6:71En’âm  Suresi 71. Ayet

Kuran Sırası: 6 İniş Sırası: 55
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129130131132133134135136137138139140141142143144145146147148149150151152153154155156157158159160161162163164165

6:71En’âm  Suresi 71. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. قُلْ (GL) = ḳul : de ki
2. أَنَدْعُو (ÊND̃AV) = ened'ǔ : mi yalvaralım?
3. مِنْ (MN) = min :
4. دُونِ (D̃VN) = dūni : başka
5. اللَّهِ (ELLH) = llahi : Allah'tan
6. مَا (ME) = mā : şeylere
7. لَا (LE) = lā :
8. يَنْفَعُنَا (YNFANE) = yenfeǔnā : bize yarar vermeyen
9. وَلَا (VLE) = ve lā :
10. يَضُرُّنَا (YŽRNE) = yeDurrunā : ve zarar vermeyen
11. وَنُرَدُّ (VNRD̃) = ve nuraddu : ve döndürülüp
12. عَلَىٰ (AL) = ǎlā : üzerinde
13. أَعْقَابِنَا (ÊAGEBNE) = eǎ'ḳābinā : ökçelerimiz
14. بَعْدَ (BAD̃) = beǎ'de : sonra
15. إِذْ (ÎZ̃) = iƶ :
16. هَدَانَا (HD̃ENE) = hedānā : bizi doğru yola ilettikten
17. اللَّهُ (ELLH) = llahu : Allah
18. كَالَّذِي (KELZ̃Y) = kālleƶī : gibi mi?
19. اسْتَهْوَتْهُ (ESTHVTH) = stehvethu : ayartarak
20. الشَّيَاطِينُ (ELŞYEŦYN) = ş-şeyāTīnu : şeytanların
21. فِي (FY) = fī :
22. الْأَرْضِ (ELÊRŽ) = l-erDi : çölde bıraktıkları
23. حَيْرَانَ (ḪYREN) = Hayrāne : şaşkın bir halde
24. لَهُ (LH) = lehu : kimse
25. أَصْحَابٌ (ÊṦḪEB) = eSHābun : arkadaşlarının ise
26. يَدْعُونَهُ (YD̃AVNH) = yed'ǔnehu : çağırdıkları
27. إِلَى (ÎL) = ilā :
28. الْهُدَى (ELHD̃) = l-hudā : doğru yola
29. ائْتِنَا (EÙTNE) = 'tinā : Bize gel! diye
30. قُلْ (GL) = ḳul : de ki
31. إِنَّ (ÎN) = inne : muhakkak
32. هُدَى (HD̃) = hudā : yol gösterme
33. اللَّهِ (ELLH) = llahi : Allah'ın
34. هُوَ (HV) = huve : ancak
35. الْهُدَىٰ (ELHD̃) = l-hudā : yol göstermesidir
36. وَأُمِرْنَا (VÊMRNE) = ve umirnā : ve bize emredilmiştir
37. لِنُسْلِمَ (LNSLM) = linuslime : teslim olmamız
38. لِرَبِّ (LRB) = lirabbi : Rabbine
39. الْعَالَمِينَ (ELAELMYN) = l-ǎālemīne : alemlerin
de ki | mi yalvaralım? | | başka | Allah'tan | şeylere | | bize yarar vermeyen | | ve zarar vermeyen | ve döndürülüp | üzerinde | ökçelerimiz | sonra | | bizi doğru yola ilettikten | Allah | gibi mi? | ayartarak | şeytanların | | çölde bıraktıkları | şaşkın bir halde | kimse | arkadaşlarının ise | çağırdıkları | | doğru yola | Bize gel! diye | de ki | muhakkak | yol gösterme | Allah'ın | ancak | yol göstermesidir | ve bize emredilmiştir | teslim olmamız | Rabbine | alemlerin |

[GVL] [D̃AV] [] [D̃VN] [] [] [] [NFA] [] [ŽRR] [RD̃D̃] [] [AGB] [BAD̃] [] [HD̃Y] [] [] [HVY] [ŞŦN] [] [ERŽ] [ḪYR] [] [ṦḪB] [D̃AV] [] [HD̃Y] [ETY] [GVL] [] [HD̃Y] [] [] [HD̃Y] [EMR] [SLM] [RBB] [ALM]
GL ÊND̃AV MN D̃VN ELLH ME LE YNFANE VLE YŽRNE VNRD̃ AL ÊAGEBNE BAD̃ ÎZ̃ HD̃ENE ELLH KELZ̃Y ESTHVTH ELŞYEŦYN FY ELÊRŽ ḪYREN LH ÊṦḪEB YD̃AVNH ÎL ELHD̃ EÙTNE GL ÎN HD̃ ELLH HV ELHD̃ VÊMRNE LNSLM LRB ELAELMYN

ḳul ened'ǔ min dūni llahi yenfeǔnā ve lā yeDurrunā ve nuraddu ǎlā eǎ'ḳābinā beǎ'de hedānā llahu kālleƶī stehvethu ş-şeyāTīnu l-erDi Hayrāne lehu eSHābun yed'ǔnehu ilā l-hudā 'tinā ḳul inne hudā llahi huve l-hudā ve umirnā linuslime lirabbi l-ǎālemīne
قل أندعو من دون الله ما لا ينفعنا ولا يضرنا ونرد على أعقابنا بعد إذ هدانا الله كالذي استهوته الشياطين في الأرض حيران له أصحاب يدعونه إلى الهدى ائتنا قل إن هدى الله هو الهدى وأمرنا لنسلم لرب العالمين

6:71En’âm  Suresi 71. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
أندعو د ع و | D̃AV ÊND̃AV ened'ǔ mi yalvaralım? """Shall we call"
من | MN min from
دون د و ن | D̃VN D̃VN dūni başka besides
الله | ELLH llahi Allah'tan Allah
ما | ME şeylere what
لا | LE not
ينفعنا ن ف ع | NFA YNFANE yenfeǔnā bize yarar vermeyen benefits us
ولا | VLE ve lā and not
يضرنا ض ر ر | ŽRR YŽRNE yeDurrunā ve zarar vermeyen harms us,
ونرد ر د د | RD̃D̃ VNRD̃ ve nuraddu ve döndürülüp and we turn back
على | AL ǎlā üzerinde on
أعقابنا ع ق ب | AGB ÊAGEBNE eǎ'ḳābinā ökçelerimiz our heels
بعد ب ع د | BAD̃ BAD̃ beǎ'de sonra after
إذ | ÎZ̃ [when]
هدانا ه د ي | HD̃Y HD̃ENE hedānā bizi doğru yola ilettikten (has) guided us
الله | ELLH llahu Allah Allah?
كالذي | KELZ̃Y kālleƶī gibi mi? Like the one
استهوته ه و ي | HVY ESTHVTH stehvethu ayartarak whom (has been) enticed
الشياطين ش ط ن | ŞŦN ELŞYEŦYN ş-şeyāTīnu şeytanların (by) the Shaitaan
في | FY in
الأرض ا ر ض | ERŽ ELÊRŽ l-erDi çölde bıraktıkları the earth,
حيران ح ي ر | ḪYR ḪYREN Hayrāne şaşkın bir halde confused,
له | LH lehu kimse he has
أصحاب ص ح ب | ṦḪB ÊṦḪEB eSHābun arkadaşlarının ise companions
يدعونه د ع و | D̃AV YD̃AVNH yed'ǔnehu çağırdıkları who call him
إلى | ÎL ilā towards
الهدى ه د ي | HD̃Y ELHD̃ l-hudā doğru yola the guidance,
ائتنا ا ت ي | ETY EÙTNE 'tinā Bize gel! diye "'Come to us.'"""
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
إن | ÎN inne muhakkak """Indeed,"
هدى ه د ي | HD̃Y HD̃ hudā yol gösterme (the) Guidance
الله | ELLH llahi Allah'ın (of) Allah,
هو | HV huve ancak it
الهدى ه د ي | HD̃Y ELHD̃ l-hudā yol göstermesidir (is) the Guidance,
وأمرنا ا م ر | EMR VÊMRNE ve umirnā ve bize emredilmiştir and we have been commanded
لنسلم س ل م | SLM LNSLM linuslime teslim olmamız that we submit
لرب ر ب ب | RBB LRB lirabbi Rabbine to (the) Lord
العالمين ع ل م | ALM ELAELMYN l-ǎālemīne alemlerin (of) the worlds
6:71 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

de ki | mi yalvaralım? | | başka | Allah'tan | şeylere | | bize yarar vermeyen | | ve zarar vermeyen | ve döndürülüp | üzerinde | ökçelerimiz | sonra | | bizi doğru yola ilettikten | Allah | gibi mi? | ayartarak | şeytanların | | çölde bıraktıkları | şaşkın bir halde | kimse | arkadaşlarının ise | çağırdıkları | | doğru yola | Bize gel! diye | de ki | muhakkak | yol gösterme | Allah'ın | ancak | yol göstermesidir | ve bize emredilmiştir | teslim olmamız | Rabbine | alemlerin |

[GVL] [D̃AV] [] [D̃VN] [] [] [] [NFA] [] [ŽRR] [RD̃D̃] [] [AGB] [BAD̃] [] [HD̃Y] [] [] [HVY] [ŞŦN] [] [ERŽ] [ḪYR] [] [ṦḪB] [D̃AV] [] [HD̃Y] [ETY] [GVL] [] [HD̃Y] [] [] [HD̃Y] [EMR] [SLM] [RBB] [ALM]
GL ÊND̃AV MN D̃VN ELLH ME LE YNFANE VLE YŽRNE VNRD̃ AL ÊAGEBNE BAD̃ ÎZ̃ HD̃ENE ELLH KELZ̃Y ESTHVTH ELŞYEŦYN FY ELÊRŽ ḪYREN LH ÊṦḪEB YD̃AVNH ÎL ELHD̃ EÙTNE GL ÎN HD̃ ELLH HV ELHD̃ VÊMRNE LNSLM LRB ELAELMYN

ḳul ened'ǔ min dūni llahi yenfeǔnā ve lā yeDurrunā ve nuraddu ǎlā eǎ'ḳābinā beǎ'de hedānā llahu kālleƶī stehvethu ş-şeyāTīnu l-erDi Hayrāne lehu eSHābun yed'ǔnehu ilā l-hudā 'tinā ḳul inne hudā llahi huve l-hudā ve umirnā linuslime lirabbi l-ǎālemīne
قل أندعو من دون الله ما لا ينفعنا ولا يضرنا ونرد على أعقابنا بعد إذ هدانا الله كالذي استهوته الشياطين في الأرض حيران له أصحاب يدعونه إلى الهدى ائتنا قل إن هدى الله هو الهدى وأمرنا لنسلم لرب العالمين

[ق و ل] [د ع و] [] [د و ن] [] [] [] [ن ف ع] [] [ض ر ر] [ر د د] [] [ع ق ب] [ب ع د] [] [ه د ي] [] [] [ه و ي] [ش ط ن] [] [ا ر ض] [ح ي ر] [] [ص ح ب] [د ع و] [] [ه د ي] [ا ت ي] [ق و ل] [] [ه د ي] [] [] [ه د ي] [ا م ر] [س ل م] [ر ب ب] [ع ل م]

6:71En’âm  Suresi 71. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
Gaf,Lam,
100,30,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
أندعو د ع و | D̃AV ÊND̃AV ened'ǔ mi yalvaralım? """Shall we call"
,Nun,Dal,Ayn,Vav,
,50,4,70,6,
INTG – prefixed interrogative alif
V – 1st person plural imperfect verb
الهمزة همزة استفهام
فعل مضارع
من | MN min from
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
دون د و ن | D̃VN D̃VN dūni başka besides
Dal,Vav,Nun,
4,6,50,
N – genitive noun
اسم مجرور
الله | ELLH llahi Allah'tan Allah
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – genitive proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مجرور
ما | ME şeylere what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
لا | LE not
Lam,Elif,
30,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
ينفعنا ن ف ع | NFA YNFANE yenfeǔnā bize yarar vermeyen benefits us
Ye,Nun,Fe,Ayn,Nun,Elif,
10,50,80,70,50,1,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
PRON – 1st person plural object pronoun
فعل مضارع و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
ولا | VLE ve lā and not
Vav,Lam,Elif,
6,30,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
يضرنا ض ر ر | ŽRR YŽRNE yeDurrunā ve zarar vermeyen harms us,
Ye,Dad,Re,Nun,Elif,
10,800,200,50,1,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
PRON – 1st person plural object pronoun
فعل مضارع و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
ونرد ر د د | RD̃D̃ VNRD̃ ve nuraddu ve döndürülüp and we turn back
Vav,Nun,Re,Dal,
6,50,200,4,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural passive imperfect verb
الواو عاطفة
فعل مضارع مبني للمجهول
على | AL ǎlā üzerinde on
Ayn,Lam,,
70,30,,
P – preposition
حرف جر
أعقابنا ع ق ب | AGB ÊAGEBNE eǎ'ḳābinā ökçelerimiz our heels
,Ayn,Gaf,Elif,Be,Nun,Elif,
,70,100,1,2,50,1,
"N – genitive masculine plural noun → Heel
PRON – 1st person plural possessive pronoun"
اسم مجرور و«نا» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
بعد ب ع د | BAD̃ BAD̃ beǎ'de sonra after
Be,Ayn,Dal,
2,70,4,
T – accusative time adverb
ظرف زمان منصوب
إذ | ÎZ̃ [when]
,Zel,
,700,
T – time adverb
ظرف زمان
هدانا ه د ي | HD̃Y HD̃ENE hedānā bizi doğru yola ilettikten (has) guided us
He,Dal,Elif,Nun,Elif,
5,4,1,50,1,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 1st person plural object pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الله | ELLH llahu Allah Allah?
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – nominative proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مرفوع
كالذي | KELZ̃Y kālleƶī gibi mi? Like the one
Kef,Elif,Lam,Zel,Ye,
20,1,30,700,10,
P – prefixed preposition ka
REL – masculine singular relative pronoun
جار ومجرور
استهوته ه و ي | HVY ESTHVTH stehvethu ayartarak whom (has been) enticed
Elif,Sin,Te,He,Vav,Te,He,
1,60,400,5,6,400,5,
V – 3rd person feminine singular (form X) perfect verb
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل ماض والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الشياطين ش ط ن | ŞŦN ELŞYEŦYN ş-şeyāTīnu şeytanların (by) the Shaitaan
Elif,Lam,Şın,Ye,Elif,Tı,Ye,Nun,
1,30,300,10,1,9,10,50,
"PN – nominative masculine plural proper noun → Satan"
اسم علم مرفوع
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
الأرض ا ر ض | ERŽ ELÊRŽ l-erDi çölde bıraktıkları the earth,
Elif,Lam,,Re,Dad,
1,30,,200,800,
"N – genitive feminine noun → Earth"
اسم مجرور
حيران ح ي ر | ḪYR ḪYREN Hayrāne şaşkın bir halde confused,
Ha,Ye,Re,Elif,Nun,
8,10,200,1,50,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
له | LH lehu kimse he has
Lam,He,
30,5,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
أصحاب ص ح ب | ṦḪB ÊṦḪEB eSHābun arkadaşlarının ise companions
,Sad,Ha,Elif,Be,
,90,8,1,2,
N – nominative masculine plural indefinite noun
اسم مرفوع
يدعونه د ع و | D̃AV YD̃AVNH yed'ǔnehu çağırdıkları who call him
Ye,Dal,Ayn,Vav,Nun,He,
10,4,70,6,50,5,
V – 3rd person masculine plural imperfect verb
PRON – subject pronoun
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل مضارع والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
إلى | ÎL ilā towards
,Lam,,
,30,,
P – preposition
حرف جر
الهدى ه د ي | HD̃Y ELHD̃ l-hudā doğru yola the guidance,
Elif,Lam,He,Dal,,
1,30,5,4,,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
ائتنا ا ت ي | ETY EÙTNE 'tinā Bize gel! diye "'Come to us.'"""
Elif,,Te,Nun,Elif,
1,,400,50,1,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
PRON – 1st person plural object pronoun
فعل أمر و«نا» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
قل ق و ل | GVL GL ḳul de ki Say,
Gaf,Lam,
100,30,
V – 2nd person masculine singular imperative verb
فعل أمر
إن | ÎN inne muhakkak """Indeed,"
,Nun,
,50,
ACC – accusative particle
حرف نصب
هدى ه د ي | HD̃Y HD̃ hudā yol gösterme (the) Guidance
He,Dal,,
5,4,,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
الله | ELLH llahi Allah'ın (of) Allah,
Elif,Lam,Lam,He,
1,30,30,5,
"PN – genitive proper noun → Allah"
لفظ الجلالة مجرور
هو | HV huve ancak it
He,Vav,
5,6,
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
ضمير منفصل
الهدى ه د ي | HD̃Y ELHD̃ l-hudā yol göstermesidir (is) the Guidance,
Elif,Lam,He,Dal,,
1,30,5,4,,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
وأمرنا ا م ر | EMR VÊMRNE ve umirnā ve bize emredilmiştir and we have been commanded
Vav,,Mim,Re,Nun,Elif,
6,,40,200,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural passive perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض مبني للمجهول و«نا» ضمير متصل في محل رفع نائب فاعل
لنسلم س ل م | SLM LNSLM linuslime teslim olmamız that we submit
Lam,Nun,Sin,Lam,Mim,
30,50,60,30,40,
PRP – prefixed particle of purpose lām
V – 1st person plural (form IV) imperfect verb, subjunctive mood
اللام لام التعليل
فعل مضارع منصوب
لرب ر ب ب | RBB LRB lirabbi Rabbine to (the) Lord
Lam,Re,Be,
30,200,2,
P – prefixed preposition lām
N – genitive masculine noun
جار ومجرور
العالمين ع ل م | ALM ELAELMYN l-ǎālemīne alemlerin (of) the worlds
Elif,Lam,Ayn,Elif,Lam,Mim,Ye,Nun,
1,30,70,1,30,40,10,50,
N – genitive masculine plural noun
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
Kombi Müfredat
أندعو
ened'ǔ
D̃AV|د ع و
mi yalvaralım?
3
من
min
|
Kombi Müfredat
دون
dūni
D̃VN|د و ن
başka
5
الله
llahi
|
Allah'tan
6
ما
|
şeylere
7
لا
|
Kombi Müfredat
ينفعنا
yenfeǔnā
NFA|ن ف ع
bize yarar vermeyen
9
ولا
ve lā
|
10 Kombi Müfredat
يضرنا
yeDurrunā
ŽRR|ض ر ر
ve zarar vermeyen
11 Kombi Müfredat
ونرد
ve nuraddu
RD̃D̃|ر د د
ve döndürülüp
12
على
ǎlā
|
üzerinde
13 Kombi Müfredat
أعقابنا
eǎ'ḳābinā
AGB|ع ق ب
ökçelerimiz
14 Kombi Müfredat
بعد
beǎ'de
BAD̃|ب ع د
sonra
15
إذ
|
16 Kombi Müfredat
هدانا
hedānā
HD̃Y|ه د ي
bizi doğru yola ilettikten
17
الله
llahu
|
Allah
18
كالذي
kālleƶī
|
gibi mi?
19 Kombi Müfredat
استهوته
stehvethu
HVY|ه و ي
ayartarak
20 Kombi Müfredat
الشياطين
ş-şeyāTīnu
ŞŦN|ش ط ن
şeytanların
21
في
|
22 Kombi Müfredat
الأرض
l-erDi
ERŽ|ا ر ض
çölde bıraktıkları
23 Kombi Müfredat
حيران
Hayrāne
ḪYR|ح ي ر
şaşkın bir halde
24
له
lehu
|
kimse
25 Kombi Müfredat
أصحاب
eSHābun
ṦḪB|ص ح ب
arkadaşlarının ise
26 Kombi Müfredat
يدعونه
yed'ǔnehu
D̃AV|د ع و
çağırdıkları
27
إلى
ilā
|
28 Kombi Müfredat
الهدى
l-hudā
HD̃Y|ه د ي
doğru yola
29 Kombi Müfredat
ائتنا
'tinā
ETY|ا ت ي
Bize gel! diye
30 Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
31
إن
inne
|
muhakkak
32 Kombi Müfredat
هدى
hudā
HD̃Y|ه د ي
yol gösterme
33
الله
llahi
|
Allah'ın
34
هو
huve
|
ancak
35 Kombi Müfredat
الهدى
l-hudā
HD̃Y|ه د ي
yol göstermesidir
36 Kombi Müfredat
وأمرنا
ve umirnā
EMR|ا م ر
ve bize emredilmiştir
37 Kombi Müfredat
لنسلم
linuslime
SLM|س ل م
teslim olmamız
38 Kombi Müfredat
لرب
lirabbi
RBB|ر ب ب
Rabbine
39 Kombi Müfredat
العالمين
l-ǎālemīne
ALM|ع ل م
alemlerin
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | أَنَدْعُو: mi yalvaralım? | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | مَا: şeylere | لَا: | يَنْفَعُنَا: bize yarar vermeyen | وَلَا: | يَضُرُّنَا: ve zarar vermeyen | وَنُرَدُّ: ve döndürülüp | عَلَىٰ: üzerinde | أَعْقَابِنَا: ökçelerimiz | بَعْدَ: sonra | إِذْ: | هَدَانَا: bizi doğru yola ilettikten | اللَّهُ: Allah | كَالَّذِي: gibi mi? | اسْتَهْوَتْهُ: ayartarak | الشَّيَاطِينُ: şeytanların | فِي: | الْأَرْضِ: çölde bıraktıkları | حَيْرَانَ: şaşkın bir halde | لَهُ: kimse | أَصْحَابٌ: arkadaşlarının ise | يَدْعُونَهُ: çağırdıkları | إِلَى: | الْهُدَى: doğru yola | ائْتِنَا: Bize gel! diye | قُلْ: de ki | إِنَّ: muhakkak | هُدَى: yol gösterme | اللَّهِ: Allah'ın | هُوَ: ancak | الْهُدَىٰ: yol göstermesidir | وَأُمِرْنَا: ve bize emredilmiştir | لِنُسْلِمَ: teslim olmamız | لِرَبِّ: Rabbine | الْعَالَمِينَ: alemlerin | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GL de ki | أندعو ÊND̃AW mi yalvaralım? | من MN | دون D̃WN başka | الله ELLH Allah'tan | ما ME şeylere | لا LE | ينفعنا YNFANE bize yarar vermeyen | ولا WLE | يضرنا YŽRNE ve zarar vermeyen | ونرد WNRD̃ ve döndürülüp | على AL üzerinde | أعقابنا ÊAGEBNE ökçelerimiz | بعد BAD̃ sonra | إذ ÎZ̃ | هدانا HD̃ENE bizi doğru yola ilettikten | الله ELLH Allah | كالذي KELZ̃Y gibi mi? | استهوته ESTHWTH ayartarak | الشياطين ELŞYEŦYN şeytanların | في FY | الأرض ELÊRŽ çölde bıraktıkları | حيران ḪYREN şaşkın bir halde | له LH kimse | أصحاب ÊṦḪEB arkadaşlarının ise | يدعونه YD̃AWNH çağırdıkları | إلى ÎL | الهدى ELHD̃ doğru yola | ائتنا EÙTNE Bize gel! diye | قل GL de ki | إن ÎN muhakkak | هدى HD̃ yol gösterme | الله ELLH Allah'ın | هو HW ancak | الهدى ELHD̃ yol göstermesidir | وأمرنا WÊMRNE ve bize emredilmiştir | لنسلم LNSLM teslim olmamız | لرب LRB Rabbine | العالمين ELAELMYN alemlerin | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | ened'ǔ: mi yalvaralım? | min: | dūni: başka | llahi: Allah'tan | : şeylere | : | yenfeǔnā: bize yarar vermeyen | ve lā: | yeDurrunā: ve zarar vermeyen | ve nuraddu: ve döndürülüp | ǎlā: üzerinde | eǎ'ḳābinā: ökçelerimiz | beǎ'de: sonra | : | hedānā: bizi doğru yola ilettikten | llahu: Allah | kālleƶī: gibi mi? | stehvethu: ayartarak | ş-şeyāTīnu: şeytanların | : | l-erDi: çölde bıraktıkları | Hayrāne: şaşkın bir halde | lehu: kimse | eSHābun: arkadaşlarının ise | yed'ǔnehu: çağırdıkları | ilā: | l-hudā: doğru yola | 'tinā: Bize gel! diye | ḳul: de ki | inne: muhakkak | hudā: yol gösterme | llahi: Allah'ın | huve: ancak | l-hudā: yol göstermesidir | ve umirnā: ve bize emredilmiştir | linuslime: teslim olmamız | lirabbi: Rabbine | l-ǎālemīne: alemlerin | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | ÊND̃AV: mi yalvaralım? | MN: | D̃VN: başka | ELLH: Allah'tan | ME: şeylere | LE: | YNFANE: bize yarar vermeyen | VLE: | YŽRNE: ve zarar vermeyen | VNRD̃: ve döndürülüp | AL: üzerinde | ÊAGEBNE: ökçelerimiz | BAD̃: sonra | ÎZ̃: | HD̃ENE: bizi doğru yola ilettikten | ELLH: Allah | KELZ̃Y: gibi mi? | ESTHVTH: ayartarak | ELŞYEŦYN: şeytanların | FY: | ELÊRŽ: çölde bıraktıkları | ḪYREN: şaşkın bir halde | LH: kimse | ÊṦḪEB: arkadaşlarının ise | YD̃AVNH: çağırdıkları | ÎL: | ELHD̃: doğru yola | EÙTNE: Bize gel! diye | GL: de ki | ÎN: muhakkak | HD̃: yol gösterme | ELLH: Allah'ın | HV: ancak | ELHD̃: yol göstermesidir | VÊMRNE: ve bize emredilmiştir | LNSLM: teslim olmamız | LRB: Rabbine | ELAELMYN: alemlerin | Dinle Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Allah'ı bırakıp da bize ne faydaları dokunan, ne zararları erişen şeylere mi ibâdet edelim ve Allah bize doğru yolu gösterdikten sonra tekrar geriye mi dönelim, hani Şeytanların şaşırtıp sersem bir halde çöle düşürmek istedikleri adam gibi, halbuki arkadaşları, bize gel diye onu doğru yola çağırıp durmadadır. De ki: Şüphe yok ki Allah'ın gösterdiği yoldur doğru yol ve bize, âlemlerin Rabbine teslîm olmamız emredildi.Dinle Paylaş
Adem Uğur : De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise: "Bize gel! " diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz? De ki: Allah'ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir.Dinle Paylaş
Ahmed Hulusi : De ki: "Allâh dûnundan, bize ne fayda ve ne de zarar vermeyen şeylere mi dua edip yakaralım? Allâh bizi doğru yola hidâyet ettikten sonra, gerisin geri şirke mi döndürülelim? 'Bize gel' diye doğru yola çağıran arkadaşları olduğu hâlde, şeytanların ayartıp uçuruma çektiği ahmak gibi mi olalım?". . . De ki: "Allâh hidâyeti işte o hidâyettir! Biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk. "Dinle Paylaş
Ahmet Tekin : 'Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden bize fayda sağlamayacak ve zarar veremeyecek olan şeylere mi kulluk ve ibadet edelim, yalvaralım? Allah bizi doğru yola, Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yola kavuşturduktan sonra, gerisin geri, İslâm dışı hayatımıza mı dönelim? O’nun arkadaşları, bize, doğru yola gel diye çağırdıkları halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?' de. 'Allah’ın davet ettiği yol, Allah’tan gelen Allah’ın hidayet rehberiyle öğrettiği tek doğru ve hak dindir. Biz, yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden âlemlerin, bütün varlıkların Rabbine teslim olup hükmüne rıza göstermekle, İslâm’ı yaşayan müslüman olmakla emrolunduk' de.Dinle Paylaş
Ahmet Varol : De ki: 'Allah'tan ayrı olarak bize bir yararları veya zararları olmayacak şeylere mi yalvaralım? Yahut Allah'ın bizi hidayete erdirmesinden sonra arkadaşlarının kendisini 'bize gel' diye doğru yola çağırmalarına rağmen şeytanların onu saptırmalarından dolayı yeryüzünde şaşkın bir halde kalmış kimse gibi ökçelerimizin üzerine geri mi dönelim?' De ki: 'Gerçek hidayet Allah'ın hidayetidir. Biz de alemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.'Dinle Paylaş
Ali Bulaç : De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da: "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?" De ki: "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk."Dinle Paylaş
Ali Fikri Yavuz : De ki: “- Biz, Allah’ı bırakır da, bize ne fayda, ne de zarar yapamıyacak şeylere yalvarıp ibadet edermiyiz ve Allah bizi hidâyete eriştirmişken ardımıza döner miyiz? O kimse gibi ki, arzda şaşkın şaşkın dolaşırken kendini şeytanlar yoldan çıkarıp uçuruma çekmekte, beride ise arkadaşları: “- Var bize gel” diye onu doğru yola çağırıyorlar. (Şeytana uyarsa helâk olur, arkadaşlırının çağrısına uyarsa selâmet bulur.) “ De ki: “- Allah’ın hidayeti, İslâm dinidir, işte doğru yol da budur. Biz, âlemlerin Rabbine öz müslim olalım diye emrolunduk.Dinle Paylaş
Bekir Sadak : (71-72) De ki: «Arkadaslari bize gel diye dogru yola cagirirken, seytanlarin yeryuzunde sasirttiklari bir kimse gibi geriye mi donelim. Allah bizi dogru yola eristirdikten sonra, bize faydasi olmayan, zarar da veremeyen Allah'tan baska seylere mi yalvaralÙm?» De ki, «Doru yol ancak Allah'Ùn yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kÙlÙn, Allah'tan sakÙnÙn diye emrolunduk.» Kendisine toplanacaÙnÙz O'dur.Dinle Paylaş
Celal Yıldırım : De ki: Allah'ı bırakıp da bize ne bir yarar sağlayan, ne de zarar verebilen şeylere mi tapalım ? Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra şeytanların, şaşkın perişan bir halde yeryüzüne salıp dolaştırmak istedikleri ve arkadaşlarının ise. «bize gel!» diye doğru yola çağırdıkları kimse gibi mi topuklarımız üzerine geriye dönelim ? De ki: Şüphesiz ki Allah'ın gösterdiği yol, doğru yolun kendisidir. Ve biz de âlemlerin Rabbine teslimiyet göstermekle emrolunmuşuzdur;Dinle Paylaş
Diyanet İşleri : De ki: “Allah’ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları ‘bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah’ın yoludur. Bize âlemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu.”Dinle Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (71-72) De ki: 'Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırırken, şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi geriye mi dönelim. Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra, bize faydası olmayan, zarar da veremeyen Allah'tan başka şeylere mi yalvaralım?' De ki, 'Doğru yol ancak Allah'ın yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kılın, Allah'tan sakının diye emrolunduk.' Kendisine toplanacağınız O'dur.Dinle Paylaş
Diyanet Vakfi : De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise: «Bize gel!» diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz? De ki: Allah'ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir.Dinle Paylaş
Edip Yüksel : De ki: 'ALLAH'tan başka, bize yarar ve zarar veremiyenlere mi yalvaralım? ALLAH bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra ökçelerimiz üzerinde gerisin geriye mi dönelim? Şeytanların ayartıp yeryüzünde şaşırttığı ve arkadaşlarının, 'Gel, bizimle birlikte doğru yola gel' diye çağırdıkları şaşkın bir kimse gibi mi olalım?' De ki: 'Gerçek yol gösterme ALLAH'ın yol göstermesidir. Evrenlerin Rabbine teslim olmakla emredildik.'Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : De ki: «Biz Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola kavuşturduktan sonra ardımıza mı dönelim? Arkadaşları, bize gel, diye doğru yola çağırdıkları halde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?». De ki: «Allah'ın gösterdiği yol, yegane doğru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb'ine teslim olmamız emrolundu».Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Biz hiç Allah'ı bırakıp da bize ne fayda, ne de zarar vermeyecek nesnelere yalvarır mıyız? Ve Allah bizi hidayetine kavuşturmuş iken ardımıza (şirke) döner miyiz? Arkadaşları, bize gel, diye doğru yola çağırdıkları halde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri o avanak kimse gibi. De ki: «Allah'ın hidayet yolu doğru yolun ta kendisidir. Ve biz alemlerin Rabbine teslimiyet göstermekle emrolunduk.»Dinle Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki hiç biz Allahı bırakır da bize ne menfaat ne zarar yapamıyacak nesnelere yalvarır mıyız? ve Allah bizi hidayetine kavuşturmuş iken ardımıza döner miyiz? o avanak gibi ki Arzda şaşkın şaşkın dolaşırken kendini şeytanlar ayartıb uçuruma çekmekte, beride ise arkadaşları var bize gel diye onu doğru yola çağırıb duruyorlar, de ki her halde hidâyet Allah hidayeti ve biz şöyle emr edildik: Halıs müslim olalım rabbülâlemîneDinle Paylaş
Fizilal-il Kuran : De ki; «Allah'ı bırakıp bize ne yarar ve ne de zarar dokunduramayan putlara mı yalvarırım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra tekrar geriye mi dönelim? Tıpkı arkadaşları tarafından 'bize gel' diye doğru yola çağrıldığı halde, şeytanlar tarafından ayartılıp çöl ortasında şaşkın bırakılan kimse gibi mi olalım? De ki; «Doğru kılavuzluk, Allah'ın kılavuzluğudur, bize alemlerin Rabbine teslim olmamız emredildi.»Dinle Paylaş
Gültekin Onan : De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan, Tanrı'dan başka şeylere mi tapalım?" Tanrı bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde (yeryüzünde) şaşkınca bıraktıkları arkadaşlarının da: "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarınız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?" De ki: "Hiç kuşkusuz Tanrı'nın yolu asıl yoldur. Ve bize alemlerin rabbine (kendimizi) teslim etmemiz buyuruldu."Dinle Paylaş
Hakkı Yılmaz : (71,72) "De ki: “Allah'ın astlarından bize yarar sağlamayan ve zarar vermeyen şeylere mi yakaralım? Ve Allah bizi doğru yola ilettikten sonra, kendisinin ‘Bize gel!’ diye doğruya ve güzele çağıran arkadaşları varken şeytanların kendisini ayartıp yeryüzünde şaşkın dolaşır hâle getirdiği kimseler gibi gerisin geri mi döndürülelim?” De ki: “Şüphesiz Allah'ın doğru yolu, gerçek doğru yolun ta kendisidir. Ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla ve salâtı; mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumlarını oluşturunuz-ayakta tutunuz ve O'nun koruması altına giriniz’ diye emrolunduk. Ve Allah, sadece Kendisine toplanacağımız kimsedir.” "Dinle Paylaş
Hasan Basri Çantay : De ki: «Allahı bırakıb da bize ne fâide, ne zarar yapamayacak olan şeylere (putlara) mı tapalım? Allah bizi doğru yola iletdikden sonra — şeytanların sapdırıp şaşkın bir halde çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise «Bize gel» diye yola çağırdıkları kimse gibi — ökçelerimizin üzerine gerisin geri mi (şirke) döndürülelim»? De ki: «Allahın hidâyet yolu şübhesiz ki doğru yolun ta kendisidir ve biz (kendimizi) kâinatın Rabbine teslîm etmemizle emrolunmuşuzdur. Dinle Paylaş
Hayrat Neşriyat : De ki: 'Allah’ı bırakıp da, bize ne fayda veren ne de bize zararı dokunan şeylere mi tapalım? Ve Allah bizi hidâyete erdirdikten sonra, ökçelerimiz üzerinde geriye (küfre)mi döndürülelim? O kimse gibi ki, 'Bize gel!’ diye kendisini hidâyete da'vet eden arkadaşları varken, şeytanlar onu yeryüzünde şaşkın bir hâle düşürmüştür.' De ki: 'Şübhesiz Allah’ın hidâyeti, hidâyetin ta kendisidir. Ve bize, âlemlerin Rabbine teslîm olmamız emredildi.'Dinle Paylaş
İbni Kesir : De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda ve zarar veremeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra arkadaşları; bize gel, diye doğru yola çağırırken; şeytanların saptırıp şaşkın bir halde çöle düşürmek istedikleri kimse gibi ökçelerimizin üstünden gerisin geri mi dönelim? De ki: Allah'ın hidayeti, asıl hidayetin kendisidir. Ve biz; alemlerin Rabbına teslim olmakla emrolunduk.Dinle Paylaş
İskender Evrenosoğlu : De ki: “Bize fayda ve zarar vermeyen Allah'tan başka şeylere mi dua edelim? Bizi Allah'ın hidayete erdirmesinden sonra, yeryüzünde şeytanların kandırıp, şaşkın bıraktığı, arkadaşlarının da “bize hidayete gel” diye çağırdığı kimse gibi topuklarımızın üzerinde geriye mi döndürülelim?” De ki: “Muhakkak ki, Allah'a ulaşmak, o, hidayettir ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”Dinle Paylaş
Muhammed Esed : De ki: "Biz, Allahın yerine bize ne faydası dokunan ne de zarar verebilen şeylere mi yalvaralım? Ve Allah bizi doğru yola ilettikten sonra topuklarımızın üzerinde gerisin geri mi dönelim? Tıpkı kendisini doğru yola çağıran arkadaşları (uzaktan) "Bizimle gel!" diye seslendikleri halde şeytanların ayartmasına kapılıp dünyevi zevkler peşinde körü körüne koşturan kimse gibi (mi olalım?)" De ki: "Şüphe yok ki Allahın rehberliği, yegane rehberliktir; ve biz, kendimizi bütün alemlerin Rabbine teslim etmekle emrolunduk,Dinle Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Biz Allah Teâlâ'dan başka bize ne faide ve ne de zarar veremiyecek şeylere tapar mıyız? Ve bize Allah Teâlâ hidâyet etmişken ardımıza döndürülur müyüz? O kimse gibi ki, yerde şaşkınca dolaşırken kendisini şeytanlar dalâlete düşürmüştür. Halbuki, onun için birtakım arkadaşlar vardır ki, «Gel bize,» diyerek onu doğru yola çağırır dururlardı.» De ki: «Muhakkak Allah Teâlâ'nın hidâyetidir hidâyet olan, ve bize emrolunmuştur ki, âlemlerin Rabbine halisâne ibadette bulunalım.»Dinle Paylaş
Ömer Öngüt : De ki: “Allah'ı bırakıp da bize bir fayda ve zarar veremeyen şeylere mi tapalım? Allah bize hidayet ettikten sonra topuklarımızın üzerinde geriye mi döndürülelim? O kimse gibi ki, şeytanlar saptırarak şaşkın bir halde onu çölde bırakmışlar, arkadaşları ise: “Bize gel!” diyerek doğru yola çağırıyorlar. De ki: “Şüphesiz ki asıl hidayet ancak Allah'ın hidayetidir ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk. ”Dinle Paylaş
Şaban Piriş : (71-72). De ki: -Allah, bize hidayet verdikten sonra, şeytanların yeryüzünde ayartıp, şaşkın bir vaziyette bıraktıkları, dostlarının ise “bize gel” diyerek doğru yola davet ettikleri kimse gibi, topuklarımız üzerinde geri dönelim de bize faydası da zararı da dokunmayan Allah’tan başka şeylere mi yalvaralım? Yine de ki: -Allah’ın hidayeti, işte asıl hidayet odur. Biz, alemlerin Rabbine teslim olmakla, namaz kılmak ve Allah’tan korkmakla emrolunduk. Huzurunda toplanacağınız O’dur.Dinle Paylaş
Suat Yıldırım : De ki: "Allah’tan başka, bize, yalvarıp ibadet ettiğimiz takdirde fayda, terkettiğimiz takdirde zarar veremeyen şeylere mi yalvaralım?Allah bizi doğru yola koyduktan sonra şeytanların kandırıp şaşkın bir halde çöle düşürdükleri, arkadaşlarının ise "Bize gel!" diye doğru yola çağırıp durdukları ahmak gibi, gerisin geriye İslâm’dan şirke mi dönelim?De ki: "Allah’ın gösterdiği yol, tek doğru yoldur ve bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emrolundu."Dinle Paylaş
Süleyman Ateş : De ki: "Allah'tan başka, bize ne yarar, ne zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Ve Allâh bizi doğru yola ilettikten sonra, ökçelerimiz üzerinde (eski durumumuza) döndürülüp; şeytânların ayartarak şaşkın bir halde çölde bıraktıkları; arkadaşlarının ise "Bize gel!" diye doğru yola çağırdıkları kimse gibi (şaşkın bir duruma) mı düşelim?" De ki: "Yol gösterme, ancak Allâh'ın yol göstermesidir. Bize, âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir."Dinle Paylaş
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Bize yararı ve zararı olmayan Alahtan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartıp iğdiş ederek yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da: «Doğru yola, bize gel» diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?» De ki: «Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz âlemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk;»Dinle Paylaş
Ümit Şimşek : De ki: Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra, bize ne yararı, ne zararı dokunmayan, Allah'tan başka şeylere yalvarıp da gerisin geri mi dönelim? Şeytanların kandırdığı şu kimsenin hali gibi ki, arkadaşları 'Bize gel' diye onu doğru yola çağırırken, o yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşmaktadır. De ki: Doğru yol Allah'ın hidayetidir. Biz ise Âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.Dinle Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Allah'ın berisinden, bize yarar da zarar da veremeyecek şeylere mi yakaralım? Allah bize kılavuzluk ettikten sonra ökçelerimiz üstüne geri mi döndürelim? O kişi gibi, şeytanlar kendisini ayartıp yeryüzünde şaşkın dolaşır hale getirmişlerdir. Oysaki onun, "Bize gel!" diye doğruya ve güzele çağıran arkadaşları vardır." De ki: "Allah'ın kılavuzluğudur gerçek kılavuzluk. Âlemlerin Rabbi Allah'a teslim olmakla emrolunduk biz."Dinle Paylaş
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.