43:29Zuhruf  Suresi 29. Ayet

Kuran Sırası: 43 İniş Sırası: 63
1234567891011121314151617181920212223242526272829303132333435363738394041424344454647484950515253545556575859606162636465666768697071727374757677787980818283848586878889

43:29Zuhruf  Suresi 29. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. بَلْ (BL) = bel : doğrusu
2. مَتَّعْتُ (MTAT) = metteǎ'tu : yaşattım
3. هَٰؤُلَاءِ (HÙLEÙ) = hā'ulā'i : bunları
4. وَابَاءَهُمْ (V ËBEÙHM) = ve ābā'ehum : ve babalarını
5. حَتَّىٰ (ḪT) = Hattā : dek
6. جَاءَهُمُ (CEÙHM) = cā'ehumu : kendilerine gelinceye
7. الْحَقُّ (ELḪG) = l-Haḳḳu : gerçek söz
8. وَرَسُولٌ (VRSVL) = ve rasūlun : ve elçi
9. مُبِينٌ (MBYN) = mubīnun : açıklayan
doğrusu | yaşattım | bunları | ve babalarını | dek | kendilerine gelinceye | gerçek söz | ve elçi | açıklayan |

[] [MTA] [] [EBV] [] [CYE] [ḪGG] [RSL] [BYN]
BL MTAT HÙLEÙ V ËBEÙHM ḪT CEÙHM ELḪG VRSVL MBYN

bel metteǎ'tu hā'ulā'i ve ābā'ehum Hattā cā'ehumu l-Haḳḳu ve rasūlun mubīnun
بل متعت هؤلاء وآباءهم حتى جاءهم الحق ورسول مبين

43:29Zuhruf  Suresi 29. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
بل | BL bel doğrusu Nay,
متعت م ت ع | MTA MTAT metteǎ'tu yaşattım I gave enjoyment
هؤلاء | HÙLEÙ hā'ulā'i bunları (to) these
وآباءهم ا ب و | EBV V ËBEÙHM ve ābā'ehum ve babalarını and their forefathers
حتى | ḪT Hattā dek until
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehumu kendilerine gelinceye came to them
الحق ح ق ق | ḪGG ELḪG l-Haḳḳu gerçek söz the truth
ورسول ر س ل | RSL VRSVL ve rasūlun ve elçi and a Messenger
مبين ب ي ن | BYN MBYN mubīnun açıklayan clear.
43:29 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

doğrusu | yaşattım | bunları | ve babalarını | dek | kendilerine gelinceye | gerçek söz | ve elçi | açıklayan |

[] [MTA] [] [EBV] [] [CYE] [ḪGG] [RSL] [BYN]
BL MTAT HÙLEÙ V ËBEÙHM ḪT CEÙHM ELḪG VRSVL MBYN

bel metteǎ'tu hā'ulā'i ve ābā'ehum Hattā cā'ehumu l-Haḳḳu ve rasūlun mubīnun
بل متعت هؤلاء وآباءهم حتى جاءهم الحق ورسول مبين

[] [م ت ع] [] [ا ب و] [] [ج ي ا] [ح ق ق] [ر س ل] [ب ي ن]

43:29Zuhruf  Suresi 29. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
بل | BL bel doğrusu Nay,
Be,Lam,
2,30,
RET – retraction particle
حرف اضراب
متعت م ت ع | MTA MTAT metteǎ'tu yaşattım I gave enjoyment
Mim,Te,Ayn,Te,
40,400,70,400,
V – 1st person singular (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والتاء ضمير متصل في محل رفع فاعل
هؤلاء | HÙLEÙ hā'ulā'i bunları (to) these
He,,Lam,Elif,,
5,,30,1,,
DEM – plural demonstrative pronoun
اسم اشارة
وآباءهم ا ب و | EBV V ËBEÙHM ve ābā'ehum ve babalarını and their forefathers
Vav,,Be,Elif,,He,Mim,
6,,2,1,,5,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – accusative masculine plural noun
PRON – 3rd person masculine plural possessive pronoun
الواو عاطفة
اسم منصوب و«هم» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
حتى | ḪT Hattā dek until
Ha,Te,,
8,400,,
P – preposition
حرف جر
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehumu kendilerine gelinceye came to them
Cim,Elif,,He,Mim,
3,1,,5,40,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الحق ح ق ق | ḪGG ELḪG l-Haḳḳu gerçek söz the truth
Elif,Lam,Ha,Gaf,
1,30,8,100,
N – nominative masculine noun
اسم مرفوع
ورسول ر س ل | RSL VRSVL ve rasūlun ve elçi and a Messenger
Vav,Re,Sin,Vav,Lam,
6,200,60,6,30,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
N – nominative masculine indefinite noun
الواو عاطفة
اسم مرفوع
مبين ب ي ن | BYN MBYN mubīnun açıklayan clear.
Mim,Be,Ye,Nun,
40,2,10,50,
N – nominative masculine indefinite (form IV) active participle
اسم مرفوع
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
بل
bel
|
doğrusu
Kombi Müfredat
متعت
metteǎ'tu
MTA|م ت ع
yaşattım
3
هؤلاء
hā'ulā'i
|
bunları
Kombi Müfredat
وآباءهم
ve ābā'ehum
EBV|ا ب و
ve babalarını
5
حتى
Hattā
|
dek
Kombi Müfredat
جاءهم
cā'ehumu
CYE|ج ي ا
kendilerine gelinceye
Kombi Müfredat
الحق
l-Haḳḳu
ḪGG|ح ق ق
gerçek söz
Kombi Müfredat
ورسول
ve rasūlun
RSL|ر س ل
ve elçi
Kombi Müfredat
مبين
mubīnun
BYN|ب ي ن
açıklayan
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |بَلْ: doğrusu | مَتَّعْتُ: yaşattım | هَٰؤُلَاءِ: bunları | وَابَاءَهُمْ: ve babalarını | حَتَّىٰ: dek | جَاءَهُمُ: kendilerine gelinceye | الْحَقُّ: gerçek söz | وَرَسُولٌ: ve elçi | مُبِينٌ: açıklayan | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |بل BL doğrusu | متعت MTAT yaşattım | هؤلاء HÙLEÙ bunları | وآباءهم W ËBEÙHM ve babalarını | حتى ḪT dek | جاءهم CEÙHM kendilerine gelinceye | الحق ELḪG gerçek söz | ورسول WRSWL ve elçi | مبين MBYN açıklayan | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |bel: doğrusu | metteǎ'tu: yaşattım | hā'ulā'i: bunları | ve ābā'ehum: ve babalarını | Hattā: dek | cā'ehumu: kendilerine gelinceye | l-Haḳḳu: gerçek söz | ve rasūlun: ve elçi | mubīnun: açıklayan | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |BL: doğrusu | MTAT: yaşattım | HÙLEÙ: bunları | V ËBEÙHM: ve babalarını | ḪT: dek | CEÙHM: kendilerine gelinceye | ELḪG: gerçek söz | VRSVL: ve elçi | MBYN: açıklayan | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Belki de ben, onları da, atalarını da, onlara bir gerçek ve apaçık bir peygamber gelinceye dek geçindirmedeydim.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Doğrusu bunları da atalarını da kendilerine hak ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Bunları ve onların atalarını, kendilerine Hak ve apaçık bir Rasûl gelinceye kadar dünyadan yararlandırdım.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Doğrusu ben bunları da, babalarını da, kendilerine gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân ve hakkı açıklayan bir Rasul gelinceye kadar, dünya nimetlerinden faydalandırdım.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Gerçek şu ki, onları ve atalarını kendilerine gerçek ve açıklayıcı peygamber gelinceye kadar geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım, yaşattım.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Doğrusu şu (Mekke’li) kâfirleri ve atalarını, kendilerine kitab ve elçiliği (mucizelerle) aşikâr bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp yaşattım.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Hayir; Ben bunlari ve babalarini gercek ve onu aciklayan bir peygamber gelene kadar gecindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Fakat bunları ve babalarını, kendilerine hakk ve (onu) açıklayan peygamber gelinceye kadar bir süre geçindirip yararlandırdık.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur’an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Hayır; Ben bunları ve babalarını gerçek ve onu açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Doğrusu bunları da atalarını da kendilerine hak ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Doğrusu, kendilerine gerçek ve apaçık bir elçi varıncaya kadar şunlara ve atalarına imkan tanıdım.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Doğrusu ben bunları da babalarını da kendilerine hak olan kitap ve gerçeği açıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Fakat bunları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık anlatan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp yaşattım.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Fakat şunları ve atalarını ta kendilerine hakk ve bir Resuli mübîn gelinciye kadar müstefid edip yaşattımDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine hak ve hakikatı açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Hayır; ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir elçi gelinceye kadar metalandırdım, yaşattım.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Tam tersi, Ben bunları da atalarını da kendilerine hak/gerçek ve açıklayıcı bir elçi gelinceye kadar kazançlandırdım. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Daha doğrusu ben onları da, atlarını da, kendilerine hak (ve şerîat hükümlerini) açıklayan bir peygamber gelinceye kadar, fâidelendirdim (yaşatdım). Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Daha doğrusu bunları da atalarını da kendilerine o hak (olan Kur’ân) ve (onu)açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (yaşatarak dünya ni'metlerinden) faydalandırdım.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hayır. Ben, onları da, atalarını da hakkı açıklayan bir peygamber gelene kadar geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Hayır, ben onları ve babalarını, onlara Hakk (Kur'ân) ve O'nu açıklayan bir resûl gelinceye kadar metalandırdım.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Şimdi, (İbrahim'den sonra yaşamış olanlara gelince,) onlara -ve atalarına- her şeyi apaçık ortaya seren bir elçi aracılığıyla hakikati gönderinceye kadar istedikleri gibi yaşamalarına izin verdim:Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Fakat onları ve atalarını kendilerine o hak ve apaçık resûl gelinceye kadar fâidelendirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Doğrusu ben bunları da atalarını da, kendilerine hak ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar geçindirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Evet, onları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık bir elçi gelinceye kadar nimetlendirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Doğrusu, Ben bunları da, babalarını da kendilerine hakikat ve onu açıklayan peygamber gelinceye kadar yaşattım.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Doğrusu bunları da, babalarını da kendilerine gerçek söz ve (onu) açıklayan elçi gelinceye dek yaşattım.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Hayır; Ben onları ve atalarını, kendilerine hak ve açıklayan bir peygamber gelinceye kadar metalandırıp yaşattım.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Bunları ve atalarını da, kendilerine hak ve onu açıklayıcı peygamber gelinceye kadar nimetlerimden nasiplendirdim.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ben, şunlar ve atalarını, kendilerine hak ve açık kanıtlı resul gelinceye kadar nimetlendirdim.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.