Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | رَأَيْتَ: gördüğün | الَّذِينَ: | يَخُوضُونَ: (münasebetsizliğe) dalanları | فِي: hakkında | ايَاتِنَا: ayetlerimiz | فَأَعْرِضْ: yüz çevir | عَنْهُمْ: onlardan | حَتَّىٰ: kadar | يَخُوضُوا: onlar geçinceye | فِي: | حَدِيثٍ: bir söze | غَيْرِهِ: başka | وَإِمَّا: eğer | يُنْسِيَنَّكَ: sana (bunu) unutturursa | الشَّيْطَانُ: şeytan | فَلَا: | تَقْعُدْ: oturma | بَعْدَ: sonra | الذِّكْرَىٰ: hatırladıktan | مَعَ: beraber | الْقَوْمِ: topluluğuyla | الظَّالِمِينَ: zalimler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃Eve zaman | رأيت RÊYTgördüğün | الذين ELZ̃YN | يخوضون YḢWŽWN(münasebetsizliğe) dalanları | في FYhakkında | آياتنا ËYETNEayetlerimiz | فأعرض FÊARŽyüz çevir | عنهم ANHMonlardan | حتى ḪTkadar | يخوضوا YḢWŽWEonlar geçinceye | في FY | حديث ḪD̃YS̃bir söze | غيره ĞYRHbaşka | وإما WÎMEeğer | ينسينك YNSYNKsana (bunu) unutturursa | الشيطان ELŞYŦENşeytan | فلا FLE | تقعد TGAD̃oturma | بعد BAD̃sonra | الذكرى ELZ̃KRhatırladıktan | مع MAberaber | القوم ELGWMtopluluğuyla | الظالمين ELƵELMYNzalimler |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | raeyte: gördüğün | elleƶīne: | yeḣūDūne: (münasebetsizliğe) dalanları | fī: hakkında | āyātinā: ayetlerimiz | feeǎ'riD: yüz çevir | ǎnhum: onlardan | Hattā: kadar | yeḣūDū: onlar geçinceye | fī: | Hadīṧin: bir söze | ğayrihi: başka | ve immā: eğer | yunsiyenneke: sana (bunu) unutturursa | ş-şeyTānu: şeytan | felā: | teḳ'ǔd: oturma | beǎ'de: sonra | ƶ-ƶikrā: hatırladıktan | meǎ: beraber | l-ḳavmi: topluluğuyla | Z-Zālimīne: zalimler |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | RÊYT: gördüğün | ELZ̃YN: | YḢVŽVN: (münasebetsizliğe) dalanları | FY: hakkında | ËYETNE: ayetlerimiz | FÊARŽ: yüz çevir | ANHM: onlardan | ḪT: kadar | YḢVŽVE: onlar geçinceye | FY: | ḪD̃YS̃: bir söze | ĞYRH: başka | VÎME: eğer | YNSYNK: sana (bunu) unutturursa | ELŞYŦEN: şeytan | FLE: | TGAD̃: oturma | BAD̃: sonra | ELZ̃KR: hatırladıktan | MA: beraber | ELGVM: topluluğuyla | ELƵELMYN: zalimler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Âyetlerimize dâir münâsebetsiz sözlere daldıklarını görünce bir başka bahse girişinceye dek yüz çevir onlardan. Şeytan, bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra artık zulmeden kavimle oturma.
Adem Uğur : Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.
Ahmed Hulusi : İşaretlerimiz hakkında uygunsuz konuşmalara dalanları gördüğünde, başka bir konuya geçene kadar, onlardan yüz çevir. . . Eğer şeytan sana unutturur ise, fark ettiğin zaman artık zâlimler topluluğu ile beraber oturma.
Ahmet Tekin : Âyetlerimizle ilgili, bilgisizce, dalga geçerek, ileri geri konuşmaya dalanları gördüğün zaman, başka bir konuya geçtiklerini görünceye kadar onlardan uzak dur, onların faaliyetlerine engel tedbirler al. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra hemen kalk, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlim kavimle birlikte oturma.
Ahmet Varol : Ayetlerimiz hakkında uygunsuz sözlere dalanları gördüğünde başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturacak olursa hatırladıktan sonra artık zalimler topluluğuyla birlikte oturma.
Ali Bulaç : Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.
Ali Fikri Yavuz : Âyetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördüğün zaman, kendilerinden yüz çevir, yanlarında oturma; tâ ki, Kur’an’dan başka bir söze dalarlar. Eğer onlardan yüz çevirme işini, Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra hemen kalk da, o zalimler kavmi ile beraber oturma.
Bekir Sadak : Ayetlerimizi cekismeye dalanlari gorunce, baska bir bahse gecmelerine kadar onlardan yuz cevir. seytan sana unutturursa hatirladiktan sonra artik zulmedenlerle beraber oturma.
Celal Yıldırım : Âyetlerimize (alaylı bir tavırla, saygısızca) dalanları gördüğün zaman, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüzçevir. Şayet şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zâlim kavm ile beraber oturma.
Diyanet İşleri : Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.
Diyanet İşleri (eski) : Ayetlerimizi çekişmeye dalanları görünce, başka bir bahse geçmelerine kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra artık zulmedenlerle beraber oturma.
Diyanet Vakfi : Âyetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.
Edip Yüksel : Ayet ve mucizelerimizle alay edenleri gördüğün vakit, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra böyle zalim kimselerle birlikte oturma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman hemen onlardan uzaklaş ki, ondan başka söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluğuyla oturma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ayetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün vakit, kendilerinden yüz çevir, ta ki başka bir söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana bir an unutturursa, hatırına geldiği gibi hemen kalk, o zalimler topluluğu ile beraber olma!
Elmalılı Hamdi Yazır : Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün vakıt da kendilerinden yüz çevir, tâ ki başka bir söze dalsınlar, şayed Şeytan bunu sana bir an unutturursa hatırına geldiği gibi hemen kalk, o zalimler gürûhu ile beraber oturma
Fizilal-il Kuran : Ayetlerimiz hakkında asılsız lâf ebeliğine dalanları gördüğünde (bu adamlar) başka bir söze geçinceye kadar yanlarından uzaklaş. Eğer şeytan sana yanlarından kalkmayı unutturursa, hatırladıktan sonra sakın o zalimler ile birlikte oturma.
Gültekin Onan : Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar': -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra artık zulmeden toplulukla beraber olma.
Hakkı Yılmaz : "Ve âyetlerimiz/ alâmetlerimiz/ göstergelerimiz hakkında boşa uğraşanları gördüğün zaman, onlar ondan başka söze dalıncaya kadar hemen onlardan uzak dur. Ve eğer şeytan bunu sana terk ettirse de, hatırladıktan sonra o şirk koşarak yanlış davrananlar; kendi zararlarına iş yapanlar topluluğu ile beraber oturma. "
Hasan Basri Çantay : Âyetlerimiz hakkında (münasebetsizliğe) dalanları gördüğün zaman — onlar Kur'andan başka bir sözle meşgul oluncaya kadar — kendilerinden yüz çevir. Eğer şeytan seni unutdurursa, o halde hatırladıkdan sonra artık o zalimler güruhu ile beraber oturma.
Hayrat Neşriyat : Âyetlerimiz hakkında (ileri geri konuşmaya) dalanları gördüğün zaman ise, artık(onlar) ondan başka bir söze daldıkları zamâna kadar kendilerinden yüz çevir! Buna rağmen şeytan (bunu) gerçekten sana unutturursa, artık hatırladıktan sonra o zâlimler topluluğuyla berâber oturma!
İbni Kesir : Ayetlerimizi çekişmeye dalanları gördüğün vakit; onlar başka bir söze geçinceye kadar, kendilerinden yüzçevir. Eğer şeytan sana unutturursa; hatırladıktan sonra, artık zalimler güruhu ile oturma.
İskender Evrenosoğlu : Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman, ondan başka bir söze geçinceye kadar artık onlardan yüz çevir. Ama şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğuyla beraber oturma.
Muhammed Esed : İmdi, mesajlarımız hakkında ileri geri konuşan kimselere rastladığın zaman, bu kimseler başka konulara geçinceye kadar onlardan uzak dur; ve eğer Şeytan sana (yapman gerekeni) unutturursa, hiç değilse, hatırladıktan sonra, artık açıkça zulmeden böyle bir topluluğun içinde yer alma;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Bizim âyetlerimizde (cahilane mütala'alara) dalanları gördüğün zaman, ondan başka bir söze dalıncaya kadar hemen onlardan yüz çevir. Ve şâyet (bunu) şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra o zalimler olan kavim ile beraber oturma.
Ömer Öngüt : Âyetlerimizi çekişmeye dalanları gördüğünde, başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra, artık o zâlimler gürûhu ile beraber oturma.
Şaban Piriş : Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğün zaman Kur’an’dan başka bir söze dalana kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan bunu sana unutturursa, hatırladıktan sonra, artık zalim toplulukla beraber oturma.
Suat Yıldırım : Âyetlerimiz hakkında alaylı tavırla münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman, -onlar başka bir konuya geçinceye kadar- kendilerinden yüzçevir, eğer şeytan bunu sana bir an unutturursa, hatırına geldiği gibi hemen kalk, artık o zalimler gürûhuyla oturma!
Süleyman Ateş : Âyetlerimiz hakkında (münasebetsizliğe) dalanları gördüğün zaman, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir; eğer şeytân sana (bunu) unutturursa hatırladıktan sonra (hemen kalk), o zâlimler topluluğuyla beraber oturma!
Tefhim-ul Kuran : Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.
Ümit Şimşek : Âyetlerimize dalıp da onlarla eğlenenleri gördüğünde, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana bunu unutturduğunda ise, hatırladıktan sonra artık o zalimler güruhuyla beraber oturma.
Yaşar Nuri Öztürk : Ayetlerimiz hakkında lakırdıya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze dalıncaya değin onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra o zalimler topluluğu ile oturma.