Önceki Sonraki

6:70En’âm Suresi 70. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:70En’âm Suresi 70. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وذر
ve ƶeri
VZ̃R|و ذ ر
ve bırak
2
الذين
elleƶīne
|
kimseleri
Kombi Müfredat
اتخذوا
tteḣaƶū
EḢZ̃|ا خ ذ
yerine koyan(ları)
Kombi Müfredat
دينهم
dīnehum
D̃YN|د ي ن
dinlerini
Kombi Müfredat
لعبا
leǐben
LAB|ل ع ب
oyun
Kombi Müfredat
ولهوا
velehven
LHV|ل ه و
ve eğlence
Kombi Müfredat
وغرتهم
ve ğarrathumu
ĞRR|غ ر ر
ve aldattığı kimseleri
Kombi Müfredat
الحياة
l-Hayātu
ḪYY|ح ي ي
hayatının
Kombi Müfredat
الدنيا
d-dunyā
D̃NV|د ن و
dünya
10 Kombi Müfredat
وذكر
veƶekkir
Z̃KR|ذ ك ر
ve öğüt ver
11
به
bihi
|
o (Kur'an) ile
12
أن
en
|
diye
13 Kombi Müfredat
تبسل
tubsele
BSL|ب س ل
helake gider
14 Kombi Müfredat
نفس
nefsun
NFS|ن ف س
bir kişi
15
بما
bimā
|
dolayı
16 Kombi Müfredat
كسبت
kesebet
KSB|ك س ب
kazandığından
17 Kombi Müfredat
ليس
leyse
LYS|ل ي س
olmaz
18
لها
lehā
|
onun
19
من
min
|
20 Kombi Müfredat
دون
dūni
D̃VN|د و ن
başka
21
الله
llahi
|
Allah'tan
22 Kombi Müfredat
ولي
veliyyun
VLY|و ل ي
ne bir dostu
23
ولا
ve lā
|
ne de
24 Kombi Müfredat
شفيع
şefīǔn
ŞFA|ش ف ع
bir yardımcısı
25
وإن
ve in
|
ve eğer
26 Kombi Müfredat
تعدل
teǎ'dil
AD̃L|ع د ل
verse
27 Kombi Müfredat
كل
kulle
KLL|ك ل ل
her türlü
28 Kombi Müfredat
عدل
ǎdlin
AD̃L|ع د ل
fidyeyi
29
لا
|
30 Kombi Müfredat
يؤخذ
yu'ḣaƶ
EḢZ̃|ا خ ذ
kabul edilmez
31
منها
minhā
|
ondan
32
أولئك
ulāike
|
işte onlar
33
الذين
elleƶīne
|
kimselerdir
34 Kombi Müfredat
أبسلوا
ubsilū
BSL|ب س ل
helake uğrayan(lardır)
35
بما
bimā
|
dolayı
36 Kombi Müfredat
كسبوا
kesebū
KSB|ك س ب
kazandıklarından
37
لهم
lehum
|
onlar için vardır
38 Kombi Müfredat
شراب
şerābun
ŞRB|ش ر ب
bir içki
39
من
min
|
-dan
40 Kombi Müfredat
حميم
Hamīmin
ḪMM|ح م م
kaynar su-
41 Kombi Müfredat
وعذاب
ve ǎƶābun
AZ̃B|ع ذ ب
ve bir azab
42 Kombi Müfredat
أليم
elīmun
ELM|ا ل م
acıklı
43
بما
bimā
|
dolayı
44 Kombi Müfredat
كانوا
kānū
KVN|ك و ن
olduklarından
45 Kombi Müfredat
يكفرون
yekfurūne
KFR|ك ف ر
inkar ediyor
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَذَرِ: ve bırak | الَّذِينَ: kimseleri | اتَّخَذُوا: yerine koyan(ları) | دِينَهُمْ: dinlerini | لَعِبًا: oyun | وَلَهْوًا: ve eğlence | وَغَرَّتْهُمُ: ve aldattığı kimseleri | الْحَيَاةُ: hayatının | الدُّنْيَا: dünya | وَذَكِّرْ: ve öğüt ver | بِهِ: o (Kur'an) ile | أَنْ: diye | تُبْسَلَ: helake gider | نَفْسٌ: bir kişi | بِمَا: dolayı | كَسَبَتْ: kazandığından | لَيْسَ: olmaz | لَهَا: onun | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | وَلِيٌّ: ne bir dostu | وَلَا: ne de | شَفِيعٌ: bir yardımcısı | وَإِنْ: ve eğer | تَعْدِلْ: verse | كُلَّ: her türlü | عَدْلٍ: fidyeyi | لَا: | يُؤْخَذْ: kabul edilmez | مِنْهَا: ondan | أُولَٰئِكَ: işte onlar | الَّذِينَ: kimselerdir | أُبْسِلُوا: helake uğrayan(lardır) | بِمَا: dolayı | كَسَبُوا: kazandıklarından | لَهُمْ: onlar için vardır | شَرَابٌ: bir içki | مِنْ: -dan | حَمِيمٍ: kaynar su- | وَعَذَابٌ: ve bir azab | أَلِيمٌ: acıklı | بِمَا: dolayı | كَانُوا: olduklarından | يَكْفُرُونَ: inkar ediyor | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وذر WZ̃R ve bırak | الذين ELZ̃YN kimseleri | اتخذوا ETḢZ̃WE yerine koyan(ları) | دينهم D̃YNHM dinlerini | لعبا LABE oyun | ولهوا WLHWE ve eğlence | وغرتهم WĞRTHM ve aldattığı kimseleri | الحياة ELḪYET hayatının | الدنيا ELD̃NYE dünya | وذكر WZ̃KR ve öğüt ver | به BH o (Kur'an) ile | أن ÊN diye | تبسل TBSL helake gider | نفس NFS bir kişi | بما BME dolayı | كسبت KSBT kazandığından | ليس LYS olmaz | لها LHE onun | من MN | دون D̃WN başka | الله ELLH Allah'tan | ولي WLY ne bir dostu | ولا WLE ne de | شفيع ŞFYA bir yardımcısı | وإن WÎN ve eğer | تعدل TAD̃L verse | كل KL her türlü | عدل AD̃L fidyeyi | لا LE | يؤخذ YÙḢZ̃ kabul edilmez | منها MNHE ondan | أولئك ÊWLÙK işte onlar | الذين ELZ̃YN kimselerdir | أبسلوا ÊBSLWE helake uğrayan(lardır) | بما BME dolayı | كسبوا KSBWE kazandıklarından | لهم LHM onlar için vardır | شراب ŞREB bir içki | من MN -dan | حميم ḪMYM kaynar su- | وعذاب WAZ̃EB ve bir azab | أليم ÊLYM acıklı | بما BME dolayı | كانوا KENWE olduklarından | يكفرون YKFRWN inkar ediyor | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ƶeri: ve bırak | elleƶīne: kimseleri | tteḣaƶū: yerine koyan(ları) | dīnehum: dinlerini | leǐben: oyun | velehven: ve eğlence | ve ğarrathumu: ve aldattığı kimseleri | l-Hayātu: hayatının | d-dunyā: dünya | veƶekkir: ve öğüt ver | bihi: o (Kur'an) ile | en: diye | tubsele: helake gider | nefsun: bir kişi | bimā: dolayı | kesebet: kazandığından | leyse: olmaz | lehā: onun | min: | dūni: başka | llahi: Allah'tan | veliyyun: ne bir dostu | ve lā: ne de | şefīǔn: bir yardımcısı | ve in: ve eğer | teǎ'dil: verse | kulle: her türlü | ǎdlin: fidyeyi | : | yu'ḣaƶ: kabul edilmez | minhā: ondan | ulāike: işte onlar | elleƶīne: kimselerdir | ubsilū: helake uğrayan(lardır) | bimā: dolayı | kesebū: kazandıklarından | lehum: onlar için vardır | şerābun: bir içki | min: -dan | Hamīmin: kaynar su- | ve ǎƶābun: ve bir azab | elīmun: acıklı | bimā: dolayı | kānū: olduklarından | yekfurūne: inkar ediyor | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VZ̃R: ve bırak | ELZ̃YN: kimseleri | ETḢZ̃VE: yerine koyan(ları) | D̃YNHM: dinlerini | LABE: oyun | VLHVE: ve eğlence | VĞRTHM: ve aldattığı kimseleri | ELḪYET: hayatının | ELD̃NYE: dünya | VZ̃KR: ve öğüt ver | BH: o (Kur'an) ile | ÊN: diye | TBSL: helake gider | NFS: bir kişi | BME: dolayı | KSBT: kazandığından | LYS: olmaz | LHE: onun | MN: | D̃VN: başka | ELLH: Allah'tan | VLY: ne bir dostu | VLE: ne de | ŞFYA: bir yardımcısı | VÎN: ve eğer | TAD̃L: verse | KL: her türlü | AD̃L: fidyeyi | LE: | YÙḢZ̃: kabul edilmez | MNHE: ondan | ÊVLÙK: işte onlar | ELZ̃YN: kimselerdir | ÊBSLVE: helake uğrayan(lardır) | BME: dolayı | KSBVE: kazandıklarından | LHM: onlar için vardır | ŞREB: bir içki | MN: -dan | ḪMYM: kaynar su- | VAZ̃EB: ve bir azab | ÊLYM: acıklı | BME: dolayı | KENVE: olduklarından | YKFRVN: inkar ediyor | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Dinlerini bir oyundan, bir eğlenceden ibâret sayan ve dünyâ yaşayışına aldanan kişileri bırak kendi hallerine. Sen, ancak Kur'ân'la öğüt ver de hiç kimse, kazandığı suçlar yüzünden helâk olmasın. Ona, Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne bir şefaatçi. Suçlu, varını-yoğunu, kurtuluşu için fedâ etse kabul edilmez. Kazançları yüzünden helâk olanlar, inkârlarından dolayı kaynar su içeceklerdir ve pek acı bir azap vardır onlara.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir tarafa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felâkete dûçar olmaması için Kur'an ile nasihat et. O nefis için Allah'tan başka ne dost vardır, ne de şefaatçı. O, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Dinlerini bir oyun ve eğlence edinmiş, kendilerini dünya hayatının aldatmış olduğu kimseleri, kendi hâllerine bırak. Ancak bununla beraber hatırlat ki; bir nefs, yaptıkları sonucu helâke düşmesin! Onun Allâh dûnundan ne bir Veliyy'i ve ne de bir şefaatçisi olmaz. . . Her fidyeyi verse de, ondan alınmaz! İşte bunlar yaptıklarının getirisi yüzünden rehin tutulacak olanlardır. . . Onlar için yakıcı bir içecek ve hakikat bilgisini inkâr etmeleri nedeniyle de acı bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Dinlerini, şeriatlarını, medeniyetlerini bir oyun ve bir eğlence konusu yapan; oyunları ve eğlenceleri dinleri haline getiren ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bir tarafa bırak. Kur’ân’ı onlara tebliğ et, Kur’ân ile onlara öğüt ver: Hiçbir kimse, işlediği ameller sebebiyle felâkete dûçar olmasın; Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden bir veli, bir koruyucu, bir otorite, bir dost ve şefaatçinin olmadığını herkes bilsin. O azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, fidye karşılığı azaptan kurtulamaz. Onlar işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda devam etmeleri, küfre saplanmaları sebebiyle kaynar bir içecek ve can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Dinlerini oyun ve eğlenceye alan ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Ancak onunla (Kur'an'la) uyar ki, bir kimse kazandığından dolayı helake gitmesin. Aksi halde Allah'tan başka ne bir dostu ne de bir şefaatçisi olur. Her türlü fidyeyi verse de kabul edilmez. İşte bu duruma düşenler kazandıklarından dolayı helake sürüklenenlerdir. Onlara inkar etmelerine karşılık kızgın bir içecek ve acıklı bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kur'an'la) hatırlat ki, bir nefis, kendi kazandıklarıyla helake düşmesin; (böylesinin) Allah'tan başka ne bir velisi, ne bir şefaatçisi vardır; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), bırak o dinlerini bir oyuncak ve eğlence edinip de dünya hayatı kendilerini aldatmış bulunan kimseleri!... Kur’an’la hatırlat ki, bir nefis yaptığı günah yüzünden bir defa helâke düşmesin. O vakit Allah’dan başka, ona, ne bir dost, ne de bir şefaatçi yoktur. Azabı kaldırmak için ne kadar fidye verse alınmaz. Onlar, dünyada kazandıkları günahlar yüzünden helâke düşürülmüşlerdir. Yaptıkları küfür sebebiyle onlara kaynar su ve acıklı bir azab vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Dinlerini oyun ve eglenceye alanlari, dunya hayatinin aldattigi kimseleri birak. Kuran ile ogut ver ki, bir kimse kazandigiyla helake dusmeye gorsun, o takdirde Allah'dan baska ona ne bir yardimci, ne de bir kurtarici bulunur; her turlu fidyeyi de verse kabul olunmaz. KazandÙklarÙndan tr yok olanlar i_te bunlardÙr. kar etmelerinden dolayÙ kÙzgÙn i ecek ve can yakÙcÙ azap onlaradÙr. *Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Dinlerini oyuncak ve eğlence edinenleri, dünya hayatının aldattığı kimseleri (kendi hallerine) bırak (da bocalayıp dursunlar). Ve Kur'ân ile şunu hatırlat ki, bir kimse kendi kazandığı ile kendini mahvetmeye görsün, (o takdirde) onun için Allah'tan başka ne bir yakın dost, ne de bir şefaatçi vardır. Her türlü fidyeyi de verse kendisinden alınmaz. Kazandıklarına karşılık mahvolanlar işte bunlardır. (Evet) bunlar için inkârlarına karşılık çok kaynar bir içki ve elem verici bir azâb vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Dinlerini oyun ve eğlenceye alanları, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Kuran ile öğüt ver ki, bir kimse kazandığıyla helake düşmeye görsün, o takdirde Allah'dan başka ona ne bir yardımcı, ne de bir kurtarıcı bulunur; her türlü fidyeyi de verse kabul olunmaz. Kazandıklarından ötürü yok olanlar işte bunlardır. İnkar etmelerinden dolayı kızgın içecek ve can yakıcı azab onlaradır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir tarafa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felâkete dûçar olmaması için Kur'an ile nasihat et. O nefis için Allah'tan başka ne dost vardır, ne de şefaatçı. O, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Dinlerini oyun eğlenceye alanları ve dünya hayatına aldananları bırak. Sen bununla (Kuran'la) hatırlat ki, bir kişi kazandığının felaketli sonucunu çekmesin. Onun ALLAH'tan başka bir Sahibi ve Şefaatçisi yoktur. Her türlü fidyeyi verse bile kendisinden kabul edilmez. Bunlar, kazandıklarından dolayı felaketli sonuca uğrayanlarlardır; inkarları yüzünden kaynar sudan bir içkiyi ve acı verici bir azabı hakketmişlerdirDinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah'tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur'ân ile hatırlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz. Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azab vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dinlerini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bırak! Bu vesile ile şunu da ihtar et ki: «Bir kimse yaptıkları yüzünden azabın pençesine düşmeye görsün, o zaman Allah'ın yüce huzurunda O'ndan başka ne bir koruyucu, ne de bir şefaatçi bulunur. Her türlü fidyeyi denkleştirse bile kabul edilmez. Onlar azabın pençesine düşmüş kimselerdir. Nankörlük ettiklerinden dolayı onlara kaynar sudan bir içecek ve gayet acı bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bırak o dinlerini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatı kendilerini aldatmış bulunan kimseleri de bu vesiyle ile şunu ıhtar et ki bir nefis kendi kesbiyle besalet kabzasına düşmeye görsün o vakıt Allahın huzurı celâlinde ona başka ne bir sahabet eden bulunur ne bir şefaat, her dürlü fidyeyi denkleştirse bile kabul edilmez, onlar azâbın kabzai besaletine teslim olunmuş kimselerdir, nankörlük ettiklerinden dolayı onlara sâde hamîmden bir şerab ve elîm bir azâb vardırDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Dinlerini oyun- eğlence konusu yapan ve dünya hayatına aldanan kimseleri bırak da Kur'an aracılığı ile şunu hatırlat ki, eğri davranışlarının, günahlarının tutsağı olan kimse ne Allah dışında bir yardım edici ve ne de bir aracı bulabilir. Eğer o bütün varını fidye olarak ortaya koysa kabul edilmez.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kuran'la) hatırlat ki, bir nefs kendi kazandıklarıyla helake düşmesin; (böylesinin) Tanrı'dan başka ne bir velisi, ne bir şefaatçisi vardır; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfretmelerinden dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ve dinlerini oyun ve eğlence edinmiş/ oyun ve eğlenceyi kendilerine din edinmiş, dünya hayatı kendilerini aldatmış olan kimseleri bırak ve Kur’ân ile hatırlat/öğüt ver: Bir kişi, kendi elinin üretip kazandığıyla değişim ve yıkıma düşerse, onun için Allah'ın astlarından bir yardım eden, yol, gösteren koruyan bir yakın kimse ve destekçi, kayırıcı söz konusu olmaz. Suçuna karşı her türlü bedeli ödemeyi istese de ondan alınmaz. İşte bunlar, kazandıkları ile değişime/yıkıma uğrayan kimselerdir. İyilikbilmezlik ettiklerinden ötürü onlar için kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen, kendilerini dünyâ hayaatı aldatmış bulunan kimseleri (öylece haaline) bırak. Sen yalınız onunla (Kur'an ile) va'z et ki hiç bir kimse kazandığı (günâh) yüzünden helake sürüklenib atılmasın. Ona Allahdan ne bir yâr, ne de bir şefaatçi yokdur. O, bütün varını fidye olarak verse yine ondan alın (ıb kabul olun) maz. Onlar (dünyâda) kazandıkları (günâhlar) yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. Küfr-ü inkâr etmekde oldukları (hakıykatler) den dolayı kaynar su ve acıklı azâb onlar içindir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : O hâlde dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve dünya hayâtı kendilerini aldatan kimseleri bırak; hem (sen) onunla (o Kur’ân ile) nasîhat et ki, bir kimse kazandığı(günahlar) yüzünden helâke düşürülmesin! Ona Allah’dan başka ne bir dost, ne de bir şefâatçi vardır. (Azâbı kendinden men' etmek için) her türlü fidyeyi fedâ edecek de olsa, ondan alınmaz.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Bırak o dinlerini oyun ve eğlence edinenleri; dünya hayatının aldattığı kimseleri. Sen, onunla öğüy ver ki Allah'tan başka dostu ve şefaatçısı olmayan bir kimse; kazandığından ötürü yok olmasın. O, bütün varını fidye olarak verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıklarından ötürü yok olanlardır. Küfür edegeldiklerinden dolayı onlara, kaynar sudan içecek ve elim bir azab vardır.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Kendilerinin dînini bir oyun ve bir eğlence edinenleri bırak. Ve onları dünya hayatı aldattı. Ve de kazandıklarından (kazandıkları nâkıs derecelerden) dolayı nefsin helâk olacağını, onunla hatırlat. Onun için Allah'tan başka bir dost ve bir şefaatçi yoktur. O, bütün fidyeleri verse de ondan alınmaz (kabul edilmez). İşte onlar kazandıklarından dolayı helâk olmuş kimselerdir. İnkâr etmiş oldukları şeylerden dolayı, onlar için kaynar sudan bir içecek ve elîm bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Dünya hayatının rahatına dalarak eğlenceyi ve geçici zevkleri dinleri haline getiren kimseleri kendi haline bırak; ama bu durumda (onlara) hatırlat ki (ahirette) her insan yaptığı yanlışlardan (ve haksızlıklardan) dolayı rehin tutulacak ve kendisini ne Allaha karşı koruyacak, ne de kayırıp kollayacak bir kimse bulunmayacaktır. Ve düşünülebilecek her türlü fidyeyi vermek istese bile bu kendisinden kabul edilmeyecektir. İşte yaptıkları yanlışlardan dolayı rehin tutulacak olanlar bu (gibi insan)lardır; onlar için (ahirette) yakıcı bir ümitsizlik iksiri vardır ve onları, hakikati inatla inkar ettikleri için şiddetli bir azap beklemektedir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence ittihaz eden ve kendilerini dünya hayatı mağrur etmiş bulunan kimseleri bırak. Ve onunla öğüt ver ki, hiçbir kimse kazandığı şey sebebiyle helâke düşmesin, onun için Allah Teâlâ'dan başka ne bir dost ve ne de bir şefaatcı yoktur. Ve o bütün fidyeyi feda edecek olsa ondan alınmaz. Onlar o kimselerdir ki, kazanmış oldukları şeyler sebebiyle azaba maruz kalmışlardır. Onlar için küfrettikleri şey sebebiyle pek sıcak sudan bir içki ve pek incitici bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Dinlerini oyun ve eğlenceye alanları, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Sen o (Kur'an'la) öğüt ver ki, kişi kazandığı amel sebebiyle helâke uğramasın. O kimse için Allah'tan başka ne bir dost, ne de şefaatçı vardır. O bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan alınmaz. Onlar kendi kazandıkları yüzünden helâka sürüklenmiş kimselerdir. Onlar için kaynar sudan bir içki ve inkârlarından dolayı da acıklı bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Dinlerini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak; sen Kur’an ile, kişinin, kendi kazancı yüzünden, Allah’tan başka bir dost ve şefaatçinin bulunmadığı ahirette tehlikeye düşmemesi için öğüt ver. Zira o kişi, bütün varlığını fidye olarak verse bile, kendisinden alınıp kabul edilmez. İşte bunlar, kendi kazandıkları yüzünden tehlikeye girmiş kimselerdir. Kafir olmaları dolayısıyla onlar için kaynar bir içecek ve acı bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Dinlerini bir oyuncak ve eğlence haline getiren, kendilerini dünya hayatı aldatmış olan kimseleri kendi hallerine bırak!Sen yalnız Kur’ân ile va’z et ki, Allah’tan başka yardımcısı ve şefaatçisi bulunmayan hiçbir nefis, işlediği günahlar yüzünden helâke teslim edilmesin. O, her türlü fidyeyi denkleştirse bile, yine ondan kabul edilmez. İşledikleri günahları yüzünden helâke sürüklenenler, mahvolanlar, işte bunlardır. İnkârlarından dolayı onlara kaynar sudan bir içecek ve acı veren bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Bırak o dinlerini oyun, eğlence yerine koyan ve dünyâ hayâtının aldattığı kimseleri de, sen o (Kur'ân) ile (şunu) hatırlat ki, bir kişi, yaptığı işin eline teslim edilmeye görsün, (yoksa) Allah'tan başka onun ne bir dostu, ne de bir yardımcısı olmaz. (Amelinin elinden kurtulmak için) her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez. İşte onlar, kazandıklarının eline teslim edilmişlerdir. Onlar için kaynar sudan bir içki ve inkârlarından dolayı da acı bir azâb vardır!Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kur'an'la) hatırlat ki, bir nefis,kendi kazandıklarıyla helake düşmesin; (böylesinin) Allah'tan başka ne bir velisi, ne de bir şefaatçisi vardır; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Dinlerini oyun ve eğlence edinen, dünya hayatına aldanmış kimseleri bırak. Fakat sen Kur'ân ile öğüt ver ki, kimse kazandığı günahlarla helâke sürüklenmesin. O zaman kişinin Allah'tan başka ne bir dostu olur, ne bir şefaatçisi. Her türlü fidyeyi verse de yine kabul edilmez. İşte onlar, kazandıkları günahlarla helâke düşmüş olanlardır. İnkâr edip durmaları yüzünden onlara kaynar sudan bir içecek ve acı bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Dinlerini oyun ve eğlence haline getirmiş, dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak da o Kur'an ile şunu hatırlat: Bir kişi, kendi elinin üretip kazandığına teslim edilirse onun, Allah dışında ne bir dostu kalır ne de şefaatçısı. Her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez. İşte bunlar, kazandıklarına teslim edilmişlerdir. Nankörlük ettiklerinden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve korkunç bir azap vardır.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.