Önceki Sonraki

10:18Yûnus Suresi 18. Ayet

Kuran Sırası: 10 İniş Sırası: 51
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109

10:18Yûnus Suresi 18. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1 Kombi Müfredat
ويعبدون
ve yeǎ'budūne
ABD̃|ع ب د
ve ibadet ediyorlar
2
من
min
|
3 Kombi Müfredat
دون
dūni
D̃VN|د و ن
bırakıp
4
الله
llahi
|
Allah'ı
5
ما
mā
|
şeylere
6
لا
lā
|
hiç
7 Kombi Müfredat
يضرهم
yeDurruhum
ŽRR|ض ر ر
bir zararı olmayan
8
ولا
ve lā
|
ve
9 Kombi Müfredat
ينفعهم
yenfeǔhum
NFA|ن ف ع
yararı olmayan
10 Kombi Müfredat
ويقولون
ve yeḳūlūne
GVL|ق و ل
ve diyorlar ki
11
هؤلاء
hā'ulā'i
|
bunlar
12 Kombi Müfredat
شفعاؤنا
şufeǎā'unā
ŞFA|ش ف ع
bizim şefaatçilerimizdir
13 Kombi Müfredat
عند
ǐnde
AND̃|ع ن د
katında
14
الله
llahi
|
Allah
15 Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
16 Kombi Müfredat
أتنبئون
etunebbiūne
NBE|ن ب ا
bildiriyor musunuz?
17
الله
llahe
|
Allah'a
18
بما
bimā
|
bir şeyi
19
لا
lā
|
20 Kombi Müfredat
يعلم
yeǎ'lemu
ALM|ع ل م
bilmediği
21
في
fī
|
22 Kombi Müfredat
السماوات
s-semāvāti
SMV|س م و
göklerde
23
ولا
ve lā
|
ve
24
في
fī
|
25 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
yerde
26 Kombi Müfredat
سبحانه
subHānehu
SBḪ|س ب ح
O münezzehtir
27 Kombi Müfredat
وتعالى
ve teǎālā
ALV|ع ل و
ve yücedir
28
عما
ǎmmā
|
29 Kombi Müfredat
يشركون
yuşrikūne
ŞRK|ش ر ك
ortak koştuklarından
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَيَعْبُدُونَ: ve ibadet ediyorlar | مِنْ: | دُونِ: bırakıp | اللَّهِ: Allah'ı | مَا: şeylere | لَا: hiç | يَضُرُّهُمْ: bir zararı olmayan | وَلَا: ve | يَنْفَعُهُمْ: yararı olmayan | وَيَقُولُونَ: ve diyorlar ki | هَٰؤُلَاءِ: bunlar | شُفَعَاؤُنَا: bizim şefaatçilerimizdir | عِنْدَ: katında | اللَّهِ: Allah | قُلْ: de ki | أَتُنَبِّئُونَ: bildiriyor musunuz? | اللَّهَ: Allah'a | بِمَا: bir şeyi | لَا: | يَعْلَمُ: bilmediği | فِي: | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَلَا: ve | فِي: | الْأَرْضِ: yerde | سُبْحَانَهُ: O münezzehtir | وَتَعَالَىٰ: ve yücedir | عَمَّا: | يُشْرِكُونَ: ortak koştuklarından | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ويعبدون WYABD̃WN ve ibadet ediyorlar | من MN | دون D̃WN bırakıp | الله ELLH Allah'ı | ما ME şeylere | لا LE hiç | يضرهم YŽRHM bir zararı olmayan | ولا WLE ve | ينفعهم YNFAHM yararı olmayan | ويقولون WYGWLWN ve diyorlar ki | هؤلاء HÙLEÙ bunlar | شفعاؤنا ŞFAEÙNE bizim şefaatçilerimizdir | عند AND̃ katında | الله ELLH Allah | قل GL de ki | أتنبئون ÊTNBÙWN bildiriyor musunuz? | الله ELLH Allah'a | بما BME bir şeyi | لا LE | يعلم YALM bilmediği | في FY | السماوات ELSMEWET göklerde | ولا WLE ve | في FY | الأرض ELÊRŽ yerde | سبحانه SBḪENH O münezzehtir | وتعالى WTAEL ve yücedir | عما AME | يشركون YŞRKWN ortak koştuklarından | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve yeǎ'budūne: ve ibadet ediyorlar | min: | dūni: bırakıp | llahi: Allah'ı | mā: şeylere | lā: hiç | yeDurruhum: bir zararı olmayan | ve lā: ve | yenfeǔhum: yararı olmayan | ve yeḳūlūne: ve diyorlar ki | hā'ulā'i: bunlar | şufeǎā'unā: bizim şefaatçilerimizdir | ǐnde: katında | llahi: Allah | ḳul: de ki | etunebbiūne: bildiriyor musunuz? | llahe: Allah'a | bimā: bir şeyi | lā: | yeǎ'lemu: bilmediği | fī: | s-semāvāti: göklerde | ve lā: ve | fī: | l-erDi: yerde | subHānehu: O münezzehtir | ve teǎālā: ve yücedir | ǎmmā: | yuşrikūne: ortak koştuklarından | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VYABD̃VN: ve ibadet ediyorlar | MN: | D̃VN: bırakıp | ELLH: Allah'ı | ME: şeylere | LE: hiç | YŽRHM: bir zararı olmayan | VLE: ve | YNFAHM: yararı olmayan | VYGVLVN: ve diyorlar ki | HÙLEÙ: bunlar | ŞFAEÙNE: bizim şefaatçilerimizdir | AND̃: katında | ELLH: Allah | GL: de ki | ÊTNBÙVN: bildiriyor musunuz? | ELLH: Allah'a | BME: bir şeyi | LE: | YALM: bilmediği | FY: | ELSMEVET: göklerde | VLE: ve | FY: | ELÊRŽ: yerde | SBḪENH: O münezzehtir | VTAEL: ve yücedir | AME: | YŞRKVN: ortak koştuklarından | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Allah'ı bırakırlar da kendilerine ne bir zarar edebilecek, ne bir fayda verebilecek şeylere taparlar ve bunlar derler, Allah katında şefâatçilerimiz bizim. De ki: Allah'a, göklerde ve yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber vermedesiniz? O, müşriklerin şirk koştukları şeylerden tamamıyla münezzehtir ve çok yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir."Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Allâh dûnundakilere tapınırlar; oysa onlar ne zararı ne de faydası olmayan şeylerdir! Üstelik: "İşte bunlar Allâh indînde bizim şefaatçilerimiz" derler. . . De ki: "Siz, Allâh'a, semâlar ve arzda bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Subhan'dır O; onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar, Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden kendilerine zarar vermeyen ve fayda da sağlamayan şeylere tapıyorlar. 'Bunlar bizim Allah katındaki aracılarımız, şefaatçilerimiz' diyorlar. Sen de: 'Siz, Allah’a, göklerde ve yerde, O’nun bilemeyeceği şeyleri mi haber veriyorsunuz?' de. Allah ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında onların ortak koştukları varlıklardan münezzeh ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Allah'ı bırakıp kendilerine bir zararı veya yararı olmayan şeylere ibadet ediyor ve: 'Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir' diyorlar. De ki: 'Siz Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi bildiriyorsunuz?' Allah onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz, Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Allah’ı bırakıp kendilerine ne bir zarar, ne de bir menfaat vermeyecek şeylere (putlara) tapıyorlar ve bir de: “-Bu putlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır.” diyorlar. De ki: “-Siz, Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz?” Haşa, Allah, onların ortak koştukları her şeyden çok uzakatır, çok yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlar, Allah'i birakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: «Bunlar, Allah katinda bizim sefaatcilarimizdir» derler. De ki: «Goklerde ve yerde, Allah'in bilmedigi bir seyi mi O'na haber veriyorsunuz?» Allah, onlarin ortak kosmalarÙndan munezzeh ve yucedir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar (inkarcı putperestler), Allah'ı bırakıp kendilerine zarar ve yarar veremiyen cisimlere tapıyorlar ve «Bunlar Allah yanında şefaatçilerimizdir» diyorlar. De ki: Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz ?! O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde O’nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.”.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onlar, Allah'ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: 'Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır' derler. De ki: 'Göklerde ve yerde, Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?' Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlar Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar. De ki: «Siz Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.»Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : ALLAH'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de yarar veremiyenlere tapıyorlar ve 'Bunlar, ALLAH yanında bize şefaat edecekler,' diyorlar. De ki: 'ALLAH'ın göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi O'na bildiriyorsunuz? O çok yücedir, ortak koştuklarınızdan uzaktır.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve «Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir.» diyorlar. De ki, «Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?» Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ı bırakıyorlar da kendilerine ne zarar, ne de fayda vermeyecek şeylere tapıyorlar ve: «Ha, onlar bizim Allah yanında şefaatçılarımız!» diyorlar. De ki: «Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmediği birşey mi haber vereceksiniz?» Haşa! O, onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzeh, yüksek çok yüksektir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Allahı bırakıyorlar da kendilerine ne zarar, ne menfaat veremiyecek şeylere tapıyorlar, ve «ha, onlar bizim Allah yanında şefaatçilerimizdir» diyorlar, de ki: siz Allaha Göklerde ve Yerde bilmediği bir şey mi haber vereceksiniz? Hâşâ o onların isnad ettikleri ortaklıklardan münezzeh sübhan, yüksek çok yüksektirDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlar Allah'ı bırakarak kendilerine ne zarar ve ne de yarar dokunduramayan putlara tapıyorlar ve «Bunlar Allah katında bizim aracılarımızdır» diyorlar. Onlara de ki; «Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz? Allah onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Tanrı'yı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek, yararları da dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: «Bunlar Tanrı katında bizim şefaatçilerimizdir» derler. De ki: "Siz, Tanrı'ya, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Onlar, Allah'ın astlarından, kendilerine zarar vermeyen ve kendilerine yarar sağlamayan şeylere tapıyorlar ve “Bunlar Allah katında bizim yardımcılarımız/ destekçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz Allah'a göklerde ve yerde Kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” Allah, onların ortak koştukları şeylerin hepsinden arınıktır ve çok yücedir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onlar Allâhı bırakıb, kendilerine ne bir zarar, kendilerine ne bir fâide veremeyecek olan şeylere taparlar. Bir de: «bunlar (bu putlar) Allah yanında bizim şefâatcılarımızdır» derler. De ki: «Siz, Allaha göklerde ve yerde bilmeyeceği bir şey mi haber veriyorsunuz»? Haaşâ, O, eş tutmakda oldukları her şeyden çok uzakdır, çok yücedir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Allah’ı bırakıp da kendilerine ne zararı dokunacak, ne de fayda verecek şeylere(putlara) tapıyorlar ve: 'Bunlar, Allah katında bizim şefâatçilerimizdir' diyorlar. De ki: 'Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?' O, onların ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzeh ve pek yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlar Allah'ı bırakarak; kendilerine fayda da, zarar da vermeyen şeylere taparlar. Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, derler. De ki: Siz, Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi bildiriyorsunuz? Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlara fayda ve zarar vermeyen Allah'tan başka şeylere (putlara) kulluk (ibadet) ediyorlar. Ve “Bunlar, Allah'ın yanında bizim şefaatçilerimiz.” diyorlar. De ki: “Yeryüzünde ve semalarda bilmediği bir şeyi Allah'a haber mi veriyorsunuz?” O, Sübhan'dır (münezzehtir), onların ortak koştuğu şeylerden yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : ve (ne de) Allah'la beraber, kendilerine ne bir yarar ne de zarar verebilecek durumda olmayan şeylere veya varlıklara kulluk edip (kendi kendilerine), "Bunlar bizim Allah katındaki kayırıcılarımızdır" diyen (kimse)ler!.. De ki: "Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber verebileceğinizi sanıyorsunuz? (Yoo,) kudret ve egemenliğinde sınırsız olan O'dur, ve insanların O'na, ilahlığında ortak yakıştırdıkları her şeyden sonsuzcasına yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlar, Allah Teâlâ'nın gayrı, kendilerine ne mazarrat ve ne de menfaat veremiyecek olanlara ibadet ederler ve derler ki: «Bunlar Allah Teâlâ'nın yanında bizim şefaatçilerimizdir.» De ki: «Allah Teâlâ'ya ne göklerde ve ne de yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O (Hâlik-ı Azîm) onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir, müteâlidir.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda vermeyen şeylere taparlar ve: “Bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır. ” derler. De ki: “Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” Allah onların koştukları ortaklardan yüce ve münezzehtir.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere: -Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir, diyerek Allah’tan başkalarına kulluk ederler. De ki: -Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Allah, koştukları şirklerden münezzeh ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlar, Allah’tan başka kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyen birtakım nesnelere ibadet ediyor ve "Onlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: Böyle bir şey olacak da Allah bilmeyecek ha!Ne o, yoksa siz Allah’a göklerde ve yerde olup da bilmediği şeylerin varlığını mı haber vereceğinizi iddia ediyorsunuz?Hâşâ! O, onların iddia ettikleri her türlü ortaktan münezzehtir, yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh'ı bırakıp kendilerine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere tapıyorlar ve: "Bunlar Allâh katında bizim şefâ'atçilerimizdir!" diyorlar. De ki: "Allâh'ın, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz?" O, onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek, yararları da dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: «Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir» derler. De ki: «Siz, Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk katmakta olduklarınızdan uzak ve yücedir.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlar, Allah'ın yanı sıra, kendilerine yararı veya zararı dokunmayan şeylere kulluk ediyor ve 'Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçilerimiz' diyorlar. De ki: Göklerde veya yerde bilmediği birşeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz? Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzeh ve yücedir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Allah'ın yanında bir de kendilerine zarar veremeyen, yarar sağlayamayan şeylere kulluk ediyorlar ve şöyle diyorlar: "Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçılarımızdır." De onlara: "Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?" Şanı yücedir O'nun, ortak koştuklarından arınmıştır O.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.