Kırık Meal (Arapça) : |فَلَمَّا: ne zaman ki | رَأَى: görünce | الشَّمْسَ: güneşi | بَازِغَةً: doğarken | قَالَ: dedi | هَٰذَا: budur | رَبِّي: Rabbim | هَٰذَا: bu | أَكْبَرُ: daha büyük | فَلَمَّا: ne zaman ki | أَفَلَتْ: (O da) batınca | قَالَ: dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | قَوْمِ: kavmim | إِنِّي: elbette ben | بَرِيءٌ: uzağım | مِمَّا: şeylerden | تُشْرِكُونَ: sizin ortak koştuğunuz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلما FLMEne zaman ki | رأى RÊgörünce | الشمس ELŞMSgüneşi | بازغة BEZĞTdoğarken | قال GELdedi | هذا HZ̃Ebudur | ربي RBYRabbim | هذا HZ̃Ebu | أكبر ÊKBRdaha büyük | فلما FLMEne zaman ki | أفلت ÊFLT(O da) batınca | قال GELdedi ki | يا YEEY/HEY/AH | قوم GWMkavmim | إني ÎNYelbette ben | بريء BRYÙuzağım | مما MMEşeylerden | تشركون TŞRKWNsizin ortak koştuğunuz |
Kırık Meal (Okunuş) : |felemmā: ne zaman ki | raā: görünce | ş-şemse: güneşi | bāziğaten: doğarken | ḳāle: dedi | hāƶā: budur | rabbī: Rabbim | hāƶā: bu | ekberu: daha büyük | felemmā: ne zaman ki | efelet: (O da) batınca | ḳāle: dedi ki | yā : EY/HEY/AH | ḳavmi: kavmim | innī: elbette ben | berī'un: uzağım | mimmā: şeylerden | tuşrikūne: sizin ortak koştuğunuz |
Kırık Meal (Transcript) : |FLME: ne zaman ki | RÊ: görünce | ELŞMS: güneşi | BEZĞT: doğarken | GEL: dedi | HZ̃E: budur | RBY: Rabbim | HZ̃E: bu | ÊKBR: daha büyük | FLME: ne zaman ki | ÊFLT: (O da) batınca | GEL: dedi ki | YE: EY/HEY/AH | GVM: kavmim | ÎNY: elbette ben | BRYÙ: uzağım | MME: şeylerden | TŞRKVN: sizin ortak koştuğunuz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken güneşin ışıklar saçarak doğduğunu görmüş, Rabbim bu demişti, bu daha büyük. Fakat güneş de batıp gidince ey kavim demişti, benim, sizin şirk koştuğunuz şeylerle hiçbir ilgim yok.
Adem Uğur : Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
Ahmed Hulusi : Güneş'i (Hakikati yaşatır umuduyla aklını) doğarken gördü. . . "İşte bu Rabbim, bu daha büyük" dedi. . . Batınca (aklın Allâh'ı kavramada yetersizliğini fark edince) şöyle dedi: "Ey halkım, doğrusu ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden berîyim. "
Ahmet Tekin : Güneşi doğarken görünce de:
'Rabbim budur, bu daha büyük' dedi. O da batınca:
'Ey kavmim, ben sizin, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım' dedi.
Ahmet Varol : Güneşi doğarken görünce: 'Benim Rabbim bu. Bu daha büyük!' dedi. O da batınca şöyle dedi: 'Ey kavmim! Ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.
Ali Bulaç : Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım."
Ali Fikri Yavuz : Daha sonra, güneşi doğar halde görünce: “- Rabbim bu mudur?” “Bu, gördüklerimden daha büyük ve parlak!” demiş ve batınca da; “-Ey kavmim, bu gördükleriniz, hep yok olan varlıklardır, ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden kat’iyyen berîyim.” diye söylemişti.
Bekir Sadak : Gunesi dogarken gorunce «iste bu benim Rabbim, bu daha buyuk» dedi; batinca, «Ey milletim! Dogrusu ben ortak kostuklarinizdan uzagim» dedi.
Celal Yıldırım : Ne vakit ki Güneş'i doğarken gördü, «bu imiş benim Rabbim, bu daha büyükmüş!» dedi. Güneş batınca, O, «Ey kavmim ! Şüphesiz ki sizin ortak koştuklarınızdan beriyim» diyerek (onlara hak ile bâtıl ilâhlar arasında bir mukayese yapma, aklın ışığında araştırmada bulunma düşünce ve duygusunu vermeğe çalıştı).
Diyanet İşleri : Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi.
Diyanet İşleri (eski) : Güneşi doğarken görünce 'işte bu benim Rabbim, bu daha büyük!' dedi; batınca, 'Ey milletim! Doğrusu ben ortak koştuklarınızdan uzağım' dedi.
Diyanet Vakfi : Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
Edip Yüksel : Güneşi doğarken görünce, 'Budur benim Rabbim. Bu, daha büyük!,' dedi. O da batınca: 'Ey halkım, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım,' dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Güneş'i doğarken görünce: «Rabb'im budur, bu hepsinden büyük» dedi. O da batınca dedi ki: «Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım».
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Güneşi doğmak üzere görünce: «Bu imiş Rabbim, bu hepsinden büyük!» dedi. O da batınca: «Ey kavmim, haberiniz olsun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!»
Elmalılı Hamdi Yazır : vaktâki güneş doğmak üzere iken gördü «bu imiş rabbim, bu hepsinden büyük» dedi, o da batınca «ey kavmim, dedi: haberiniz olsun ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden berîim.»
Fizilal-il Kuran : Daha sonra güneşi doğarken görünce «Rabbim budur, bu daha büyüktür» dedi. Fakat o da batınca «Ey kavmim, ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz putlardan uzağım.»
Gültekin Onan : Sonra güneşi doğarken görünce: "Budur benim rabbim. Bu en büyük" dedi. O da kayboluverince kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."
Hakkı Yılmaz : (78,79) "Sonra güneşi doğarken görünce de, “Bu benim rabbimdir, bu daha büyük!” dedi. Sonra o da batınca, “Ey toplumum! Şüphesiz ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Kesinlikle ben hanif; bâtıl inançlardan dönmüş biri olarak yüzümü, gökleri ve yeri yoktan var edene/yok edecek olana çevirdim ve ben ortak koşanlardan değilim” dedi. "
Hasan Basri Çantay : Sonra güneşi doğar vaz'iyyetde görünce de: «Bu mu imiş benim Rabbim?! Bu, hepsinden de büyük!» demiş, batınca da (şöyle) söylemişdi: «Ey kavmim, (Gördünüz ya, bunların hepsi fânî ve mahlukdur) Ben sizin (Allaha) eş katageldiğiniz nesnelerden kat'iyyen uzağım».
Hayrat Neşriyat : Nihâyet doğmakta olan güneşi görünce: 'Bu rabbimdir; (öyle mi?) bu daha büyüktür!' dedi. Fakat (o da) batınca: 'Ey kavmim! (Bilin ki) doğrusu ben, (sizin Allah’a)ortak koşmakta olduğunuz şeylerden uzağım!' dedi.
İbni Kesir : Sonra güneşi doğarken görünce: Bu mu benim Rabbım? Bu daha büyük demiş. Ama batınca: Ey kavmim, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım, demişti.
İskender Evrenosoğlu : Güneşi doğarken görünce: “Bu benim Rabbim, bu daha büyük.” dedi. Fakat kaybolup gidince: “Ey kavmim ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.” dedi.
Muhammed Esed : Sonra, güneşin doğduğunu görünce, "İşte benim Rabbim bu! Bu (hepsinin) en büyüğü!" diye haykırdı. Ama o (da) kaybolunca: "Ey halkım!" diye seslendi, "Bakın, sizin yaptığınız gibi, Allahtan başkasına ilahlık yakıştırmak benden uzak olsun!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, güneşi doğmaya başlar gördü. Dedi ki: «Budur Rabbim, bu daha büyük.» Nihâyet o da batınca dedi ki: «Ey kavmim! Ben muhakkak sizin Allah Teâlâ'ya şerik koştuğunuz şeylerden berîyim.»
Ömer Öngüt : Güneşi doğarken görünce: “İşte benim Rabbim budur, bu daha büyük!” dedi. O da batınca dedi ki: “Ey kavmim! Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım. ”
Şaban Piriş : Sonra güneşi doğarken görünce: -Bu, Rabbimdir, bu daha büyük, demiş, o da batınca: -Ey kavmim, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım, demişti.
Suat Yıldırım : (78-79) Daha sonra güneşi doğarken görünce (iddianıza göre) "Rabbim, her hâlde budur, bu hepsinden daha büyük!" Batıp kaybolunca da: "Ey halkım, ben sizin Allah’a şerik koştuğunuz şeylerden berîyim." "Ben batıl dinlerden uzaklaşarak, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Rabbülâlemin’e yönelttim, ben asla sizin gibi müşrik değilim!" dedi.
Süleyman Ateş : Güneşi doğarken görünce: "Budur Rabbim, bu daha büyük!" dedi. (O da) batınca dedi ki: "Ey kavmim, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."
Tefhim-ul Kuran : Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: «İşte bu benim rabbim, bu en büyük» demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: «Ey kavmim, tartışmasız ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım.»
Ümit Şimşek : Güneşi doğarken gördüğünde 'İşte rabbim; en büyük bu' dedi. O da batınca 'Ey kavmim,' dedi. 'Ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
Yaşar Nuri Öztürk : Nihayet Güneş'in doğmakta olduğunu gördüğünde, "Benim Rabbim bu, bu daha büyük!" dedi. O da batıp gidince şöyle seslendi: "Ortak koştuğunuz şeylerden uzağım ben."