Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) 🔊 Meali
Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir.(15:1)

Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.(15:2)

Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.(15:3)

Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.(15:4)

Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.(15:5)

Dediler ki: «Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun.»(15:6)

«Eğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin.»(15:7)

Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.(15:8)

Hiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.(15:9)

Andolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik.(15:10)

Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.(15:11)

Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.(15:12)

Kur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.(15:13)

Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,(15:14)

«Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır» derler.(15:15)

Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.(15:16)

Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.(15:17)

Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.(15:18)

Yeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik.(15:19)

Orada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık.(15:20)

Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz.(15:21)

Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.(15:22)

Elbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.(15:23)

Andolsun ki biz, içinizden İslâm'da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.(15:24)

Şüphesiz Rabbin O'dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir.(15:25)

Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.(15:26)

Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.(15:27)

Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: «Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım.»(15:28)

Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın.»(15:29)

Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.(15:30)

Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti.(15:31)

Allah buyurdu ki: «Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?»(15:32)

İblis şöyle dedi: «Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim.»(15:33)

Allah şöyle buyurdu: «Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin.»(15:34)

«Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir.»(15:35)

İblis: «Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver» dedi.(15:36)

Allah buyurdu ki: «Sen mühlet verilenlerdensin.»(15:37)

«Allah katında bilinen vaktin gününe kadar...»(15:38)

İblis şöyle dedi: «Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!»(15:39)

«Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır.»(15:40)

Allah şöyle buyurdu: «İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur.»(15:41)

«Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur.»(15:42)

«Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir.»(15:43)

«Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır.»(15:44)

Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.(15:45)

Onlara: «Selametle güven içinde oraya girin» denir.(15:46)

Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.(15:47)

Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir.(15:48)

Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.(15:49)

Bununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır.(15:50)
