Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | إِنَّ: şüphesiz | الَّذِينَ: kimseler | يَفْتَرُونَ: uyduran(lar) | عَلَى: hakkında | اللَّهِ: Allah | الْكَذِبَ: yalan | لَا: | يُفْلِحُونَ: kurtuluşa eremezler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GLde ki | إن ÎNşüphesiz | الذين ELZ̃YNkimseler | يفترون YFTRWNuyduran(lar) | على ALhakkında | الله ELLHAllah | الكذب ELKZ̃Byalan | لا LE | يفلحون YFLḪWNkurtuluşa eremezler |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | inne: şüphesiz | elleƶīne: kimseler | yefterūne: uyduran(lar) | ǎlā: hakkında | llahi: Allah | l-keƶibe: yalan | lā: | yufliHūne: kurtuluşa eremezler |
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | ÎN: şüphesiz | ELZ̃YN: kimseler | YFTRVN: uyduran(lar) | AL: hakkında | ELLH: Allah | ELKZ̃B: yalan | LE: | YFLḪVN: kurtuluşa eremezler |
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Allah'a yalan isnât edip iftirâ edenler kurtulmazlar, muratlarına ermezler.
Adem Uğur : De ki: Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.
Ahmed Hulusi : De ki: "Allâh hakkında yalan uyduranlar elbette kurtulamazlar!"
Ahmet Tekin : 'Allah adına yalan uyduranlar iflâh olmayacaklar, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremeyecekler' de.
Ahmet Varol : De ki: 'Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.'
Ali Bulaç : De ki: "Allah hakkında yalan uydurup iftira edenler, kurtuluşa ermezler."
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm) , de ki: “- Allah’a karşı yalan uyduranlar, elbette kurtulamıyacaklardır.
Bekir Sadak : De ki: «Allah'a karsi yalan uyduranlar, kurtulusa erisemezler.»
Celal Yıldırım : De ki: Allah'a karşı yalan uydurup duranlar, korktuklarından kurtulup umduklarına erişemezler.
Diyanet İşleri : De ki: “Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.”
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa erişemezler.'
Diyanet Vakfi : De ki: Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.
Edip Yüksel : De ki: 'ALLAH hakkında yalan uyduranlar başarıya ulaşamazlar.'