Fizilal-il Kuran : Gün doğarken korkunç bir gürültüye tutuldular.
Gültekin Onan : Derken, sabah vaktine girdiklerinde onları o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.
Hakkı Yılmaz : (83,84) Derken onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakalayıverdi. Böylece kazanmakta oldukları şeyler, kendilerinden hiçbir şeyi savmadı.
Hasan Basri Çantay : Derken onları dahi sabaha girdikleri sırada o (korkunç) ses yakalayıverdi.
Hayrat Neşriyat : Onları da sabaha çıkmakta olan kimseler iken, o (korkunç) ses yakaladı.
İbni Kesir : Sabaha karşı çığlık onları da yakalayıverdi.
İskender Evrenosoğlu : Böylece sabah vaktine erenleri (sabaha çıkanları), bir sayha (korkunç bir ses) yakaladı.
Muhammed Esed : ama sonunda, (bir) sabah erkenden onları da (hak ettikleri azabın) gürültüsü apansız yakalayıverdi;
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra onları, sabahladıkları an o sayha yakalamış oldu.
Ömer Öngüt : Sabaha karşı o korkunç ses onları yakalayıverdi.
Şaban Piriş : Sabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıverdi.
Suat Yıldırım : Bir sabah o korkunç ses bastırıverdi onları!
Süleyman Ateş : Sabaha girerlerken onları da (o) korkunç ses yakaladı.
Tefhim-ul Kuran : Derken, onları sabah vaktine girdiklerinde, o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.
Ümit Şimşek : Onları da bir sabah vakti o korkunç ses yakaladı.
Yaşar Nuri Öztürk : Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.