10Yûnus Suresi

Kuran Sırası: 10 İniş Sırası: 51

Kırık Meal (Okunuş) Meali
|Elif, Lâm, Râ: Elif Lâm Râ | tilke: bunlar | āyātu: ayetleridir | l-kitābi: Kitab'ın | l-Hakīmi: hikmetli | (10:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ekāne: mı geldi? | linnāsi: insanlara | ǎceben: tuhaf | en: | evHaynā: vahyetmemiz | ilā: | raculin: bir adama | minhum: içlerinden | en: diye | enƶiri: uyarsın | n-nāse: insanları | ve beşşiri: ve müjdelesin | elleƶīne: kimselere | āmenū: iman edenlere | enne: (ki) şüphesiz | lehum: onlar için vardır | ḳademe: makamı | Sidḳin: doğruluk | ǐnde: katında | rabbihim: Rableri | ḳāle: dediler ki | l-kāfirūne: kâfirler | inne: şüphesiz | hāƶā: bu | lesāHirun: bir büyücüdür | mubīnun: apaçık | (10:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|inne: şüphesiz | rabbekumu: sizin Rabbiniz | llahu: Allah'tır | lleƶī: ki | ḣaleḳa: yarattı | s-semāvāti: gökleri | vel'erDe: ve yeri | : | sitteti: altı | eyyāmin: günde | ṧumme: sonra | stevā: kuşattı | ǎlā: | l-ǎrşi: Arş'ı | yudebbiru: düzene koydu | l-emra: işleri | : yoktur | min: kimse | şefīǐn: şefaat edecek | illā: dışında | min: | beǎ'di: | iƶnihi: O'nun izni | ƶālikumu: işte budur | llahu: Allah | rabbukum: Rabbiniz olan | feǎ'budūhu: O'na kulluk edin | efelā: | teƶekkerūne: Düşünüp öğüt almaz mısınız? | (10:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ileyhi: O'nadır | merciǔkum: dönüşü | cemīǎn: hepinizin | veǎ'de: vaadi | llahi: Allah'ın | Haḳḳan: gerçektir | innehu: O'dur | yebdeu: ilk kez başlatan | l-ḣalḳa: yaratmayı | ṧumme: sonra | yuǐyduhu: onu tekrarlayan | liyecziye: karşılıklarını vermek üzere | elleƶīne: kimselere | āmenū: iman eden(lere) | ve ǎmilū: ve ameller işleyen(lere) | S-SāliHāti: salih | bil-ḳisTi: adaletli bir şekilde | velleƶīne: ve kiimselere | keferū: inkâr eden(lere) | lehum: vardır | şerābun: bir içecek | min: -dan | Hamīmin: kaynar su- | ve ǎƶābun: ve bir azap | elīmun: acıklı | bimā: dolayı | kānū: olmalarından | yekfurūne: inkâr ediyor(lar) | (10:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|huve: O'dur | lleƶī: | ceǎle: yapan | ş-şemse: güneşi | Diyā'en: bir ışık | velḳamera: ve ayı | nūran: bir nur | ve ḳadderahu: ve düzenleyen | menāzile: belli menzillere göre | liteǎ'lemū: bilmeniz için | ǎdede: sayısını | s-sinīne: yılların | velHisābe: ve hesabını | : | ḣaleḳa: yaratmamıştır | llahu: Allah | ƶālike: bütün bunları | illā: dışında | bil-Haḳḳi: hak olmak | yufeSSilu: etraflıca açıklıyor | l-āyāti: ayetlerini | liḳavmin: bir topluluk için | yeǎ'lemūne: bilen | (10:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|inne: şüphesiz | : | ḣtilāfi: ardarda gelmesinde | l-leyli: gece | ve nnehāri: ve gündüzün | ve mā: | ḣaleḳa: yarattıklarında | llahu: Allah'ın | : | s-semāvāti: göklerde | vel'erDi: ve yerde | lāyātin: ayetler vardır | liḳavmin: bir topluluk için | yetteḳūne: sakınan | (10:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|inne: şüphesiz | elleƶīne: kimseler | : | yercūne: ummayan(lar) | liḳā'enā: bize kavuşmayı | ve raDū: ve razı olan(lar) | bil-Hayāti: hayatına | d-dunyā: dünya | veTmeennū: ve gönüllerini kaptıran(lar) | bihā: ona | velleƶīne: ve olanlar | hum: onlar | ǎn: -den | āyātinā: bizim ayetlerimiz- | ğāfilūne: gafil(ler) | (10:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ulāike: işte bunların | me'vāhumu: varacakları yer | n-nāru: cehennemdir | bimā: karşılık | kānū: olduklarına | yeksibūne: kazanıyor(lar) | (10:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|inne: şüphesiz | elleƶīne: kimseleri | āmenū: iman eden(leri) | ve ǎmilū: ve ameller işleyen(leri) | S-SāliHāti: salih | yehdīhim: doğru yola iletir | rabbuhum: Rableri | biīmānihim: imanları dolayısıyla | tecrī: akar | min: | teHtihimu: onların altlarından | l-enhāru: ırmaklar | : | cennāti: cennetlerinde | n-neǐymi: naim | (10:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|deǎ'vāhum: onların duaları | fīhā: orada | subHāneke: senin şanın pek yücedir | llahumme: Ey Allah'ım | ve teHiyyetuhum: ve dilekleri (de) | fīhā: aralarındaki | selāmun: Selâm'dır | ve āḣiru: ve sonu (ise) | deǎ'vāhum: dualarının | eni: | l-Hamdu: hamdolsun'dur | lillahi: Allah'a | rabbi: Rabbi | l-ǎālemīne: alemlerin | (10:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|velev: ve eğer | yuǎccilu: acele verseydi | llahu: Allah | linnāsi: insanlara | ş-şerra: kötülüğü | stiǎ'cālehum: acele istemeleri gibi | bil-ḣayri: iyiliği | leḳuDiye: hemen bitmiş olurdu | ileyhim: onların | eceluhum: süreleri | feneƶeru: böyle bırakırız | elleƶīne: kimseleri | : | yercūne: ummayanları | liḳā'enā: bize kavuşmayı | : | Tuğyānihim: taşkınlıkları içinde | yeǎ'mehūne: bocalar bir halde | (10:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve iƶā: ve ne zaman ki | messe: dokunduğunda | l-insāne: insana | D-Durru: bir darlık | deǎānā: bize dua eder | licenbihi: yan yatarken | ev: veya | ḳāǐden: otururken | ev: yahut | ḳāimen: ayakta | felemmā: ancak | keşefnā: giderdiğimizde | ǎnhu: ondan | Durrahu: darlığını | merra: hareket eder | keen: gibi | lem: | yed'ǔnā: bize dua etmemiş | ilā: | Durrin: darlıktan dolayı | messehu: kendisine dokunmuş olan | keƶālike: işte böyle | zuyyine: süslü gösterilmiştir | lilmusrifīne: aşırıya gidenlere | : şeyler | kānū: oldukları | yeǎ'melūne: yapıyor(lar) | (10:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|veleḳad: ve andolsun | ehleknā: helak ettik | l-ḳurūne: nice nesilleri | min: | ḳablikum: sizden önce | lemmā: | Zelemū: haksızlık ettiklerinden | ve cā'ethum: kendilerine geldiği halde | rusuluhum: peygamberleri | bil-beyyināti: apaçık delillerle | vemā: | kānū: | liyu'minū: ve iman etmeyecekleri için | keƶālike: işte böyle | neczī: cezalandırırız | l-ḳavme: topluluğunu | l-mucrimīne: suçlular | (10:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ṧumme: sonra | ceǎlnākum: sizi kıldık | ḣalāife: halifeler | : | l-erDi: yeryüzüne | min: | beǎ'dihim: onların ardından | linenZura: görmek için | keyfe: neler | teǎ'melūne: yapacağınızı | (10:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve iƶā: ne zaman ki | tutlā: okunduğunda | ǎleyhim: onlara | āyātunā: ayetlerimiz | beyyinātin: apaçık bir şekilde | ḳāle: derler | elleƶīne: kimseler | : | yercūne: ummayanlar | liḳā'enā: bize kavuşmayı | 'ti: getir | biḳur'ānin: bir Kur'an | ğayri: başka | hāƶā: bundan | ev: veya | beddilhu: bunu değiştir | ḳul: de ki | : | yekūnu: (sözkonusu) olamaz | : benim | en: | ubeddilehu: onu değiştirmem | min: | tilḳā'i: tarafımdan | nefsī: kendi | in: | ettebiǔ: ben uyuyorum | illā: ancak | : | yūHā: vahyedilene | ileyye: bana | innī: şüphesiz ben | eḣāfu: korkarım | in: | ǎSaytu: karşı gelirsem | rabbī: Rabbime | ǎƶābe: azabından | yevmin: bir günün | ǎZīmin: büyük | (10:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳul: de ki | lev: şayet | şā'e: dileseydi | llahu: Allah | : | televtuhu: bunu okumazdım | ǎleykum: size | ve lā: | edrākum: ve size hiç bildirmezdi | bihi: bunu | feḳad: elbette | lebiṧtu: geçirdim | fīkum: sizin aranızda | ǔmuran: belli bir ömür | min: | ḳablihi: daha önce | efelā: | teǎ'ḳilūne: hiç düşünmüyor musunuz? | (10:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|femen: kim olabilir? | eZlemu: daha zalim | mimmeni: kimseden | fterā: uyduran | ǎlā: karşı | llahi: Allah'a | keƶiben: yalan | ev: yahut | keƶƶebe: yalanlayandan | biāyātihi: O'nun ayetlerini | innehu: şüphesiz | : | yufliHu: kurtuluşa eremezler | l-mucrimūne: suçlular | (10:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve yeǎ'budūne: ve ibadet ediyorlar | min: | dūni: bırakıp | llahi: Allah'ı | : şeylere | : hiç | yeDurruhum: bir zararı olmayan | ve lā: ve | yenfeǔhum: yararı olmayan | ve yeḳūlūne: ve diyorlar ki | hā'ulā'i: bunlar | şufeǎā'unā: bizim şefaatçilerimizdir | ǐnde: katında | llahi: Allah | ḳul: de ki | etunebbiūne: bildiriyor musunuz? | llahe: Allah'a | bimā: bir şeyi | : | yeǎ'lemu: bilmediği | : | s-semāvāti: göklerde | ve lā: ve | : | l-erDi: yerde | subHānehu: O münezzehtir | ve teǎālā: ve yücedir | ǎmmā: | yuşrikūne: ortak koştuklarından | (10:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve mā: ve | kāne: değildir | n-nāsu: insanlar | illā: ancak | ummeten: bir ümmettir | vāHideten: tek | feḣtelefū: sonradan ayrılığa düştüler | velevlā: eğer olmasaydı | kelimetun: bir takdir | sebeḳat: önceden belirlenmiş | min: | rabbike: Rabbin tarafından | leḳuDiye: kesin hüküm verilirdi | beynehum: aralarında | fīmā: şeylerde | fīhi: onda | yeḣtelifūne: ayrılığa düştükleri | (10:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve yeḳūlūne: ve diyorlar | levlā: keşke | unzile: indirilse | ǎleyhi: ona | āyetun: bir mucize | min: | rabbihi: Rabbinden | feḳul: de ki | innemā: ancak | l-ğaybu: gayb | lillahi: Allah'ındır | fenteZirū: bekleyin | innī: elbette ben de | meǎkum: sizinle birlikte | mine: | l-munteZirīne: bekleyenlerdenim | (10:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve iƶā: ve zaman | eƶeḳnā: tattırdığımız | n-nāse: insanlara | raHmeten: genişlik | min: | beǎ'di: sonra | Derrā'e: bir darlıktan | messethum: kendilerine dokunan | iƶā: hemen | lehum: onların vardır | mekrun: hileleri | : hakkında | āyātinā: ayetlerimiz | ḳuli: de ki | llahu: Allah | esraǔ: daha hızlıdır | mekran: düzen kurmada | inne: şüphesiz | rusulenā: elçilerimiz | yektubūne: yazmaktadırlar | : | temkurūne: sizin hilelerinizi | (10:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|huve: O'dur | lleƶī: | yuseyyirukum: sizi gezdiren | : | l-berri: karada | velbeHri: ve denizde | Hattā: hatta | iƶā: zaman | kuntum: olduğunuz | : | l-fulki: gemide | ve cerayne: ve yürüttüğü (zaman) | bihim: bununla | birīHin: bir rüzgârın | Tayyibetin: tatlı | ve feriHū: ve neşelendikleri sırada | bihā: onların bununla | cā'ethā: birden çıkıp | rīHun: bir fırtına | ǎāSifun: sert | ve cā'ehumu: ve geldiğinde | l-mevcu: dalgalar | min: | kulli: her | mekānin: yönden | ve Zennū: ve kanaat getirdiklerinde | ennehum: muhakkak onlar | uHīTa: kuşatıldıklarına | bihim: kendilerinin | deǎvu: dua etmeye başlarlar | llahe: Allah'a | muḣliSīne: has kılarak | lehu: O'na | d-dīne: dini | lein: eğer | enceytenā: bizi kurtarırsan | min: | hāƶihi: bundan | lenekūnenne: elbette olacağız | mine: -den | ş-şākirīne: şükredenler- | (10:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|felemmā: ne zaman ki | encāhum: kurtarır onları | iƶā: hemen | hum: onlar | yebğūne: taşkınlık etmeye başlarlar | : | l-erDi: yeryüzünde | biğayri: | l-Haḳḳi: haksız yere | : EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | n-nāsu: insanlar | innemā: gerçekte | beğyukum: taşkınlığınız | ǎlā: aleyhinize olan | enfusikum: kendinizin | metāǎ: geçici zevkleridir | l-Hayāti: hayatının | d-dunyā: dünya | ṧumme: sonra | ileynā: bizedir | merciǔkum: dönüşünüz | fe nunebbiukum: ve size bildiririz | bimā: şeyi | kuntum: olduğunuz | teǎ'melūne: yapıyor | (10:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|innemā: ancak | meṧelu: örneği | l-Hayāti: hayatının | d-dunyā: dünya | kemāin: suya benzer | enzelnāhu: indirdiğimiz | mine: | s-semāi: gökten | feḣteleTa: birbirine karıştığı | bihi: onunla | nebātu: bitkilerinin | l-erDi: yeryüzü | mimmā: öyle ki | ye'kulu: yer | n-nāsu: insanlar | vel'en'ǎāmu: ve hayvanlar | Hattā: sonuçta | iƶā: sırada | eḣaƶeti: alıp | l-erDu: yeryüzü | zuḣrufehā: güzelliğini | vezzeyyenet: ve süslendiği | ve Zenne: ve sandıkları | ehluhā: sahiplerinin | ennehum: gerçekten | ḳādirūne: kadir olduklarını | ǎleyhā: bunlara | etāhā: gelir | emrunā: emrimiz | leylen: gece | ev: veya | nehāran: gündüz | fe ceǎlnāhā: böylece onları çeviririz | HaSīden: biçilmiş hale | keen: gibi | lem: | teğne: hiç yokmuş | bil-emsi: bir gün önce | keƶālike: işte böyle | nufeSSilu: ayrıntılı olarak açıklıyoruz | l-āyāti: ayetlerimizi | liḳavmin: topluluk için | yetefekkerūne: düşünen | (10:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|vallahu: Allah | yed'ǔ: çağırır | ilā: | dāri: yurduna | s-selāmi: esenlik | ve yehdī: ve iletir | men: kimseyi | yeşā'u: dilediği | ilā: | SirāTin: yola | musteḳīmin: doğru | (10:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|lilleƶīne: kimselere vardır | eHsenū: iyilik eden(lere) | l-Husnā: daha iyisi | ve ziyādetun: ve fazlası | ve lā: | yerheḳu: bürümez | vucūhehum: onların yüzlerini | ḳaterun: karalık | ve lā: | ƶilletun: ve aşağılık | ulāike: işte bunlar | eSHābu: ehlidirler | l-cenneti: cennet | hum: onlar | fīhā: orada | ḣālidūne: sürekli kalıcıdırlar | (10:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|velleƶīne: kimselere gelince | kesebū: kazanan(lara) | s-seyyiāti: kötülükler | cezā'u: ceza verilir | seyyietin: bir kötülüğe | bimiṧlihā: aynıyla | ve terheḳuhum: ve bürür | ƶilletun: bir aşağılık | : yoktur | lehum: onlar için | mine: -tan | llahi: Allah- | min: | ǎāSimin: kurtaracak | keennemā: gibidir | uğşiyet: kaplanmış | vucūhuhum: yüzleri | ḳiTaǎn: parçalarıyla | mine: | l-leyli: bir gecenin | muZlimen: kapkaranlık | ulāike: bunlar | eSHābu: ehlidirler | n-nāri: cehennem | hum: onlar | fīhā: orada | ḣālidūne: sürekli kalıcıdırlar | (10:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve yevme: ve o gün | neHşuruhum: onları biraraya toplarız | cemīǎn: tümünü | ṧumme: sonra | neḳūlu: deriz | lilleƶīne: kimselere | eşrakū: ortak koşan(lara) | mekānekum: (haydi) yerlerinize! | entum: siz | ve şurakā'ukum: ve ortak koştuklarınız | fezeyyelnā: böylece ayırırız | beynehum: onları birbirlerinden | ve ḳāle: ve (şöyle) derler | şurakā'uhum: koştukları ortaklar | : | kuntum: siz değildiniz | iyyānā: bize | teǎ'budūne: ibadet ediyor | (10:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|fekefā: şimdi yeter | billahi: Allah | şehīden: şahit olarak | beynenā: aramızda | ve beynekum: ve sizin aranızda | in: şüphesiz | kunnā: biz idik | ǎn: -dan | ǐbādetikum: sizin tapınmanız- | leğāfilīne: habersiz | (10:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|hunālike: işte orada | teblū: hesabını verir | kullu: her | nefsin: can | : | eslefet: önceden işlemiş olduğunun | ve ruddū: ve döndürülmüşlerdir | ilā: | llahi: Allah'a | mevlāhumu: mevlaları olan | l-Haḳḳi: gerçek | ve Delle: ve kaybolmuştur | ǎnhum: kendilerinden | : şeyler ise | kānū: oldukları | yefterūne: uyduruyor(lar) | (10:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳul: de ki | men: kimdir? | yerzuḳukum: sizi rızıklandıran | mine: | s-semāi: gökten | vel'erDi: ve yerden | emmen: yahut kimdir? | yemliku: sahip olan | s-sem'ǎ: kulaklara | vel'ebSāra: ve gözlere | ve men: ve kimdir? | yuḣricu: çıkaran | l-Hayye: diriyi | mine: -den | l-meyyiti: ölü- | ve yuḣricu: ve çıkaran | l-meyyite: ölüyü | mine: -den | l-Hayyi: diri- | ve men: ve kimdir? | yudebbiru: düzene koyan | l-emra: işleri | feseyeḳūlūne: diyecekler | llahu: Allah | feḳul: de ki | efelā: öyleyse | tetteḳūne: sakınmıyor musunuz? | (10:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|feƶālikumu: işte budur | llahu: Allah | rabbukumu: sizin Rabbiniz olan | l-Haḳḳu: gerçek | femāƶā: ne vardır? | beǎ'de: dışında | l-Haḳḳi: gerçeğin | illā: başka | D-Delālu: sapıklıktan | feennā: öyleyse nasıl? | tuSrafūne: döndürülüyorsunuz | (10:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|keƶālike: böylece | Haḳḳat: gerçekleşmiş oldu | kelimetu: sözü | rabbike: Rabbinin | ǎlā: hakkındaki | elleƶīne: kimseler | feseḳū: yoldan çıkmış(lar) | ennehum: onlar | : | yu'minūne: iman etmezler | (10:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳul: de ki | hel: var mıdır? | min: | şurakāikum: sizin ortak koştuklarınızdan | men: bir kimse | yebdeu: ilk kez gerçekleştirip | l-ḣalḳa: yaratma işini | ṧumme: sonra | yuǐyduhu: yeniden diriltecek | ḳuli: de ki | llahu: Allah | yebdeu: ilk kez gerçekleştirip | l-ḣalḳa: yaratma işini | ṧumme: sonra | yuǐyduhu: yeniden diriltir | feennā: artık nasıl? | tu'fekūne: çevriliyorsunuz | (10:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳul: de ki | hel: var mıdır? | min: -dan | şurakāikum: sizin ortak koştuklarınız- | men: bir kimse | yehdī: iletecek | ilā: | l-Haḳḳi: hakka | ḳuli: de ki | llahu: Allah | yehdī: iletir | lilHaḳḳi: hakka | efemen: kimse mi? | yehdī: ileten | ilā: | l-Haḳḳi: hakka | eHaḳḳu: daha lâyıktır | en: | yuttebeǎ: uyulmaya | emmen: yoksa kimse mi? | : | yehiddī: doğru yolu bulamayan | illā: dışında | en: | yuhdā: kendisi yöneltilmesi | femā: ne oluyor | lekum: size | keyfe: nasıl | teHkumūne: hüküm veriyorsunuz | (10:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve mā: ve | yettebiǔ: uymamaktadır | ekṧeruhum: onların çoğu | illā: başkasına | Zennen: zandan | inne: şüphesiz | Z-Zenne: zan ise | : | yuğnī: kazandırmaz | mine: | l-Haḳḳi: gerçek açısından | şey'en: bir şey | inne: şüphesiz | llahe: Allah | ǎlīmun: bilmektedir | bimā: şeyleri | yef'ǎlūne: onların yaptıkları | (10:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve mā: ve | kāne: değildir | hāƶā: bu | l-ḳurānu: Kur'an | en: | yufterā: uydurulmuş | min: | dūni: başkası tarafından | llahi: Allah'tandır | velākin: ve ancak | teSdīḳa: doğrulayıcıdır | lleƶī: | beyne: arasındakini | yedeyhi: iki eli | ve tefSīle: ve açıklayıcıdır | l-kitābi: Kitab'ı | : | raybe: şüphe yoktur | fīhi: onda | min: | rabbi: Rabbi'ndendir | l-ǎālemīne: alemlerin | (10:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|em: yoksa | yeḳūlūne: diyorlar | fterāhu: O'nu kendisi uydurdu | ḳul: de ki | fe'tū: getirin | bisūratin: bir sure | miṧlihi: onun benzeri | ved'ǔ: ve çağırın | meni: | steTaǎ'tum: gücünüz yeteni | min: | dūni: başka | llahi: Allah'tan | in: eğer | kuntum: iseniz | Sādiḳīne: doğru sözlü | (10:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|bel: hayır | keƶƶebū: yalanladılar | bimā: şeyi | lem: | yuHīTū: kavrayamadıkları | biǐlmihi: ilmini | velemmā: ve | ye'tihim: kendilerine gelmeyen | te'vīluhu: yorumu | keƶālike: böyle | keƶƶebe: yalanlamışlardı | elleƶīne: kimseler de | min: | ḳablihim: onlardan önceki(ler) | fenZur: bir bak | keyfe: nasıl | kāne: olduğuna | ǎāḳibetu: sonlarının | Z-Zālimīne: zalimlerin | (10:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve minhum: ve içlerinde vardır | men: kimse | yu'minu: iman eden | bihi: ona | ve minhum: ve içlerinde vardır | men: kimse | : | yu'minu: iman etmeyen de | bihi: ona | ve rabbuke: ve Rabbin | eǎ'lemu: daha iyi bilir | bil-mufsidīne: bozguncuları | (10:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve in: ve eğer | keƶƶebūke: seni yalanlarlarsa | feḳul: de ki | : banadır | ǎmelī: benim yaptığım | velekum: ve sizedir | ǎmelukum: sizin yaptığınız | entum: siz | berīūne: uzaksınız | mimmā: -dan | eǎ'melu: benim yaptığım- | ve enā: ve ben de | berī'un: uzağım | mimmā: -dan | teǎ'melūne: sizin yaptıklarınız- | (10:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve minhum: içlerinde vardır | men: kimseler | yestemiǔne: dinleyenler | ileyke: seni | efeente: sen | tusmiǔ: duyurabilecek misin? | S-Summe: sağırlara | velev: üstelik | kānū: | : | yeǎ'ḳilūne: akıl etmiyorlarsa | (10:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve minhum: ve onlardan vardır | men: kimseler | yenZuru: bakan(lar) | ileyke: sana | efeente: sen | tehdī: doğru yola iletebilecek misin? | l-ǔmye: körleri | velev: ve eğer | kānū: | : | yubSirūne: görmüyorlarsa | (10:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|inne: şüphesiz | llahe: Allah | : | yeZlimu: haksızlık etmez | n-nāse: insanlara | şey'en: hiçbir | velākinne: ancak | n-nāse: insanlar | enfusehum: kendi kendilerine | yeZlimūne: haksızlık ederler | (10:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve yevme: ve gün | yeHşuruhum: onları toplayacağımız | keen: sanki gibi | lem: | yelbeṧū: kalmamışlar | illā: bile | sāǎten: bir anı kadar | mine: -den | n-nehāri: gündüz- | yeteǎārafūne: tanışırlar | beynehum: kendi aralarında | ḳad: muhakkak | ḣasira: zarara uğramışlardır | elleƶīne: kimseler | keƶƶebū: yalanlayan(lar) | biliḳā'i: kavuşmayı | llahi: Allah'a | ve mā: ve | kānū: | muhtedīne: doğru yola girmeyenler | (10:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve immā: veya | nuriyenneke: sana göstersek | beǎ'De: bir kısmını | lleƶī: | neǐduhum: onlara vaadettiklerimizin | ev: ya da | neteveffeyenneke: seni vefat ettirsek | feileynā: sonuçta bizedir | merciǔhum: onların dönüşü | ṧumme: sonra | llahu: Allah | şehīdun: şahittir | ǎlā: üzerine | : şey | yef'ǎlūne: onların yaptıkları | (10:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|velikulli: ve hepsi için vardır | ummetin: ümmetin | rasūlun: bir peygamberi | feiƶā: ne zaman ki | cā'e: geldiğinde | rasūluhum: Peygamberleri | ḳuDiye: hükmedilir | beynehum: aralarında | bil-ḳisTi: adaletle | ve hum: ve onlar | : | yuZlemūne: haksızlığa uğratılmazlar | (10:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve yeḳūlūne: ve diyorlar ki | metā: ne zamandır? | hāƶā: bu | l-veǎ'du: vaad edilen | in: eğer | kuntum: iseniz | Sādiḳīne: doğru sözlü | (10:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳul: de ki | : | emliku: ben dokunduramam | linefsī: kendime | Derran: bir zarar | ve lā: veya | nef'ǎn: yarar | illā: başka | : | şā'e: dilediğinden | llahu: Allah'ın | likulli: hepsi için vardır | ummetin: ümmetin | ecelun: bir eceli | iƶā: zaman | cā'e: geldiği | eceluhum: ecelleri | felā: ne | yeste'ḣirūne: öne alınırlar | sāǎten: bir saat | ve lā: ne de | yesteḳdimūne: geriye bırakılırlar | (10:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳul: de ki | eraeytum: söyleyin bakalım | in: eğer | etākum: size gelirse | ǎƶābuhu: O'nun azabı | beyāten: gece vakti | ev: veya | nehāran: gündüz | māƶā: ne diye | yesteǎ'cilu: acele ediyorlar | minhu: bunda | l-mucrimūne: suçlular | (10:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.