Önceki Sonraki

10:98Yûnus Suresi 98. Ayet

Kuran Sırası: 10 İniş Sırası: 51
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109

10:98Yûnus Suresi 98. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلولا
felevlā
|
bulunsaydı ya!
Kombi Müfredat
كانت
kānet
KVN|ك و ن
Kombi Müfredat
قرية
ḳaryetun
GRY|ق ر ي
bir kasaba
Kombi Müfredat
آمنت
āmenet
EMN|ا م ن
iman eden
Kombi Müfredat
فنفعها
fe nefe ǎhā
NFA|ن ف ع
kendine yarar sağlayan
Kombi Müfredat
إيمانها
īmānuhā
EMN|ا م ن
imanı
7
إلا
illā
|
dışında
Kombi Müfredat
قوم
ḳavme
GVM|ق و م
kavminin
9
يونس
yūnuse
|
Yunus
10
لما
lemmā
|
ne zaman ki
11 Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
iman ettiler
12 Kombi Müfredat
كشفنا
keşefnā
KŞF|ك ش ف
kaldırdık
13
عنهم
ǎnhum
|
üzerlerinden
14 Kombi Müfredat
عذاب
ǎƶābe
AZ̃B|ع ذ ب
azabını
15 Kombi Müfredat
الخزي
l-ḣizyi
ḢZY|خ ز ي
rezillik
16
في
|
17 Kombi Müfredat
الحياة
l-Hayāti
ḪYY|ح ي ي
hayatında
18 Kombi Müfredat
الدنيا
d-dunyā
D̃NV|د ن و
dünya
19 Kombi Müfredat
ومتعناهم
ve metteǎ'nāhum
MTA|م ت ع
ve onları yararlandırdık
20
إلى
ilā
|
-ye kadar
21 Kombi Müfredat
حين
Hīnin
ḪYN|ح ي ن
belli bir süre-
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَوْلَا: bulunsaydı ya! | كَانَتْ: | قَرْيَةٌ: bir kasaba | امَنَتْ: iman eden | فَنَفَعَهَا: kendine yarar sağlayan | إِيمَانُهَا: imanı | إِلَّا: dışında | قَوْمَ: kavminin | يُونُسَ: Yunus | لَمَّا: ne zaman ki | امَنُوا: iman ettiler | كَشَفْنَا: kaldırdık | عَنْهُمْ: üzerlerinden | عَذَابَ: azabını | الْخِزْيِ: rezillik | فِي: | الْحَيَاةِ: hayatında | الدُّنْيَا: dünya | وَمَتَّعْنَاهُمْ: ve onları yararlandırdık | إِلَىٰ: -ye kadar | حِينٍ: belli bir süre- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلولا FLWLE bulunsaydı ya! | كانت KENT | قرية GRYT bir kasaba | آمنت ËMNT iman eden | فنفعها FNFAHE kendine yarar sağlayan | إيمانها ÎYMENHE imanı | إلا ÎLE dışında | قوم GWM kavminin | يونس YWNS Yunus | لما LME ne zaman ki | آمنوا ËMNWE iman ettiler | كشفنا KŞFNE kaldırdık | عنهم ANHM üzerlerinden | عذاب AZ̃EB azabını | الخزي ELḢZY rezillik | في FY | الحياة ELḪYET hayatında | الدنيا ELD̃NYE dünya | ومتعناهم WMTANEHM ve onları yararlandırdık | إلى ÎL -ye kadar | حين ḪYN belli bir süre- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felevlā: bulunsaydı ya! | kānet: | ḳaryetun: bir kasaba | āmenet: iman eden | fe nefe ǎhā: kendine yarar sağlayan | īmānuhā: imanı | illā: dışında | ḳavme: kavminin | yūnuse: Yunus | lemmā: ne zaman ki | āmenū: iman ettiler | keşefnā: kaldırdık | ǎnhum: üzerlerinden | ǎƶābe: azabını | l-ḣizyi: rezillik | : | l-Hayāti: hayatında | d-dunyā: dünya | ve metteǎ'nāhum: ve onları yararlandırdık | ilā: -ye kadar | Hīnin: belli bir süre- | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLVLE: bulunsaydı ya! | KENT: | GRYT: bir kasaba | ËMNT: iman eden | FNFAHE: kendine yarar sağlayan | ÎYMENHE: imanı | ÎLE: dışında | GVM: kavminin | YVNS: Yunus | LME: ne zaman ki | ËMNVE: iman ettiler | KŞFNE: kaldırdık | ANHM: üzerlerinden | AZ̃EB: azabını | ELḢZY: rezillik | FY: | ELḪYET: hayatında | ELD̃NYE: dünya | VMTANEHM: ve onları yararlandırdık | ÎL: -ye kadar | ḪYN: belli bir süre- | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İnanıp da inançlarından fayda gören şehir halkı, ancak Yûnus'un kavmidir. İnandıkları zaman, dünyâ yaşayışında onlardan zillet azâbını giderdik ve bir zamana dek faydalandırdık onları.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Yunus'un kavmi müstesna, (halkını yok ettiğimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halkı, keşke (kendilerine azap gelmeden) iman etse de bu imanları kendilerine fayda verseydi! Yunus'un kavmi iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Bir şehir halkı çıkıp iman etmiş olsaydı da, sonuçta bu imanlarının yararlarını görseydi! Yunus'un kavmi hariç! (Kavmi, Yunus'un aralarından ayrılıp gitmesinden sonra kendilerine azabın geleceğini hissedip toptan iman ve tövbe ettiler). . . İman edince de, dünya hayatındaki aşağılanma azabını onlardan kaldırdık; onları muayyen bir süre (nimetlerimizden) yararlandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Helâk ettiğimiz memleketlerin halkları, keşke helâke maruz kalmadan iman etselerdi de, imanları kendilerine fayda sağlasaydı. Sadece Yûnus’un kavmi helâk olmak üzereyken iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rezillik rüsvaylık cezasını kaldırdık. Bir vakte kadar onları rahata kavuşturduk.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Yunus kavminin dışında (azabın geldiği sırada) iman edip de imanı kendine yarar sağlamış bir kasaba bulunsaydı ya! Onlar (Yunus kavmi) iman edince üzerlerinden dünya hayatında azabı kaldırdık ve kendilerini belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ama (azab geldiği sırada) iman edip imanı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar iman ettikleri zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Azab inmeden önce, iman edip de bu imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket halkı bulunsaydı ya! Ancak Yûnus’un kavmi iman edince, dünya hayatındaki o perişanlık azabını kendilerinden kaldırdık ve onları bir müddete kadar faydalandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Bir kasaba halki inanmali degilmiydi ki, imanlari kendilerine fayda versin! Iste Yunus'un milleti, inandigi zaman, dunya hayatinda rezilligi gerektiren azabi onlardan kaldirdik ve onlari bir sure daha bu dunyada gecindirdik.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : (Azâb geleceği vakitte) imân edip de imânı kendisine yarar sağlayan bir kasaba (halkı) varsa, şüphesiz ki Yûnus'un kavmidir. İmân ettiklerinde rüsvaylık azabını açıp kaldırdık ve bir süreye kadar onları yararlandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yûnus’un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Bir kent halkı inanmalı değil miydi ki, imanları kendilerine fayda versin! İşte Yunus'un milleti, inandığı zaman, dünya hayatında rezilliği gerektiren azabı onlardan kaldırdık ve onları bir süre daha bu dünyada geçindirdik.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Yunus’un kavmi müstesna, (halkını yok ettiğimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halkı, keşke (kendilerine azap gelmeden) iman etse de bu imanları kendilerine fayda verseydi! Yunus’un kavmi iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Hangi toplum inanırsa, inancı ona yarar sağlar. Örneğin; Yunus'un halkı: İnandıkları zaman, bu dünya hayatındaki aşağılayıcı azabı kendilerinden kaldırdık. Bir süreye kadar onları nimetlerle yaşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı? Ancak Yunus'un kavmi iman ettikleri vakit, dünya hayatında o rezillik azabını üzerlerinden kaldırmış ve bir süre onları rahata kavuşturmuştuk.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Keşke o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket olsaydı? Ancak Yunus'un kavmi iman ettikleri vakit, dünya hayatında o rüsvaylık azabını kendilerinden açmış ve belirli bir zamana kadar onları faydalandırmıştık.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Fakat o vakit iyman edip de iymanları kendilerine fâide vermiş bir memleket olsa idi? Ancak Yunüsün kavmi iyman ettikleri vakıt Dünya hayatta o rüsvalık azâbını kendilerinden açmış ve bir zamana kadar onları müstefid etmiş idikDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Keşke sözkonusu yıkıma uğramış şehirlerden herhangi biri iman etseydi de, imanının yararını görseydi! Yalnız Yunus'un soydaşları hariç. Onlar iman edince, dünya hayatında burun buruna geldikleri perişan edici azabı başlarından kaldırdık ve kendilerine belirli bir süre daha yaşama fırsatı tanıdık.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ama [azab geldiği sırada] inanıp inancı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar inandıkları zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ne olurdu, iman edip de imanları kendilerine yarar sağlamış bir kent olsaydı ya? Ancak Yûnus'un toplumu ayrıdır. Onlar iman ettikleri vakit, basit dünya yaşamında o rezillik azabını üzerlerinden kaldırdık ve onları bir süreye kadar yararlandırdık. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Azabımız gelib çatdığı zaman) îman edib de bu îmanı kendisine fâide vermiş bir memleket (halkı) bulunsaydı ya! (Bu, asla vaaki' olmamışdır). Ancak Yunus'un kavmi müstesnadır ki bunlar îman edince kendilerinden dünyâ hayaatındaki rüsvaylık azabını uzaklaşdırıb giderdik ve onları daha bir zamama kadar (yaşatıb) fâidelendirdik. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Buna rağmen (helâk ettiklerimizden, azâbımız kendine gelmeden önce) îmân edip de îmânı kendine fayda veren bir şehir (halkı daha) olsaydı ya! Ancak Yûnus’un kavmi müstesnâ. (Onlar) îmân edince, kendilerinden dünya hayâtındaki rezillik azâbını açıverdik (onlardan kaldırdık) ve kendilerini bir zamâna kadar (dünya ni'metlerinden)faydalandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İman edip imanı kendisine fayda sağlayan bir kasaba olsaydı ya? Yunus'un kavmi müstesna. Onlar, iman ettikleri zaman üzerlerinden bu dünya hayatında rüsvaylık azabını kaldırdık, bir zamana kadar da kendilerini faydalandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Bundan sonra keşke bir ülke âmenû olsaydı da böylece onun (ülke halkının) îmânı, ona (ülke halkına) fayda verseydi, olmaz mıydı? Ancak Yunus'un kavmi âmenû olunca, onlardan dünya hayatında aşağılayıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar metalandırdık (geçimlerini sağladık).Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Çünkü, ne yazık ki, Yunus toplumundan başka, (bütün bireyleriyle topyekun) imana erişen ve böylece imanının (vereceği huzur ve güvenliği) tadan herhangi bir cemaat çıkmadı henüz. (Yunus'un soydaşları) inandıkları zaman, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) alçalmanın, bayağılaşmanın yol açacağı acıyı ve sıkıntıyı onlardan uzaklaştırdık ve belli bir süre varlıklarını sürdürmeleri için kendilerine fırsat verdik.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Hiçbir şehir ahalisi yoktur ki, (yeis halinde) imân etmiş olsun da bu imânı ona faide versin. Yûnus kavmi ise müstesna. Vaktâ ki imân ettiler, onlardan dünya hayatında rüsvaylık azabını açıverdik ve kendilerini bir müddete kadar müstefit kıldık.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : (Azap geleceği vakitte) iman edip de imanı kendisine fayda sağlayan bir memleket halkı varsa, şüphesiz ki Yunus'un kavmidir. İman ettiklerinde kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre daha (bu dünyada) faydalandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Bir şehir (halkı) inanmalı değil miydi ki imanları kendilerine fayda versin?! Ancak Yunus’un Kavmi.. Onlar iman edince, dünya hayatında onlardan zillet azabını gidermiş ve belirli bir süre daha geçindirmiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Azap gelip çattığı zaman imana gelip de bu imanı kendilerine fayda vermiş olan bir tek memleket halkı olsun, bulunsaydı ya! Asla böyle bir şey vaki olmamıştır. Ancak Yunus’un halkı müstesnadır ki bunlar iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını uzaklaştırıp giderdik ve onları bir süre daha yaşattık.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Keşke bir kasaba olsaydı da inansaydı ve inanması kendisine fayda verseydi! Yalnız Yûnus'un kavmi, inanınca, dünyâ hayatında onlardan rezillik azâbını kaldırmış ve onları bir süre daha yaşatmıştık.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ama (azab geldiği sırada) iman edip imanı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar iman ettikleri zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Azabı gördükten sonra iman etmeleri, hiçbir belde halkına fayda vermiş değildir-Yunus kavmi müstesna. Onlar iman ettiğinde, Biz de onlardan dünya hayatındaki hor ve hakir edici azabı kaldırdık ve belirli bir zamana kadar onları nasiplendirdik.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Bir kent inansa da imanı kendisine yarar sağlasa ya! Yûnus'un kavmi müstesna. Onlar inanınca, dünya hayatında rezillik azabını üstlerinden kaldırmış ve kendilerini belirli bir süreye kadar nimetlendirmiştik.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.