Önceki Sonraki

10:24Yûnus Suresi 24. Ayet

Kuran Sırası: 10 İniş Sırası: 51
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109

10:24Yûnus Suresi 24. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
إنما
innemā
|
ancak
Kombi Müfredat
مثل
meṧelu
MS̃L|م ث ل
örneği
Kombi Müfredat
الحياة
l-Hayāti
ḪYY|ح ي ي
hayatının
Kombi Müfredat
الدنيا
d-dunyā
D̃NV|د ن و
dünya
Kombi Müfredat
كماء
kemāin
MVH|م و ه
suya benzer
Kombi Müfredat
أنزلناه
enzelnāhu
NZL|ن ز ل
indirdiğimiz
7
من
mine
|
Kombi Müfredat
السماء
s-semāi
SMV|س م و
gökten
Kombi Müfredat
فاختلط
feḣteleTa
ḢLŦ|خ ل ط
birbirine karıştığı
10
به
bihi
|
onunla
11 Kombi Müfredat
نبات
nebātu
NBT|ن ب ت
bitkilerinin
12 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yeryüzü
13
مما
mimmā
|
öyle ki
14 Kombi Müfredat
يأكل
ye'kulu
EKL|ا ك ل
yer
15 Kombi Müfredat
الناس
n-nāsu
NVS|ن و س
insanlar
16 Kombi Müfredat
والأنعام
vel'en'ǎāmu
NAM|ن ع م
ve hayvanlar
17
حتى
Hattā
|
sonuçta
18
إذا
iƶā
|
sırada
19 Kombi Müfredat
أخذت
eḣaƶeti
EḢZ̃|ا خ ذ
alıp
20 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDu
ERŽ|ا ر ض
yeryüzü
21 Kombi Müfredat
زخرفها
zuḣrufehā
ZḢRF|ز خ ر ف
güzelliğini
22 Kombi Müfredat
وازينت
vezzeyyenet
ZYN|ز ي ن
ve süslendiği
23 Kombi Müfredat
وظن
ve Zenne
ƵNN|ظ ن ن
ve sandıkları
24 Kombi Müfredat
أهلها
ehluhā
EHL|ا ه ل
sahiplerinin
25
أنهم
ennehum
|
gerçekten
26 Kombi Müfredat
قادرون
ḳādirūne
GD̃R|ق د ر
kadir olduklarını
27
عليها
ǎleyhā
|
bunlara
28 Kombi Müfredat
أتاها
etāhā
ETY|ا ت ي
gelir
29 Kombi Müfredat
أمرنا
emrunā
EMR|ا م ر
emrimiz
30 Kombi Müfredat
ليلا
leylen
LYL|ل ي ل
gece
31
أو
ev
|
veya
32 Kombi Müfredat
نهارا
nehāran
NHR|ن ه ر
gündüz
33 Kombi Müfredat
فجعلناها
fe ceǎlnāhā
CAL|ج ع ل
böylece onları çeviririz
34 Kombi Müfredat
حصيدا
HaSīden
ḪṦD̃|ح ص د
biçilmiş hale
35
كأن
keen
|
gibi
36
لم
lem
|
37 Kombi Müfredat
تغن
teğne
ĞNY|غ ن ي
hiç yokmuş
38
بالأمس
bil-emsi
|
bir gün önce
39
كذلك
keƶālike
|
işte böyle
40 Kombi Müfredat
نفصل
nufeSSilu
FṦL|ف ص ل
ayrıntılı olarak açıklıyoruz
41 Kombi Müfredat
الآيات
l-āyāti
EYY|ا ي ي
ayetlerimizi
42 Kombi Müfredat
لقوم
liḳavmin
GVM|ق و م
topluluk için
43 Kombi Müfredat
يتفكرون
yetefekkerūne
FKR|ف ك ر
düşünen
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |إِنَّمَا: ancak | مَثَلُ: örneği | الْحَيَاةِ: hayatının | الدُّنْيَا: dünya | كَمَاءٍ: suya benzer | أَنْزَلْنَاهُ: indirdiğimiz | مِنَ: | السَّمَاءِ: gökten | فَاخْتَلَطَ: birbirine karıştığı | بِهِ: onunla | نَبَاتُ: bitkilerinin | الْأَرْضِ: yeryüzü | مِمَّا: öyle ki | يَأْكُلُ: yer | النَّاسُ: insanlar | وَالْأَنْعَامُ: ve hayvanlar | حَتَّىٰ: sonuçta | إِذَا: sırada | أَخَذَتِ: alıp | الْأَرْضُ: yeryüzü | زُخْرُفَهَا: güzelliğini | وَازَّيَّنَتْ: ve süslendiği | وَظَنَّ: ve sandıkları | أَهْلُهَا: sahiplerinin | أَنَّهُمْ: gerçekten | قَادِرُونَ: kadir olduklarını | عَلَيْهَا: bunlara | أَتَاهَا: gelir | أَمْرُنَا: emrimiz | لَيْلًا: gece | أَوْ: veya | نَهَارًا: gündüz | فَجَعَلْنَاهَا: böylece onları çeviririz | حَصِيدًا: biçilmiş hale | كَأَنْ: gibi | لَمْ: | تَغْنَ: hiç yokmuş | بِالْأَمْسِ: bir gün önce | كَذَٰلِكَ: işte böyle | نُفَصِّلُ: ayrıntılı olarak açıklıyoruz | الْايَاتِ: ayetlerimizi | لِقَوْمٍ: topluluk için | يَتَفَكَّرُونَ: düşünen | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |إنما ÎNME ancak | مثل MS̃L örneği | الحياة ELḪYET hayatının | الدنيا ELD̃NYE dünya | كماء KMEÙ suya benzer | أنزلناه ÊNZLNEH indirdiğimiz | من MN | السماء ELSMEÙ gökten | فاختلط FEḢTLŦ birbirine karıştığı | به BH onunla | نبات NBET bitkilerinin | الأرض ELÊRŽ yeryüzü | مما MME öyle ki | يأكل YÊKL yer | الناس ELNES insanlar | والأنعام WELÊNAEM ve hayvanlar | حتى ḪT sonuçta | إذا ÎZ̃E sırada | أخذت ÊḢZ̃T alıp | الأرض ELÊRŽ yeryüzü | زخرفها ZḢRFHE güzelliğini | وازينت WEZYNT ve süslendiği | وظن WƵN ve sandıkları | أهلها ÊHLHE sahiplerinin | أنهم ÊNHM gerçekten | قادرون GED̃RWN kadir olduklarını | عليها ALYHE bunlara | أتاها ÊTEHE gelir | أمرنا ÊMRNE emrimiz | ليلا LYLE gece | أو ÊW veya | نهارا NHERE gündüz | فجعلناها FCALNEHE böylece onları çeviririz | حصيدا ḪṦYD̃E biçilmiş hale | كأن KÊN gibi | لم LM | تغن TĞN hiç yokmuş | بالأمس BELÊMS bir gün önce | كذلك KZ̃LK işte böyle | نفصل NFṦL ayrıntılı olarak açıklıyoruz | الآيات EL ËYET ayetlerimizi | لقوم LGWM topluluk için | يتفكرون YTFKRWN düşünen | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |innemā: ancak | meṧelu: örneği | l-Hayāti: hayatının | d-dunyā: dünya | kemāin: suya benzer | enzelnāhu: indirdiğimiz | mine: | s-semāi: gökten | feḣteleTa: birbirine karıştığı | bihi: onunla | nebātu: bitkilerinin | l-erDi: yeryüzü | mimmā: öyle ki | ye'kulu: yer | n-nāsu: insanlar | vel'en'ǎāmu: ve hayvanlar | Hattā: sonuçta | iƶā: sırada | eḣaƶeti: alıp | l-erDu: yeryüzü | zuḣrufehā: güzelliğini | vezzeyyenet: ve süslendiği | ve Zenne: ve sandıkları | ehluhā: sahiplerinin | ennehum: gerçekten | ḳādirūne: kadir olduklarını | ǎleyhā: bunlara | etāhā: gelir | emrunā: emrimiz | leylen: gece | ev: veya | nehāran: gündüz | fe ceǎlnāhā: böylece onları çeviririz | HaSīden: biçilmiş hale | keen: gibi | lem: | teğne: hiç yokmuş | bil-emsi: bir gün önce | keƶālike: işte böyle | nufeSSilu: ayrıntılı olarak açıklıyoruz | l-āyāti: ayetlerimizi | liḳavmin: topluluk için | yetefekkerūne: düşünen | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ÎNME: ancak | MS̃L: örneği | ELḪYET: hayatının | ELD̃NYE: dünya | KMEÙ: suya benzer | ÊNZLNEH: indirdiğimiz | MN: | ELSMEÙ: gökten | FEḢTLŦ: birbirine karıştığı | BH: onunla | NBET: bitkilerinin | ELÊRŽ: yeryüzü | MME: öyle ki | YÊKL: yer | ELNES: insanlar | VELÊNAEM: ve hayvanlar | ḪT: sonuçta | ÎZ̃E: sırada | ÊḢZ̃T: alıp | ELÊRŽ: yeryüzü | ZḢRFHE: güzelliğini | VEZYNT: ve süslendiği | VƵN: ve sandıkları | ÊHLHE: sahiplerinin | ÊNHM: gerçekten | GED̃RVN: kadir olduklarını | ALYHE: bunlara | ÊTEHE: gelir | ÊMRNE: emrimiz | LYLE: gece | ÊV: veya | NHERE: gündüz | FCALNEHE: böylece onları çeviririz | ḪṦYD̃E: biçilmiş hale | KÊN: gibi | LM: | TĞN: hiç yokmuş | BELÊMS: bir gün önce | KZ̃LK: işte böyle | NFṦL: ayrıntılı olarak açıklıyoruz | EL ËYET: ayetlerimizi | LGVM: topluluk için | YTFKRVN: düşünen | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Dünyâ yaşayışı, gökten yağdırdığımız yağmura benzer ancak; insanların ve hayvanların yiyecekleri nebatların bünyelerine girer, karışır onlara, yeşertir, yetiştirir onları ve sonucu, yeryüzü güzelleşip bezenince ve tarlaların, bağların sâhipleri, kendilerini, onlardan faydalanmaya güçleri yeter sanınca bir gece, yahut gündüz, apansızın emrimiz gelip çatar, her şeyi öylesine kökünden kesip biçer, kurutup gider ki sanki dün, hiçbiri yokmuş. İşte biz, düşünce sâhibi olan topluluğa delillerimizi böyle açıklar, böyle bildiririz.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yeryüzü bitkileri o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Nihayet yeryüzü zinetini takınıp, (rengârenk) süslendiği ve sahipleri de onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları bir sırada, bir gece veya gündüz ona emrimiz (âfetimiz) gelir de onu sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden koparılarak biçilmiş bir hale getiririz. İşte iyi düşünecek kavimler için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Dünya hayatı şuna benzer. . . Semâdan inzâl ettiğimiz bir su; onunla insanların ve hayvanların yediği, yeryüzünün yetiştirdikleri oluşmuştur. Nihayet yeryüzü, ürettikleriyle en güzel hâle ulaştığında; yaşayanları da, kendilerini kudretli sandıklarında, gecenin ya da gündüzün bir anında, hükmümüz açığa çıkıverdi! Onu, sanki bir an öncesinde hiç şe'nlenmemiş gibi biçip atarız! Tefekkür eden bir topluluk için işaretleri işte böyle detaylandırıyoruz!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz suyu gören bitkinin haline benzer. İnsanların ve hayvanların yiyeceği topraktan çıkan bitkiler gürleşir, birbiriyle sarmaş dolaş olur. Yeryüzü zînetini takınır, rengârenk süslenir. Sahiplerinin de, bunlar üzerinde, kudret sahibi olduklarını düşündükleri bir sırada, gece veya gündüz planımız icra edilince, sanki dün yerlerinde yokmuş gibi, köklerinden koparılıp biçilmiş çer-çöp haline gelir. Gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için biz, Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren âyetleri, sosyal hayat için gerekli ikazları işte böyle ayrıntılı açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Dünya hayatının örneği, gökten indirdiğimiz ve onunla insanların ve hayvanların yediği bitkilerin birbirine karıştığı suya benzer. Sonuçta yeryüzü güzelliğini alıp süslendiği, sahiplerinin de artık bunları toplayabileceklerini sandıkları sırada gece veya gündüz emrimiz gelir; böylece bir gün önce hiç yokmuş gibi onların tümünü biçilmiş hale çeviririz. Düşünen topluluk için ayetlerimizi işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz ona emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiç bir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için biz ayetleri böyle birer birer açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Menfaat ve aldatma bakımından bu dünya hayatının hali, gökten indirdiğimiz bir yağmura benzer. Öyle ki, bu yağmurla, gerek insanların, gerekse hayvanların yiyeceği ürün ve bitkiler yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet arz bütün güzelliğini takınıp süslendiği ve sahipleri de bu mahsulü toplamaya ve ondan faydalanmaya kendilerini kadir zannettikleri bir sırada, geceleyin ve gündüzün ona emrimiz (âfatımız) gelivermiştir. Sanki dün yerinde bir şey yokmuş gibi, onu kökünden biçmiş yok etmiştir. İşte düşünecek bir kavim için âyetleri böyle açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Dunya hayati gokten indirdigimiz su gibidir ki, onunla insan ve hayvanlarin yiyecegi bitkiler yetisip birbirine karismistir. Yeryuzunun suslenip bezendigi ve yerin sahiplerinin butun bunlara malik olduklarini sandiklari sirada, gece veya gunduz buyrugumuz o yere gelmis ve orayÙ hicbir sey bitirmemise cevirmisiz; bir gun once birsey yokmus gibi olmustur. Dusunen millet icin ayetleri boylece uzun acÙklÙyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Dünya hayatının misâli, ancak gökten indirdiğimiz suya benzer; insan ve hayvanların yediği yeryüzündeki bitkiler onunla birbirine karışır, tâ ki yeryüzü bütün zînetini takınıp süslendiği, yeryüzü ehli de kendilerini onun üzerinde kudretli sandıkları bir sırada geceleyin ya da gündüzleyin o yere emrimiz gelir de sanki bir gün önce hiçbir şenlik yokmuş gibi onu biçik ve sökük hale getirir. İşte düşünebilecek bir millete âyetleri böylece bir bir açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hâli gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Dünya hayatı gökten indirdiğimiz su gibidir ki, onunla insan ve hayvanların yiyeceği bitkiler yetişip birbirine karışmıştır. Yeryüzünün süslenip bezendiği ve yerin sahiplerinin bütün bunlara malik olduklarını sandıkları sırada, gece veya gündüz buyruğumuz o yere gelmiş ve orayı hiçbir şey bitirmemişe çevirmişiz; bir gün önce birşey yokmuş gibi olmuştur. Düşünen millet için ayetleri böylece uzun açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yeryüzü bitkileri o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Nihayet yeryüzü zinetini takınıp, (rengârenk) süslendiği ve sahipleri de onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları bir sırada, bir gece veya gündüz ona emrimiz (âfetimiz) gelir de onu sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden koparılarak biçilmiş bir hale getiririz. İşte iyi düşünecek kavimler için âyetlerimizi böyle açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Dünya hayatı, tıpkı şu örnek gibidir; gökten indirdiğimiz su insanların ve hayvanların yediği bitkilerin yapısına karışır. Bu durum, yeryüzünün süslenip bezendiği ve halkının da artık doğaya egemen olduklarını sandıkları ana kadar sürer. Nihayet geceleyin veya gündüzün ona emrimiz gelir. Sanki bir önceki gün hiç bir şeye sahip değilmiş gibi onu kökünden biçilmiş bir duruma sokarız. Düşünen bir toplum için ayetleri böyle açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dünya hayatının misali şöyledir: Gökten indirdiğimiz su ile, insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü süslerini takınıp süslendiği ve sahipleri kendilerini ona gücü yeter sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün, ona emrimiz gelivermiştir, ansızın ona öyle bir tırpan atıvermişiz de sanki bir gün önce orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluvermiştir. Düşünen bir kavim için âyetlerimizi işte böyle açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O dünya hayatının misali, ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, onunla yeryüzündeki otlar, insan ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü zinetini takınıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerinde kendilerini güçlü sandığı bir sırada geceleyin veya gündüzün ona emrimiz gelivermiş, bir anda ona öyle bir tırpan atıvermişizdir ki, sanki dün orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluverir. İşte düşünebilecek bir kavim için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : O Dünya hayatın meseli sırf şunun gibidir: bir su, biz onu Semâdan indirmişiz derken onunla Yer yüzünün otu: insan ve davar yiyeceğinden birbirine girmiştir, Nihayet Arz, bütün zinetini takınıb süslendiği, ehli de onun üzerine kendilerini kadir zannettikleri bir sırada geceleyin veya gündüzün ona emrimiz gelivermiş bir lâhzada ona öyle bir tırpan atıvermiştir ki sanki dün hiç bir şenlik yokmuş, işte düşünecek bir kavm için âyetleri böyle tavsıl ediyoruzDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Dünya hayatı gökten indirdiğimiz su gibidir. Onunla, insan ve hayvanların yiyerek beslendikleri nebatlar bol bol yetişir; yeryüzü renk renk, çeşit çeşit mahsullerle süslenir ve yerin sahipleri bütün bunlara malik olduklarını sandıkları sırada, geceleyin veya gündüzün emrimiz geliverir de, orayı hiçbir şey bitirmemişe çeviririz. İşte Biz böylece ayetlerimizi, düşünen insanlar için, apaçık beyan ederiz.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki, yer güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi (ehli) gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz ona buyruğumuz gelmiştir de, dün sanki hiç bir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen (yetefekkerun) bir kavim için biz ayetleri böyle 'birer birer açıklarız' / ayrıntılandırırız.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Dünya hayatının örneği, Bizim gökten indirdiğimiz su gibidir. Ki gökten indirdiğimiz suyla insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Sonunda yeryüzü süslerini takınıp süslendiği, sahipleri de kendilerinin, ona gücü yetenler olduklarına inandıkları bir sırada, bazen geceleyin bazen de gündüz vakti, ona emrimiz gelivermiştir de ansızın, sanki dün orada hiçbir şenlik yokmuş gibi, onu, ta kökünden biçivermiştir. Biz, âyetlerimizi düşünecek bir toplum için işte böyle ayrıntılı olarak açıklarız. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Dünyâ yaşayışının haali gökden indirdiğimiz bir su gibidir ki onunla yer yüzünün — gerek insanların, gerek davarların yiyeceği — nebat (lar) ı (ağ gibi birbirine örülüb) karışmışdır. Tam yer, zînet ve ihtişamını takınıb süslendiği, saahibleri de ona (biçmiye, yemişlerini, mahsullerini toplamıya) herhalde kaadir olduklarını sandıkları bir sırada geceleyin veya gündüzün ona emrimiz (don gibi, kasırga gibi, sel gibi bir âfetimiz) gelivermişdir ki sanki dün de yerinde yokmuş gibi onu ta kökünden koparılıb biçilmiş bir haale getirmişizdir. İşte biz iyi düşünecek bir kavm için âyetleri böyle açıklarız. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Dünya hayâtının misâli, ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insanların ve hayvanların yediği yeryüzü bitkileri, onun sâyesinde (yetişip) birbirine karışmıştır. Nihâyet yeryüzü, ziynetini takınıp (rengârenk) süslendiği ve halkı da gerçekten kendilerini on(unni'metlerinden faydalanmay)a güçleri yeten kimseler olduklarını zannettikleri bir sırada, gece veya gündüz ona emrimiz (bir âfetimiz) gelir de onu, sanki dün hiç (üzerinde bir şey)yokmuş gibi biçilmiş bir hâle getiririz! İşte, düşünecek bir kavim için âyetleri böyle açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Dünya hayatının misali; sadece gökten indirdiğimiz su gibidir. Onunla, insan ve hayvanların yiyerek beslendikleri bitkiler bol bol yetişir; yeryüzü renk renk, çeşit çeşit masullerle süslenir. Ve yerin sahibleri bütün bunlara kadir olduklarını sandıkları sırada; geceleyin veya gündüzün emrimiz geliverirde orayı hiç birşey bitirmemişe çeviririz. Daha dün birşey yokmuş gibi olur. İşte Biz, ayetlerimizi düşünen insanlar için böylece açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Dünya hayatının durumu (örneği) sadece semadan indirdiğimiz, böylece yeryüzünde, insanların ve hayvanların yediği, arzın bitkileri ile karışan su gibidir. Hatta yeryüzü onun güzelliğini alıp güzelleştiği zaman onun sahibi, ona, kendilerinin kaadir (muktedir) olduğunu zannetti. Ona emrimiz gece veya gündüz geldi ve böylece onu hasat ettik (kökünden kopardık). Sanki dün hiç olmamış (zenginleşmemiş) gibi oldu. İşte böylece âyetleri tefekkür eden bir kavim için ayrı ayrı açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Bu dünyadaki hayatın örnekçesi gökten indirdiğimiz yağmurunki gibidir ki onu, insanların ve hayvanların beslendiği yeryüzü bitkileri emer, ta ki yeryüzü gözalıcı görkemine kavuşup süslenip bezendiği ve sakinleri onun üzerinde bütünüyle egemen olduklarına inandıkları zaman, bir gece vakti yahut güpegündüz (kıskıvrak yakalayan) hükmümüz iner ona; ve böylece onu kökünden biçilmişe çeviririz, sanki dün de yokmuş gibi! Düşünen insanlar için işte Biz böyle açık açık ve ayrıntılı olarak dile getiriyoruz ayetlerimizi!Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Şüphe yok ki, dünya hayatının meseli, bir su gibidir ki, onu Biz gökten indirdik. Derken onunla insanların ve davarların yiyecekleri şeylerden olan yeryüzünün otları birbirine karışmış oldu. Vaktâ ki, yeryüzü ziynetini aldı ve bezendi ve onun ahalisi onun üzerine kâdir olduklarını sandılar, hemen ona emrimiz geceleyin veya gündüzün geliverdi, onu sanki bir gün evvel yokmuş gibi kökünden biçilmiş bir halde kıldık. İşte âyetleri, mütefekkirler olan bir kavme böyle müfassalan beyan ederiz.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Dünya hayatı tıpkı gökten indirdiğimiz yağmura benzer. O yağmurla insan ve hayvanların yiyerek beslendikleri bitkiler bol bol yetişir; yeryüzü renk renk, çeşit çeşit mahsullerle süslenir. Yerin sahipleri bütün bunlara malik olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün birden emrimiz geliverir de, orayı hiçbir şey bitirmemişe çeviririz. İşte biz âyetlerimizi, düşünen insanlar için böylece apaçık beyan ederiz.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Dünya hayatının örneği, gökten indirdiğimiz su gibidir. Onunla insanların ve hayvanların yiyeceği bitkiler, ürün verir. Yeryüzü tüm güzellikleriyle süslenip bezenir. İnsanlar da ona güç yetirdiklerini sandıkları bir anda, geceleyin veya gündüzün emrimiz gelirde sanki dün hiçbir şey yokmuş gibi kırıp geçiririz. Düşünen bir topluma ayetleri böyle açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Bu fani dünya hayatı bilir misiniz neye benzer?Tıpkı şuna benzer: Gökten yağmur indiririz, derken o yağmur sebebiyle, insanların ve hayvanların yiyerek beslendikleri bitkiler bol bol yetişir, ağ gibi etrafı sarar. Yeryüzü renk renk, çeşit çeşit meyve ve mahsullerle süslenir, bahçe sahipleri de o ürünleri devşirmeye giriştikleri sırada, geceleyin veya gündüzün birden emir çıkarırız, bir afet gelir, söküp biçer. Sanki daha dün, o şen manzara, orada hiç olmamış gibi olur... İşte Biz düşünüp ibret alacak kimseler için âyetleri, delilleri böyle ayrıntılı olarak açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Şu yakın hayât, tıpkı gökten indirdiğimiz bir suya benzer: İnsanların ve hayvanların yediği arz bitkisi o su ile karıştı: nihâyet yer zinetini takınıp süslendiği ve halkı da on(un ürününü devşirmeğ)e kâdir olduklarını zannettikleri sırada birden buyruğumuz ona gece veya gündüz geldi; sanki dün o hiç (bitkisiyle süslenip) şenlenmemiş gibi, onu biçilmiş yaptık (süsünü, zenginliğini biçtik, yok ettik). İşte biz, düşünen bir toplum için âyetleri böyle geniş geniş açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyleki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi de gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz ona emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiç bir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için biz ayetleri böyle birer birer açıklarız.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Dünya hayatının misali, gökten indirdiğimiz bir suya benzer. O suyla, insanların ve hayvanların yiyeceği yeryüzü bitkileri birbirine karışmış olarak biter. Nihayet yer onlarla ziynetini takınır, süslenir. Toprak sahipleri kendilerini onun üzerinde egemen sandıkları bir sırada ise, emrimiz gece veya gündüz geliverir de, o ekini, sanki bir gün önce hiç yokmuş gibi, kökünden biçiveririz. Düşünen bir topluluk için âyetlerimizi işte böyle açıklıyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Şu iğreti hayatın durumu gökten indirdiğimiz bir suya benzer: İnsanların ve davarların yedikleri yeryüzü bitkisi onunla karışmıştır. Nihayet toprak, takılarını kuşanmış, süslenmiştir. Toprağın sahipleri onun üzerinde egemen olduklarını sanmaktadırlar. Tam bu sırada emrimiz ona gece veya gündüz ulaşmıştır. Ve onu, sanki dün yerinde yokmuş gibi biçip atmışızdır. Derin derin düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrıntılı olarak veriyoruz.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.