: ve idim
| NSYE: unutulsa
| MNSYE: unutulanlar gibi
| (19:23)
| MN:
| TḪTHE: altından
| ÊLE:
| TḪZNY: üzülme
| GD̃: gerçekten
| CAL: var etti
| RBK: Rabbin
| TḪTK: alt tarafında
| SRYE: bir su arkı
| (19:24)
| ÎLYK: sana doğru
| BCZ̃A: dalını
| ELNḢLT: hurma
| TSEGŦ: dökülsün
| ALYK: üzerine
| RŦBE: olgun hurma
| CNYE: taze
| (19:25)
| VEŞRBY: ve iç
| VGRY: ve aydın olsun
| AYNE: gözün
| FÎME: eğer
| TRYN: görürsen
| MN: -dan
| ELBŞR: insanlar-
| ÊḪD̃E: birini
| FGVLY: de ki
| ÎNY: şüphesiz ben
| NZ̃RT: adadım
| LLRḪMN: Rahman için
| ṦVME: oruç
| FLN: asla
| ÊKLM: konuşmayacağım
| ELYVM: bugün
| ÎNSYE: hiçbir insanla
| (19:26)
| BH: onu
| GVMHE: kavmine
| TḪMLH: taşıyarak
| GELVE: dediler
| YE: EY/HEY/AH
| MRYM: Meryem
| LGD̃: gerçekten
| CÙT: sen yaptın
| ŞYÙE: bir iş
| FRYE: tuhaf, korkunç
| (19:27)
| ÊḢT: kızkardeşi
| HERVN: Harun'un
| ME:
| KEN: değildi
| ÊBVK: baban
| EMRÊ: bir adam
| SVÙ: kötü
| VME: ve
| KENT: değildi
| ÊMK: annen de
| BĞYE: iffetsiz
| (19:28)
| ÎLYH: onlara
| GELVE: dediler ki
| KYF: nasıl
| NKLM: konuşuruz
| MN: kimseyle
| KEN: olan
| FY:
| ELMHD̃: beşikte
| ṦBYE: çocukla
| (19:29)
| ÎNY: şüphesiz ben
| ABD̃: kuluyum
| ELLH: Allah'ın
| ËTENY: bana verdi
| ELKTEB: Kitabı
| VCALNY: ve beni yaptı
| NBYE: peygamber
| (19:30)
| MBERKE: bereketli
| ÊYN: nerede
| ME:
| KNT: olursam
| VÊVṦENY: ve bana emretti
| BELṦLET: SaLâT ile/Destek ile
| VELZKET: ve zekat/arınma ile
| ME:
| D̃MT: olduğum sürece
| ḪYE: sağ
| (19:31)
| BVELD̃TY: anneme
| VLM:
| YCALNY: ve beni yapmadı
| CBERE: bir zorba
| ŞGYE: baş kaldıran
| (19:32)
| ALY: bana
| YVM: gün
| VLD̃T: doğduğum
| VYVM: ve gün
| ÊMVT: öleceğim
| VYVM: ve gün
| ÊBAS̃: kaldırılacağım
| ḪYE: diri olarak
| (19:33)
| AYS: Îsa
| EBN: oğlu
| MRYM: Meryem
| GVL: söz
| ELḪG: gerçek
| ELZ̃Y:
| FYH: hakkında
| YMTRVN: şüphe edip ayrılığa düştükleri
| (19:34)
| KEN: yakışmaz
| LLH: Allah'a
| ÊN:
| YTḢZ̃: edinmek
| MN: hiçbir
| VLD̃: çocuk
| SBḪENH: O'nun şanı yücedir
| ÎZ̃E: zaman
| GŽ: hükmettiği
| ÊMRE: bir işi
| FÎNME: sadece
| YGVL: der
| LH: ona
| KN: ol!
| FYKVN: (o da) olur
| (19:35)
| ELLH: Allah
| RBY: benim Rabbimdir
| VRBKM: ve sizin Rabbinizdir
| FEABD̃VH: O'na kulluk edin
| HZ̃E: işte budur
| ṦREŦ: yol
| MSTGYM: dosdoğru
| (19:36)
| ELÊḪZEB: hizipler
| MN:
| BYNHM: kendi aralarından
| FVYL: artık vay haline
| LLZ̃YN: kimselerin
| KFRVE: inkar eden
| MN: ötürü
| MŞHD̃: görmekten
| YVM: bir günü
| AƵYM: büyük
| (19:37)
| BHM: onlar
| VÊBṦR: ne güzel görürler
| YVM: gün
| YÊTVNNE: bize geldikleri
| LKN: ama
| ELƵELMVN: zalimler
| ELYVM: bugün
| FY: içindedirler
| ŽLEL: sapıklık
| MBYN: apaçık
| (19:38)
| YVM: gününe (karşı)
| ELḪSRT: hasret
| ÎZ̃: o zaman
| GŽY: hükmedilir
| ELÊMR: işe
| VHM: onlar
| FY: içinde iken
| ĞFLT: gaflet
| VHM: ve onlar
| LE:
| YÙMNVN: iman etmezlerken
| (19:39)
| NḪN: biz
| NRS̃: varis oluruz
| ELÊRŽ: dünyaya
| VMN: ve bulunanlara
| ALYHE: onun üzerinde
| VÎLYNE: ve bize
| YRCAVN: döndürülürler
| (19:40)
| FY:
| ELKTEB: Kitapta
| ÎBREHYM: İbrahim'i
| ÎNH: gerçekten o
| KEN: idi
| ṦD̃YGE: çok doğru
| NBYE: bir peygamber
| (19:41)
| GEL: demişti ki
| LÊBYH: babasına
| YE: EY/HEY/AH
| ÊBT: babacığım
| LM: niçin?
| TABD̃: tapıyorsun
| ME: şeylere
| LE:
| YSMA: işitmeyen
| VLE: ve
| YBṦR: görmeyen
| VLE: ve
| YĞNY: yararı olmayan
| ANK: sana
| ŞYÙE: hiçbir
| (19:42)
| ÊBT: babacığım
| ÎNY: bana
| GD̃: elbette
| CEÙNY: bana geldi
| MN:
| ELALM: bir bilgi
| ME:
| LM:
| YÊTK: sana gelmeyen
| FETBANY: bana uy
| ÊHD̃K: seni ileteyim
| ṦREŦE: bir yola
| SVYE: düzgün
| (19:43)
| ÊBT: babacığım
| LE:
| TABD̃: tapma
| ELŞYŦEN: şeytana
| ÎN: çünkü
| ELŞYŦEN: şeytan
| KEN:
| LLRḪMN: Rahman'a
| AṦYE: isyan etmiştir
| (19:44)
| ÊBT: babacığım
| ÎNY: elbette ben
| ÊḢEF: korkuyorum
| ÊN: diye
| YMSK: sana dokunacak
| AZ̃EB: bir azab
| MN: -dan
| ELRḪMN: Rahman-
| FTKVN: o zaman olursun
| LLŞYŦEN: şeytanın
| VLYE: dostu
| (19:45)
| ÊREĞB: yüz mü çeviriyorsun?
| ÊNT: sen
| AN: -dan
| ËLHTY: benim tanrılarım-
| YE: EY/HEY/AH
| ÎBREHYM: İbrahim
| LÙN: eğer
| LM:
| TNTH: vazgeçmezsen
| LÊRCMNK: andolsun seni taşlarım
| VEHCRNY: benden ayrıl, git
| MLYE: uzun süre
| (19:46)
| SLEM: selam
| ALYK: sana
| SÊSTĞFR: mağfiret dileyeceğim
| LK: senin için
| RBY: Rabbimden
| ÎNH: çünkü O
| KEN:
| BY: bana
| ḪFYE: çok lutufkardır
| (19:47)
| VME: ve
| TD̃AVN: yalvardıklarınızdan
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| VÊD̃AV: ve yalnız yalvarıyorum
| RBY: Rabbime
| AS: umarım ki
| ÊLE:
| ÊKVN: olmam
| BD̃AEÙ: yalvarmakla
| RBY: Rabbime
| ŞGYE: bahtsız
| (19:48)
| EATZLHM: onlardan ayrıldı
| VME: ve
| YABD̃VN: onların taptıklarından
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| VHBNE: biz armağan ettik
| LH: ona
| ÎSḪEG: İshak'ı
| VYAGVB: ve Ya'kub'u
| VKLE: ve hepsini
| CALNE: yaptık
| NBYE: peygamber
| (19:49)
| LHM: onlara
| MN: -den
| RḪMTNE: rahmetimiz-
| VCALNE: ve verdik
| LHM: onlar için
| LSEN: dili
| ṦD̃G: bir doğruluk
| ALYE: yüce
| (19:50)
| FY:
| ELKTEB: Kitapta
| MVS: Musa'yı da
| ÎNH: çünkü o
| KEN: idi
| MḢLṦE: içi temiz
| VKEN: ve idi
| RSVLE: bir peygamber
| NBYE: nebi
| (19:51)
| MN:
| CENB: tarafından
| ELŦVR: Tur'un
| ELÊYMN: sağ
| VGRBNEH: ve onu yaklaştırdık
| NCYE: özel konuşmak için
| (19:52)
| LH: ona
| MN: dolayı
| RḪMTNE: acıdığımızdan
| ÊḢEH: kardeşi
| HERVN: Harun'u
| NBYE: peygamber olarak
| (19:53)
| FY:
| ELKTEB: Kitapta
| ÎSMEAYL: İsma'il'i de
| ÎNH: Kİ o
| KEN: -idi
| ṦED̃G: sadık-
| ELVAD̃: vaade
| VKEN: ve -idi
| RSVLE: risaleyi
| NBYE: açıklayan/beyan eden
| (19:54)
| YÊMR: emreder-
| ÊHLH: halklara
| BELṦLET: SaLâT ile/destek ile
| VELZKET: zekat ile-
| VKEN: ve -idi
| AND̃: -katında-
| RBH: Rabbleri-
| MRŽYE: rızalanmışlık/rıza almışlık
| (19:55)
| FY:
| ELKTEB: Kitapta
| ÎD̃RYS: İdris'i de
| ÎNH: çünkü o
| KEN: idi
| ṦD̃YGE: çok doğru
| NBYE: bir peygamber
| (19:56)
| ELZ̃YN: kimselerdir
| ÊNAM: ni'met verdiği
| ELLH: Allah'ın
| ALYHM: kendilerine
| MN: -den
| ELNBYYN: peygamberler-
| MN: -nden
| Z̃RYT: nesli-
| ËD̃M: Adem
| VMMN: ve kimselerdendir
| ḪMLNE: taşıdıklarımız
| MA: ile beraber
| NVḪ: Nuh
| VMN: ve
| Z̃RYT: neslindendir
| ÎBREHYM: İbrahim
| VÎSREÙYL: ve İsrail (Ya'kub)
| VMMN: ve kimselerdendir
| HD̃YNE: yol gösterdiğimiz
| VECTBYNE: ve seçtiğimiz
| ÎZ̃E: zaman
| TTL: okunduğu
| ALYHM: onlara
| ËYET: ayetleri
| ELRḪMN: Rahman'ın
| ḢRVE: -düşer/yeredüşer
| SCD̃E: saygıyla-
| VBKYE: ve ağlar
| (19:58)
| MN: -den/dan
| BAD̃HM: öncekilerine
| ḢLF: getirilen-
| ÊŽEAVE: Zai ettikleri
| ELṦLET: SaLâtT/Destek
| VETBAVE: ve uydular
| ELŞHVET: şehvetlerine
| FSVF: yakında
| YLGVN: onlar bulacaklardır
| ĞYE: kötülük
| (19:59)
| MN: kimseler
| TEB: tevbe eden
| V ËMN: ve inananlar
| VAML: ve yapanlar
| ṦELḪE: iyi işler
| FÊVLÙK: işte onlar
| YD̃ḢLVN: girecekler
| ELCNT: cennete
| VLE: ve
| YƵLMVN: haksızlığa uğratılmayacaklardır
| ŞYÙE: hiç
| (19:60)
| AD̃N: Adn
| ELTY:
| VAD̃: va'dettiği
| ELRḪMN: Rahman'ın
| ABED̃H: kullarına
| BELĞYB: gıyaben
| ÎNH: şüphesiz O'nun
| KEN:
| VAD̃H: va'di
| MÊTYE: yerine gelecektir
| (19:61)
| YSMAVN: işitmezler
| FYHE: orada
| LĞVE: boş söz
| ÎLE: yalnızca
| SLEME: selam
| VLHM: ve Onların
| RZGHM: rızıkları da
| FYHE: orada
| BKRT: sabah
| VAŞYE: ve akşam
| (19:62)
| ELCNT: cennet
| ELTY:
| NVRS̃: vereceğimiz
| MN: -dan
| ABED̃NE: kullarımız-
| MN:
| KEN:
| TGYE: korunanlara
| (19:63)
| NTNZL: biz inmeyiz
| ÎLE: dışında
| BÊMR: emri
| RBK: Rabbinin
| LH: O'na aittir
| ME: olan herşey
| BYN:
| ÊYD̃YNE: önümüzde
| VME: ve olan
| ḢLFNE: arkamızda
| VME: ve olan
| BYN: arasında
| Z̃LK: bunlar
| VME: asla değildir
| KEN:
| RBK: Rabbin
| NSYE: unutkan
| (19:64)
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: yerin
| VME: ve şeylerin
| BYNHME: bunlar arasında bulunan
| FEABD̃H: O'na kulluk et
| VEṦŦBR: ve sabret
| LABED̃TH: O'na kullukta
| HL: -musun?
| TALM: biliyor-
| LH: O'nun
| SMYE: adaşını
| (19:65)
| ELÎNSEN: insan
| ÊÎZ̃E: zaman mı?
| ME:
| MT: öldüğüm
| LSVF: muhakkak
| ÊḢRC: çıkarılacağım
| ḪYE: diri olarak
| (19:66)
| YZ̃KR: düşünmüyor mu?
| ELÎNSEN: insan
| ÊNE: bizim
| ḢLGNEH: onu yarattığımızı
| MN:
| GBL: önceden
| VLM: ve
| YK: değilken
| ŞYÙE: hiçbir şey
| (19:67)
| LNḪŞRNHM: onları mutlaka toplayacağız
| VELŞYEŦYN: ve şeytanları
| S̃M: sonra
| LNḪŽRNHM: onları bulunduracağız
| ḪVL: çevresinde
| CHNM: cehennemin
| CS̃YE: diz çökmüş vaziyette
| (19:68)
| LNNZAN: ayıracağız
| MN:
| KL: her
| ŞYAT: milletten
| ÊYHM: hangisinin
| ÊŞD̃: en çok
| AL: karşı
| ELRḪMN: Rahman'a
| ATYE: isyan edeni
| (19:69)
| LNḪN: elbette biz
| ÊALM: daha iyi biliriz
| BELZ̃YN: kimlerin
| HM: onlar
| ÊVL: uygun olduğunu
| BHE: oraya
| ṦLYE: girmeğe
| (19:70)
| MNKM: içinizden
| ÎLE: hiç kimse
| VERD̃HE: oraya gitmeyecek
| KEN: (bu)
| AL: üzerine
| RBK: Rabbinin
| ḪTME: bir borçtur
| MGŽYE: kesin
| (19:71)
| NNCY: kurtarırız
| ELZ̃YN: kimseleri
| ETGVE: muttakileri (sakınanları)
| VNZ̃R: ve bırakırız
| ELƵELMYN: zalimleri
| FYHE: orada
| CS̃YE: diz üstü çökmüş olarak
| (19:72)
| TTL: okunduğu
| ALYHM: onlara
| ËYETNE: ayetlerimiz
| BYNET: açık açık
| GEL: derler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar edenler
| LLZ̃YN: kimseler için
| ËMNVE: inanan(lar)
| ÊY: hangisinin
| ELFRYGYN: iki topluluktan
| ḢYR: daha hayırlıdır
| MGEME: makamı
| VÊḪSN: ve daha güzeldir?
| ND̃YE: meclisi (mevkii)
| (19:73)
| ÊHLKNE: helak ettik
| GBLHM: onlardan önce
| MN:
| GRN: nesiller
| HM: onlar
| ÊḪSN: daha güzeldi
| ÊS̃ES̃E: eşyaca
| VRÙYE: ve gösterişce
| (19:74)
| MN: kim
| KEN: ise
| FY: içinde
| ELŽLELT: sapıklık
| FLYMD̃D̃: süre versin
| LH: ona
| ELRḪMN: Rahman
| MD̃E: bi süre
| ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: zaman
| RÊVE: gördükleri
| ME: şeyleri
| YVAD̃VN: va'dedildikleri
| ÎME: ya
| ELAZ̃EB: azabı
| VÎME: veya
| ELSEAT: (duruşma) sa'ati(ni)
| FSYALMVN: bileceklerdir
| MN: kimin
| HV: o
| ŞR: daha kötüdür
| MKENE: mekanı
| VÊŽAF: ve daha zayıftır
| CND̃E: adamları
| (19:75)
| ELLH: Allah
| ELZ̃YN: kimselerin
| EHTD̃VE: yola gelen(lerin)
| HD̃: hidayetini
| VELBEGYET: ve kalıcı olan
| ELṦELḪET: yararlı işler
| ḢYR: daha hayırlıdır
| AND̃: yanında
| RBK: Rabbinin
| S̃VEBE: mükafat bakımından
| VḢYR: ve daha iyidir
| MRD̃E: varılacak yer bakımından
| (19:76)
| ELZ̃Y: kimseleri
| KFR: inkar eden(leri)
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| VGEL: ve diyeni
| LÊVTYN: bana verilecek
| MELE: mal
| VVLD̃E: ve evlad
| (19:77)
| ELĞYB: gaybı
| ÊM: yoksa
| ETḢZ̃: aldı mı?
| AND̃: huzurunda
| ELRḪMN: Rahman'ın
| AHD̃E: bir söz
| (19:78)
| SNKTB: biz yazacağız
| ME: şeyi
| YGVL: onun dediği
| VNMD̃: ve uzatacağız
| LH: onun için
| MN:
| ELAZ̃EB: azabı
| MD̃E: uzattıkça
| (19:79)
| ME: şeye
| YGVL: dediği
| VYÊTYNE: ve o bize gelecek
| FRD̃E: tek başına
| (19:80)
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ËLHT: tanrılar
| LYKVNVE: olsun diye
| LHM: kendilerine
| AZE: itibar
| (19:81)
| SYKFRVN: inkar edecekler
| BABED̃THM: bunların tapmalarını
| VYKVNVN: ve olacaklardır
| ALYHM: bunlara
| ŽD̃E: zıd
| (19:82)
| TR: görmedin mi?
| ÊNE: biz
| ÊRSLNE: gönderdik
| ELŞYEŦYN: şeytanları
| AL: üzerine
| ELKEFRYN: kafirler
| TÙZHM: onları kışkırtıyorlar
| ÊZE: kışkırttıkça
| (19:83)
| TACL: acele etme
| ALYHM: onlar hakkında
| ÎNME: elbette
| NAD̃: biz sayıyoruz
| LHM: onlar için
| AD̃E: saydıkça
| (19:84)
| NḪŞR: toplayacağız
| ELMTGYN: muttakileri (sakınanları)
| ÎL: huzurunda
| ELRḪMN: Rahmanın
| VFD̃E: konuk olarak
| (19:85)
| ELMCRMYN: suçluları da
| ÎL:
| CHNM: cehenneme
| VRD̃E: yaya ve susuz olarak
| (19:86)
| YMLKVN: güçleri yetmeyecektir
| ELŞFEAT: şefa'ate
| ÎLE: dışındakilerin
| MN: kimselerin
| ETḢZ̃: alan
| AND̃: huzurunda
| ELRḪMN: Rahman'ın
| AHD̃E: söz
| (19:87)
| ELSMEVET: gökler
| YTFŦRN: çatlayacak
| MNH: ondan dolayı
| VTNŞG: ve yarılacak
| ELÊRŽ: yer
| VTḢR: ve dağılacak
| ELCBEL: dağlar
| HD̃E: yıkılıp
| (19:90)
| KL: hepsi
| MN: kimselerin
| FY: bulunan
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| ÎLE: ancak
| ËTY: gelecektir
| ELRḪMN: Rahman'a
| ABD̃E: kul olarak
| (19:93)
| ËTYH: O'na gelecektir
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| FRD̃E: tek başına
| (19:95)
| ELZ̃YN: kimseler (için)
| ËMNVE: inanan(lar)
| VAMLVE: ve yapanlar (için)
| ELṦELḪET: faydalı işler
| SYCAL: yaratacaktır
| LHM: onlar için
| ELRḪMN: Rahman
| VD̃E: bir sevgi
| (19:96)
| YSRNEH: O'nu kolaylaştırdık
| BLSENK: senin diline
| LTBŞR: müjdelemen için
| BH: onunla
| ELMTGYN: muttakileri (sakınanları)
| VTNZ̃R: ve uyarman için
| BH: onunla
| GVME: bir kavmi
| LD̃E: inatçı
| (19:97)
| ÊHLKNE: helak ettik
| GBLHM: onlardan önce
| MN:
| GRN: nesillerden
| HL: -musun?
| TḪS: hissediyor-
| MNHM: onlardan
| MN: hiç
| ÊḪD̃: birini
| ÊV: yahut
| TSMA: işitiyor (musun?)
| LHM: onların
| RKZE: cılız bir sesini
| (19:98)