Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | إِنِّي: elbette ben | نُهِيتُ: men'olundum | أَنْ: | أَعْبُدَ: tapmaktan | الَّذِينَ: | تَدْعُونَ: yalvardıklarınıza | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | قُلْ: de ki | لَا: | أَتَّبِعُ: ben uymam | أَهْوَاءَكُمْ: sizin keyiflerinize | قَدْ: çünkü | ضَلَلْتُ: sapıtmış olurum | إِذًا: o takdirde | وَمَا: ve olmam | أَنَا: ben | مِنَ: | الْمُهْتَدِينَ: yola gelenlerden |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GLde ki | إني ÎNYelbette ben | نهيت NHYTmen'olundum | أن ÊN | أعبد ÊABD̃tapmaktan | الذين ELZ̃YN | تدعون TD̃AWNyalvardıklarınıza | من MN | دون D̃WNbaşka | الله ELLHAllah'tan | قل GLde ki | لا LE | أتبع ÊTBAben uymam | أهواءكم ÊHWEÙKMsizin keyiflerinize | قد GD̃çünkü | ضللت ŽLLTsapıtmış olurum | إذا ÎZ̃Eo takdirde | وما WMEve olmam | أنا ÊNEben | من MN | المهتدين ELMHTD̃YNyola gelenlerden |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | innī: elbette ben | nuhītu: men'olundum | en: | eǎ'bude: tapmaktan | elleƶīne: | ted'ǔne: yalvardıklarınıza | min: | dūni: başka | llahi: Allah'tan | ḳul: de ki | lā: | ettebiǔ: ben uymam | ehvā'ekum: sizin keyiflerinize | ḳad: çünkü | Deleltu: sapıtmış olurum | iƶen: o takdirde | ve mā: ve olmam | enā: ben | mine: | l-muhtedīne: yola gelenlerden |
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | ÎNY: elbette ben | NHYT: men'olundum | ÊN: | ÊABD̃: tapmaktan | ELZ̃YN: | TD̃AVN: yalvardıklarınıza | MN: | D̃VN: başka | ELLH: Allah'tan | GL: de ki | LE: | ÊTBA: ben uymam | ÊHVEÙKM: sizin keyiflerinize | GD̃: çünkü | ŽLLT: sapıtmış olurum | ÎZ̃E: o takdirde | VME: ve olmam | ÊNE: ben | MN: | ELMHTD̃YN: yola gelenlerden |
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Ben, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmaktan nehyedildim. De ki: Sizin dileğinize uymam ben. Uyarsam şüphe yok ki doğru yoldan sapmış olurum ve doğru yolu bulanlardan olmam.
Adem Uğur : De ki: Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde sapıtırım da hidayete erenlerden olmam.
Ahmed Hulusi : De ki: "Muhakkak ki ben, sizin Allâh dûnundan taptıklarınıza ibadet etmekten yasaklandım!". . . De ki: "Sizin boş hayallerinize asla uymam! Aksi takdirde gerçekten sapmış olurum ve hidâyet bulanlardan olmam. "
Ahmet Tekin : 'Allah’ın dışında, kulları durumundaki yalvardıklarınıza kulluk ve ibadet etmem bana yasaklandı' de.
'Ben sizin çarpık isteklerinize, şahsî arzu ve ihtiraslarınıza uymayacağım. Aksi takdirde, hak yoldan uzaklaşarak, dalâleti, bozuk düzeni tercih etmiş olurum. O takdirde vahyile gösterilen hak yolda, İslâm’da sebat edenlerden de olamam.' de.
Ahmet Varol : De ki: 'Ben, sizin Allah'tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan nehyolundum.' De ki: 'Ben sizin heveslerinize uyamam. O durumda sapıtmış olurum ve doğru yolda gidenlerden olamam.'
Ali Bulaç : De ki: "Ben, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim." De ki: "Ben sizin heva (istek ve tutku)larınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum."
Ali Fikri Yavuz : De ki: “- Allah’ı bırakıp da tapmakta olduğunuz putlara ibadet etmekten ben men edildim.” De ki: “- Ben sizin arzularınıza uymam. O takdirde gerçekten şaşırmışım demektir; ve doğru yola erenlerden olmamış bulunurum.”
Bekir Sadak : De ki: «Allah'tan baska, yalvardiklariniza kulluk etmekten menolundum.» «Sizin heveslerinize uymayacagim, yoksa sapitmis, dogru yolda gidenlerden olmamis olurum» de.
Celal Yıldırım : De ki: Doğrusu ben sizin Allah'tan başka taptığınız şeye tapmaktan men'olundum. Ve de ki: Sizin heveslerinize de uymam, o takdirde hem sapıtırım, hem de doğru yol üzerinde bulunanlardan olmam.
Diyanet İşleri : De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum.' 'Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum' de.
Diyanet Vakfi : De ki: Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde sapıtırım da hidayete erenlerden olmam.
Edip Yüksel : De: 'ALLAH'ın dışında çağırdıklarınıza tapmaktan menedildim.' De: 'Sizin keyfinize uymayacağım. Aksi taktirde sapar ve doğru yolu bulamam.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : De ki: «Şüphesiz ki bana, Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı». De ki: «Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım, (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum».
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Ben sizin Allah'tan başka taptıklarınıza ibadet etmekten men edildim!» De ki: «Ben sizin çarpık arzularınıza uymam. O zaman şaşırmış ve doğru yoldan gidenlerden olmamış olurum.»
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki ben sizin Allahdan başka taptıklarınıza ibadet etmekten nehyedildim, de ki: ben sizin hevâlarınıza tâbi' olmam, o takdirde şaşırmışım ve ben hidayete irenlerden değilmişim demek olur
Fizilal-il Kuran : De ki; «Sizin Allah dışında yalvardığınız ilâhlara tapmak bana yasaklandı.» De ki; «Ben sizin keyfi arzularınıza uymam; uyarsam sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum.»
Gültekin Onan : De ki: "Ben sizin Tanrı'dan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim." De ki: "Ben sizin hevalarınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum."
Hakkı Yılmaz : De ki: “Şüphesiz ki ben, sizin, Allah'ın astlarından yalvardıklarınıza kulluk etmekten yasaklandım.” De ki: “Ben, sizin boş iğreti arzularınıza uymam. Eğer uyarsam sapıtmış olurum ve ben, kılavuzlandığım doğru yola erenlerden olmamış olurum.”
Hasan Basri Çantay : De ki: «Allâhı bırakıb da tapdığınız şeylere tapmam bana yasak edildi». De ki: «Ben sizin hevâ (ve heves) lerinize asla uymam. Bu takdirde muhakkak sapmış ve ben doğru yola erenlerden olmamış bulunurum».
Hayrat Neşriyat : De ki: 'Şübhesiz ben, Allah’dan başka tapmakta olduklarınıza ibâdet etmekten yasaklandım!' De ki: '(Nefsî) arzularınıza uymam! (Size uysam,) o takdirde, gerçekten dalâlete düşmüş ve ben hidâyete erenlerden olmamış olurum.'
İbni Kesir : De ki: Allah'ı bırakıp da taptığınız başka şeylere tapmaktan men'olundum. De ki: Sizin heveslerinize asla uymam. O takdirde sapmış olurum da hidayete erenlerden olmam.
İskender Evrenosoğlu : De ki: “Muhakkak ki ben, dua ettiğiniz Allah'tan başka şeylere kul olmaktan men edildim.” De ki: “Sizin heveslerinize (nefsinizin afetlerinin dileklerine) uymam, eğer uyarsam (öyle olursa), dalâlette olmuş olurum ve hidayete erenlerden olmam.”
Muhammed Esed : (Hakikati inkar edenlere) de ki: "Allahı bırakıp yalvardığınız (varlıklar)a tapmaktan men olundum". De ki: "Ben sizin mesnetsiz görüşlerinize uymam, yoksa sapkınlığa düşerdim ve doğru yolu bulanlar arasında olmazdım".
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Ben Allah Teâlâ'dan başka taptığınız şeylere ibadetten nehyedilmiş bulunmaktayım.» De ki: «Sizin hevâlarınıza asla uymam. O takdirde ben muhakkak dalâlete düşmüş ve ben hidâyete erenlerden olmamış olurum.»
Ömer Öngüt : De ki: “Allah'ı bırakıp da taptığınız başka şeylere ibadet etmek bana yasak edildi. ” De ki: “Sizin hevâ ve heveslerinize aslâ uymam! Aksi takdirde sapıklığa düşmüş ve hidayete erenlerden olmamış olurum. ”
Şaban Piriş : De ki: -Allah’tan başka yalvardıklarınıza benim kulluk etmem yasaklandı. De ki: -Sizin heveslerinize uymam, uyduğum takdirde sapıtır ve hidayete erenlerden olmamış olurum.
Suat Yıldırım : De ki: "Allah’tan başka taptığınız şeylere ibadet etmem bana yasak kılındı." De ki: "Sizin keyfî arzularınıza uymayacağım; yoksa sapmış olurum."
Süleyman Ateş : De ki: "Ben, Allah'tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan men'olundum." De ki: "Ben sizin keyiflerinize uymam, çünkü o takdirde sapıtmış ve yola gelenlerden olmamış olurum."
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Ben, sizin Allah'tan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim.» De ki: «Ben sizin heva (istek ve tutku) larınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum.»
Ümit Şimşek : De ki: Sizin Allah'tan başka yalvardıklarınıza kulluk etmek bana yasaklandı. De ki: Ben sizin heveslerinize uymam; aksi takdirde sapıtmış olurum, doğru yolu bulanlar arasında olmam.
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Ben, Allah'ı bırakıp da yakardıklarınıza kulluk etmekten yasaklandım!" De ki: "Sizin keyiflerinize uymam! Çünkü bunu yaparsam sapıtmış olurum, doğruyu ve güzeli bulanlardan olmam."