Kırık Meal (Arapça) : |وَهُوَ: ve O'dur | الَّذِي: kimse | جَعَلَ: yaratan | لَكُمُ: sizin için | النُّجُومَ: yıldızları | لِتَهْتَدُوا: yol bulasınız diye | بِهَا: onlarla | فِي: | ظُلُمَاتِ: karanlıklarında | الْبَرِّ: karanın | وَالْبَحْرِ: ve denizin | قَدْ: gerçekten | فَصَّلْنَا: biz genişçe açıkladık | الْايَاتِ: ayetleri | لِقَوْمٍ: bir toplum için | يَعْلَمُونَ: bilen |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وهو WHWve O'dur | الذي ELZ̃Ykimse | جعل CALyaratan | لكم LKMsizin için | النجوم ELNCWMyıldızları | لتهتدوا LTHTD̃WEyol bulasınız diye | بها BHEonlarla | في FY | ظلمات ƵLMETkaranlıklarında | البر ELBRkaranın | والبحر WELBḪRve denizin | قد GD̃gerçekten | فصلنا FṦLNEbiz genişçe açıkladık | الآيات EL ËYETayetleri | لقوم LGWMbir toplum için | يعلمون YALMWNbilen |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve huve: ve O'dur | lleƶī: kimse | ceǎle: yaratan | lekumu: sizin için | n-nucūme: yıldızları | litehtedū: yol bulasınız diye | bihā: onlarla | fī: | Zulumāti: karanlıklarında | l-berri: karanın | velbeHri: ve denizin | ḳad: gerçekten | feSSalnā: biz genişçe açıkladık | l-āyāti: ayetleri | liḳavmin: bir toplum için | yeǎ'lemūne: bilen |
Kırık Meal (Transcript) : |VHV: ve O'dur | ELZ̃Y: kimse | CAL: yaratan | LKM: sizin için | ELNCVM: yıldızları | LTHTD̃VE: yol bulasınız diye | BHE: onlarla | FY: | ƵLMET: karanlıklarında | ELBR: karanın | VELBḪR: ve denizin | GD̃: gerçekten | FṦLNE: biz genişçe açıkladık | EL ËYET: ayetleri | LGVM: bir toplum için | YALMVN: bilen |
Abdulbaki Gölpınarlı : Öyle bir mabuttur ki karada ve denizde, karanlıklar içine dalmışken yolunuzu bulmanız için yıldızları yaratmıştır. Bilen topluluğa delillerimizi apaçık anlatmadayız.
Adem Uğur : O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık.
Ahmed Hulusi : "HÛ"dur; karanın ve denizin karanlıklarında, hidâyet bulmanız için yıldızları oluşturan! Gerçekten biz, bilen bir toplum için işaretleri tafsil ettik.
Ahmet Tekin : O, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye faydalanmanız için gökte yıldızları bir düzen içinde yerleştirendir. Biz, âyetleri ilimde ilerlemeye devam eden bilgi toplumları için ayrıntılı olarak açıkladık.
Ahmet Varol : Yine O, karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulabilesiniz diye sizin için yıldızları yarattı. Bilen bir topluluk için ayetleri etraflıca açıkladık.
Ali Bulaç : O, karanın ve denizin karanlıklarından yolunuzu bulmanız için size yıldızları var edendir. Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri birer birer (bölüm bölüm) açıkladık.
Ali Fikri Yavuz : Karanın ve denizin karanlıklarında doğru yolu kendileriyle bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O’dur. Gerçekten, bilenler için, âyet ve alâmetleri açıkça bildirdik.
Bekir Sadak : O, yildizlari kara ve denizin karanliklarinda yol bulasiniz diye sizin icin var edendir. Bilen millet icin ayetleri uzun uzadiya acikladik.
Celal Yıldırım : Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulmanız için yıldızları size düzenlemiştir. Gerçekten biz âyetlerimizi bilip anlayan bir millet için açık açık belirttik.
Diyanet İşleri : O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
Diyanet İşleri (eski) : O, yıldızları kara ve denizin karanlıklarında yol bulasınız diye sizin için var edendir. Bilen millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.
Diyanet Vakfi : O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık.
Edip Yüksel : Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O'dur. Bilen bir toplum için ayetleri detaylı olarak açıklamış bulunuyoruz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur. Şüphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu doğrultmanız için size yıldızları sebep kılan O'dur. Gerçekten Biz ayetlerimizi, anlayan bir topluluk için açıkladık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem odur, o ki karada ve denizde yolu doğrultmanız için size yıldızları sebeb kılmıştır, hakikat ilim ehli olanlar için âyetleri tafsıl eyledik
Fizilal-il Kuran : O ki, karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu şaşırmayasınız diye size yıldızları kılavuz yaptı. Biz bilenler için ayetleri ayrıntılı biçimde açıkladık.
Gültekin Onan : O, karanın ve denizin karanlıklarından yolunuzu bulmanız için size yıldızları var edendir. Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri birer birer açıkladık.
Hakkı Yılmaz : Ve Allah, kara ve denizin karanlıklarında kendisiyle kılavuzlandığınız doğru yolu bulasınız diye yıldızları sizin için tanıtandır. Şüphesiz Biz, bilen bir toplum için âyetleri ayrıntılı olarak açıkladık.
Hasan Basri Çantay : O, karanın ve denizin karanlıkları içinde kendileriyle yollarınızı doğrultmanız için, sizin fâidenize, yıldızları yaratandır. Biz âyetlerimizi bilir kimseler için, hakıykat, açıkça bildirdik.
Hayrat Neşriyat : Kara ve denizin karanlıklarında kendileriyle yol bulasınız diye, yıldızları sizin için(sebeb) yapan da O’dur. (Biz bu hikmetleri) bilecek bir kavim için âyetleri iyice açıkladık.
İbni Kesir : O'dur, yıldızları yaratmış olan, karanın ve denizin karanlıklarında onlarla yol bulasınız diye. Ayetlerimizi bilen bir kavim için uzun uzadıya açıkladık.
İskender Evrenosoğlu : Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) onunla yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O'dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.
Muhammed Esed : Karanın ve denizin zifiri karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için var eden Odur: Gerçek şu ki, Biz bu mesajları kavrama yeteneği olan insanlara açık ve anlaşılır kılıyoruz!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve O, o zât-ı akdesdir ki, yıldızları sizin için yaratmıştır. Tâ ki onlar ile karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı dosdoğru takib edesiniz. Biz muhakkak âyetleri bilir kişiler olan bir kavim için mufassalan beyan eyledik.
Ömer Öngüt : Karanın ve denizin karanlıklarında yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O'dur. Gerçekten biz bilen bir topluluk için âyetleri geniş geniş açıkladık.
Şaban Piriş : Karaların ve denizlerin karanlıklarında kendileriyle yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O’dur. Ayetleri bilen bir toplum için genişçe açıklamışızdır.
Suat Yıldırım : Karanın ve denizin karanlıkları içinde size yıldızlardan yararlanıp yol bulma imkânı veren O’dur. Gerçekten bilmek, öğrenmek isteyen kimseler için âyetlerimizi açıkça bildirdik.
Süleyman Ateş : O'dur ki size, karanın ve denizin karanlıklarında, yıldızlardan yararlanıp yol bulma imkânı verdi. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniş geniş açıkladık.
Tefhim-ul Kuran : O, karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulmanız için size yıldızları var edendir. Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri birer birer (bölüm bölüm) açıkladık.
Ümit Şimşek : Karanın ve denizin karanlıklarında yıldızları sizin için yol gösterici yapan da Odur. Bilen bir topluluk için Biz âyetlerimizi çeşitli şekillerde açıklamış bulunuyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk : Karanın ve denizin karanlıklarında, kendileriyle yol bulmanız için yıldızları hizmetinize veren O'dur! Bilgiden nasipli bir topluluk için ayetleri gerçekten ayrıntılı kılmışızdır.