Kırık Meal (Arapça) : |قَالُوا: dediler | أَجِئْتَنَا: mi geldiniz? | لِتَلْفِتَنَا: bizi çevirmek için | عَمَّا: (yol)dan | وَجَدْنَا: bulduğumuz | عَلَيْهِ: üzerinde | ابَاءَنَا: atalarımızı | وَتَكُونَ: ve olması | لَكُمَا: ikiniz için | الْكِبْرِيَاءُ: büyüklüğün | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | وَمَا: (fakat) değiliz | نَحْنُ: biz | لَكُمَا: size | بِمُؤْمِنِينَ: iman edecek |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قالوا GELWEdediler | أجئتنا ÊCÙTNEmi geldiniz? | لتلفتنا LTLFTNEbizi çevirmek için | عما AME(yol)dan | وجدنا WCD̃NEbulduğumuz | عليه ALYHüzerinde | آباءنا ËBEÙNEatalarımızı | وتكون WTKWNve olması | لكما LKMEikiniz için | الكبرياء ELKBRYEÙbüyüklüğün | في FY | الأرض ELÊRŽyeryüzünde | وما WME(fakat) değiliz | نحن NḪNbiz | لكما LKMEsize | بمؤمنين BMÙMNYNiman edecek |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳālū: dediler | eci'tenā: mi geldiniz? | litelfitenā: bizi çevirmek için | ǎmmā: (yol)dan | vecednā: bulduğumuz | ǎleyhi: üzerinde | ābā'enā: atalarımızı | ve tekūne: ve olması | lekumā: ikiniz için | l-kibriyā'u: büyüklüğün | fī: | l-erDi: yeryüzünde | ve mā: (fakat) değiliz | neHnu: biz | lekumā: size | bimu'minīne: iman edecek |
Kırık Meal (Transcript) : |GELVE: dediler | ÊCÙTNE: mi geldiniz? | LTLFTNE: bizi çevirmek için | AME: (yol)dan | VCD̃NE: bulduğumuz | ALYH: üzerinde | ËBEÙNE: atalarımızı | VTKVN: ve olması | LKME: ikiniz için | ELKBRYEÙ: büyüklüğün | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | VME: (fakat) değiliz | NḪN: biz | LKME: size | BMÙMNYN: iman edecek |
Abdulbaki Gölpınarlı : Bizi atalarımızdan bulup gördüğümüz şeylerden çevirip yeryüzünde bize hâkim olmak için mi geldiniz ve biz, ikinize de inanmıyoruz dediler.
Adem Uğur : Onlar dediler ki: Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden) bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Halbuki biz size inanacak değiliz.
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Sen bizi, atalarımızın inancından çevirip ve yeryüzüne beraberce tahakküm etmek için mi geldin? Biz size (Musa ve Harun'a) iman edici değiliz. "
Ahmet Tekin : Onlar:
'Bizi, gördüğümüz, bildiğimiz atalarımızın yolundan, hayat tarzından çevirip, ülkede devlet ve saltanat, seninle kardeşine, ikinize ait olsun diye mi yanımıza gelerek bizimle bu kadar mücadele ediyorsun? Biz ikinize de itimat etmiyoruz.' dediler.
Ahmet Varol : Onlar da: 'Sen bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünde büyüklüğün (hakimiyetin) ikinizin olması için mi geldin? Biz size iman edecek değiliz' dediler.
Ali Bulaç : Onlar: "Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak değiliz" dediler.
Ali Fikri Yavuz : Onlar, Mûsa ile Harûn’a! “Sen, bizi babalarımızdan bulduğumuz yol üzerinden çevirmek için mi geldin? Yeryüzünde saltanat ikinize ait mi olacak? Biz, ikinize de iman etmeyiz” dediler.
Bekir Sadak : «Biz ikiniz, bizi babalarimizi uzerinde buldugumuz yoldan cevirmek ve yeryuzunun buyukleri olasiniz diye mi geldiniz? Biz size inanmiyoruz» dediler.
Celal Yıldırım : Onlar, «bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden ve yoldan) çevirmek ve ikiniz için yeryüzünde büyüklük (liderlik ve önderlik) sağlamak için mi bize geldin ? İkinize de inanacak değiliz» dediler.
Diyanet İşleri : Dediler ki: “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hâkimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
Diyanet İşleri (eski) : 'Siz ikiniz, bizi babalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünün büyükleri olasınız diye mi geldiniz? Biz size inanmıyoruz' dediler.
Diyanet Vakfi : Onlar dediler ki: Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden) bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Halbuki biz size inanacak değiliz.
Edip Yüksel : Dediler: 'Sen, yeryüzünde büyüklük ikinize kalsın diye, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çevirmek için mi bize geldin? Biz size asla inanmayız.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki: «Sen bizi, atalarımızdan kalan yoldan çeviresin de yeryüzünde saltanat ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanmayız».
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dediler ki. «Sen bizi atalarımızın yolundan vazgeçirip bu yerde devlet ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanmayız!»
Elmalılı Hamdi Yazır : Sen, dediler; bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çeviresin de bu yerde devlet ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanamayız
Fizilal-il Kuran : Musa'nın soydaşları dediler ki; «Siz ikiniz, bizi atalarımızdan miras aldığımız inanç ve geleneklerden vazgeçiresiniz ve bu yörede egemenliği ele geçiresiniz diye mi bize geldiniz? Biz size kesinlikle inanmayacağız.»
Gültekin Onan : Onlar: "Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inançlılar (olacak) değiliz" dediler.
Hakkı Yılmaz : Onlar: “Sen atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çeviresin ve yeryüzünde saltanat ikinizin olsun diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmayız” dediler.
Hasan Basri Çantay : Dediler: «Sen atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yoldan) bizi döndüresin de bu yerde devlet ikinizin (elinde) olsun diye mi bize geldiniz? Biz ikinize de inanıcılar değiliz».
Hayrat Neşriyat : (Onlar) dediler ki: '(Sen) bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi döndüresin de yeryüzünde saltanat sâdece ikinizin (kardeşin Hârûn ile senin) olsun diye mi geldin? Biz, ikinize de inanacak kimseler değiliz.'
İbni Kesir : Dediler ki: Siz ikiniz; bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünün büyükleri olmak için mi geldiniz? Biz, size inanmıyoruz.
İskender Evrenosoğlu : Dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çevirmek için ve yeryüzünde büyüklük (üstünlük, saltanat) sizin olsun diye mi bize geldiniz? Ve biz siz ikinize îmân edecek (inanacak) değiliz.”
Muhammed Esed : (Seçkinler:) "Bizi atalarımızı inanç ve uygulama olarak izler bulduğumuz yoldan çevirmeye ve böylece ikinizin bu ülkede söz sahibi kimseler olmanızı sağlamaya mı geldin? Her ne hal ise, size, ikinize inanmıyoruz!" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çeviresin de yerde ululuk ikinize olsun diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanıcılar değiliz.»
Ömer Öngüt : Dediler ki: “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan bizi çevirmek için ve bu yerin büyükleri siz olasınız diye mi geldiniz? Biz size inanacak değiliz. ”
Şaban Piriş : Onlar ise: -Sen bize, babalarımızı bulduğumuz yoldan bizi ayırmak ve yeryüzünde büyüklük sadece ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.
Suat Yıldırım : "Sen", dediler, "bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz dinden döndüresin de ülkede önderlik ikinize kalsın diye mi geldin? Biz, mümkün değil, size inanmayız."
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Sen bizi, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden çeviresin de yeryüzünde büyüklük yalnız ikinize kalsın diye mi geldin? Biz size inanacak değiliz!"
Tefhim-ul Kuran : Onlar: «Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak değiliz» dediler.
Ümit Şimşek : Onlar dediler ki: 'Atalarımızdan gördüğümüz şeyden bizi çeviresin de ülkede iktidar ikinizin elinde kalsın diye bize geldin, değil mi? Biz ikinize de inanmıyoruz.'
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Sen bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çeviresin de bu toprakta devlet ve ululuk ikinizin olsun diye mi geldin? Biz, ikinize de inanmıyoruz."