» 43 / Zuhruf  49:

Kuran Sırası: 43
İniş Sırası: 63
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89

 » 43 / Zuhruf  Suresi: 49
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَقَالُوا (VGELVE) = ve ḳālū : ve dediler ki
2. يَا (YE) = yā : EY/HEY/AH
3. أَيُّهَا (ÊYH) = eyyuhā : SİZ!
4. السَّاحِرُ (ELSEḪR) = s-sāHiru : büyücü
5. ادْعُ (ED̃A) = d'ǔ : du'a et
6. لَنَا (LNE) = lenā : bizim için
7. رَبَّكَ (RBK) = rabbeke : Rabbine
8. بِمَا (BME) = bimā : hürmetine
9. عَهِدَ (AHD̃) = ǎhide : söz
10. عِنْدَكَ (AND̃K) = ǐndeke : sana verdiği
11. إِنَّنَا (ÎNNE) = innenā : artık biz
12. لَمُهْتَدُونَ (LMHTD̃VN) = lemuhtedūne : yola geleceğiz
ve dediler ki | EY/HEY/AH | SİZ! | büyücü | du'a et | bizim için | Rabbine | hürmetine | söz | sana verdiği | artık biz | yola geleceğiz |

[GVL] [Y] [EYH] [SḪR] [D̃AV] [] [RBB] [] [AHD̃] [AND̃] [] [HD̃Y]
VGELVE YE ÊYH ELSEḪR ED̃A LNE RBK BME AHD̃ AND̃K ÎNNE LMHTD̃VN

ve ḳālū eyyuhā s-sāHiru d'ǔ lenā rabbeke bimā ǎhide ǐndeke innenā lemuhtedūne
وقالوا يا أيه الساحر ادع لنا ربك بما عهد عندك إننا لمهتدون

 » 43 / Zuhruf  Suresi: 49
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وقالوا ق و ل | GVL VGELVE ve ḳālū ve dediler ki And they said,
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
أيه أ ي ه | EYH ÊYH eyyuhā SİZ! You
الساحر س ح ر | SḪR ELSEḪR s-sāHiru büyücü [the] magician!
ادع د ع و | D̃AV ED̃A d'ǔ du'a et Invoke
لنا | LNE lenā bizim için for us
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbeke Rabbine your Lord
بما | BME bimā hürmetine by what
عهد ع ه د | AHD̃ AHD̃ ǎhide söz He has made covenant
عندك ع ن د | AND̃ AND̃K ǐndeke sana verdiği with you.
إننا | ÎNNE innenā artık biz Indeed, we
لمهتدون ه د ي | HD̃Y LMHTD̃VN lemuhtedūne yola geleceğiz "(will) surely be guided."""

43:49 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve dediler ki | EY/HEY/AH | SİZ! | büyücü | du'a et | bizim için | Rabbine | hürmetine | söz | sana verdiği | artık biz | yola geleceğiz |

[GVL] [Y] [EYH] [SḪR] [D̃AV] [] [RBB] [] [AHD̃] [AND̃] [] [HD̃Y]
VGELVE YE ÊYH ELSEḪR ED̃A LNE RBK BME AHD̃ AND̃K ÎNNE LMHTD̃VN

ve ḳālū eyyuhā s-sāHiru d'ǔ lenā rabbeke bimā ǎhide ǐndeke innenā lemuhtedūne
وقالوا يا أيه الساحر ادع لنا ربك بما عهد عندك إننا لمهتدون

[ق و ل] [ي] [أ ي ه] [س ح ر] [د ع و] [] [ر ب ب] [] [ع ه د] [ع ن د] [] [ه د ي]

 » 43 / Zuhruf  Suresi: 49
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وقالوا ق و ل | GVL VGELVE ve ḳālū ve dediler ki And they said,
Vav,Gaf,Elif,Lam,Vav,Elif,
6,100,1,30,6,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 3rd person masculine plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
يا ي | Y YE EY/HEY/AH """O!"
Ye,Elif,
10,1,

أيه أ ي ه | EYH ÊYH eyyuhā SİZ! You
,Ye,He,
,10,5,
VOC – prefixed vocative particle ya
N – nominative noun
أداة نداء
اسم مرفوع
الساحر س ح ر | SḪR ELSEḪR s-sāHiru büyücü [the] magician!
Elif,Lam,Sin,Elif,Ha,Re,
1,30,60,1,8,200,
N – nominative masculine active participle
اسم مرفوع
ادع د ع و | D̃AV ED̃A d'ǔ du'a et Invoke
Elif,Dal,Ayn,
1,4,70,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
لنا | LNE lenā bizim için for us
Lam,Nun,Elif,
30,50,1,
P – prefixed preposition lām
PRON – 1st person plural personal pronoun
جار ومجرور
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbeke Rabbine your Lord
Re,Be,Kef,
200,2,20,
N – accusative masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بما | BME bimā hürmetine by what
Be,Mim,Elif,
2,40,1,
P – prefixed preposition bi
REL – relative pronoun
جار ومجرور
عهد ع ه د | AHD̃ AHD̃ ǎhide söz He has made covenant
Ayn,He,Dal,
70,5,4,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
عندك ع ن د | AND̃ AND̃K ǐndeke sana verdiği with you.
Ayn,Nun,Dal,Kef,
70,50,4,20,
LOC – accusative location adverb
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
ظرف مكان منصوب والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
إننا | ÎNNE innenā artık biz Indeed, we
,Nun,Nun,Elif,
,50,50,1,
ACC – accusative particle
PRON – 1st person plural object pronoun
حرف نصب و«نا» ضمير متصل في محل نصب اسم «ان»
لمهتدون ه د ي | HD̃Y LMHTD̃VN lemuhtedūne yola geleceğiz "(will) surely be guided."""
Lam,Mim,He,Te,Dal,Vav,Nun,
30,40,5,400,4,6,50,
EMPH – emphatic prefix lām
N – nominative masculine plural (form VIII) active participle
اللام لام التوكيد
اسم مرفوع
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالُوا: ve dediler ki | يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | السَّاحِرُ: büyücü | ادْعُ: du'a et | لَنَا: bizim için | رَبَّكَ: Rabbine | بِمَا: hürmetine | عَهِدَ: söz | عِنْدَكَ: sana verdiği | إِنَّنَا: artık biz | لَمُهْتَدُونَ: yola geleceğiz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقالوا WGELWE ve dediler ki | يا YE EY/HEY/AH | أيه ÊYH SİZ! | الساحر ELSEḪR büyücü | ادع ED̃A du'a et | لنا LNE bizim için | ربك RBK Rabbine | بما BME hürmetine | عهد AHD̃ söz | عندك AND̃K sana verdiği | إننا ÎNNE artık biz | لمهتدون LMHTD̃WN yola geleceğiz |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳālū: ve dediler ki | : EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | s-sāHiru: büyücü | d'ǔ: du'a et | lenā: bizim için | rabbeke: Rabbine | bimā: hürmetine | ǎhide: söz | ǐndeke: sana verdiği | innenā: artık biz | lemuhtedūne: yola geleceğiz |
Kırık Meal (Transcript) : |VGELVE: ve dediler ki | YE: EY/HEY/AH | ÊYH: SİZ! | ELSEḪR: büyücü | ED̃A: du'a et | LNE: bizim için | RBK: Rabbine | BME: hürmetine | AHD̃: söz | AND̃K: sana verdiği | ÎNNE: artık biz | LMHTD̃VN: yola geleceğiz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve ey büyücü demişlerdi, sana söz verdiğini sandığın Rabbine yalvar bizim için, şüphe yok ki biz de elbette doğru yola geliriz.
Adem Uğur : Bunun üzerine dediler ki: Ey büyücü! Sana verdiği ahde göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Ey büyücü! Senin anlaşman dolayısıyla bizim için Rabbine dua et! Biz doğru yolda olalım!"
Ahmet Tekin : Onlar azâbı görünce, Mûsâ’ya: 'Ey bilge kişi, sende olan ahdi, sana verdiği sözü hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Biz de doğru, hak yolu tercih edeceğiz' dediler.
Ahmet Varol : Dediler ki: 'Ey büyücü! Sana olan ahdi üzere bizim için Rabbine dua et, gerçekten biz hidayete geleceğiz.
Ali Bulaç : Ve onlar dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız."
Ali Fikri Yavuz : (Azabı gördükleri zaman, Mûsa’ya şöyle) dediler: “- Ey büyücü! (Duanı kabul edeceğine dair) sana olan vaadi hürmetine, bizim için Rabbine dua et; çünkü biz, artık yola geleceğiz.”
Bekir Sadak : «Ey Sihirbaz! Sana verdigi ahda gore Rabbine bizim icin yalvar da dogru yola eriselim» dediler.
Celal Yıldırım : Böyle iken, «ey sihirbaz büyücü !» dediler. «Sana verdiği sözü gereği, Rabbına bizim için duâ edip yalvar, bizler elbette doğru yola geleceğiz.»
Diyanet İşleri : (Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler.
Diyanet İşleri (eski) : 'Ey Sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için yalvar da doğru yola erişelim' dediler.
Diyanet Vakfi : Bunun üzerine dediler ki: Ey büyücü! Sana verdiği ahde göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.
Edip Yüksel : 'Ey büyücü, bizim için Rabbine dua et. Çünkü sen ona daha yakınsın; biz bundan sonra yola geleceğiz,' dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar azâbı görünce: «Ey sihirbaz! Sende olan ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et. Biz gerçekten doğru yola gireceğiz.» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bu halde (iken bile) diyorlardı ki: «Ey sihirbaz, sende olan ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık yola geleceğiz.»
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu halde diyorlardı ki: gel ey sâhir! bizim için rabbına bir duâ et, sende olan ahdi hurmetine, çünkü biz artık yola geleceğiz
Fizilal-il Kuran : Azabı görünce: «Ey büyücü, bizim için Rabb'ine dua et, sende bulunan ahdi hürmetine bizi bağışlamasını dile, artık yola geleceğiz» dediler.
Gültekin Onan : Ve onlar dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız."
Hakkı Yılmaz : Onlar da: “Ey büyücü! Sende olan ahdi/ sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Şüphesiz biz kesinlikle kılavuzlandığımız doğru yola gireceğiz” dediler.
Hasan Basri Çantay : (Azâbı görünce) dediler ki: «Ey sihir yapan, bizim için Rabbine, sana olan va'di vech ile, düâ et. Muhakkak biz doğru yola kavuşdurulmuş olacağız».
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine dediler ki: 'Ey sihirbaz! (Duânı kabûl edeceğine dâir) sende olan ahdi hürmetine, Rabbine bizim için duâ et; muhakkak ki biz, (o vakit) gerçekten doğru yola giren kimseler (olur)uz.'
İbni Kesir : Ve dediler ki: Ey sihirbaz; sana verdiği ahde göre Rabbına bizim için dua et. Muhakkak biz, hidayete eriştirilmiş olacağız.
İskender Evrenosoğlu : Ve (onlar): “Ey sihirbaz, senin Allah'a olan ahdin hürmetine, Rabbine bizim için dua et (bu azabı kaldırsın)! ( O taktirde) gerçekten biz, mutlaka hidayet üzere oluruz.” dediler.
Muhammed Esed : Ve (her defasında,) "Ey büyücü!" diye feryad ettiler, "Seninle yaptığı (peygamberlik) sözleşmesinin hatırına bizim için Rabbine yalvar, biz artık kesinlikle doğru yola döneceğiz!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve dediler ki: «Ey sahir! Bizim için Rabbine bir dua et, sana olan ahdi hürmetine, şüphe yok ki, biz de elbette hidâyete ermişler oluruz.»
Ömer Öngüt : Dediler ki: "Ey sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için duâ et! Artık biz doğru yola geleceğiz. "
Şaban Piriş : -Ey sihirbaz! sana verdiği söze dayanarak bizim için Rabb’ine dua et, muhakkak biz de doğru yolu bulacağız, demişlerdi.
Suat Yıldırım : Azabı tadınca Mûsâ’ya: "Haydi büyücü! Sana verdiği sözünün gereği olarak bizim için Rabbine dua et, bizi bağışlasın, zira artık yola geleceğiz" dediler.
Süleyman Ateş : Bunun üzerine dediler ki: "Ey büyücü, bizim için Rabbine du'â et, sana verdiği söz hakkı için (bizi bağışlasın) artık biz yola geleceğiz!"
Tefhim-ul Kuran : Ve onlar dediler ki: «Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği söz) adına bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız.»
Ümit Şimşek : Onlar ise 'Ey büyücü,' diyorlardı. 'Sana verdiği sözün hatırına bizim için Rabbine dua et; o zaman mutlaka doğru yola geleceğiz.'
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler ki: "Ey büyücü! Sana verdiği söz aşkına, Rabbine bizim için bir yakarıver; biz artık doğru yola gireceğiz."


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}