Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur’an kıldık.(43:3)
O, katımızdaki ana kitaptadır. Yüce ve hikmet sahibidir.(43:4)
-Siz azgınlık eden bir toplumsunuz diye sizi Kur’an ile uyarmaktan vaz mı geçelim?(43:5)
Biz, öncekiler için de nice peygamberler gönderdik.(43:6)
Onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.(43:7)
Onlardan daha güçlü olanları da helak ettik. Öncekilerin örneği geçti.(43:8)
Onlara: -Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan: -Onları, güçlü ve bilgin olan Allah yarattı derler.(43:9)
O, sizin için, yeri bir beşik kıldı, orada doğru yolu bulasınız diye yollar yaptı.(43:10)
O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Sizde işte böyle çıkarılacaksınız.(43:11)
O, bütün çiftleri yaratan, sizin gemi ve hayvanlardan üzerine bindiğiniz şeyleri var edendir.(43:12)
(13-14) Onların sırtlarına bitip oturmanız, sonra da: Rabbiniz'in nimetlerini hatırlamanız, onlara yerleştikten sonra da: -Bunu, hizmetimize veren Allah ne yücedir. Yoksa buna bizim gücümüz yetmezdi ve biz elbette Rabbimiz'e döneceğiz demeniz için..(43:13)
(Buna rağmen) O’na, kendi kullarından bir parça yakıştırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.(43:15)
Yoksa O, yarattıklarından kızları kendi aldı da oğulları size mi ayırdı?(43:16)
Oysa onlardan biri, Rahman’a isnat ettiği (bir kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, içi kahır dolu olarak yüzü simsiyah kesilir.(43:17)
Süs içinde yetiştirilen, bunun üzerine kendini apaçık olmayan bir çatışmanın içinde bulanı mı? (Allah’a yakıştırıyorlar)(43:18)
Rahman’ın kulları olan melekleri dişi saydılar. Onların yaratılışlarına mı şahit oldular? Onların bu şahitlikleri yazılacak ve onlara sorulacaktır.(43:19)
Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara kulluk etmezdik, dediler. Bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar, sadece yalan söylemektedirler.(43:20)
Yoksa daha önceden onlara bir kitap verdik de, onlar o kitaba mı tutunuyorlar?(43:21)
Bilakis şöyle dediler: -Biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinde dosdoğru gitmekteyiz.(43:22)
Senden önce de bir beldeye uyarıcı gönderdiğimizde hemen oranın refahtan şımarmış ileri gelenleri: -Biz atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz, demişlerdi.(43:23)
-Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğru bir şey getirmiş olsam da mı? dedi. Onlar: -Biz, sizinle gönderileni tanımıyoruz, dediler.(43:24)
Biz de onları cezalandırmıştık. Bir bak, yalanlayanların akibeti nasıl oldu?(43:25)
Hani İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: -Ben sizin kulluk ettiklerinizden uzağım.(43:26)
Ancak beni yaratana kulluk ederim. Çünkü O bana doğru yolu gösterecektir.(43:27)
Onu, belki dönerler diye arkasında kalıcı bir söz haline getirdi.(43:28)
Evet, onları ve atalarını kendilerine hak ve apaçık bir elçi gelinceye kadar nimetlendirdim.(43:29)
Onlara hak geldiği zaman: -Bu bir aldatmacadır, biz onu tanımıyoruz. dediler.(43:30)
-Bu Kur’an iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi? dediler.(43:31)
Rabbin’in rahmetini onlar mı taksim ediyor? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Onlardan bir bölümünü, birbirlerine iş gördürebilsinler diye diğerlerinin üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti onların topladıklarından daha hayırlıdır.(43:32)
Eğer insanlar tek bir toplum olmayacak olsaydı, Rahman’a nankörlük edenlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıkıp yükseldikleri merdivenleri gümüşten yapardık.(43:33)
Kapılarını ve arkalarına yaslandıkları koltukları(43:34)
Ve süsleri de... Bunların hepsi geçici hayatın geçimliğidir. Ahiret ise Rabbin katında korunanlara aittir.(43:35)
Allah’ın zikrini/Kur’an’ı umursamayan kimseye bir şeytanı musallat ederiz de onun yakın bir dostu olur.(43:36)
Onlar, bunları yoldan çıkarırlar da, yine de kendilerini doğru yolda sanırlar.(43:37)
Nihayet, bize geldiği zaman: -Keşke benimle senin aranda doğu ve batı kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü bir dostmuşsun!(43:38)
O gün bu (pişmanlık) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zalimlik ettiniz. Azapta da artık ortaksınız.(43:39)
-Şimdi, sağıra sen mi işittireceksin veya kör olan ve apaçık sapıklıkta bulunan kimseye sen mi yol göstereceksin?(43:40)
Biz, seni alıp götürsek de onlardan intikam alacağız;(43:41)
Onlara vaadettiğimizi sana göstersek de.. Elbette biz, onlara güç yetiririz!(43:42)
Sen, sana vahyolunana sımsıkı tutun. Çünkü sen, dosdoğru bir yol üzerindesin!(43:43)
Şüphesiz, (Kur’an) senin için ve kavmin için de sorgulanacağınız bir hatırlatmadır.(43:44)
Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimizden sor. Bakalım, Rahman’dan başka kulluk edilecek ilahlar var etmiş miyiz?(43:45)