6En’âm Suresi
Kuran Sırası: 6
İniş Sırası: 55
Kırık Meal (Transcript) Meali
|ELḪMD̃: hamdolsun
| LLH: o Allah'a
| ELZ̃Y: ki
| ḢLG: yarattı
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VCAL: ve var etti
| ELƵLMET: karanlıkları
| VELNVR: ve aydınlığı
| S̃M: yine de
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| BRBHM: Rablerine
| YAD̃LVN: eşler tutuyorlar
| (6:1)

| LLH: o Allah'a
| ELZ̃Y: ki
| ḢLG: yarattı
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VCAL: ve var etti
| ELƵLMET: karanlıkları
| VELNVR: ve aydınlığı
| S̃M: yine de
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| BRBHM: Rablerine
| YAD̃LVN: eşler tutuyorlar
| (6:1)|HV: O
| ELZ̃Y: ki
| ḢLGKM: sizi yaratıp
| MN: -dan
| ŦYN: çamur-
| S̃M: sonra
| GŽ: koymuştur
| ÊCLE: bir süre
| VÊCL: ve bir süre
| MSM: belirli
| AND̃H: kendi katından
| S̃M: böyle iken
| ÊNTM: siz hala
| TMTRVN: kuşkulanıyorsunuz
| (6:2)

| ELZ̃Y: ki
| ḢLGKM: sizi yaratıp
| MN: -dan
| ŦYN: çamur-
| S̃M: sonra
| GŽ: koymuştur
| ÊCLE: bir süre
| VÊCL: ve bir süre
| MSM: belirli
| AND̃H: kendi katından
| S̃M: böyle iken
| ÊNTM: siz hala
| TMTRVN: kuşkulanıyorsunuz
| (6:2)|VHV: ve O
| ELLH: (tek) Allah'tır
| FY:
| ELSMEVET: göklerde de
| VFY: ve
| ELÊRŽ: yerde
| YALM: bilir
| SRKM: sizin gizlinizi
| VCHRKM: ve açığınızı
| VYALM: ve bilir
| ME: ne
| TKSBVN: kazandığınızı
| (6:3)

| ELLH: (tek) Allah'tır
| FY:
| ELSMEVET: göklerde de
| VFY: ve
| ELÊRŽ: yerde
| YALM: bilir
| SRKM: sizin gizlinizi
| VCHRKM: ve açığınızı
| VYALM: ve bilir
| ME: ne
| TKSBVN: kazandığınızı
| (6:3)|VME:
| TÊTYHM: onlara gelmez
| MN: hiçbir
| ËYT: ayet
| MN: -inden
| ËYET: ayetler-
| RBHM: Rablerinin
| ÎLE: asla
| KENVE: olmasınlar
| ANHE: ondan
| MARŽYN: yüz çeviriyor
| (6:4)

| TÊTYHM: onlara gelmez
| MN: hiçbir
| ËYT: ayet
| MN: -inden
| ËYET: ayetler-
| RBHM: Rablerinin
| ÎLE: asla
| KENVE: olmasınlar
| ANHE: ondan
| MARŽYN: yüz çeviriyor
| (6:4)|FGD̃: işte elbette
| KZ̃BVE: yalanladılar
| BELḪG: hakkı
| LME: ne zaman ki
| CEÙHM: kendilerine geldi
| FSVF: fakat yakında
| YÊTYHM: kendilerine gelecektir
| ÊNBEÙ: haberleri
| ME: şeyin
| KENVE:
| BH: onunla
| YSTHZÙVN: alay ettikleri
| (6:5)

| KZ̃BVE: yalanladılar
| BELḪG: hakkı
| LME: ne zaman ki
| CEÙHM: kendilerine geldi
| FSVF: fakat yakında
| YÊTYHM: kendilerine gelecektir
| ÊNBEÙ: haberleri
| ME: şeyin
| KENVE:
| BH: onunla
| YSTHZÙVN: alay ettikleri
| (6:5)|ÊLM:
| YRVE: görmediler mi
| KM: nicesini
| ÊHLKNE: yok ettik
| MN:
| GBLHM: onlardan önce
| MN: -den
| GRN: nesiller-
| MKNEHM: onlara imkanlar vermiştik
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| ME: ne varsa
| LM:
| NMKN: vermediğimiz imkanları
| LKM: size
| VÊRSLNE: ve boşaltmıştık
| ELSMEÙ: göğü de
| ALYHM: üzerlerine
| MD̃RERE: bol bol
| VCALNE: ve kılmıştık
| ELÊNHER: ırmakları
| TCRY: akar
| MN:
| TḪTHM: (ayaklarının) altından
| FÊHLKNEHM: fakat onları helak ettik
| BZ̃NVBHM: günahlarından ötürü
| VÊNŞÊNE: ve yarattık
| MN:
| BAD̃HM: onların ardından
| GRNE: bir nesil
| ËḢRYN: başka
| (6:6)

| YRVE: görmediler mi
| KM: nicesini
| ÊHLKNE: yok ettik
| MN:
| GBLHM: onlardan önce
| MN: -den
| GRN: nesiller-
| MKNEHM: onlara imkanlar vermiştik
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| ME: ne varsa
| LM:
| NMKN: vermediğimiz imkanları
| LKM: size
| VÊRSLNE: ve boşaltmıştık
| ELSMEÙ: göğü de
| ALYHM: üzerlerine
| MD̃RERE: bol bol
| VCALNE: ve kılmıştık
| ELÊNHER: ırmakları
| TCRY: akar
| MN:
| TḪTHM: (ayaklarının) altından
| FÊHLKNEHM: fakat onları helak ettik
| BZ̃NVBHM: günahlarından ötürü
| VÊNŞÊNE: ve yarattık
| MN:
| BAD̃HM: onların ardından
| GRNE: bir nesil
| ËḢRYN: başka
| (6:6)|VLV: ve eğer
| NZLNE: indirmiş olsaydık
| ALYK: sana
| KTEBE: bir Kitap
| FY:
| GRŦES: kağıt üzerine yazılı
| FLMSVH: onu tutsalardı
| BÊYD̃YHM: elleriyle
| LGEL: yine derlerdi
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN:
| HZ̃E: bu
| ÎLE: ancak
| SḪR: bir büyüdür
| MBYN: apaçık
| (6:7)

| NZLNE: indirmiş olsaydık
| ALYK: sana
| KTEBE: bir Kitap
| FY:
| GRŦES: kağıt üzerine yazılı
| FLMSVH: onu tutsalardı
| BÊYD̃YHM: elleriyle
| LGEL: yine derlerdi
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN:
| HZ̃E: bu
| ÎLE: ancak
| SḪR: bir büyüdür
| MBYN: apaçık
| (6:7)|VGELVE: ve dediler
| LVLE: değil miydi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYH: O'na
| MLK: bir melek
| VLV: ve eğer
| ÊNZLNE: indirseydik
| MLKE: bir melek
| LGŽY: bitirilmiş olurdu
| ELÊMR: iş
| S̃M: artık
| LE:
| YNƵRVN: hiç göz açtırılmazdı
| (6:8)

| LVLE: değil miydi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYH: O'na
| MLK: bir melek
| VLV: ve eğer
| ÊNZLNE: indirseydik
| MLKE: bir melek
| LGŽY: bitirilmiş olurdu
| ELÊMR: iş
| S̃M: artık
| LE:
| YNƵRVN: hiç göz açtırılmazdı
| (6:8)|VLV: ve eğer
| CALNEH: onu yapsaydık
| MLKE: melek
| LCALNEH: yine yapardık
| RCLE: bir adam (şeklinde)
| VLLBSNE: ve yine düşürürdük
| ALYHM: onları
| ME:
| YLBSVN: düştükleri kuşkuya
| (6:9)

| CALNEH: onu yapsaydık
| MLKE: melek
| LCALNEH: yine yapardık
| RCLE: bir adam (şeklinde)
| VLLBSNE: ve yine düşürürdük
| ALYHM: onları
| ME:
| YLBSVN: düştükleri kuşkuya
| (6:9)|VLGD̃: ve muhakkak
| ESTHZÙ: alay edilmişti
| BRSL: peygamberlerle
| MN:
| GBLK: senden önce de
| FḪEG: fakat kuşatıverdi
| BELZ̃YN: kimseleri
| SḢRVE: alay edenleri
| MNHM: onlarla
| ME: şey
| KENVE:
| BH: onunla
| YSTHZÙVN: alay ettikleri
| (6:10)

| ESTHZÙ: alay edilmişti
| BRSL: peygamberlerle
| MN:
| GBLK: senden önce de
| FḪEG: fakat kuşatıverdi
| BELZ̃YN: kimseleri
| SḢRVE: alay edenleri
| MNHM: onlarla
| ME: şey
| KENVE:
| BH: onunla
| YSTHZÙVN: alay ettikleri
| (6:10)|GL: de ki
| SYRVE: dolaşın
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| S̃M: sonra
| ENƵRVE: görün
| KYF: nasıl
| KEN: olmuş
| AEGBT: sonu
| ELMKZ̃BYN: yalanlayanların
| (6:11)

| SYRVE: dolaşın
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| S̃M: sonra
| ENƵRVE: görün
| KYF: nasıl
| KEN: olmuş
| AEGBT: sonu
| ELMKZ̃BYN: yalanlayanların
| (6:11)|GL: de ki
| LMN: kimindir?
| ME: olanlar
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| GL: de ki
| LLH: Allah'ındır
| KTB: O yazmıştır
| AL: üstüne
| NFSH: kendi
| ELRḪMT: rahmet etmeyi
| LYCMANKM: sizi elbette toplayacaktır
| ÎL:
| YVM: gününde
| ELGYEMT: kıyamet
| LE:
| RYB: şüphe olmayan
| FYH: varlığında
| ELZ̃YN: ama kimseler
| ḢSRVE: ziyana sokan(lar)
| ÊNFSHM: kendilerini
| FHM: onlar
| LE:
| YÙMNVN: inanmazlar
| (6:12)

| LMN: kimindir?
| ME: olanlar
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| GL: de ki
| LLH: Allah'ındır
| KTB: O yazmıştır
| AL: üstüne
| NFSH: kendi
| ELRḪMT: rahmet etmeyi
| LYCMANKM: sizi elbette toplayacaktır
| ÎL:
| YVM: gününde
| ELGYEMT: kıyamet
| LE:
| RYB: şüphe olmayan
| FYH: varlığında
| ELZ̃YN: ama kimseler
| ḢSRVE: ziyana sokan(lar)
| ÊNFSHM: kendilerini
| FHM: onlar
| LE:
| YÙMNVN: inanmazlar
| (6:12)|VLH: ve onlar
| ME: her şey
| SKN: barınan
| FY:
| ELLYL: gecede
| VELNHER: ve gündüzde
| VHV: e O
| ELSMYA: işitendir
| ELALYM: bilendir
| (6:13)

| ME: her şey
| SKN: barınan
| FY:
| ELLYL: gecede
| VELNHER: ve gündüzde
| VHV: e O
| ELSMYA: işitendir
| ELALYM: bilendir
| (6:13)|GL: de ki
| ÊĞYR: başkasını mı?
| ELLH: Allah'tan
| ÊTḢZ̃: edineyim
| VLYE: dost
| FEŦR: yoktan var eden
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VHV: ve kendisi
| YŦAM: besleyen
| VLE:
| YŦAM: fakat beslenmeyen
| GL: de ki
| ÎNY: bana
| ÊMRT: emrerdildi
| ÊN:
| ÊKVN: olmam
| ÊVL: ilki
| MN: olanların
| ÊSLM: İslam
| VLE: ve sakın
| TKVNN: olma
| MN:
| ELMŞRKYN: ortak koşanlardan
| (6:14)

| ÊĞYR: başkasını mı?
| ELLH: Allah'tan
| ÊTḢZ̃: edineyim
| VLYE: dost
| FEŦR: yoktan var eden
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VHV: ve kendisi
| YŦAM: besleyen
| VLE:
| YŦAM: fakat beslenmeyen
| GL: de ki
| ÎNY: bana
| ÊMRT: emrerdildi
| ÊN:
| ÊKVN: olmam
| ÊVL: ilki
| MN: olanların
| ÊSLM: İslam
| VLE: ve sakın
| TKVNN: olma
| MN:
| ELMŞRKYN: ortak koşanlardan
| (6:14)|GL: de ki
| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊḢEF: korkarım
| ÎN: eğer
| AṦYT: isyan edersem
| RBY: Rabbime
| AZ̃EB: azabından
| YVM: bir günün
| AƵYM: büyük
| (6:15)

| ÎNY: şüphesiz ben
| ÊḢEF: korkarım
| ÎN: eğer
| AṦYT: isyan edersem
| RBY: Rabbime
| AZ̃EB: azabından
| YVM: bir günün
| AƵYM: büyük
| (6:15)|MN: kim
| YṦRF: çevrilip savılırsa
| ANH: ondan (azabdan)
| YVMÙZ̃: o gün
| FGD̃: gerçekten
| RḪMH: (Allah) ona acımıştır
| VZ̃LK: işte budur
| ELFVZ: başarı
| ELMBYN: apaçık
| (6:16)

| YṦRF: çevrilip savılırsa
| ANH: ondan (azabdan)
| YVMÙZ̃: o gün
| FGD̃: gerçekten
| RḪMH: (Allah) ona acımıştır
| VZ̃LK: işte budur
| ELFVZ: başarı
| ELMBYN: apaçık
| (6:16)|VÎN: ve eğer
| YMSSK: sana dokundursa
| ELLH: Allah
| BŽR: bir zarar
| FLE: yoktur
| KEŞF: açacak
| LH: onu
| ÎLE: başka
| HV: kendisinden
| VÎN: ve eğer
| YMSSK: sana dokundursa
| BḢYR: bir hayır
| FHV: kuşkusuz O
| AL:
| KL: her
| ŞYÙ: şeyi
| GD̃YR: yapabilendir
| (6:17)

| YMSSK: sana dokundursa
| ELLH: Allah
| BŽR: bir zarar
| FLE: yoktur
| KEŞF: açacak
| LH: onu
| ÎLE: başka
| HV: kendisinden
| VÎN: ve eğer
| YMSSK: sana dokundursa
| BḢYR: bir hayır
| FHV: kuşkusuz O
| AL:
| KL: her
| ŞYÙ: şeyi
| GD̃YR: yapabilendir
| (6:17)|VHV: ve O
| ELGEHR: tam hakimdir
| FVG: üstünde
| ABED̃H: kullarının
| VHV: ve O
| ELḪKYM: herşeyi yerli yerince yapan
| ELḢBYR: haber alandır
| (6:18)

| ELGEHR: tam hakimdir
| FVG: üstünde
| ABED̃H: kullarının
| VHV: ve O
| ELḪKYM: herşeyi yerli yerince yapan
| ELḢBYR: haber alandır
| (6:18)|GL: de ki
| ÊY: hangi
| ŞYÙ: şey
| ÊKBR: daha büyüktür
| ŞHED̃T: şahidlik bakımından
| GL: de ki
| ELLH: Allah
| ŞHYD̃: şahiddir
| BYNY: benimle
| VBYNKM: sizin aranızda
| VÊVḪY: ve vahyolundu
| ÎLY: bana
| HZ̃E: bu
| ELGR ËN: Kur'an
| LÊNZ̃RKM: sizi uyarayım
| BH: onunla
| VMN: ve herkesi
| BLĞ: ulaştığı
| ÊÙNKM: siz
| LTŞHD̃VN: şahidlik ediyor musunuz?
| ÊN: gerçekten
| MA: ile beraber
| ELLH: Allah
| ËLHT: tanrılar olduğuna
| ÊḢR: başka
| GL: de ki
| LE:
| ÊŞHD̃: ben şahidlik etmem
| GL: de ki
| ÎNME: ancak
| HV: O
| ÎLH: Tanrıdır
| VEḪD̃: tek bir
| VÎNNY: şüphesiz ben
| BRYÙ: uzağım
| MME: şeylerden
| TŞRKVN: sizin ortak koştuğunuz
| (6:19)

| ÊY: hangi
| ŞYÙ: şey
| ÊKBR: daha büyüktür
| ŞHED̃T: şahidlik bakımından
| GL: de ki
| ELLH: Allah
| ŞHYD̃: şahiddir
| BYNY: benimle
| VBYNKM: sizin aranızda
| VÊVḪY: ve vahyolundu
| ÎLY: bana
| HZ̃E: bu
| ELGR ËN: Kur'an
| LÊNZ̃RKM: sizi uyarayım
| BH: onunla
| VMN: ve herkesi
| BLĞ: ulaştığı
| ÊÙNKM: siz
| LTŞHD̃VN: şahidlik ediyor musunuz?
| ÊN: gerçekten
| MA: ile beraber
| ELLH: Allah
| ËLHT: tanrılar olduğuna
| ÊḢR: başka
| GL: de ki
| LE:
| ÊŞHD̃: ben şahidlik etmem
| GL: de ki
| ÎNME: ancak
| HV: O
| ÎLH: Tanrıdır
| VEḪD̃: tek bir
| VÎNNY: şüphesiz ben
| BRYÙ: uzağım
| MME: şeylerden
| TŞRKVN: sizin ortak koştuğunuz
| (6:19)|ELZ̃YN: kendilerine
| ËTYNEHM: verdiklerimiz
| ELKTEB: Kitap
| YARFVNH: onu tanırlar
| KME: gibi
| YARFVN: tanıdıkları
| ÊBNEÙHM: oğullarını
| ELZ̃YN: kimseler
| ḢSRVE: ziyana sokan(lar)
| ÊNFSHM: kendilerini
| FHM: onlar
| LE:
| YÙMNVN: inanmazlar
| (6:20)

| ËTYNEHM: verdiklerimiz
| ELKTEB: Kitap
| YARFVNH: onu tanırlar
| KME: gibi
| YARFVN: tanıdıkları
| ÊBNEÙHM: oğullarını
| ELZ̃YN: kimseler
| ḢSRVE: ziyana sokan(lar)
| ÊNFSHM: kendilerini
| FHM: onlar
| LE:
| YÙMNVN: inanmazlar
| (6:20)|VMN: ve kim olabilir?
| ÊƵLM: daha zalim
| MMN: edenlerden
| EFTR: iftira
| AL: karşı
| ELLH: Allah'a
| KZ̃BE: yalanı
| ÊV: ya da
| KZ̃B: yalanlayandan
| B ËYETH: O'nun ayetlerini
| ÎNH: şüphesiz
| LE:
| YFLḪ: kurtuluş yüzü görmezler
| ELƵELMVN: zalimler
| (6:21)

| ÊƵLM: daha zalim
| MMN: edenlerden
| EFTR: iftira
| AL: karşı
| ELLH: Allah'a
| KZ̃BE: yalanı
| ÊV: ya da
| KZ̃B: yalanlayandan
| B ËYETH: O'nun ayetlerini
| ÎNH: şüphesiz
| LE:
| YFLḪ: kurtuluş yüzü görmezler
| ELƵELMVN: zalimler
| (6:21)|VYVM: ve gün
| NḪŞRHM: topladığımız
| CMYAE: hepsini
| S̃M: sonra
| NGVL: dediğimiz
| LLZ̃YN: kimselere
| ÊŞRKVE: ortak koşan(lara)
| ÊYN: hani nerede?
| ŞRKEÙKM: ortaklarınız
| ELZ̃YN: kimseler
| KNTM: olduğunuz
| TZAMVN: zannetmekte
| (6:22)

| NḪŞRHM: topladığımız
| CMYAE: hepsini
| S̃M: sonra
| NGVL: dediğimiz
| LLZ̃YN: kimselere
| ÊŞRKVE: ortak koşan(lara)
| ÊYN: hani nerede?
| ŞRKEÙKM: ortaklarınız
| ELZ̃YN: kimseler
| KNTM: olduğunuz
| TZAMVN: zannetmekte
| (6:22)|S̃M: sonra
| LM:
| TKN: kalmadığı
| FTNTHM: onların çareleri
| ÎLE: başka
| ÊN:
| GELVE: demelerinden
| VELLH: Allah'a andolsun ki
| RBNE: Rabbimiz
| ME:
| KNE: biz değildik
| MŞRKYN: ortak koşanlar
| (6:23)

| LM:
| TKN: kalmadığı
| FTNTHM: onların çareleri
| ÎLE: başka
| ÊN:
| GELVE: demelerinden
| VELLH: Allah'a andolsun ki
| RBNE: Rabbimiz
| ME:
| KNE: biz değildik
| MŞRKYN: ortak koşanlar
| (6:23)|ENƵR: bak
| KYF: nasıl
| KZ̃BVE: yalan söylediler
| AL: karşı
| ÊNFSHM: kendilerine
| VŽL: ve sapıp gitti
| ANHM: kendilerinden
| ME: şeyler
| KENVE: oldukları
| YFTRVN: uydurduruyor(lar)
| (6:24)

| KYF: nasıl
| KZ̃BVE: yalan söylediler
| AL: karşı
| ÊNFSHM: kendilerine
| VŽL: ve sapıp gitti
| ANHM: kendilerinden
| ME: şeyler
| KENVE: oldukları
| YFTRVN: uydurduruyor(lar)
| (6:24)|VMNHM: içlerinden vardır
| MN: kimseler
| YSTMA: dinleyen
| ÎLYK: seni
| VCALNE: fakat biz koyduk
| AL: üstüne
| GLVBHM: kalblerinin
| ÊKNT: perdeler
| ÊN:
| YFGHVH: onu anlamalarına engel
| VFY: ve içine
| ËZ̃ENHM: kulaklarının
| VGRE: ağırlık
| VÎN: ve eğer
| YRVE: görseler de
| KL: her
| ËYT: mu'cizeyi
| LE: asla
| YÙMNVE: inanmazlar
| BHE: ona
| ḪT: hatta
| ÎZ̃E: zaman
| CEÙVK: sana geldikleri
| YCED̃LVNK: seninle tartışırlar
| YGVL: derler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN:
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka değildir
| ÊSEŦYR: masallarından
| ELÊVLYN: eskilerin
| (6:25)

| MN: kimseler
| YSTMA: dinleyen
| ÎLYK: seni
| VCALNE: fakat biz koyduk
| AL: üstüne
| GLVBHM: kalblerinin
| ÊKNT: perdeler
| ÊN:
| YFGHVH: onu anlamalarına engel
| VFY: ve içine
| ËZ̃ENHM: kulaklarının
| VGRE: ağırlık
| VÎN: ve eğer
| YRVE: görseler de
| KL: her
| ËYT: mu'cizeyi
| LE: asla
| YÙMNVE: inanmazlar
| BHE: ona
| ḪT: hatta
| ÎZ̃E: zaman
| CEÙVK: sana geldikleri
| YCED̃LVNK: seninle tartışırlar
| YGVL: derler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| ÎN:
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka değildir
| ÊSEŦYR: masallarından
| ELÊVLYN: eskilerin
| (6:25)|VHM: ve onlar
| YNHVN: hem menederler
| ANH: ondan
| VYNÊVN: hem de uzak dururlar
| ANH: ondan
| VÎN: ve böylece
| YHLKVN: mahvediyorlar
| ÎLE: yalnız
| ÊNFSHM: kendilerini
| VME: değiller
| YŞARVN: farkında
| (6:26)

| YNHVN: hem menederler
| ANH: ondan
| VYNÊVN: hem de uzak dururlar
| ANH: ondan
| VÎN: ve böylece
| YHLKVN: mahvediyorlar
| ÎLE: yalnız
| ÊNFSHM: kendilerini
| VME: değiller
| YŞARVN: farkında
| (6:26)|VLV: ve eğer
| TR: bir görsen
| ÎZ̃: iken
| VGFVE: durdurulmuş
| AL: başında
| ELNER: ateşin
| FGELVE: dediklerini
| YE: EY/HEY/AH
| LYTNE: keşke ben
| NRD̃: geri döndürülseydik
| VLE: ve
| NKZ̃B: yalanlamasaydık
| B ËYET: ayetlerini
| RBNE: Rabbimizin
| VNKVN: ve olsaydık
| MN: -dan
| ELMÙMNYN: inananlar-
| (6:27)

| TR: bir görsen
| ÎZ̃: iken
| VGFVE: durdurulmuş
| AL: başında
| ELNER: ateşin
| FGELVE: dediklerini
| YE: EY/HEY/AH
| LYTNE: keşke ben
| NRD̃: geri döndürülseydik
| VLE: ve
| NKZ̃B: yalanlamasaydık
| B ËYET: ayetlerini
| RBNE: Rabbimizin
| VNKVN: ve olsaydık
| MN: -dan
| ELMÙMNYN: inananlar-
| (6:27)|BL: hayır
| BD̃E: göründü
| LHM: onlara
| ME:
| KENVE: oldukları
| YḢFVN: gizlemekte
| MN:
| GBL: daha önce
| VLV: eğer
| RD̃VE: geri gönderilselerdi
| LAED̃VE: yine dönerlerdi
| LME: şeye
| NHVE: men'olundukları
| ANH: kendinden
| VÎNHM: çünkü onlar
| LKEZ̃BVN: yalancılardır
| (6:28)

| BD̃E: göründü
| LHM: onlara
| ME:
| KENVE: oldukları
| YḢFVN: gizlemekte
| MN:
| GBL: daha önce
| VLV: eğer
| RD̃VE: geri gönderilselerdi
| LAED̃VE: yine dönerlerdi
| LME: şeye
| NHVE: men'olundukları
| ANH: kendinden
| VÎNHM: çünkü onlar
| LKEZ̃BVN: yalancılardır
| (6:28)|VGELVE: dediler ki
| ÎN:
| HY: onlar
| ÎLE: başka yoktur
| ḪYETNE: hayatımızdan
| ELD̃NYE: dünya
| VME: ve değiliz
| NḪN: biz
| BMBAVS̃YN: diriltilecek
| (6:29)

| ÎN:
| HY: onlar
| ÎLE: başka yoktur
| ḪYETNE: hayatımızdan
| ELD̃NYE: dünya
| VME: ve değiliz
| NḪN: biz
| BMBAVS̃YN: diriltilecek
| (6:29)|VLV: ve eğer
| TR: (onları) bir görsen
| ÎZ̃: iken
| VGFVE: durdurulmuş
| AL: huzurunda
| RBHM: Rablerinin
| GEL: dedi
| ÊLYS: değil miymiş?
| HZ̃E: bu
| BELḪG: gerçek
| GELVE: dediler ki
| BL: evet gerçektir
| VRBNE: Rabbimiz hakkı için
| GEL: dedi
| FZ̃VGVE: öyle ise tadın
| ELAZ̃EB: azabı
| BME: dolayı
| KNTM: ettiğinizden
| TKFRVN: inkar
| (6:30)

| TR: (onları) bir görsen
| ÎZ̃: iken
| VGFVE: durdurulmuş
| AL: huzurunda
| RBHM: Rablerinin
| GEL: dedi
| ÊLYS: değil miymiş?
| HZ̃E: bu
| BELḪG: gerçek
| GELVE: dediler ki
| BL: evet gerçektir
| VRBNE: Rabbimiz hakkı için
| GEL: dedi
| FZ̃VGVE: öyle ise tadın
| ELAZ̃EB: azabı
| BME: dolayı
| KNTM: ettiğinizden
| TKFRVN: inkar
| (6:30)|GD̃: gerçekten
| ḢSR: ziyana uğradı(lar)
| ELZ̃YN: kimseler
| KZ̃BVE: yalanlayan(lar)
| BLGEÙ: huzuruna çıkmayı
| ELLH: Allah'ın
| ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: zaman
| CEÙTHM: kendilerine geldiği
| ELSEAT: o sa'at
| BĞTT: ansızın
| GELVE: dediler
| YE: EY/HEY/AH
| ḪSRTNE: Pişmanız
| AL: dolayı
| ME:
| FRŦNE: kusurlarımızdan
| FYHE: orada
| VHM: ve onlar
| YḪMLVN: yüklenecekler
| ÊVZERHM: günahlarını
| AL:
| ƵHVRHM: sırtlarına
| ÊLE: bakın
| SEÙ: ne kötü
| ME: şeyler
| YZRVN: yüklenip taşıyorlar
| (6:31)

| ḢSR: ziyana uğradı(lar)
| ELZ̃YN: kimseler
| KZ̃BVE: yalanlayan(lar)
| BLGEÙ: huzuruna çıkmayı
| ELLH: Allah'ın
| ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: zaman
| CEÙTHM: kendilerine geldiği
| ELSEAT: o sa'at
| BĞTT: ansızın
| GELVE: dediler
| YE: EY/HEY/AH
| ḪSRTNE: Pişmanız
| AL: dolayı
| ME:
| FRŦNE: kusurlarımızdan
| FYHE: orada
| VHM: ve onlar
| YḪMLVN: yüklenecekler
| ÊVZERHM: günahlarını
| AL:
| ƵHVRHM: sırtlarına
| ÊLE: bakın
| SEÙ: ne kötü
| ME: şeyler
| YZRVN: yüklenip taşıyorlar
| (6:31)|VME: ve değildir
| ELḪYET: hayatı
| ELD̃NYE: dünya
| ÎLE: başka bir şey
| LAB: bir oyundan
| VLHV: ve eğlenceden
| VLLD̃ER: ve yurdu
| EL ËḢRT: ahiret
| ḢYR: daha iyidir
| LLZ̃YN: kimseler için
| YTGVN: korunan(lar)
| ÊFLE:
| TAGLVN: düşünmüyor musunuz?
| (6:32)

| ELḪYET: hayatı
| ELD̃NYE: dünya
| ÎLE: başka bir şey
| LAB: bir oyundan
| VLHV: ve eğlenceden
| VLLD̃ER: ve yurdu
| EL ËḢRT: ahiret
| ḢYR: daha iyidir
| LLZ̃YN: kimseler için
| YTGVN: korunan(lar)
| ÊFLE:
| TAGLVN: düşünmüyor musunuz?
| (6:32)|GD̃: muhakkak
| NALM: biliyoruz
| ÎNH: şüphesiz
| LYḪZNK: seni üzüyor
| ELZ̃Y: şeyler
| YGVLVN: onların dedikleri
| FÎNHM: gerçekte onlar
| LE:
| YKZ̃BVNK: seni yalanlamıyorlar
| VLKN: fakat
| ELƵELMYN: o zalimler
| B ËYET: ayetlerini
| ELLH: Allah'ın
| YCḪD̃VN: yalanlıyorlar
| (6:33)

| NALM: biliyoruz
| ÎNH: şüphesiz
| LYḪZNK: seni üzüyor
| ELZ̃Y: şeyler
| YGVLVN: onların dedikleri
| FÎNHM: gerçekte onlar
| LE:
| YKZ̃BVNK: seni yalanlamıyorlar
| VLKN: fakat
| ELƵELMYN: o zalimler
| B ËYET: ayetlerini
| ELLH: Allah'ın
| YCḪD̃VN: yalanlıyorlar
| (6:33)|VLGD̃: ve andolsun
| KZ̃BT: yalanlanmıştı
| RSL: elçiler
| MN:
| GBLK: senden önce de
| FṦBRVE: sabrettiler
| AL: karşı
| ME:
| KZ̃BVE: yalanlanmalarına
| VÊVZ̃VE: ve eziyet edilmelerine
| ḪT: nihayet
| ÊTEHM: onlara yetişti
| NṦRNE: yardımımız
| VLE: yoktur
| MBD̃L: değiştirebilecek
| LKLMET: kelimelerini
| ELLH: Allah'ın
| VLGD̃: andolsun
| CEÙK: sana da gelmiştir
| MN: -inden
| NBÎ: haber-
| ELMRSLYN: elçilerin
| (6:34)

| KZ̃BT: yalanlanmıştı
| RSL: elçiler
| MN:
| GBLK: senden önce de
| FṦBRVE: sabrettiler
| AL: karşı
| ME:
| KZ̃BVE: yalanlanmalarına
| VÊVZ̃VE: ve eziyet edilmelerine
| ḪT: nihayet
| ÊTEHM: onlara yetişti
| NṦRNE: yardımımız
| VLE: yoktur
| MBD̃L: değiştirebilecek
| LKLMET: kelimelerini
| ELLH: Allah'ın
| VLGD̃: andolsun
| CEÙK: sana da gelmiştir
| MN: -inden
| NBÎ: haber-
| ELMRSLYN: elçilerin
| (6:34)|VÎN: ve eğer
| KEN:
| KBR: ağır geldiyse
| ALYK: sana
| ÎAREŽHM: onların yüz çevirmesi
| FÎN: haydi
| ESTŦAT: yapabilirsen
| ÊN:
| TBTĞY: ara ki
| NFGE: bir delik
| FY: içine
| ELÊRŽ: yerin
| ÊV: ya da
| SLME: bir merdiven
| FY:
| ELSMEÙ: göğe
| FTÊTYHM: onlara getiresin
| B ËYT: bir mu'cize
| VLV: şayet
| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LCMAHM: elbette onları toplardı
| AL: üzerinde
| ELHD̃: hidayet
| FLE:
| TKVNN: o halde olma
| MN: -den
| ELCEHLYN: cahiller-
| (6:35)

| KEN:
| KBR: ağır geldiyse
| ALYK: sana
| ÎAREŽHM: onların yüz çevirmesi
| FÎN: haydi
| ESTŦAT: yapabilirsen
| ÊN:
| TBTĞY: ara ki
| NFGE: bir delik
| FY: içine
| ELÊRŽ: yerin
| ÊV: ya da
| SLME: bir merdiven
| FY:
| ELSMEÙ: göğe
| FTÊTYHM: onlara getiresin
| B ËYT: bir mu'cize
| VLV: şayet
| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LCMAHM: elbette onları toplardı
| AL: üzerinde
| ELHD̃: hidayet
| FLE:
| TKVNN: o halde olma
| MN: -den
| ELCEHLYN: cahiller-
| (6:35)|ÎNME: ancak
| YSTCYB: icabet eder
| ELZ̃YN: kimseler
| YSMAVN: işiten(ler)
| VELMVT: ölülere gelince
| YBAS̃HM: onları diriltir
| ELLH: Allah
| S̃M: sonra
| ÎLYH: O'na
| YRCAVN: döndürülürler
| (6:36)

| YSTCYB: icabet eder
| ELZ̃YN: kimseler
| YSMAVN: işiten(ler)
| VELMVT: ölülere gelince
| YBAS̃HM: onları diriltir
| ELLH: Allah
| S̃M: sonra
| ÎLYH: O'na
| YRCAVN: döndürülürler
| (6:36)|VGELVE: dediler ki
| LVLE: değil miydi?
| NZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| ËYT: bir mu'cize
| MN: -nden
| RBH: Rabbi-
| GL: de ki
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| GED̃R: kadirdir
| AL: üzerine
| ÊN:
| YNZL: indirmeğe
| ËYT: bir mu'cize
| VLKN: fakat
| ÊKS̃RHM: çokları
| LE:
| YALMVN: bilmezler
| (6:37)

| LVLE: değil miydi?
| NZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| ËYT: bir mu'cize
| MN: -nden
| RBH: Rabbi-
| GL: de ki
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| GED̃R: kadirdir
| AL: üzerine
| ÊN:
| YNZL: indirmeğe
| ËYT: bir mu'cize
| VLKN: fakat
| ÊKS̃RHM: çokları
| LE:
| YALMVN: bilmezler
| (6:37)|VME: yoktur ki
| MN: hiçbir
| D̃EBT: yürüyen hayvan
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| VLE: ve hiçbir
| ŦEÙR: kuş
| YŦYR: uçan
| BCNEḪYH: iki kanadiyle
| ÎLE: olmasınlar
| ÊMM: birer ümmet
| ÊMS̃ELKM: sizin gibi
| ME:
| FRŦNE: biz eksik bırakmamışızdır
| FY:
| ELKTEB: Kitapta
| MN: hiçbir
| ŞYÙ: şeyi
| S̃M: sonra
| ÎL: -(nin huzuru)na
| RBHM: Rableri-
| YḪŞRVN: toplanacaklardır
| (6:38)

| MN: hiçbir
| D̃EBT: yürüyen hayvan
| FY: -nde
| ELÊRŽ: yeryüzü-
| VLE: ve hiçbir
| ŦEÙR: kuş
| YŦYR: uçan
| BCNEḪYH: iki kanadiyle
| ÎLE: olmasınlar
| ÊMM: birer ümmet
| ÊMS̃ELKM: sizin gibi
| ME:
| FRŦNE: biz eksik bırakmamışızdır
| FY:
| ELKTEB: Kitapta
| MN: hiçbir
| ŞYÙ: şeyi
| S̃M: sonra
| ÎL: -(nin huzuru)na
| RBHM: Rableri-
| YḪŞRVN: toplanacaklardır
| (6:38)|VELZ̃YN: kimseler
| KZ̃BVE: yalanlayan(lar)
| B ËYETNE: bizim ayetlerimizi
| ṦM: sağırdırlar
| VBKM: ve dilsizdirler
| FY: içinde
| ELƵLMET: karanlıklar
| MN: kimseyi
| YŞÎ: dilediği
| ELLH: Allah
| YŽLLH: şaşırtır
| VMN: ve kimseyi de
| YŞÊ: dilediği
| YCALH: koyar
| AL: üzerine
| ṦREŦ: yol
| MSTGYM: doğru
| (6:39)

| KZ̃BVE: yalanlayan(lar)
| B ËYETNE: bizim ayetlerimizi
| ṦM: sağırdırlar
| VBKM: ve dilsizdirler
| FY: içinde
| ELƵLMET: karanlıklar
| MN: kimseyi
| YŞÎ: dilediği
| ELLH: Allah
| YŽLLH: şaşırtır
| VMN: ve kimseyi de
| YŞÊ: dilediği
| YCALH: koyar
| AL: üzerine
| ṦREŦ: yol
| MSTGYM: doğru
| (6:39)|GL: de ki
| ÊRÊYTKM: gördünüz mü?
| ÎN: eğer
| ÊTEKM: size gelse
| AZ̃EB: azabı
| ELLH: Allah'ın
| ÊV: ya da
| ÊTTKM: gelse
| ELSEAT: o sa'at
| ÊĞYR: başkasına mı
| ELLH: Allah'tan
| TD̃AVN: yalvarırsınız
| ÎN: şayet
| KNTM: iseniz (söyleyin)
| ṦED̃GYN: doğru (sözlü)
| (6:40)

| ÊRÊYTKM: gördünüz mü?
| ÎN: eğer
| ÊTEKM: size gelse
| AZ̃EB: azabı
| ELLH: Allah'ın
| ÊV: ya da
| ÊTTKM: gelse
| ELSEAT: o sa'at
| ÊĞYR: başkasına mı
| ELLH: Allah'tan
| TD̃AVN: yalvarırsınız
| ÎN: şayet
| KNTM: iseniz (söyleyin)
| ṦED̃GYN: doğru (sözlü)
| (6:40)|BL: hayır
| ÎYEH: yalnız O'na
| TD̃AVN: yalvarırsınız
| FYKŞF: O da kaldırır
| ME: şeyi
| TD̃AVN: istediğiniz
| ÎLYH: ondan
| ÎN: şayet
| ŞEÙ: dilerse
| VTNSVN: ve unutursunuz
| ME: şeyleri
| TŞRKVN: ortak koştuğunuz
| (6:41)

| ÎYEH: yalnız O'na
| TD̃AVN: yalvarırsınız
| FYKŞF: O da kaldırır
| ME: şeyi
| TD̃AVN: istediğiniz
| ÎLYH: ondan
| ÎN: şayet
| ŞEÙ: dilerse
| VTNSVN: ve unutursunuz
| ME: şeyleri
| TŞRKVN: ortak koştuğunuz
| (6:41)|VLGD̃: muhakkak
| ÊRSLNE: (elçiler) gönderdik
| ÎL:
| ÊMM: ümmetlere
| MN:
| GBLK: senden önce de
| FÊḢZ̃NEHM: onları yakalayıp cezalandırmıştık
| BELBÊSEÙ: darlık ile
| VELŽREÙ: ve sıkıntı ile
| LALHM: belki onlar
| YTŽRAVN: yalvarırlar diye
| (6:42)

| ÊRSLNE: (elçiler) gönderdik
| ÎL:
| ÊMM: ümmetlere
| MN:
| GBLK: senden önce de
| FÊḢZ̃NEHM: onları yakalayıp cezalandırmıştık
| BELBÊSEÙ: darlık ile
| VELŽREÙ: ve sıkıntı ile
| LALHM: belki onlar
| YTŽRAVN: yalvarırlar diye
| (6:42)|FLVLE: hiç olmazsa
| ÎZ̃: zaman
| CEÙHM: kendilerine geldiği
| BÊSNE: baskınımız
| TŽRAVE: yalvarsalardı
| VLKN: fakat
| GST: katılaştı
| GLVBHM: kalbleri
| VZYN: ve süslü gösterdi
| LHM: onlara
| ELŞYŦEN: şeytan
| ME: şeyleri
| KENVE: oldukları
| YAMLVN: yapmış
| (6:43)

| ÎZ̃: zaman
| CEÙHM: kendilerine geldiği
| BÊSNE: baskınımız
| TŽRAVE: yalvarsalardı
| VLKN: fakat
| GST: katılaştı
| GLVBHM: kalbleri
| VZYN: ve süslü gösterdi
| LHM: onlara
| ELŞYŦEN: şeytan
| ME: şeyleri
| KENVE: oldukları
| YAMLVN: yapmış
| (6:43)|FLME: ne zaman ki
| NSVE: unutunca
| ME:
| Z̃KRVE: yapılan uyarıları
| BH: kendileri
| FTḪNE: açıverdik
| ALYHM: üzerlerine
| ÊBVEB: kapılarını
| KL: her
| ŞYÙ: şeyin
| ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: sırada
| FRḪVE: sevince daldıkları
| BME: şey ile
| ÊVTVE: kendilerine verilen
| ÊḢZ̃NEHM: onları yakaladık
| BĞTT: ansızın
| FÎZ̃E: böylece
| HM: onlar
| MBLSVN: bütün umutlarnı yitirdiler
| (6:44)

| NSVE: unutunca
| ME:
| Z̃KRVE: yapılan uyarıları
| BH: kendileri
| FTḪNE: açıverdik
| ALYHM: üzerlerine
| ÊBVEB: kapılarını
| KL: her
| ŞYÙ: şeyin
| ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: sırada
| FRḪVE: sevince daldıkları
| BME: şey ile
| ÊVTVE: kendilerine verilen
| ÊḢZ̃NEHM: onları yakaladık
| BĞTT: ansızın
| FÎZ̃E: böylece
| HM: onlar
| MBLSVN: bütün umutlarnı yitirdiler
| (6:44)|FGŦA: böylece kesildi
| D̃EBR: ardı
| ELGVM: milletin
| ELZ̃YN: onlar ki
| ƵLMVE: haksızlık ediyordu
| VELḪMD̃: hamdolsun
| LLH: Allah'a
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (6:45)

| D̃EBR: ardı
| ELGVM: milletin
| ELZ̃YN: onlar ki
| ƵLMVE: haksızlık ediyordu
| VELḪMD̃: hamdolsun
| LLH: Allah'a
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (6:45)|GL: de ki
| ÊRÊYTM: söyleyin bana
| ÎN: eğer
| ÊḢZ̃: alsa
| ELLH: Allah
| SMAKM: işitme(duyu)nuzu
| VÊBṦERKM: ve gözlerinizi
| VḢTM: ve mühür vursa
| AL: üstüne
| GLVBKM: kalblerinizin
| MN: kimdir?
| ÎLH: tanrı
| ĞYR: başka
| ELLH: Allah'tan
| YÊTYKM: size getirecek
| BH: bun(lar)ı
| ENƵR: bak
| KYF: nasıl
| NṦRF: türlü türlü açıklıyoruz
| EL ËYET: ayetleri
| S̃M: sonra yine
| HM: onlar
| YṦD̃FVN: yüz çeviriyorlar
| (6:46)

| ÊRÊYTM: söyleyin bana
| ÎN: eğer
| ÊḢZ̃: alsa
| ELLH: Allah
| SMAKM: işitme(duyu)nuzu
| VÊBṦERKM: ve gözlerinizi
| VḢTM: ve mühür vursa
| AL: üstüne
| GLVBKM: kalblerinizin
| MN: kimdir?
| ÎLH: tanrı
| ĞYR: başka
| ELLH: Allah'tan
| YÊTYKM: size getirecek
| BH: bun(lar)ı
| ENƵR: bak
| KYF: nasıl
| NṦRF: türlü türlü açıklıyoruz
| EL ËYET: ayetleri
| S̃M: sonra yine
| HM: onlar
| YṦD̃FVN: yüz çeviriyorlar
| (6:46)|GL: de ki
| ÊRÊYTKM: söyleyin bana
| ÎN: eğer
| ÊTEKM: size gelse
| AZ̃EB: azabı
| ELLH: Allah'ın
| BĞTT: ansızın
| ÊV: ya da
| CHRT: açıkça
| HL: mi?
| YHLK: helak edilir
| ÎLE: başkası
| ELGVM: toplumdan
| ELƵELMVN: zalim
| (6:47)

| ÊRÊYTKM: söyleyin bana
| ÎN: eğer
| ÊTEKM: size gelse
| AZ̃EB: azabı
| ELLH: Allah'ın
| BĞTT: ansızın
| ÊV: ya da
| CHRT: açıkça
| HL: mi?
| YHLK: helak edilir
| ÎLE: başkası
| ELGVM: toplumdan
| ELƵELMVN: zalim
| (6:47)|VME:
| NRSL: biz gönderimeyi
| ELMRSLYN: elçileri
| ÎLE: dışında
| MBŞRYN: müjdeciler olmak
| VMNZ̃RYN: ve uyarıcılar olmak
| FMN: o halde kim
| ËMN: inanır
| VÊṦLḪ: ve uslanırsa
| FLE: yoktur
| ḢVF: korku
| ALYHM: onlara
| VLE: ve değildir
| HM: onlar
| YḪZNVN: üzülecek de
| (6:48)

| NRSL: biz gönderimeyi
| ELMRSLYN: elçileri
| ÎLE: dışında
| MBŞRYN: müjdeciler olmak
| VMNZ̃RYN: ve uyarıcılar olmak
| FMN: o halde kim
| ËMN: inanır
| VÊṦLḪ: ve uslanırsa
| FLE: yoktur
| ḢVF: korku
| ALYHM: onlara
| VLE: ve değildir
| HM: onlar
| YḪZNVN: üzülecek de
| (6:48)|VELZ̃YN: kimselere
| KZ̃BVE: yalanlayan(lara)
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| YMSHM: dokunacaktır
| ELAZ̃EB: azab
| BME: yüzünden
| KENVE: yaptıkları
| YFSGVN: fenalık
| (6:49)

| KZ̃BVE: yalanlayan(lara)
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| YMSHM: dokunacaktır
| ELAZ̃EB: azab
| BME: yüzünden
| KENVE: yaptıkları
| YFSGVN: fenalık
| (6:49)|GL: de ki
| LE:
| ÊGVL: ben demiyorum
| LKM: size
| AND̃Y: yanımdadır
| ḢZEÙN: hazineleri
| ELLH: Allah'ın
| VLE: ve
| ÊALM: bilmem
| ELĞYB: gaybı
| VLE: ve
| ÊGVL: demiyorum
| LKM: size
| ÎNY: ben
| MLK: meleğim
| ÎN:
| ÊTBA: ben uyuyorum
| ÎLE: sadece
| ME: şeye
| YVḪ: vahyolunan
| ÎLY: bana
| GL: de ki
| HL: midir?
| YSTVY: eşit
| ELÊAM: kör
| VELBṦYR: ve gören
| ÊFLE:
| TTFKRVN: düşünmüyor musunuz?
| (6:50)

| LE:
| ÊGVL: ben demiyorum
| LKM: size
| AND̃Y: yanımdadır
| ḢZEÙN: hazineleri
| ELLH: Allah'ın
| VLE: ve
| ÊALM: bilmem
| ELĞYB: gaybı
| VLE: ve
| ÊGVL: demiyorum
| LKM: size
| ÎNY: ben
| MLK: meleğim
| ÎN:
| ÊTBA: ben uyuyorum
| ÎLE: sadece
| ME: şeye
| YVḪ: vahyolunan
| ÎLY: bana
| GL: de ki
| HL: midir?
| YSTVY: eşit
| ELÊAM: kör
| VELBṦYR: ve gören
| ÊFLE:
| TTFKRVN: düşünmüyor musunuz?
| (6:50)