10:36Yûnus  Suresi 36. Ayet

Kuran Sırası: 10 İniş Sırası: 51
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109

10:36Yûnus  Suresi 36. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَمَا (VME) = ve mā : ve
2. يَتَّبِعُ (YTBA) = yettebiǔ : uymamaktadır
3. أَكْثَرُهُمْ (ÊKS̃RHM) = ekṧeruhum : onların çoğu
4. إِلَّا (ÎLE) = illā : başkasına
5. ظَنًّا (ƵNE) = Zennen : zandan
6. إِنَّ (ÎN) = inne : şüphesiz
7. الظَّنَّ (ELƵN) = Z-Zenne : zan ise
8. لَا (LE) = lā :
9. يُغْنِي (YĞNY) = yuğnī : kazandırmaz
10. مِنَ (MN) = mine :
11. الْحَقِّ (ELḪG) = l-Haḳḳi : gerçek açısından
12. شَيْئًا (ŞYÙE) = şey'en : bir şey
13. إِنَّ (ÎN) = inne : şüphesiz
14. اللَّهَ (ELLH) = llahe : Allah
15. عَلِيمٌ (ALYM) = ǎlīmun : bilmektedir
16. بِمَا (BME) = bimā : şeyleri
17. يَفْعَلُونَ (YFALVN) = yef'ǎlūne : onların yaptıkları
ve | uymamaktadır | onların çoğu | başkasına | zandan | şüphesiz | zan ise | | kazandırmaz | | gerçek açısından | bir şey | şüphesiz | Allah | bilmektedir | şeyleri | onların yaptıkları |

[] [TBA] [KS̃R] [] [ƵNN] [] [ƵNN] [] [ĞNY] [] [ḪGG] [ŞYE] [] [] [ALM] [] [FAL]
VME YTBA ÊKS̃RHM ÎLE ƵNE ÎN ELƵN LE YĞNY MN ELḪG ŞYÙE ÎN ELLH ALYM BME YFALVN

ve mā yettebiǔ ekṧeruhum illā Zennen inne Z-Zenne yuğnī mine l-Haḳḳi şey'en inne llahe ǎlīmun bimā yef'ǎlūne
وما يتبع أكثرهم إلا ظنا إن الظن لا يغني من الحق شيئا إن الله عليم بما يفعلون

10:36Yûnus  Suresi 36. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve And not
يتبع ت ب ع | TBA YTBA yettebiǔ uymamaktadır follow
أكثرهم ك ث ر | KS̃R ÊKS̃RHM ekṧeruhum onların çoğu most of them
إلا | ÎLE illā başkasına except
ظنا ظ ن ن | ƵNN ƵNE Zennen zandan assumption.
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
الظن ظ ن ن | ƵNN ELƵN Z-Zenne zan ise the assumption
لا | LE (does) not
يغني غ ن ي | ĞNY YĞNY yuğnī kazandırmaz avail
من | MN mine against
الحق ح ق ق | ḪGG ELḪG l-Haḳḳi gerçek açısından the truth
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şey anything.
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
الله | ELLH llahe Allah Allah
عليم ع ل م | ALM ALYM ǎlīmun bilmektedir (is) All-Knower
بما | BME bimā şeyleri of what
يفعلون ف ع ل | FAL YFALVN yef'ǎlūne onların yaptıkları they do.
10:36 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve | uymamaktadır | onların çoğu | başkasına | zandan | şüphesiz | zan ise | | kazandırmaz | | gerçek açısından | bir şey | şüphesiz | Allah | bilmektedir | şeyleri | onların yaptıkları |

[] [TBA] [KS̃R] [] [ƵNN] [] [ƵNN] [] [ĞNY] [] [ḪGG] [ŞYE] [] [] [ALM] [] [FAL]
VME YTBA ÊKS̃RHM ÎLE ƵNE ÎN ELƵN LE YĞNY MN ELḪG ŞYÙE ÎN ELLH ALYM BME YFALVN

ve mā yettebiǔ ekṧeruhum illā Zennen inne Z-Zenne yuğnī mine l-Haḳḳi şey'en inne llahe ǎlīmun bimā yef'ǎlūne
وما يتبع أكثرهم إلا ظنا إن الظن لا يغني من الحق شيئا إن الله عليم بما يفعلون

[] [ت ب ع] [ك ث ر] [] [ظ ن ن] [] [ظ ن ن] [] [غ ن ي] [] [ح ق ق] [ش ي ا] [] [] [ع ل م] [] [ف ع ل]

10:36Yûnus  Suresi 36. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وما | VME ve mā ve And not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
يتبع ت ب ع | TBA YTBA yettebiǔ uymamaktadır follow
Ye,Te,Be,Ayn,
10,400,2,70,
V – 3rd person masculine singular (form VIII) imperfect verb
فعل مضارع
أكثرهم ك ث ر | KS̃R ÊKS̃RHM ekṧeruhum onların çoğu most of them
,Kef,Se,Re,He,Mim,
,20,500,200,5,40,
N – nominative masculine singular noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إلا | ÎLE illā başkasına except
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
ظنا ظ ن ن | ƵNN ƵNE Zennen zandan assumption.
Zı,Nun,Elif,
900,50,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
الظن ظ ن ن | ƵNN ELƵN Z-Zenne zan ise the assumption
Elif,Lam,Zı,Nun,
1,30,900,50,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
لا | LE (does) not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يغني غ ن ي | ĞNY YĞNY yuğnī kazandırmaz avail
Ye,Ğayn,Nun,Ye,
10,1000,50,10,
V – 3rd person masculine singular (form IV) imperfect verb
فعل مضارع
من | MN mine against
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
الحق ح ق ق | ḪGG ELḪG l-Haḳḳi gerçek açısından the truth
Elif,Lam,Ha,Gaf,
1,30,8,100,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en bir şey anything.
Şın,Ye,,Elif,
300,10,,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
إن | ÎN inne şüphesiz Indeed,
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
الله | ELLH llahe Allah Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – accusative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة منصوب
عليم ع ل م | ALM ALYM ǎlīmun bilmektedir (is) All-Knower
Ayn,Lam,Ye,Mim,
70,30,10,40,
ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective
صفة مرفوعة
بما | BME bimā şeyleri of what
Be,Mim,Elif,
2,40,1,
P – prefixed preposition bi
REL – relative pronoun
جار ومجرور
يفعلون ف ع ل | FAL YFALVN yef'ǎlūne onların yaptıkları they do.
Ye,Fe,Ayn,Lam,Vav,Nun,
10,80,70,30,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وما
ve mā
|
ve
Kombi Müfredat
يتبع
yettebiǔ
TBA|ت ب ع
uymamaktadır
Kombi Müfredat
أكثرهم
ekṧeruhum
KS̃R|ك ث ر
onların çoğu
4
إلا
illā
|
başkasına
Kombi Müfredat
ظنا
Zennen
ƵNN|ظ ن ن
zandan
6
إن
inne
|
şüphesiz
Kombi Müfredat
الظن
Z-Zenne
ƵNN|ظ ن ن
zan ise
8
لا
|
Kombi Müfredat
يغني
yuğnī
ĞNY|غ ن ي
kazandırmaz
10
من
mine
|
11 Kombi Müfredat
الحق
l-Haḳḳi
ḪGG|ح ق ق
gerçek açısından
12 Kombi Müfredat
شيئا
şey'en
ŞYE|ش ي ا
bir şey
13
إن
inne
|
şüphesiz
14
الله
llahe
|
Allah
15 Kombi Müfredat
عليم
ǎlīmun
ALM|ع ل م
bilmektedir
16
بما
bimā
|
şeyleri
17 Kombi Müfredat
يفعلون
yef'ǎlūne
FAL|ف ع ل
onların yaptıkları
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَمَا: ve | يَتَّبِعُ: uymamaktadır | أَكْثَرُهُمْ: onların çoğu | إِلَّا: başkasına | ظَنًّا: zandan | إِنَّ: şüphesiz | الظَّنَّ: zan ise | لَا: | يُغْنِي: kazandırmaz | مِنَ: | الْحَقِّ: gerçek açısından | شَيْئًا: bir şey | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | عَلِيمٌ: bilmektedir | بِمَا: şeyleri | يَفْعَلُونَ: onların yaptıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وما WME ve | يتبع YTBA uymamaktadır | أكثرهم ÊKS̃RHM onların çoğu | إلا ÎLE başkasına | ظنا ƵNE zandan | إن ÎN şüphesiz | الظن ELƵN zan ise | لا LE | يغني YĞNY kazandırmaz | من MN | الحق ELḪG gerçek açısından | شيئا ŞYÙE bir şey | إن ÎN şüphesiz | الله ELLH Allah | عليم ALYM bilmektedir | بما BME şeyleri | يفعلون YFALWN onların yaptıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve mā: ve | yettebiǔ: uymamaktadır | ekṧeruhum: onların çoğu | illā: başkasına | Zennen: zandan | inne: şüphesiz | Z-Zenne: zan ise | : | yuğnī: kazandırmaz | mine: | l-Haḳḳi: gerçek açısından | şey'en: bir şey | inne: şüphesiz | llahe: Allah | ǎlīmun: bilmektedir | bimā: şeyleri | yef'ǎlūne: onların yaptıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VME: ve | YTBA: uymamaktadır | ÊKS̃RHM: onların çoğu | ÎLE: başkasına | ƵNE: zandan | ÎN: şüphesiz | ELƵN: zan ise | LE: | YĞNY: kazandırmaz | MN: | ELḪG: gerçek açısından | ŞYÙE: bir şey | ÎN: şüphesiz | ELLH: Allah | ALYM: bilmektedir | BME: şeyleri | YFALVN: onların yaptıkları | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Onların çoğu, ancak zanna kapılmışlardır. Şüphe yok ki zan, gerçek karşısında hiçbir şeye yaramaz. Şüphe yok ki Allah, onlar ne yapıyorlarsa hepsini bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah onların yapmakta olduklarını pek iyi bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onlardan çoğunluğunun tâbi olduğu, varsandıklarıdır! Muhakkak ki varsayım, gerçeğin yerini tutmaz! Şüphesiz ki Allâh yapmakta olduklarını (Esmâ'sıyla hakikatleri olarak) Bilen'dir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onların çoğu sadece zanla, tahminle karar verdikleri şeylere uyarlar. Halbuki zan, hiçbir şekilde hakkın, Allah’tan gelen vahyin, ilmin yerini tutmaz. Allah onların sergilemeye devam ettikleri davranışlarını biliyor.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onların çoğu zandan başka bir şeye uymamaktadır. Zan ise gerçek açısından bir şey kazandırmaz. Allah onların yaptıklarını bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Kâfirlerin çoğu, sırf kuru bir zan ardında gider. Fakat zan, gerçekten hiç bir şey ifade etmez. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını tamamen bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Onlarin cogu zanna uyarlar; gercekte ise zan, hakikat karsisinda bir sey ifade etmez. Allah, yaptiklarini suphesiz bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Çoğu ancak zanna uyarlar; doğrusu zan haktan yana hiçbir anlam taşımaz (onun yerine hiçbir zaman geçmez). Şüphesiz ki Allah onların yapageldiklerini çok iyi bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Onların çoğu zanna uyarlar; gerçekte ise zan, hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Allah, yaptıklarını şüphesiz bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah onların yapmakta olduklarını pek iyi bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Onların çoğu, ancak zanna uyarlar. Zan ise gerçeğin yerini tutamaz. ALLAH onların yaptıklarını Bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz. Zan ise haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz ki, Allah onların ne yaptıklarını bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bununla beraber onların çoğu, sadece bir zan peşinde gider, ama zan gerçek adına hiçbir şey ifade etmez! Şüphesiz Allah onların ne yaptıklarını çok iyi biliyor.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Maamafih ekserisi sırf bir zan ardında gider fakat zan, hakdan hiç bir şey ifade etmez, her halde Allah, onların ne yaptıklarını bilib duruyorDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onların çoğu sadece zayıf bilgiye, zanna dayanıyor. Oysa zan, zayıf bilgi, gerçeğin bir noktasının bile yerini tutamaz. Hiç şüphesiz Allah onların ne yaptıklarını bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlann çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Tanrı, onların işlemekte olduklarını bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve onların çoğu, ancak bir zanna uyarlar. Şüphesiz ki zan, “hak”tan hiçbir şey kazandırmaz. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onların çoğu (kupkuru bir) zandan başkasına tâbi' olmaz. Hakıykatde zan ise hakdan hiç bir şey'in yerini tutmaz. Şübhesiz ki Allah, onlar ne işlerlerse kemaliyle bilendir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki onların çoğu, zandan başka bir şeye tâbi' olmaz. Elbette zan, haktan(ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz! Şübhesiz ki Allah, onlar ne yaparlarsa hakkıyla bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onların çoğu, sadece zanna tabi olurlar. Şüphe yok ki zann, hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Doğrusu Allah, onların bütün işlediklerini bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onların çoğu zandan başka bir şeye tâbî olmaz. Şüphesiz zan, haktan bir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Onların çoğu sadece zanna uymaktadırlar. Oysa, zan hiçbir şekilde hakkın yerini tutamaz. Gerçek şu ki, Allah onların yaptıklarını bütünüyle bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Onların ekserisi zandan başka bir şeye tâbi olmaz. Zan ise şüphe yok ki, hiçbir şey ile haktan müstağni kılamaz. Allah Teâlâ ise muhakkak ki, ne yaptıklarını tamamıyla bilicidir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onların çoğu zanna uyarlar. Gerçekte ise zan hakikat karşısında hiçbir şey ifade etmez. Şüphesiz ki Allah onların yaptıklarının tamamını bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Onların çoğu sadece zanna uyarlar. Gerçekte zan hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Şüphesiz ki Allah, onların ne yaptıklarını bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onların çoğu sadece zanna uyarlar. Halbuki zan asla gerçeğin yerini tutamaz. Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymuyorlar. Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allâh, onların ne yaptıklarını bilir.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onların çoğu bir zanna kapılmıştır, o kadar. Zan ise asla gerçeğin yerini tutmaz. Onların neler işleyip durduğunu hiç şüphesiz Allah biliyor.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Onların çoğu sanıdan başka bir şeyin ardınca gitmiyor. Doğrusu da şu ki sanı, haktan hiçbir şey ifade etmez. Allah, onların yaptıklarını iyice bilmektedir.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.