Önceki Sonraki

6:1En’âm Suresi 1. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:1En’âm Suresi 1. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
الحمد
El-Hamdu
ḪMD̃|ح م د
hamdolsun
2
لله
lillahi
|
o Allah'a
3
الذي
lleƶī
|
ki
Kombi Müfredat
خلق
ḣaleḳa
ḢLG|خ ل ق
yarattı
Kombi Müfredat
السماوات
s-semāvāti
SMV|س م و
gökleri
Kombi Müfredat
والأرض
vel'erDe
ERŽ|ا ر ض
ve yeri
Kombi Müfredat
وجعل
ve ceǎle
CAL|ج ع ل
ve var etti
Kombi Müfredat
الظلمات
Z-Zulumāti
ƵLM|ظ ل م
karanlıkları
Kombi Müfredat
والنور
ve nnūra
NVR|ن و ر
ve aydınlığı
10
ثم
ṧumme
|
yine de
11
الذين
elleƶīne
|
kimseler
12 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar eden(ler)
13 Kombi Müfredat
بربهم
birabbihim
RBB|ر ب ب
Rablerine
14 Kombi Müfredat
يعدلون
yeǎ'dilūne
AD̃L|ع د ل
eşler tutuyorlar
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |الْحَمْدُ: hamdolsun | لِلَّهِ: o Allah'a | الَّذِي: ki | خَلَقَ: yarattı | السَّمَاوَاتِ: gökleri | وَالْأَرْضَ: ve yeri | وَجَعَلَ: ve var etti | الظُّلُمَاتِ: karanlıkları | وَالنُّورَ: ve aydınlığı | ثُمَّ: yine de | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | بِرَبِّهِمْ: Rablerine | يَعْدِلُونَ: eşler tutuyorlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |الحمد ELḪMD̃ hamdolsun | لله LLH o Allah'a | الذي ELZ̃Y ki | خلق ḢLG yarattı | السماوات ELSMEWET gökleri | والأرض WELÊRŽ ve yeri | وجعل WCAL ve var etti | الظلمات ELƵLMET karanlıkları | والنور WELNWR ve aydınlığı | ثم S̃M yine de | الذين ELZ̃YN kimseler | كفروا KFRWE inkar eden(ler) | بربهم BRBHM Rablerine | يعدلون YAD̃LWN eşler tutuyorlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |El-Hamdu: hamdolsun | lillahi: o Allah'a | lleƶī: ki | ḣaleḳa: yarattı | s-semāvāti: gökleri | vel'erDe: ve yeri | ve ceǎle: ve var etti | Z-Zulumāti: karanlıkları | ve nnūra: ve aydınlığı | ṧumme: yine de | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden(ler) | birabbihim: Rablerine | yeǎ'dilūne: eşler tutuyorlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ELḪMD̃: hamdolsun | LLH: o Allah'a | ELZ̃Y: ki | ḢLG: yarattı | ELSMEVET: gökleri | VELÊRŽ: ve yeri | VCAL: ve var etti | ELƵLMET: karanlıkları | VELNVR: ve aydınlığı | S̃M: yine de | ELZ̃YN: kimseler | KFRVE: inkar eden(ler) | BRBHM: Rablerine | YAD̃LVN: eşler tutuyorlar | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Hamt Allah'a ki gökleri ve yeryüzünü halketti, karanlıkları ve ışığı yarattı, sonra da kâfir olanlar, taptıklarını Rableriyle denk tutarlar.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. (Bunca âyet ve delillerden) sonra kâfir olanlar (hâla putları) Rab'leri ile denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hamd; semâlar ve arz'ı yaratan, karanlıkları (bilgisizlikler) ve Nur'u (ilmi) oluşturan Allâh'a aittir. . . Öte yandan, hakikati inkârda ısrar edenler, (varsandıkları dışsal tanrılarını) Rablerine (hakikatlerindeki El Esmâ mertebesine) denk tutarlar (bunun sonucunda da şirk ortaya çıkar)!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a hamdolsun. Bunca âyet ve delillerden sonra, Rablerini inkârda ısrar edip, küfre sapanlar, hâlâ kulluk ve ibadette, Rablerine denk varlıklar icat ediyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı vareden Allah'a hamdolsun. Sonra, inkarcılar Rabblerine başkalarını denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı (nuru) kılan Allah'adır. (Bundan) Sonra bile, inkâr edenler, Rablerine (bir takım varlıkları ve güçleri) denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı yapan Allah’a mahsustur. Sonra da Rablerini tanımıyanlar, ona, putları denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Hamd, gokleri ve yeri yaratan, karanliklari ve aydinligi vareden Allah'a mahsustur. Oyle iken, inkar edenler Rablerine baskalarini esit tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Hamd o Allah'a ki gökleri ve yeri yaratmış, karanlıkları ve aydınlığı düzenleyip var kılmıştır. Sonra da (Hakk'ı) inkâr edenler Rablarına, (yaptıkları putları, putlaştırdıkları kişileri) denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Böyle iken inkâr edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı vareden Allah'a mahsustur. Öyle iken, inkar edenler Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. (Bunca âyet ve delillerden) sonra kâfir olanlar (hâla putları) Rab'leri ile denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlığı ve ışığı vareden ALLAH'a yaraşır. Buna rağmen, inkarcılar Rab'lerini başkalarıyla denk tutuyor.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Yine de hakkı tanımayanlar bunları kendilerini yaratana denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Hamd o Allahın hakkıdır ki Gökleri ve yeri yarattı zulmetleri ve nuru yaptı, sonra da Hakkı tanımayanlar bunları kendilerini yaratana denk tutuyorlarDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı yoktan var eden Allah'a mahsustur. Durum böyleyken kafirler, bu yaratıkları Rabblerine denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve nuru kılan Tanrı'yadır. (Bundan) Sonra bile, küfredenler, rablerine (bir takım varlıkları ve güçleri) denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Tüm övgüler, gökleri ve yeri oluşturan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur; başkası övülemez. Sonra da Allah’ın ilâhlığını ve Rabliğini kabul etmeyen şu kişiler, bir şeyleri Rabblerine eşit / denk tutuyorlar. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Hamd olsun — O gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden — Allaha. Kâfir olanlar (bunca âyet ve delillerin zuhurundan) sonra (bunları veya bunlardan bir kısmını) haalâ Rableriyle denk tutuyorlar. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Sonra, inkâr edenler (hâlâ bu putları) Rablerine denk tutuyorlar!Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hamd; gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı vareden Allah'a mahsustur. Sonra da kafirler bunları rabblarına denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Hamd semaları ve arzı yaratan, zulmeti ve nuru var eden Allah'a mahsustur. Sonra da kâfirler, Rab'lerine (başka şeyleri) eş (denk, adl) tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Her türlü övgü, gökleri ve yeri yaratan, derin karanlığı ve (parlak) aydınlığı var eden Allaha özgüdür: Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, başka güçleri Rableri ile eş tutarlar!Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Hamd o Allah Teâlâ'ya mahsustur ki, gökleri ve yeri yaratmış ve zulmetler ile nûru var etmiştir. Sonra kâfir olanlar, (bunları) Rablerine denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Sonra da kâfirler Rablerine (başkalarını) denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Yine de kafirler Rab’lerine (başkalarını) denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’ın hakkıdır. Bir de kâfirler kalkmışlar, birtakım putları Rab’lerine eşit sayıyorlar!Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Hamdolsun o Allah'a ki, gökleri ve yeri yarattı, karanlıkları ve aydınlığı var etti. Yine de inkârcılar, Rablerine eşler tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Hamd gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı (nuru) kılan Allah'adır. (Bundan) Sonra bile küfre sapanları, Rablerine (birtakım varlıkları ve güçleri) denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Hamd, bütünüyle o Allah'a aittir ki, gökleri ve yeri yaratmış, karanlıkları ve aydınlığı var etmiştir. Yine de inkâr edenler, başkalarını Rablerine denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Hamt Allah'adır! O ki gökleri ve yeri yaratmış, karanlıklara ve nura vücut vermiştir. Sonra, gerçeği örtenler bunları Rablerine denk tutuyorlar.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.