Önceki Sonraki

6:91En’âm Suresi 91. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:91En’âm Suresi 91. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وما
ve mā
|
Kombi Müfredat
قدروا
ḳaderū
GD̃R|ق د ر
tanıyamadılar
3
الله
llahe
|
Allah'ı
Kombi Müfredat
حق
Haḳḳa
ḪGG|ح ق ق
hakkıyla
Kombi Müfredat
قدره
ḳadrihi
GD̃R|ق د ر
O'nun kadrini
6
إذ
|
zira
Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler
8
ما
|
Kombi Müfredat
أنزل
enzele
NZL|ن ز ل
indirmedi
10
الله
llahu
|
Allah
11
على
ǎlā
|
üzerine
12 Kombi Müfredat
بشر
beşerin
BŞR|ب ش ر
insan
13
من
min
|
14 Kombi Müfredat
شيء
şey'in
ŞYE|ش ي ا
bir şey
15 Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
16
من
men
|
kim
17 Kombi Müfredat
أنزل
enzele
NZL|ن ز ل
indirdi
18 Kombi Müfredat
الكتاب
l-kitābe
KTB|ك ت ب
Kitabı
19
الذي
lleƶī
|
o ki
20 Kombi Müfredat
جاء
cā'e
CYE|ج ي ا
getirdi
21
به
bihi
|
onu
22
موسى
mūsā
|
Musa
23 Kombi Müfredat
نورا
nūran
NVR|ن و ر
nur olarak
24 Kombi Müfredat
وهدى
ve huden
HD̃Y|ه د ي
ve yol gösterici olarak
25 Kombi Müfredat
للناس
linnāsi
NVS|ن و س
insanlara
26 Kombi Müfredat
تجعلونه
tec'ǎlūnehu
CAL|ج ع ل
siz onu haline getirip
27 Kombi Müfredat
قراطيس
ḳarāTīse
GRŦS|ق ر ط س
parça parça kağıtlar
28 Kombi Müfredat
تبدونها
tubdūnehā
BD̃V|ب د و
gösteriyorsunuz
29 Kombi Müfredat
وتخفون
ve tuḣfūne
ḢFY|خ ف ي
ve gizliyorsunuz
30 Kombi Müfredat
كثيرا
keṧīran
KS̃R|ك ث ر
çoğunu da
31 Kombi Müfredat
وعلمتم
ve ǔllimtum
ALM|ع ل م
ve size öğretildiği
32
ما
|
şeylerin
33
لم
lem
|
34 Kombi Müfredat
تعلموا
teǎ'lemū
ALM|ع ل م
bilmediği
35
أنتم
entum
|
ne sizin
36
ولا
ve lā
|
37 Kombi Müfredat
آباؤكم
ābā'ukum
EBV|ا ب و
ne de babalarınızın
38 Kombi Müfredat
قل
ḳuli
GVL|ق و ل
de ki
39
الله
llahu
|
Alah
40
ثم
ṧumme
|
sonra
41 Kombi Müfredat
ذرهم
ƶerhum
VZ̃R|و ذ ر
bırak onları
42
في
|
43 Kombi Müfredat
خوضهم
ḣavDihim
ḢVŽ|خ و ض
daldıkları bataklıkta
44 Kombi Müfredat
يلعبون
yel'ǎbūne
LAB|ل ع ب
oynayadursunlar
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَمَا: | قَدَرُوا: tanıyamadılar | اللَّهَ: Allah'ı | حَقَّ: hakkıyla | قَدْرِهِ: O'nun kadrini | إِذْ: zira | قَالُوا: dediler | مَا: | أَنْزَلَ: indirmedi | اللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: üzerine | بَشَرٍ: insan | مِنْ: | شَيْءٍ: bir şey | قُلْ: de ki | مَنْ: kim | أَنْزَلَ: indirdi | الْكِتَابَ: Kitabı | الَّذِي: o ki | جَاءَ: getirdi | بِهِ: onu | مُوسَىٰ: Musa | نُورًا: nur olarak | وَهُدًى: ve yol gösterici olarak | لِلنَّاسِ: insanlara | تَجْعَلُونَهُ: siz onu haline getirip | قَرَاطِيسَ: parça parça kağıtlar | تُبْدُونَهَا: gösteriyorsunuz | وَتُخْفُونَ: ve gizliyorsunuz | كَثِيرًا: çoğunu da | وَعُلِّمْتُمْ: ve size öğretildiği | مَا: şeylerin | لَمْ: | تَعْلَمُوا: bilmediği | أَنْتُمْ: ne sizin | وَلَا: | ابَاؤُكُمْ: ne de babalarınızın | قُلِ: de ki | اللَّهُ: Alah | ثُمَّ: sonra | ذَرْهُمْ: bırak onları | فِي: | خَوْضِهِمْ: daldıkları bataklıkta | يَلْعَبُونَ: oynayadursunlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وما WME | قدروا GD̃RWE tanıyamadılar | الله ELLH Allah'ı | حق ḪG hakkıyla | قدره GD̃RH O'nun kadrini | إذ ÎZ̃ zira | قالوا GELWE dediler | ما ME | أنزل ÊNZL indirmedi | الله ELLH Allah | على AL üzerine | بشر BŞR insan | من MN | شيء ŞYÙ bir şey | قل GL de ki | من MN kim | أنزل ÊNZL indirdi | الكتاب ELKTEB Kitabı | الذي ELZ̃Y o ki | جاء CEÙ getirdi | به BH onu | موسى MWS Musa | نورا NWRE nur olarak | وهدى WHD̃ ve yol gösterici olarak | للناس LLNES insanlara | تجعلونه TCALWNH siz onu haline getirip | قراطيس GREŦYS parça parça kağıtlar | تبدونها TBD̃WNHE gösteriyorsunuz | وتخفون WTḢFWN ve gizliyorsunuz | كثيرا KS̃YRE çoğunu da | وعلمتم WALMTM ve size öğretildiği | ما ME şeylerin | لم LM | تعلموا TALMWE bilmediği | أنتم ÊNTM ne sizin | ولا WLE | آباؤكم ËBEÙKM ne de babalarınızın | قل GL de ki | الله ELLH Alah | ثم S̃M sonra | ذرهم Z̃RHM bırak onları | في FY | خوضهم ḢWŽHM daldıkları bataklıkta | يلعبون YLABWN oynayadursunlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve mā: | ḳaderū: tanıyamadılar | llahe: Allah'ı | Haḳḳa: hakkıyla | ḳadrihi: O'nun kadrini | : zira | ḳālū: dediler | : | enzele: indirmedi | llahu: Allah | ǎlā: üzerine | beşerin: insan | min: | şey'in: bir şey | ḳul: de ki | men: kim | enzele: indirdi | l-kitābe: Kitabı | lleƶī: o ki | cā'e: getirdi | bihi: onu | mūsā: Musa | nūran: nur olarak | ve huden: ve yol gösterici olarak | linnāsi: insanlara | tec'ǎlūnehu: siz onu haline getirip | ḳarāTīse: parça parça kağıtlar | tubdūnehā: gösteriyorsunuz | ve tuḣfūne: ve gizliyorsunuz | keṧīran: çoğunu da | ve ǔllimtum: ve size öğretildiği | : şeylerin | lem: | teǎ'lemū: bilmediği | entum: ne sizin | ve lā: | ābā'ukum: ne de babalarınızın | ḳuli: de ki | llahu: Alah | ṧumme: sonra | ƶerhum: bırak onları | : | ḣavDihim: daldıkları bataklıkta | yel'ǎbūne: oynayadursunlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VME: | GD̃RVE: tanıyamadılar | ELLH: Allah'ı | ḪG: hakkıyla | GD̃RH: O'nun kadrini | ÎZ̃: zira | GELVE: dediler | ME: | ÊNZL: indirmedi | ELLH: Allah | AL: üzerine | BŞR: insan | MN: | ŞYÙ: bir şey | GL: de ki | MN: kim | ÊNZL: indirdi | ELKTEB: Kitabı | ELZ̃Y: o ki | CEÙ: getirdi | BH: onu | MVS: Musa | NVRE: nur olarak | VHD̃: ve yol gösterici olarak | LLNES: insanlara | TCALVNH: siz onu haline getirip | GREŦYS: parça parça kağıtlar | TBD̃VNHE: gösteriyorsunuz | VTḢFVN: ve gizliyorsunuz | KS̃YRE: çoğunu da | VALMTM: ve size öğretildiği | ME: şeylerin | LM: | TALMVE: bilmediği | ÊNTM: ne sizin | VLE: | ËBEÙKM: ne de babalarınızın | GL: de ki | ELLH: Alah | S̃M: sonra | Z̃RHM: bırak onları | FY: | ḢVŽHM: daldıkları bataklıkta | YLABVN: oynayadursunlar | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah, hiçbir kimseye hiçbir şey indirmedi dedikleri zaman Allah'ı lâyıkıyla tanımadılar, ululamadılar. De ki: Mûsâ'nın, insanlara bir ışık ve onları doğru yola sevk eden bir vâsıta olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Hani, siz onu kâğıtlara yazdınız da yayıp açıklarsınız, hükümlerinden çoğunu da gizlersiniz, hani siz de, atalarınız da, bilmediğiniz şeyleri onun sayesinde bildiniz, öğrendiniz. De ki: Allah indirdi, sonra da bırak onları, düştükleri boş iddialarla oyalanıp dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Yahudiler) Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir. (Resûlüm) sen "Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Allâh'ı hakkıyla takdir edemediler. . . "Allâh, hiçbir beşere bir şey inzâl etmemiştir" demekle! De ki: "Musa'nın hakikatinden insanlar için Nur ve Hüda olarak getirdiği Kitabı (BİLGİyi) kim inzâl etti? Siz Onu (BİLGİyi) kâğıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, birçoğu (BİLGİyi de) gizliyorsunuz. . . Oysa ne sizin ne de babalarınızın bilmediği şeyler öğretildi size!". . . "Allâh" de, sonra bırak onları daldıklarında oynayıp dursunlar!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar, Allah’ın, yüceliğini, kudretini, kadrini, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifade ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar, Allah’ı hakkıyla tanıyıp saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler. 'Allah insanların iyiliği, kurtuluşu için hiçbir şey indirmedi' deme cehaletinde bulundular. 'Öyleyse, Mûsâ’nın, insanların iyiliği, kurtuluşu için bir nur ve hidâyet rehberi olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onları kâğıt parçaları olarak görüyor, çoğunu gizlediğiniz halde, bir kısım ilâhî kelâmı da gösteri aracı haline getiriyorsunuz. Sizin de, atalarınızın da, bilmediği şeyler Kur’ân’da size öğretilmiştir' de. 'Allah' de. Sonra onları bırak. Daldıkları bataklıkta, dünya hayatında oynamaya devam etsinler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlar: 'Allah bir insana herhangi bir şey indirmemiştir' derken Allah'ı hakkıyla değerlendiremediler. De ki: 'Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet rehberi olarak getirdiği, sizin de parça parça kağıtlar haline getirip gösterdiğiniz, çoğunu da gizlediğiniz Kitab'ı kim indirdi? Size (bu kitapla) sizin de babalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi.' Sen: 'Allah (indirdi)' de. Sonra bırak onları daldıkları şeyde oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onlar: "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Allah." Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Yahudî’ler, Allah’ın kadrini gereği gibi tanıyamadılar. Çünkü: “- Allah, hiç bir insana bir şey indirmedi”, dediler. (Vahy ve kitabları inkâr ettiler.) Onlara de ki: “- Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup hesabınıza geleni açıkladığınız, fakat çoğunu gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Sizin bilmediğiniz ve atalarınızın da bilmediği şeyler, size, (Peygamber diliyle Kur’an’da) öğretilmiştir. Ey Rasûlüm, sen, Allah (o kitabı indirdi) de. Sonra onları bırak, batıl dedikodularında oynaya dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : «Allah hicbir insana bir sey indirmemistir» demekle Allah'i geregi gibi degerlendiremediler. De ki: «Musa'nin insanlara nur ve yol gosterici olarak getirdigi Kitap'i kim indirdi? ki siz onu kagitlara yazip bir kismini gosterip cogunu gizlersiniz, atalarÙnÙzÙn ve sizin bilmediiniz size onunla retilmi_tir.» «Allah» de, sonra da onlarÙ daldÙklarÙ sapÙklÙkta bÙrak, oynasÙnlar.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : (Yahudiler), Allah insana hiçbir şey indirmemiştir, diyerek Allah'ın kadr-u kıymetini, azamet ve kudretini bilip anlayamadılar. De ki: Musa' nın insanlara bir nûr, bir hidâyet olarak getirdiği kitabı kim indirdi ? —ki siz onu ayrı ayrı kâğıtlara yazarak kimini ortaya çıkarıp açıklıyorsunuz, çoğunu da gizliyorsunuz. Ne sizin, ne babalarınızın bilmediğiniz şeyler (o kitapla) size öğretilmiştir—. De ki: (Tevrat'ı) Allah indirmiştir. Sonra da onları bırak da daldıkları şeyde oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler. De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : 'Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir' demekle Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. De ki: 'Musa'nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Ki siz onu kağıtlara yazıp bir kısmını gösterip çoğunu gizlersiniz, atalarınızın ve sizin bilmediğiniz size onunla öğretilmiştir.' 'Allah' de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynasınlar.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Yahudiler) Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü «Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi» dediler. De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir. (Resûlüm) sen «Allah» de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar!Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : 'ALLAH hiç bir insana bir şey indirmez,' demekle ALLAH'ı gereği gibi değerlendirmediler. De ki: 'Halka bir hidayet ve ışık olarak Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi -ki göstermek için onu kağıtlara yazdığınız halde çoğunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz-?' 'ALLAH' de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar: «Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştir» demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara aydınlık ve hidayet olmak üzere getirdiği, sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz, bir kısmını belli ettiğiniz, birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın, sayesinde bilmediğiniz birçok şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim gönderdi? (Onlara karşı sen) «Allah» de. Sonra onları bırak, boş laflara dalarak oyalansınlar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah insana hiçbir şey indirmemiştir. demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: «Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği Kitab'ı kim indirdi? -Ki siz onu parça parça kağıtlar haline getiriyor ve bunları ortaya atıyorsunuz ama bir çoğunu gizliyorsunuz.- Bununla beraber şimdi size -ne sizin, ne atalarınızın- bilmediği hakikatler öğretilmekte. (Onlara cevaben): «Allah.» de, sonra bırak onları daldıkları batakta oynayıp dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Allahı gereği gibi tanıyamadılar, çünkü bir Allah beşere bir şey indirmedi dediler, de ki kim indirdi o, Musânın insanlara bir nûr, bir hidayet olarak getirdiği kitabı? ki siz onu parça parça kâğıtlar yapıyorsunuz, bunları ortaya atıyorsunuz da bir çoğunu gizliyorsunuz, bununla beraber şimdi size ne sizin ne atalarınızın bilemediğiniz hakıkatlar öğretilmekte, Allâh, de: Sonra bırak onları daldıkları batakta oynaya dursunlarDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Allah’ı gereği gibi tanıyamadıkları için: “Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir” dediler. De ki: “Musa’nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği Kitab’ı kim indirdi? Ki siz onu parça parça kağıtlar haline getirip işinize geleni açıklandınız ve çoğunu gizlediniz. Atalarınızın da, sizin de bilmediğiniz şeyler size onunla öğretilmiştir.” (Habibim) sen “Allah” de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oyalana dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onlar: "Tanrı beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Tanrı'nın gerçek gücünü ölçemediler / değerlendiremediler veya Tanrı'nın gücünü gerçekten / gerektiği gibi değerlendiremediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kağıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Tanrı." Sonra onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve onlar, “Allah, hiçbir beşere bir şey göndermemiştir” demekle, Allah'ı hakkıyla takdir edemediler/gereği gibi tanıyamadılar. De ki: “Mûsâ'nın insanlara aydınlık ve kılavuz olmak üzere getirdiği, sizin parça parça yazı malzemeleri yaptığınız, bir kısmını belli ettiğiniz, birçoğunu gizlediğiniz; siz ve atalarınızın, sayesinde bilmediğiniz birçok şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim indirdi?” Sen, de ki: “Allah!” Sonra onları boş uğraşlarında oynar hâlde bırak. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Yahudiler de) Allahın kadrini, ona lâyık olacak bir suretde, hakkıyle takdir etmediler. Çünkü «Allah hiç bir beşere hiç bir şey indirmedi» dediler. Söyle (onlara) ki: «Musânın insanlara bir nur ve hidâyet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kâğıdlar haaline koyub (işinize geleni gösterib) açıkladığınız, (fakat) çoğunu gizlediğiniz o' kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler (Kuranda) size öğretilmişdir». (Habîbim) sen «Allah» de (geç) ve sonra onları bırak ki daldıkları batakda oynaya dursunlar! Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki (yahudiler:) 'Allah hiçbir insana birşey indirmedi' dediklerinde, Allah’ı O’nun şânına lâyık bir sûrette (hakkıyla) takdîr edemediler.De ki: 'Mûsâ’nın insanlara bir nûr ve bir hidâyet olarak getirdiği Kitâb’ı kim indirdi? (Siz)onu (Tevrât’ı) parça parça kâğıtlar yapıp, onları(n bir kısmını) açıklıyorsunuz;(Muhammed’in sıfatları gibi) birçoğunu da gizliyorsunuz!' Bununla berâber ne sizin, ne de atalarınızın bilmediğiniz şeyler size (Kur’ân’da) öğretilmiştir. (Ey Resûlüm! Sen Tevrât’ı da, Kur’ân’ı da) 'Allah (indirdi)!' de; sonra onları bırak, daldıkları (bâtıl) içinde oynasınlar!Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Allah; hiçbir insana bir şey indirmedi, demekle; Allah'ı, şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup açıkladınız, çoğunu da gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler size öğretilmiştir. «Allah» de, sonra onları bırak da, daldıkları sapıklıkta oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : “Ve Allah, beşere bir şey indirmedi.” dedikleri zaman O'nun kadrini hakkıyla takdir edemediler. “İnsanlar için hidayet edici ve bir nur olan Hz. Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi?” de. Onu kâğıtlara (yazıp) açıklıyorsunuz, çoğunu gizliyorsunuz. Babalarınızın ve sizin bilmediğiniz şeyler size öğretildi. “Allah” de, sonra onları daldıkları şeylerde bırak oynasınlar.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Nitekim onlar, "Allah insana hiçbir şey vahyetmemiştir!" derken Allahı gereği gibi kavramadıklarını göstermişlerdir. De ki: "Kim indirdi Musanın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin (sırf) kağıt parçaları olarak gördüğünüzü, (o kadar) çok gizlediğiniz halde bir gösteri aracı yaptığınız o ilahi kelamı? Halbuki (onunla) size ne sizin ne de atalarınızın bilmediği şeyler öğretilmişti." "Allah (o ilahi kelamı vahyetmiştir)!" de; ve sonra da bırak, onlar boş laflarla oyalanıp dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve (Yahudiler) Allah Teâlâ'nın kadrini O'nun şan-ı ulûhiyetine layık olacak bir surette takdir edemediler. Çünkü, «Allah insanlara birşey indirmiş değildir,» dediler. De ki: «Musa'nın bir nûr ve nâs için bir hüda olarak getirmiş olduğu kitabı kim indirmiştir? Siz onu parça parça kağıtlara yazıyor, meydana koyuyorsunuz ve birçoğunu da gizliyorsunuz ve sizin babalarınızın bilmediklerini öğretilmiş oluyorsunuz». Sen «Allah» de, sonra onları bırak, daldıkları batakta oynayıp dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onlar Allah'ı lâyıkıyle bilip takdir edemediler. Çünkü: “Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi. ” dediler. De ki: “Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği Tevrat'ı kim indirdi? Siz onu parça parça kağıtlar haline getirip, işinize geleni açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir. ” Resul'üm! Sen “Allah!” de, sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Allah’ın hiç bir beşere, hiç bir şey indirmediğini söylemekle, Allah’ı hakkıyla tanıyamadılar. De ki: -Öyleyse Musa’nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, sizin de yapraklar haline getirip açıkladığınız, çoğunu da gizlediğiniz, siz ve babalarınız hiç bir şey bilmezken öğretildiğiniz o kitabı kim indirdi? “Allah” de sonra onları bataklıklarında oynamaya bırak.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Bazı Yahudiler de Allah’ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü "Allah hiçbir insana hiçbir şey indirmemiştir." dediler. Sen onlara de ki: "Peki, Mûsâ’nın insanlara bir nûr ve rehber olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kâğıtlar haline koyup işinize geleni gösterdiğiniz, fakat çoğunu gizlediğiniz ve sizin de babalarınızın da bilmediğiniz birçok şeyleri sayesinde öğrendiğiniz o kitabı kim indirdi?"Ey Resulüm sen: "Allah indirdi." de! sonra bırak daldıkları batıllarında oynaya dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Allâh'ı şânına yaraşır biçimde tanıyamadılar, zira "Allâh, insana bir şey indirmedi" dediler. De ki: "Öyleyse Mûsâ'nın, insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği, -ki siz onu parça parça kâğıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, çoğunu da gizliyorsunuz- ve ne sizin, ne de babalarınızın bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitabı kim indirdi?" "Alah" de, sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onlar: «Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir» demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: «Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir.» De ki: «Allah.» Sonra da Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onlar, 'Allah beşere birşey indirmemiştir' derken, Allah'ı lâyıkıyla takdir edemediler. De ki: Öyleyse, Musa'nın insanlara nur ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz o kitabı kâğıtlara yazar, bir kısmını açıklar, birçoğunu da gizlersiniz. Sizin ve atalarınızın bilmediği pek çok şey de size onunla öğretildi. Sen Allah de, sonra bırak onları, daldıkları batakta oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Çünkü, "Allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. De ki "Mûsa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Siz o Kitap'ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. Size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "Allah" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.