» 43 / Zuhruf  32:

Kuran Sırası: 43
İniş Sırası: 63
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89

 » 43 / Zuhruf  Suresi: 32
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. أَهُمْ (ÊHM) = ehum : onlar mı?
2. يَقْسِمُونَ (YGSMVN) = yeḳsimūne : bölüştürüyorlar
3. رَحْمَتَ (RḪMT) = raHmete : rahmetini
4. رَبِّكَ (RBK) = rabbike : Rabbinin
5. نَحْنُ (NḪN) = neHnu : biz
6. قَسَمْنَا (GSMNE) = ḳasemnā : taksim ettik
7. بَيْنَهُمْ (BYNHM) = beynehum : aralarında
8. مَعِيشَتَهُمْ (MAYŞTHM) = meǐyşetehum : onların geçimliklerini
9. فِي (FY) = fī :
10. الْحَيَاةِ (ELḪYET) = l-Hayāti : hayatında
11. الدُّنْيَا (ELD̃NYE) = d-dunyā : dünya
12. وَرَفَعْنَا (VRFANE) = ve rafeǎ'nā : ve üstün kıldık
13. بَعْضَهُمْ (BAŽHM) = beǎ'Dehum : onlardan kimini
14. فَوْقَ (FVG) = fevḳa : üzerine
15. بَعْضٍ (BAŽ) = beǎ'Din : ötekiler
16. دَرَجَاتٍ (D̃RCET) = deracātin : derecelerle
17. لِيَتَّخِذَ (LYTḢZ̃) = liyetteḣiƶe : edinmeleri için
18. بَعْضُهُمْ (BAŽHM) = beǎ'Duhum : biri
19. بَعْضًا (BAŽE) = beǎ'Dan : diğerine
20. سُخْرِيًّا (SḢRYE) = suḣriyyen : hizmetçi, çalışan
21. وَرَحْمَتُ (VRḪMT) = veraHmetu : ve rahmeti
22. رَبِّكَ (RBK) = rabbike : Rabbinin
23. خَيْرٌ (ḢYR) = ḣayrun : daha hayırlıdır
24. مِمَّا (MME) = mimmā : şeylerden
25. يَجْمَعُونَ (YCMAVN) = yecmeǔne : onların toplayıp yığdıkları
onlar mı? | bölüştürüyorlar | rahmetini | Rabbinin | biz | taksim ettik | aralarında | onların geçimliklerini | | hayatında | dünya | ve üstün kıldık | onlardan kimini | üzerine | ötekiler | derecelerle | edinmeleri için | biri | diğerine | hizmetçi, çalışan | ve rahmeti | Rabbinin | daha hayırlıdır | şeylerden | onların toplayıp yığdıkları |

[] [GSM] [RḪM] [RBB] [] [GSM] [BYN] [AYŞ] [] [ḪYY] [D̃NV] [RFA] [BAŽ] [FVG] [BAŽ] [D̃RC] [EḢZ̃] [BAŽ] [BAŽ] [SḢR] [RḪM] [RBB] [ḢYR] [] [CMA]
ÊHM YGSMVN RḪMT RBK NḪN GSMNE BYNHM MAYŞTHM FY ELḪYET ELD̃NYE VRFANE BAŽHM FVG BAŽ D̃RCET LYTḢZ̃ BAŽHM BAŽE SḢRYE VRḪMT RBK ḢYR MME YCMAVN

ehum yeḳsimūne raHmete rabbike neHnu ḳasemnā beynehum meǐyşetehum l-Hayāti d-dunyā ve rafeǎ'nā beǎ'Dehum fevḳa beǎ'Din deracātin liyetteḣiƶe beǎ'Duhum beǎ'Dan suḣriyyen veraHmetu rabbike ḣayrun mimmā yecmeǔne
أهم يقسمون رحمت ربك نحن قسمنا بينهم معيشتهم في الحياة الدنيا ورفعنا بعضهم فوق بعض درجات ليتخذ بعضهم بعضا سخريا ورحمت ربك خير مما يجمعون

 » 43 / Zuhruf  Suresi: 32
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أهم | ÊHM ehum onlar mı? Do they
يقسمون ق س م | GSM YGSMVN yeḳsimūne bölüştürüyorlar distribute
رحمت ر ح م | RḪM RḪMT raHmete rahmetini (the) Mercy
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbike Rabbinin (of) your Lord?
نحن | NḪN neHnu biz We
قسمنا ق س م | GSM GSMNE ḳasemnā taksim ettik [We] distribute
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum aralarında among them
معيشتهم ع ي ش | AYŞ MAYŞTHM meǐyşetehum onların geçimliklerini their livelihood
في | FY in
الحياة ح ي ي | ḪYY ELḪYET l-Hayāti hayatında the life
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world,
ورفعنا ر ف ع | RFA VRFANE ve rafeǎ'nā ve üstün kıldık and We raise
بعضهم ب ع ض | BAŽ BAŽHM beǎ'Dehum onlardan kimini some of them
فوق ف و ق | FVG FVG fevḳa üzerine above
بعض ب ع ض | BAŽ BAŽ beǎ'Din ötekiler others
درجات د ر ج | D̃RC D̃RCET deracātin derecelerle (in) degrees
ليتخذ ا خ ذ | EḢZ̃ LYTḢZ̃ liyetteḣiƶe edinmeleri için so that may take,
بعضهم ب ع ض | BAŽ BAŽHM beǎ'Duhum biri some of them,
بعضا ب ع ض | BAŽ BAŽE beǎ'Dan diğerine others,
سخريا س خ ر | SḢR SḢRYE suḣriyyen hizmetçi, çalışan (for) service.
ورحمت ر ح م | RḪM VRḪMT veraHmetu ve rahmeti But (the) Mercy
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbike Rabbinin (of) your Lord
خير خ ي ر | ḢYR ḢYR ḣayrun daha hayırlıdır (is) better
مما | MME mimmā şeylerden than what
يجمعون ج م ع | CMA YCMAVN yecmeǔne onların toplayıp yığdıkları they accumulate.

43:32 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

onlar mı? | bölüştürüyorlar | rahmetini | Rabbinin | biz | taksim ettik | aralarında | onların geçimliklerini | | hayatında | dünya | ve üstün kıldık | onlardan kimini | üzerine | ötekiler | derecelerle | edinmeleri için | biri | diğerine | hizmetçi, çalışan | ve rahmeti | Rabbinin | daha hayırlıdır | şeylerden | onların toplayıp yığdıkları |

[] [GSM] [RḪM] [RBB] [] [GSM] [BYN] [AYŞ] [] [ḪYY] [D̃NV] [RFA] [BAŽ] [FVG] [BAŽ] [D̃RC] [EḢZ̃] [BAŽ] [BAŽ] [SḢR] [RḪM] [RBB] [ḢYR] [] [CMA]
ÊHM YGSMVN RḪMT RBK NḪN GSMNE BYNHM MAYŞTHM FY ELḪYET ELD̃NYE VRFANE BAŽHM FVG BAŽ D̃RCET LYTḢZ̃ BAŽHM BAŽE SḢRYE VRḪMT RBK ḢYR MME YCMAVN

ehum yeḳsimūne raHmete rabbike neHnu ḳasemnā beynehum meǐyşetehum l-Hayāti d-dunyā ve rafeǎ'nā beǎ'Dehum fevḳa beǎ'Din deracātin liyetteḣiƶe beǎ'Duhum beǎ'Dan suḣriyyen veraHmetu rabbike ḣayrun mimmā yecmeǔne
أهم يقسمون رحمت ربك نحن قسمنا بينهم معيشتهم في الحياة الدنيا ورفعنا بعضهم فوق بعض درجات ليتخذ بعضهم بعضا سخريا ورحمت ربك خير مما يجمعون

[] [ق س م] [ر ح م] [ر ب ب] [] [ق س م] [ب ي ن] [ع ي ش] [] [ح ي ي] [د ن و] [ر ف ع] [ب ع ض] [ف و ق] [ب ع ض] [د ر ج] [ا خ ذ ] [ب ع ض] [ب ع ض] [س خ ر] [ر ح م] [ر ب ب] [خ ي ر] [] [ج م ع]

 » 43 / Zuhruf  Suresi: 32
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أهم | ÊHM ehum onlar mı? Do they
,He,Mim,
,5,40,
INTG – prefixed interrogative alif
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
الهمزة همزة استفهام
ضمير منفصل
يقسمون ق س م | GSM YGSMVN yeḳsimūne bölüştürüyorlar distribute
Ye,Gaf,Sin,Mim,Vav,Nun,
10,100,60,40,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
رحمت ر ح م | RḪM RḪMT raHmete rahmetini (the) Mercy
Re,Ha,Mim,Te,
200,8,40,400,
N – accusative feminine noun
اسم منصوب
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbike Rabbinin (of) your Lord?
Re,Be,Kef,
200,2,20,
N – genitive masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
نحن | NḪN neHnu biz We
Nun,Ha,Nun,
50,8,50,
PRON – 1st person plural personal pronoun
ضمير منفصل
قسمنا ق س م | GSM GSMNE ḳasemnā taksim ettik [We] distribute
Gaf,Sin,Mim,Nun,Elif,
100,60,40,50,1,
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
بينهم ب ي ن | BYN BYNHM beynehum aralarında among them
Be,Ye,Nun,He,Mim,
2,10,50,5,40,
LOC – accusative location adverb
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
ظرف مكان منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
معيشتهم ع ي ش | AYŞ MAYŞTHM meǐyşetehum onların geçimliklerini their livelihood
Mim,Ayn,Ye,Şın,Te,He,Mim,
40,70,10,300,400,5,40,
N – accusative feminine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
الحياة ح ي ي | ḪYY ELḪYET l-Hayāti hayatında the life
Elif,Lam,Ha,Ye,Elif,Te merbuta,
1,30,8,10,1,400,
N – genitive feminine noun
اسم مجرور
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world,
Elif,Lam,Dal,Nun,Ye,Elif,
1,30,4,50,10,1,
ADJ – genitive feminine singular adjective
صفة مجرورة
ورفعنا ر ف ع | RFA VRFANE ve rafeǎ'nā ve üstün kıldık and We raise
Vav,Re,Fe,Ayn,Nun,Elif,
6,200,80,70,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
بعضهم ب ع ض | BAŽ BAŽHM beǎ'Dehum onlardan kimini some of them
Be,Ayn,Dad,He,Mim,
2,70,800,5,40,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
فوق ف و ق | FVG FVG fevḳa üzerine above
Fe,Vav,Gaf,
80,6,100,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
بعض ب ع ض | BAŽ BAŽ beǎ'Din ötekiler others
Be,Ayn,Dad,
2,70,800,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
درجات د ر ج | D̃RC D̃RCET deracātin derecelerle (in) degrees
Dal,Re,Cim,Elif,Te,
4,200,3,1,400,
N – genitive feminine plural indefinite noun
اسم مجرور
ليتخذ ا خ ذ | EḢZ̃ LYTḢZ̃ liyetteḣiƶe edinmeleri için so that may take,
Lam,Ye,Te,Hı,Zel,
30,10,400,600,700,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 3rd person masculine singular (form VIII) imperfect verb, subjunctive mood
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب
بعضهم ب ع ض | BAŽ BAŽHM beǎ'Duhum biri some of them,
Be,Ayn,Dad,He,Mim,
2,70,800,5,40,
N – nominative masculine noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم مرفوع و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بعضا ب ع ض | BAŽ BAŽE beǎ'Dan diğerine others,
Be,Ayn,Dad,Elif,
2,70,800,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
سخريا س خ ر | SḢR SḢRYE suḣriyyen hizmetçi, çalışan (for) service.
Sin,Hı,Re,Ye,Elif,
60,600,200,10,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
ورحمت ر ح م | RḪM VRḪMT veraHmetu ve rahmeti But (the) Mercy
Vav,Re,Ha,Mim,Te,
6,200,8,40,400,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative feminine noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
ربك ر ب ب | RBB RBK rabbike Rabbinin (of) your Lord
Re,Be,Kef,
200,2,20,
N – genitive masculine noun
PRON – 2nd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والكاف ضمير متصل في محل جر بالاضافة
خير خ ي ر | ḢYR ḢYR ḣayrun daha hayırlıdır (is) better
Hı,Ye,Re,
600,10,200,
ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective
صفة مرفوعة
مما | MME mimmā şeylerden than what
Mim,Mim,Elif,
40,40,1,
P – preposition
REL – relative pronoun
حرف جر
اسم موصول
يجمعون ج م ع | CMA YCMAVN yecmeǔne onların toplayıp yığdıkları they accumulate.
Ye,Cim,Mim,Ayn,Vav,Nun,
10,3,40,70,6,50,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |أَهُمْ: onlar mı? | يَقْسِمُونَ: bölüştürüyorlar | رَحْمَتَ: rahmetini | رَبِّكَ: Rabbinin | نَحْنُ: biz | قَسَمْنَا: taksim ettik | بَيْنَهُمْ: aralarında | مَعِيشَتَهُمْ: onların geçimliklerini | فِي: | الْحَيَاةِ: hayatında | الدُّنْيَا: dünya | وَرَفَعْنَا: ve üstün kıldık | بَعْضَهُمْ: onlardan kimini | فَوْقَ: üzerine | بَعْضٍ: ötekiler | دَرَجَاتٍ: derecelerle | لِيَتَّخِذَ: edinmeleri için | بَعْضُهُمْ: biri | بَعْضًا: diğerine | سُخْرِيًّا: hizmetçi, çalışan | وَرَحْمَتُ: ve rahmeti | رَبِّكَ: Rabbinin | خَيْرٌ: daha hayırlıdır | مِمَّا: şeylerden | يَجْمَعُونَ: onların toplayıp yığdıkları |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أهم ÊHM onlar mı? | يقسمون YGSMWN bölüştürüyorlar | رحمت RḪMT rahmetini | ربك RBK Rabbinin | نحن NḪN biz | قسمنا GSMNE taksim ettik | بينهم BYNHM aralarında | معيشتهم MAYŞTHM onların geçimliklerini | في FY | الحياة ELḪYET hayatında | الدنيا ELD̃NYE dünya | ورفعنا WRFANE ve üstün kıldık | بعضهم BAŽHM onlardan kimini | فوق FWG üzerine | بعض BAŽ ötekiler | درجات D̃RCET derecelerle | ليتخذ LYTḢZ̃ edinmeleri için | بعضهم BAŽHM biri | بعضا BAŽE diğerine | سخريا SḢRYE hizmetçi, çalışan | ورحمت WRḪMT ve rahmeti | ربك RBK Rabbinin | خير ḢYR daha hayırlıdır | مما MME şeylerden | يجمعون YCMAWN onların toplayıp yığdıkları |
Kırık Meal (Okunuş) : |ehum: onlar mı? | yeḳsimūne: bölüştürüyorlar | raHmete: rahmetini | rabbike: Rabbinin | neHnu: biz | ḳasemnā: taksim ettik | beynehum: aralarında | meǐyşetehum: onların geçimliklerini | : | l-Hayāti: hayatında | d-dunyā: dünya | ve rafeǎ'nā: ve üstün kıldık | beǎ'Dehum: onlardan kimini | fevḳa: üzerine | beǎ'Din: ötekiler | deracātin: derecelerle | liyetteḣiƶe: edinmeleri için | beǎ'Duhum: biri | beǎ'Dan: diğerine | suḣriyyen: hizmetçi, çalışan | veraHmetu: ve rahmeti | rabbike: Rabbinin | ḣayrun: daha hayırlıdır | mimmā: şeylerden | yecmeǔne: onların toplayıp yığdıkları |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊHM: onlar mı? | YGSMVN: bölüştürüyorlar | RḪMT: rahmetini | RBK: Rabbinin | NḪN: biz | GSMNE: taksim ettik | BYNHM: aralarında | MAYŞTHM: onların geçimliklerini | FY: | ELḪYET: hayatında | ELD̃NYE: dünya | VRFANE: ve üstün kıldık | BAŽHM: onlardan kimini | FVG: üzerine | BAŽ: ötekiler | D̃RCET: derecelerle | LYTḢZ̃: edinmeleri için | BAŽHM: biri | BAŽE: diğerine | SḢRYE: hizmetçi, çalışan | VRḪMT: ve rahmeti | RBK: Rabbinin | ḢYR: daha hayırlıdır | MME: şeylerden | YCMAVN: onların toplayıp yığdıkları |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar mı Rabbinin rahmetini pay edecekler? Biziz geçimlerini, aralarında paylaştıran dünyâ yaşayışında ve bir kısmı, bir kısmına hizmet etsin diye bâzılarını derece bakımından bâzılarından üstün halkettik ve Rabbinin rahmeti, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.
Adem Uğur : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.
Ahmed Hulusi : Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Dünya hayatında onların geçimlerini aralarında biz taksim ettik. . . Kimilerini kimilerinden (zenginlik ve etiket olarak) daha yüksek kıldık ki, bazısı bazısına boyun eğdirsin. . . Rabbinin rahmeti, onların toplayıp biriktirdikleri şeylerden (zenginlikten) daha hayırlıdır.
Ahmet Tekin : Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Dünya hayatında onların maîşetlerini, rızıklarını ve servetlerini aralarında taksim eden biziz. Allah’ın koyduğu kurallara, insan haklarına riayet ederek birbirlerine işlerini gördürsünler, istihdam etsinler diye, onların bir kısmını maddî-manevî bakımlardan diğerlerinden derece derece üstün kılan da biziz. Rabbinin rahmeti ve merhameti ile muamelesine mazhar olmak, onların kazanıp biriktirdikleri servetten daha hayırlıdır.
Ahmet Varol : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık ve biri birine iş gördürebilsin diye bazılarını bazılarından derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.
Ali Bulaç : Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir' etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti; toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.
Ali Fikri Yavuz : Rabbinin rahmetini onlar mı bölüyorlar? Onların bu dünya hayatındaki geçim rızıklarını aralarında biz böldük. Bir kısmını da derecelerle diğerinin üstüne çıkardık ki, bir kısmı bir kısmını tutub çalıştırsın (işinde kullansın ve kaynaşsınlar). Rabbinin rahmeti ise, kâfirlerin (mal ve mülk olarak dünyada) toplayıb durduklarından daha hayırlıdır.
Bekir Sadak : Rabbinin rahmetini onlar mi taksim edip paylastiriyorlar? Dunya hayatinda onlarin gecimliklerini aralarinda Biz taksim ettik; birbirlerine is gordurmeleri icin kimini kimine derecelerle ustun kildik; Rabbinin rahmeti, onlarin biriktirdikleri seylerden daha iyidir.
Celal Yıldırım : Rabbin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar ? Oysa Dünya hayatında onların geçimliğini aralarında taksim eden, bir kısmını diğerine iş gördürmek için kimini kiminin üstüne derecelerle yükselttik. Rabbin rahmeti ise, onların toplayıp biriktirdiklerinden hayırlıdır.
Diyanet İşleri : Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
Diyanet İşleri (eski) : Rabbinin rahmetini onlar mı taksim edip paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında Biz taksim ettik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık; Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha iyidir.
Diyanet Vakfi : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.
Edip Yüksel : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık; birbirlerine iş gördürebilmeleri için onları birbirlerine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha iyidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Muhammed! Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz taksim ettik. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye biz onların bir kısmını diğerlerinden derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Onların dünya hayatındaki geçimlerini aralarında Biz taksim ettik. Bir kısmını diğerinin üstüne çıkardık ki derecelerle bazısı bazısını tutsun çalıştırsın. Rabbinin rahmeti ise onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Rabbının rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Onların o Dünya hayattaki maışetlerini aralarında biz taksim ettik ve bir kısmını diğerinin derecelerle üstüne çıkardık ki ba'zısı ba'zısını tutsun, çalıştırsın rabbının rahmeti ise onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır
Fizilal-il Kuran : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliliklerini Biz taksim ettik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.
Gültekin Onan : Senin rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir etmesi' için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti, toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.
Hakkı Yılmaz : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Şu basit dünya hayatında, onların geçimliklerini aralarında Biz paylaştırdık Biz. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye Biz, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Ve Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.
Hasan Basri Çantay : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaşdırıyorlar?! Dünyâ hayâtında onların maişetlerini bile aralarında (onlar değil) biz taksîm etdik. Kimi derece derece diğer kiminin üstüne çıkardık ki bir kısmı bir kısmını iş adamı edinsin. Rabbinin rahmeti onların toplayageldiklerinden daha hayırlıdır.
Hayrat Neşriyat : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayâtında onların geçimliklerini aralarında, biz paylaştırdık; bir kısmı bir kısmını hizmetkâr edin(erek yanında çalıştır)sın diye, kimilerini kimilerinin üstünde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti ise, (onların)biriktirmekte oldukları şeylerden hayırlıdır.
İbni Kesir : Yoksa Rabbının rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimlerini aralarında Biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürebilmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık. Rabbının rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.
İskender Evrenosoğlu : Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatında maişetlerini (geçimlerini) aralarında taksim ettik. Onların bir kısmının derecelerini, diğerlerinin üzerine yükselttik (üstün kıldık). Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın diye. Ve senin Rabbinin rahmeti, onların topladığı şeylerden (başka insanları çalıştırmayıp biriktirdikleri paradan) daha hayırlıdır.
Muhammed Esed : Rabbinin rahmetini yoksa onlar mı bölüştürüyorlar? (Hayır, nasıl ki) bu dünyada geçim araçlarını onlar arasında bölüştüren ve onların bazısını başkalarına yardım etmeleri için diğerlerinin üstüne çıkaran Biziz; (aynı şekilde, dilediğimize manevi bağışlarda bulunan da Biziz): Rabbinin bu rahmeti, onların yığabilecekleri bütün (dünyevi servetler)den daha hayırlıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların aralarında dünya hayatındaki mâişetlerini taksim ettik ve bazılarını bazıları üzerine dereceleri itibariyle yükselttik. Tâ ki bazıları bazısını istihdam edebilsin ve Rabbinin rahmeti ise onların topladıklarından hayırlıdır.
Ömer Öngüt : Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların maişetlerini (geçimliklerini) kendi aralarında biz taksim ettik. Kimini kimine derece derece üstün kıldık ki, bir kısmı bir kısmını iş adamı edinsin, (böylece kaynaşsınlar). Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.
Şaban Piriş : Rabbin’in rahmetini onlar mı taksim ediyor? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Onlardan bir bölümünü, birbirlerine iş gördürebilsinler diye diğerlerinin üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti onların topladıklarından daha hayırlıdır.
Suat Yıldırım : Senin Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Halbuki bu dünya hayatında onların maişetlerini aralarında taksim eden, bir kısmının diğer kısmını çalıştırması için, kimini kimine üstün kılan Biziz. Senin Rabbinin rahmeti ise, onların topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.
Süleyman Ateş : Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünyâ hayâtında onların geçimliklerini aralarında biz taksim ettik ve onlardan kimini ötekine derecelerle üstün kıldık ki biri, diğerine iş gördürebilsin. Rabbinin rahmeti, onların toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.
Tefhim-ul Kuran : Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırmaktadırlar? Dünya hayatında onların maişetlerini aralarında biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshîr' etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Senin Rabbinin rahmeti, onların toplayıp yığmakta olduklarından daha hayırlıdır.
Ümit Şimşek : Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyor? Oysa dünya hayatında onların geçimlerini Biz bölüştürdük ve birbirlerini istihdam etmelerine imkân verecek şekilde kimini diğerlerinden üstün düzeylere yükselttik. Fakat Rabbinin rahmeti, onların toplayabileceği herşeyden daha hayırlıdır.
Yaşar Nuri Öztürk : Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}