6:82En’âm  Suresi 82. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:82En’âm  Suresi 82. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. الَّذِينَ (ELZ̃YN) = elleƶīne : kimseler
2. امَنُوا ( ËMNVE) = āmenū : inanan(lar)
3. وَلَمْ (VLM) = velem : ve
4. يَلْبِسُوا (YLBSVE) = yelbisū : bulamayanlar
5. إِيمَانَهُمْ (ÎYMENHM) = īmānehum : imanlarını
6. بِظُلْمٍ (BƵLM) = biZulmin : bir haksızlıkla
7. أُولَٰئِكَ (ÊVLÙK) = ulāike : işte
8. لَهُمُ (LHM) = lehumu : onlarındır
9. الْأَمْنُ (ELÊMN) = l-emnu : güven
10. وَهُمْ (VHM) = ve hum : ve onlardır
11. مُهْتَدُونَ (MHTD̃VN) = muhtedūne : doğru yolu bulanlar da
kimseler | inanan(lar) | ve | bulamayanlar | imanlarını | bir haksızlıkla | işte | onlarındır | güven | ve onlardır | doğru yolu bulanlar da |

[] [EMN] [] [LBS] [EMN] [ƵLM] [] [] [EMN] [] [HD̃Y]
ELZ̃YN ËMNVE VLM YLBSVE ÎYMENHM BƵLM ÊVLÙK LHM ELÊMN VHM MHTD̃VN

elleƶīne āmenū velem yelbisū īmānehum biZulmin ulāike lehumu l-emnu ve hum muhtedūne
الذين آمنوا ولم يلبسوا إيمانهم بظلم أولئك لهم الأمن وهم مهتدون

6:82En’âm  Suresi 82. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler Those who
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believed
ولم | VLM velem ve and (did) not
يلبسوا ل ب س | LBS YLBSVE yelbisū bulamayanlar mix
إيمانهم ا م ن | EMN ÎYMENHM īmānehum imanlarını their belief
بظلم ظ ل م | ƵLM BƵLM biZulmin bir haksızlıkla with wrong,
أولئك | ÊVLÙK ulāike işte those,
لهم | LHM lehumu onlarındır for them,
الأمن ا م ن | EMN ELÊMN l-emnu güven (is) the security
وهم | VHM ve hum ve onlardır and they
مهتدون ه د ي | HD̃Y MHTD̃VN muhtedūne doğru yolu bulanlar da (are) rightly guided.
6:82 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

kimseler | inanan(lar) | ve | bulamayanlar | imanlarını | bir haksızlıkla | işte | onlarındır | güven | ve onlardır | doğru yolu bulanlar da |

[] [EMN] [] [LBS] [EMN] [ƵLM] [] [] [EMN] [] [HD̃Y]
ELZ̃YN ËMNVE VLM YLBSVE ÎYMENHM BƵLM ÊVLÙK LHM ELÊMN VHM MHTD̃VN

elleƶīne āmenū velem yelbisū īmānehum biZulmin ulāike lehumu l-emnu ve hum muhtedūne
الذين آمنوا ولم يلبسوا إيمانهم بظلم أولئك لهم الأمن وهم مهتدون

[] [ا م ن] [] [ل ب س] [ا م ن] [ظ ل م] [] [] [ا م ن] [] [ه د ي]

6:82En’âm  Suresi 82. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
الذين | ELZ̃YN elleƶīne kimseler Those who
Elif,Lam,Zel,Ye,Nun,
1,30,700,10,50,
REL – masculine plural relative pronoun
اسم موصول
آمنوا ا م ن | EMN ËMNVE āmenū inanan(lar) believed
,Mim,Nun,Vav,Elif,
,40,50,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form IV) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
ولم | VLM velem ve and (did) not
Vav,Lam,Mim,
6,30,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
يلبسوا ل ب س | LBS YLBSVE yelbisū bulamayanlar mix
Ye,Lam,Be,Sin,Vav,Elif,
10,30,2,60,6,1,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb, jussive mood
PRON – subject pronoun
فعل مضارع مجزوم والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
إيمانهم ا م ن | EMN ÎYMENHM īmānehum imanlarını their belief
,Ye,Mim,Elif,Nun,He,Mim,
,10,40,1,50,5,40,
N – accusative masculine (form IV) verbal noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بظلم ظ ل م | ƵLM BƵLM biZulmin bir haksızlıkla with wrong,
Be,Zı,Lam,Mim,
2,900,30,40,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine indefinite noun
جار ومجرور
أولئك | ÊVLÙK ulāike işte those,
,Vav,Lam,,Kef,
,6,30,,20,
DEM – plural demonstrative pronoun
اسم اشارة
لهم | LHM lehumu onlarındır for them,
Lam,He,Mim,
30,5,40,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
جار ومجرور
الأمن ا م ن | EMN ELÊMN l-emnu güven (is) the security
Elif,Lam,,Mim,Nun,
1,30,,40,50,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
وهم | VHM ve hum ve onlardır and they
Vav,He,Mim,
6,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
الواو عاطفة
ضمير منفصل
مهتدون ه د ي | HD̃Y MHTD̃VN muhtedūne doğru yolu bulanlar da (are) rightly guided.
Mim,He,Te,Dal,Vav,Nun,
40,5,400,4,6,50,
N – nominative masculine plural (form VIII) active participle
اسم مرفوع
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
الذين
elleƶīne
|
kimseler
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan(lar)
3
ولم
velem
|
ve
Kombi Müfredat
يلبسوا
yelbisū
LBS|ل ب س
bulamayanlar
Kombi Müfredat
إيمانهم
īmānehum
EMN|ا م ن
imanlarını
Kombi Müfredat
بظلم
biZulmin
ƵLM|ظ ل م
bir haksızlıkla
7
أولئك
ulāike
|
işte
8
لهم
lehumu
|
onlarındır
Kombi Müfredat
الأمن
l-emnu
EMN|ا م ن
güven
10
وهم
ve hum
|
ve onlardır
11 Kombi Müfredat
مهتدون
muhtedūne
HD̃Y|ه د ي
doğru yolu bulanlar da
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | وَلَمْ: ve | يَلْبِسُوا: bulamayanlar | إِيمَانَهُمْ: imanlarını | بِظُلْمٍ: bir haksızlıkla | أُولَٰئِكَ: işte | لَهُمُ: onlarındır | الْأَمْنُ: güven | وَهُمْ: ve onlardır | مُهْتَدُونَ: doğru yolu bulanlar da | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | ولم WLM ve | يلبسوا YLBSWE bulamayanlar | إيمانهم ÎYMENHM imanlarını | بظلم BƵLM bir haksızlıkla | أولئك ÊWLÙK işte | لهم LHM onlarındır | الأمن ELÊMN güven | وهم WHM ve onlardır | مهتدون MHTD̃WN doğru yolu bulanlar da | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | velem: ve | yelbisū: bulamayanlar | īmānehum: imanlarını | biZulmin: bir haksızlıkla | ulāike: işte | lehumu: onlarındır | l-emnu: güven | ve hum: ve onlardır | muhtedūne: doğru yolu bulanlar da | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | VLM: ve | YLBSVE: bulamayanlar | ÎYMENHM: imanlarını | BƵLM: bir haksızlıkla | ÊVLÙK: işte | LHM: onlarındır | ELÊMN: güven | VHM: ve onlardır | MHTD̃VN: doğru yolu bulanlar da | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : İnananlar ve inançlarını haksızlıkla karıştırmayanlardır emîn olmaya hak kazananlar ve onlardır doğru yolu bulmuş olanlar.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : İman edenler ve imanlarını zulüm (gizli şirk) ile karıştırmayanlar. . . İşte güvende olma hakkı onlarındır. . . Doğru yolu bulanlar onlardır!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İman edenler ve imanlarına şirk, baskı, zulüm, işkence, haksızlık, isyan ve inkâr bulaştırmayanlar, bunlara âlet olmayanlar, işte onlar güven içindedirler. Doğru, hak yolda, İslâm’da sebat edenlerdir.'Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : İman edip de imanlarına zulüm karıştırmayanlar; işte güven onlaradır ve doğru yolda olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İman edip de imanlarını zulüm ve şirkle bulaştırmayanlar (var ya), işte korkudan emin olmak onların hakkıdır ve hidâyete erenler de onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Iste guven; onlara, inanip haksizlik karistirmayanlaradir. Onlar dogru yoldadirlar. *Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : İimân edip imânlarını hiçbir haksızlıkla karıştırmayanlar var ya, işte güven onlaradır; doğru yola erişenler de onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : İşte güven; onlara, inanıp haksızlık karıştırmayanlaradır. Onlar doğru yoldadırlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : İnananlar ve imanlarını bir zulümle bulaştırmayanlar güvenliği hakketmişlerdir ve onlar doğruyu bulmuşlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İman edip de imanlarını bir haksızlıkla karıştırmayan kimseler, işte korkudan emin olmak onların hakkıdır ve hidayete erenler de onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : İyman edib de iymanlarını bir haksızlıkla telbis etmiyen kimseler işte korkudan emîn olmak onların hakkıdır ve hidayete erenler onlardırDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : İman edenler ve bu imanlarına zulüm karıştırmayanlar var ya, güven işte onlar içindir, doğru yolda olanlar onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : inananlar ve inançlarını zulmle karıştırmayanlar, işte güvenlik (emnü) onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Şu iman edenler ve imanlarına yanlış; kendi zararlarına olan iş giydirmeyenler/ ortak koşma inancı karıştırmayanlar, işte onlar, güven kendilerinin olanlardır. Kılavuzlandıkları doğru yolu bulanlar da onlardır. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Îman edenler, bununla beraber îmanlarını haksızlıkla da bulaşdırmayanlar, işte (ancak) onlardır ki (korkudan) emîn olmak hakkı kendilerinindir. Onlar doğru yolu bulmuş kimselerdir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Îmân edip de îmanlarını bir zulümle (şirkle) bulaştırmayanlara gelince, işte onlar var ya, kendileri için (ebedî azab korkusundan) emîn olmak vardır ve onlar hidâyete erenlerdir.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İman edenler, imanlarını zulüm ile bulaştırmayanlar, işte onlaradır emniyet. Ve işte onlar, hidayete ermiş olanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Âmenû olan kimseler ve îmânlarını zulümle karıştırmayanlar, işte onlar (korkudan) emindirler. Ve onlar hidayete erenlerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : "İmana ermiş olan ve zulüm işleyerek imanlarını karartmayanlar, işte onlardır güven içinde olacak olanlar, çünkü doğru yolu bulanlar onlardır!" dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : O kimseler ki, imân etmişler ve imânlarını bir zulme bulaştırmamışlardır. İşte korkudan emin olmak onlara aittir. Ve hidâyete ermiş olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : İman edip de imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya! İşte güven onlarındır ve doğru yolda olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar, işte emniyet onlar içindir, hidayette olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : İman edip imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya, işte korkudan emin olma onların hakkıdır, doğru yolda olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : İnananlar ve imanlarını bir haksızlıkla bulamayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İman eden ve imanlarına zulüm bulaştırmamış olanlar-korkudan emin olmak işte onların hakkıdır; doğru yolda olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle kirletmeyenler var ya, güvende olma/güvenilir olma işte onların hakkıdır; doğruyu ve güzeli yakalayanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.